İslami Kardeşlik ve Dostlukta Nefis Terbiyesi | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
İslami Kardeşlik ve Dostlukta Nefis Terbiyesi
İslami Kardeşlik ve Dostlukta Nefis Terbiyesi kaydında Kardeşlik birbirine benzeyen iki nesne arasında olur. Bu benzeme nedir? Hatta İbrahim bin Ethem hazretleri diyor ki dostluk hususunda sen ne kadar istiyorsun? Eğer diyor ne kadar istiyorsun diyecek olursa o kardeş değildir. Hepsi senin diyecek. Mürşidimizin cezaevinde olan bir ahiret dostuna dolabı açıp işte benim param olduğu gibi…
Kardeşlik birbirine benzeyen iki nesne arasında olur. Bu benzeme nedir? Hatta İbrahim bin Ethem hazretleri diyor ki dostluk hususunda sen ne kadar istiyorsun? Eğer diyor ne kadar istiyorsun diyecek olursa o kardeş değildir. Hepsi senin diyecek. Mürşidimizin cezaevinde olan bir ahiret dostuna dolabı açıp işte benim param olduğu gibi buradadır, ne istersen al, ne istersen al dediği gibi bir dostluk. Mesela Üstad-ı Alileri mürşid-i kamilimiz askere gittiğinde diyor ki ihtiyacını bildir, haya ederek bildiremiyor eline kağıdı kalemi alıyor işte benim şu kadar bir meblağ paraya ihtiyacım var deyip öyle postaya niye vermiyor kağıdı mektup atmıyor olduğu gibi bırakıyor ne arzu ediyorsa o geliyor Dostluğun bu şekilde olması icap eder. Nedir? Dostluk eğer sahih olacak olursa, onda hep güzellikler meydana gelir.
Yüzündeki tebessümdür, gözündeki o okşayış hali, gözündeki pırıltı dahi insanı kucaklar. Derdini sıkıntısını koymaz ve mad dendi, her yönden. Aleyküm bil ihvan. Allah için dost olan kardeş olan kimselere ne gerekir? Dünya ve ahiret için hazırlıktır. Yani dünyada ahiret nimetlerinden rızayı İlahiye uhrevi nimetlere erişmek için nedir? İbadettir ve taattir. Fudayl Bin İyaz buyuruyor ki Firavun'da insanın diyor dostu ben biliyorum ki öyle hoşnutluk zamanında tebessüm ettiğinde hep iltifatlarda bulunuyor, ikramda bulunuyor. Böyle sevgiyle karşılıyor, yediriyor, içiriyor, yüzüyle, gözüyle, sözüyle, özüyle, her şeyiyle bu değildir. Ben inanmıyorum diyor. Böyle iltifat ettiği zaman dostluk ben buna inanmıyorum. Sen onu kızdırdığın zaman o anda diyor asıl kardeşlik belli olur. İşte bana çağırdı, bağırdı, beni azarladı.
İşte ne diyelim, bana öyle bir söz söyledi ki ben onu anlatamam ha bilmem falan ta yirmi yıl olmuş bir söz söylemiş ben unutamam kardeşim, bana öyle sözler söyledi ki çoğunun arası bundan bozuk söylemiş on sene yirmi sene önce daha o sözü öne getir çoğunun arası bundan bozuk bir gün mürşid-i kamilimiz vavuzu nasihatte bulunmuşlar orada bir tanesinin yarasına nasıl olduysa dokunmuş onu ifade etmemiş zaten işte sen bunu yaptın demiyor umum olarak anlatıyor işte mahallemiz küçük olması hasebiyle, dedi kolumdan fazla oluyor. Bir bağlılık, bir çığlık başladı. Sen nasıl olur da bu sözü söylersin? Üstad zalimiz, bizim izzetimiz var, bu dinin şerefi vardır diye evin önüne çıktılar. Sayıştırıyorlar artık. En sonunda buyurdular ki konuştuğum caminin temelinden alemine kadar hepsini huzur-u ilahiye de şahit olarak tutuyorum. Ben seni kastederek bir şey söylemedim. Mesela sevdiği için söylüyor.
Sırf sevdiği için söylüyor ama beni diyor insanlar içerisinde mahcup etti inanın bize Mürşid-i Kamilimizin bir gün çekindiğim yok aslında Devel'de böyle elektrik mühendisi bir kardeşimiz miydi veya bir başkası olabilir Zannederim çok sevdiğimiz Fatih Yavaş onun evi olsa gerek. Canımız gibi sevdiğimiz kardeşimizin evinde hocalar var vesaireleri var. Üstazi Alimiz bize böyle artık onun için söyleyemiyorum ki başkasının tahammül etmesi mümkün değil. Söyledi ki söyledi. Hiç çekinmiyorum elhamdülillah ama buyuruyor ki Mürşid-i Kamilimiz işte evladımız devam ettirecek tezgahımız bizim Allah'ın izniyle kapanmayacak yolumuz devam edecek diyorlar. Şimdi çekindiğim onlar bunu bir meslek olarak delil olarak kabul eder de şu şekilde hareket etti derler mi diye İkinci gün biraz geri durdum.
İslami Kardeşlik ve Dostlukta Nefis Terbiyesi ne anlatıyor?
İslami Kardeşlik ve Dostlukta Nefis Terbiyesi kaydında Kardeşlik birbirine benzeyen iki nesne arasında olur. Bu benzeme nedir? Hatta İbrahim bin Ethem hazretleri diyor ki dostluk hususunda sen ne kadar istiyorsun? Eğer diyor ne kadar istiyorsun diyecek olursa o kardeş değildir. Hepsi senin diyecek. Mürşidimizin cezaevinde olan bir ahiret dostuna dolabı açıp işte benim param olduğu gibi…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Buyurdu ki sen yediler gibi bir insansın neden geride duruyorsun şöyle gel diye Elhamdülillah biz onu tanıdığımız için onun bize sözleri bal gelirdi elhamdülillah fakat buyurduğu gibi Fudayl bin niyaz hazretlerinin dostlukta, kardeşlikte iltifat ettiğin zaman herkes zaten sana sevgi gösteriyor, muhabbet gösteriyor. Ama bir nefsine zor gelen bir sözdedir diyor asıl dostluk. Onda benim dostumdur. Çekil arkadaş, benim dostumdur. Katiyen katiyen ben sizin sözlerinize aldırış edemem. Allah için bir biz dost olduk demek. Bir tanesi babasına der ki baba benim çok güzel dostlarım var. Oğlum imtihan ettin mi? Böyle nefsine bastın mı? Böyle ağır gelecek bir söz söyledin mi? Hayır baba der, bir imtihandan geçirdin mi?
Hayır, bak caminin önünde birçok insanlar var, Şu kimse benim dostumdur zaten onu tanıyormuş Ona diyeceksin ki babamın elinden bir kaza çıktı Nasıl olduysa adamın birisine vurunca adam öldü işte bunu kaybedeceksin bunu söyleyince sen o artık kimse öldürülen onu bana ver sen çekil kimse görmesin diyor Böyle bağında mı bahçesinde mi bir yeri eşelemek suretiyle oraya defnediyor. Üzerine toprak, Reyhan çiçeği onun tohumu atıldığı zaman sabaha hemen çıkmaya başlar. Onu da ekiyor belli olmasın diye. Oğlum ne yaptın diyor. İşte baba bu şekilde yaptı. Olmaz daha dostluğu diyor şey yapamaz, ortaya koyamayız. Bir de diyor insanların içerisinde iki tane tokat atacaksın. Iki tane tokat atıyor diyor ki biz dost hatırına Reyhan sekizini tepmeyiz.
Depme demek orayı işte babanın elinden bir kaza çıktı onu sen bana vurdun nefsime ağır geldi deyip de katil deyip diyor onu çıkarmayız gördün mü oğlum diyor sonra diyor ki muhakkak eşelediği deşelediği gömdüğü yerden o cenazeyi çıkarsın bir baksın diyor. Çıkarıp bakıyorlar ki bir koyun ölüsün, imtihan ediyormuş. Buradaki söze muvafık düşmesi için ifade ettim dostluk bu Allah için kardeş olmanın gereği Ayet-i Celileler var Hadis-i Şerifler var İnsan kardeşine demek ki canlı da feda etmeli ne kötü bir kardeştir böyle zengin olunca ona hürmetler ediyor ki Koç gelecek yerden canım koyun esirgenmez onlara yiyecekler içecekler nerede yemek yiyelim ne yapalım nasıl bir ikram edeyim ne istersin en güzel yerleri gösteriyor en güzel yerlerde yatırmalar, kaldırmalar niye? İstifa ediliyor, bütün faydalanıyor. Oradan gıdalanıyor. Veyahut da ukuiriran. Ama fakirliğe düştü mü yüzüne de bakmıyor.
Allah muhafaza öyle için ona hiç iltifat bile etmiyor ama zengin mi bayılıyor, o baş. Artık koltukta en önde o oturacak. Davetsiz onlar gelecek Bir meclisse önemli bir toplantı ve görüşme ve tertip edilen ziyafet ise onlar bulunacak Çünkü ağır top onlar onlar bulunacak fakirse yok onlar yarı yakınına da gelemez, onlar devamlı Allah korusun iteleniyor. Mevlamız muhafaza buyursun. Sami Efendi Hazretleri, Kaddesallahu Sırrı Hazretlerine üç kişi geliyor ziyarete gelmeden önce tembihatta bulunuyor buyuruyor ki benim üç tane dostum gelecek kapıyı açık bulundur birisi Konya'dan Dişçi Baba Hazretleri ikincisi sarı Emmi denilen Ricalü'l Gayb'dan mübarek bir zat üçüncüsü de Çorumlu Ahmed Efendi geliyor görüşüyorlar Sarı emmi denen mübarek zata böyle kullanılıyor. Bu tabirle anılıyor. Bir buçuk saat beraber kalıyorlar. Mübarek gönlünden Allah'ımızın ihsan buyurduğu nimeti kalbine aktarıyor.
Tabii kendinden geçiyor, anlatmakla bitmez o. Ondan sonra damatları çokça da görüşünce diyor ki ben şeye geliyorum, Konya'ya geliyorum ama sizi hiç göremiyorum. O da diyor ki sultanım davetler olur biz duymayız sohbetler olur bize haber verilmez dışarıdan böyle saygınlığı olan kimseler gelir biz o kapılara yaklaşamayız ki deyince ağlamaya başlıyor bazı hikmet ehilleri diyorlar ki kötü arkadaş böyle özür özür dilemeye muhtaç ediliyor ve kötü olan kardeş borç istemeye muhtaç ediliyor Diyor ki ya ben sıkıntayım, şu şu kadar bir ikramda bulunun, bir yardımda bulunun, böyle istenmeye muhtaç edin, veriliyor aslında verilmiyor değil, veriliyor ama onu muhtaç duruma düşürüyor. Bana diyor böyle bir ihtiyacım oldu, yardımda bulun, bunlar yardımda bulunuyorlar.
Bulunmaması demek ki daha bir kötü, bulunduğu halde istemeye muhtaç ettiği için ve bir sel ah, kötü olan arkadaş diyor ki ne olur bizi de dualarınızdan unutmayın Beytullah'a gidiyorsunuz efendimizin Mescid-i Saadetine varacaksınız Sallallahu Aleyhi ve Sellem kutsi ulvi yerlerde bulunacaksınız Makamı İbrahim'de Zemzem kuyusunun başında Safa'da Merve'de Arafat'ta artık Mina'da Müzdelife'de diyelim hayırlı yere dua et böyle denilmeye muhtaç edilmesidir demiş. Bana ne olur bir dua et. Beni hatırınızdan kalbinizden çıkarmayın demeye muhtaç etmektir diyor. Hiç ihtiyacı olmayacak kardeşine yapmadığı dua değildir. Mesela şu yakında bir Yahya'ya gittim Biliyorsunuz Üstad zalimizin Kelime-i Muhteremeleri Aişe annemiz. Bakın bir şey söylemişim. Seni dünyada da bırakmam ahirette de. Sen benim annemsin.
Aişe annenize söylediğim söz bu anamdan sonra benim anamsın bu da sünnettir aynı zamanda efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Ali Kerimallah ve vech Efendimizin anasına demiştir Benim anamsın ifadeleri var. Bu sünnete de muvafık düştüğüne Allah'a hamdediyorum şükrediyorum. Dedim sen benim anamsın diye Aişe anneniz için Çok haya ediyorum onun da bize sanki bir üstazı gibi iltifatına da yerlere geçiyor. Elhamdülillah bizim dostluğumuz budur. Bir şeyin en kıymetli olan nedir? Allah için dost olmaktır. Mesela dünyevi bir meselede görüşüyorsun, sana öyle bir fikirler veriyor ki görüşü çok sağlam. Aman kardeşim bu işi yapıyorsun ama şöyle sakıncaları var dikkat et, bu sıkıntıya da düşme. Ama uhrevi yönde bir müşavere olduğu zaman, bir meseleyi konuştuğun zaman ne yapıyor? İç gözleriyle o hadiseyi biiznillahi Teala seyrederek sana öyle bir yol gösteriyor ki o yol Mevla'ya kavuştu diyor.
Allah için kardeş olanlar üç şekildedir. Bir, imanda kardeş, bunlar müstesnadır. İkincisi dünya sebebiyle işte menfaate dayanan Bunlar insanlar arasındaki tavır ve harekettir. Bir daha var ki o da şerrinden muhafaza olmak için bundan bana bir sıkıntı bir dert gelmesin diye hürmet, izzet, ikram bu efendimizin sünnetidir zalime de yardım edin mazluma da mazluma ederiz ama zalime niye yardım edeceğiz? Zulmünü engellemek için zulmünü azaltmak için yoksa daha da azacak, daha da bozacak, daha da bozacak, daha da bozacak. Allah muhafaza buyursun, korusun. Mecliste bir görüşme oldu bir tarih. Bir tanesi bir diğeri için diyor ki eğer diyor, sevgi ölçen bir alet konse burada ben onu en çok sevenim. Mecliste hep gülüşüyorlar, bağrışıyorlar. Sonra garibime gitti bu söz.
Düşündüm, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zalime de yardım edin, mazluma Zulmüne engellemek için Sonra dedi zaten, ben ona devamlı haklı gösteririm aman ha bir olalım, beraber olalım, şu ülkemizin korunması için gayret edelim kardeşlerim duamızın geceleri çok olması gerekir. Çok dualar etmemiz gerekir. Hasan-ı Basri Hazretleri buyuruyor ki Allah için dost olduklarımla bir araya gelmek, Benim askerden gelmiş, ne bileyim Ta uzak diyarlardan gelmiş Çalışmış Çalışmadan dönmüş memleketine gelmiş Olan evladım Ve ehlimden daha ziyade Ben diyor Allah için dost olduğum bana evladımdan ve ehlimden daha kıymetlidir. Bizim Hafız Musa diye Allah'ımız şifalar ihsan buyursun yillarca rahatsız Bir Parkinson rahatsızlığı oldu memleketimizle. Üstadımızın çok sevdiği evlatlardan birisi o.
İnanın öyle otururdu ki meclislerde otururken neden böyle oturuyorsun konuşmuyorsun deyince üstazımın huzurunda taş bile taş bile gelişigüzel hareket edemez diyor. Allah Allah. En aciz bu evladınıza söylüyorum. Nasıl olur da diyor ben dilimi diyor hareket ettiririm ayağımın ne bileyim bir sağa bir sola çevirebilirim. Taş bile diyor hareket etmez. Geçmiş büyüklerimizden anlatılıyor. Yine memleketimizde ipsiz Ahmet dedikleri yani ipsiz her türlü yolsuzluğu içerisinde demek sonra tövbe ediyor, istiğfar ediyor, mevlamıza dönüyor İpek Ahmet diyor dedem Rahmetullah Ali Hazretleri O otururken üstazı alimizin dedem Rahmetullah Ali Hazretlerinin evlatlarının üzerine de oturmuyor Kutuplarım dermiş. Üzerlerine de oturmuyor. Bir Mürşid-i Kamil'imiz, kız kardeşleri, hacca halamız. Ona diyor ki, bir diğeri için öyle konuşulması haram olan bir kimse ne, rahat konuşabilecek mi?
Biraz öğüt ve nasihat ver. Diyor ki evladım, Hocanın birisi kürsüde vavzu nasihatte bulunuyor fakat ikide bir ayağa kalkıyor, ikide bir ayağa kalkıyor diyorlar ki hocam sizin bir rahatsızlığınız mı var Vavuzu nasihatte bulunurken ikide bir ayağa kalktınız Üstad-ı Ali'min evladı dışarıda çocuklarla oynuyor bir sağa bir sola geçiyor Onu görünce oturmaktan haya ediyorum diyor Erciş'te görev yaptım. O anlattığı için diyorum. Müftümüz şunu anlattı bize. Böyle hocalardan bir zatmış, ayağa kalkmış, demişler ki ne ayağa kalkıyorsun geçen bir haya ediyorum bir köpek deyince Demiş ki onun ipi şeyhimin cübbesine benziyor Çünkü ehlin bana dünyayı hatırlatır ve ihvanüne, ve ihvanüne, ve ihvanene, yelkurunene bil'ahira, bana ahireti hatırlatır.
Bu Hafız Musa Aydoğan üstadımızın çok sevdiği bir kimse, bütün hastalarımıza Cenabı Hak şifalarıysam buyurdun, hem maddi hem de manevi kamyonuyla Taşan diye bir köyümüz var. Oraya götürdü. Çocuğum ama hatırlıyorum. Her şey hatırlanmaz da bu hatırımızdan çıkmıyor.
Orada Rıza Baba diye bir zat inanın Mürşid-i Kamil'imizi görünce o hali o zaman kameralar, bilmem filanlar çekim aletleri neler olmadığı için kaydedilmedi tabii O zevki, o neşesi onu görünce kendinden geçmesi hatırımdan hiç çıkmıyor çokça anlattığım için söyleyemiyorum Bir kardeşimize dedim Konuşmalar nasıl aynı miğver üzerinde biraz dönüyor dedi Onunla değiştirmeye de çalışıyorum Önemli binam bunları anlatıyorum Üstad zalimizi ziyarete gelmişler Hasan hocamız ve Aşık Elvan, bunlar birbirini çok seviyor Üçüncü şahsı da pek istemiyorlar, bu da gelmek istiyor Tahtakale'de nalburiye mağazası, orada onar dakikalık bir süre tanınmış Rıza Baba yirmi dakika olmuş çıkmamış otuz dakika kırk dakika, aşağıda demişler ki köylü adamdır ne bilsin, dakikayı ne bilsin, saati Nebisin meğer on dakika olunca izin istemiş Sami Efendi Hazretleri Kadir Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Oturun Rıza, oturun Rıza Kalkıyor müsaadesi oturun Rıza, oturun Rıza diye buyuruyorlar Sonra çıkınca Üstad-ı Alimiz duasını alın diye buyurmuş Bunlar kapıdan olan insanlar fakir, yoksul, pek öyle zenginliği neyi yok Allah'ım bize akillar versin Ya Rabbi Allah'ım bize akillar versin Onlar hürmetine yiyip içiyoruz onlar hürmetine yiyip içiyoruz.
Belki saçı sakalı birbirine karışmış olabilir. Pecmure mürde yani elbisesi de değişik tarzda olabilir, eski olabilir ama onlar Rabbimize elini açtığı zaman reddetmez Mevla. Üstadımız onlardan Develi'ndeki Celal Baba'ya, ağzından acayip sözler çıkardı zaten. Acayip, bir secdeni ver, bütün ibadetimi vereyim dediği bir kimseydi o. Hazreti Ömer efendimiz buyuruyor, İslam nimetinden sonra bize verilen en büyük ikram bize sunulan salih kardeştir. Muhammed en Nebhan Rahmetullahi El Ah, El Ahu yani kardeş. Allah'ın yolunda adım atarken Mevla yolunda İşte nefsimizin mertebelerini geçmesi olsun, ruhun olsun, sırrın olsun, ilmin olsun, şer-i Şerif'tir, mübarek yoldur, marifetler, hakikatler ona erişte Sana diyor, destek olan insandır Aman ha! Rabıta çoğalt, Rabıta çoğalt. Murakabede ise murakabeni çoğalt. Üstadımız bunu bize Konya'nın Ilgın diye şifalı su, suların bulunduğu yerde ifade eder.
Oğlum eğer rabıta dönemindeysen yetişmek istiyorsan rabıtanı, murakabe dönemindeysen murakebeni artır buyuruyor. Eğer sana nefsi bir hal arız olacak olursa o zaman da aman ha bu gibi hareketlere girme deyip kardeşine dost olandır. Mesela bazen üç Gazali aleyhimize dirlerdi ya bir türlü yaklaşamıyoruz, bir türlü varamıyoruz, uzak kaldık, hamlelerine de varamadık, haçlarına da varamadık, geldiler biz ziyaretini de edemedik diyenlere sadık olanlar derdi aman ha ziyaretinizi mutlak yapın Bunu Sami Efendi hazretleri de buyuruyor Hadis-i Allah'u sırrı Hasan Efendi size ne zaman gelir muhabbet edenleriniz? Efendim açlığı ve zevkli zamanlarında çok gelirler. Hayır buyuruyor. O zevklerinin tükendiği hallerinin değiştiği utanıyoruz çekiniyoruz dedikleri zamanda çok gelecekler ki tedavi olabileler buyurmuştur. Dostluk nedir?
Ahmed Er Rufai hazretleri buyuruyor müsaadesiz olarak izin istemeden onun taamından da maddi nimetlerinden de istifade etmektir. Üstad Aziz bize Adana'da yol memuru diye tarif ederdi zannederim bu tren yolu mu neyse orada Talip Efendi diye bir zat bunlar anlatırlardı. Talip Efendi bir gün bakmış üç ağzımız ona Talip Efendi Resulullahı mı gördün? Evet efendim demiş. Bize de nasip oldu, huzur ehli olduğunu müşahede ettim. Cebinden mürşid-i kamilimiz hiç ona demeden alır, sadaka olarak verirmiş fakirlere. Nebi Ekrem Efendi sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Sıddık'ın cebi benim cebimdir diye buyuruyorlar. Huzur ehli olarak bir de Sami Efendi Hazretlerinin Kaddafi Sallallahu Sırrı huzurunda gördüm bir Ramazan-ı Şerif'te. Teravih namazı kılındı. Böyle bir sarışın bir kimseydi ama çok huzurluydu. Kendi elleriyle mürşid-i kamilimiz, Üstad zalimiz zamanın kutbul aktabı ikramlarda bulundu.
Hiç hali değişmiyor. Ağır bir vaziyette huzur ehli olduğu belli. Bir de ziyarete geliyorduk Üstad-ı Ali'mizle Sami Efendimiz hazretlerini bir kimse geldi. Fatih Sultan Muhammed Han Hazretlerine de benziyor herkese de mübarek ayaklarını ovalatmazlardı. Uzattı verdiler ovaladı ama gönlüme öyle yerleşti ki huzur ehliydi bunlar veli kimse sonra bunu Mehmet Birhan'dan abimize anlattım o benim babamdı dedi Onlar belli oluyor şeklinden, şemailinden nur gibi doğuyor. Bazen diyoruz ya adam nur gibiydi. Ne oldu ya diyoruz. Acayipleşmiş. Allah bizleri ihsan etsin. Nefsük. Onda böyle bir araya geldiği zaman rahatlıyor. Onunla kalbi rahata eriyor. Onun canı, onun ruhu, onun bedeni, onun da rahata erişiyor ve huzura kavuşuyor. Öyle ki kardeşlik İbn Arabi, Gatdesallahu Sırri Hazretleri buyuruyor. Hem hayatında hem de mematında onu tanıyandır. Hayatında artık maddi ve manevi olan hizmetler.
Mematında da çoluğunu çocuğunu görmek okumak ruhunu mübarek gecelerde vesair zamanlarda Fatiha'larla Yasin-i Şeriflerle, Hatmi Şeriflerle, vereceği sadakalarla, fakirlere, ihsan ile onu anmaktır demiş. Bir Yusuf Amca vardı Kayseri'de bu yoğurtçu derlerdi Beşikçi derlerdi Mürşid-i Kamilimizi çok sever onun giydiği elbiseden giyerdi Böyle bir kimseydi. Çok aşık sadık bir kimseydi. Safça'da bir kişi onun şahsını ele alarak bir zata öğüt verdi. Aslında ona söyleyeceği sözü Yusuf amca, üstü ağzımıza çok yakın olduğu için, o pek, böyle, kıssada darılsa da bunu yukarı almayan bir kimse ona karşı söyledi.
Bir diğerine, kızım sana söylüyorum, gelinim sana söylüyorum veya kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit der gibi Buyurunlar ki dostluğun işareti vardır birisi gıybetini yaptırmaz, aleyhinde konuşturmaz Sen ne yapıyorsun ne oldu sana der İkincisi eğer ihtiyacı varsa bu ihtiyacını görür Üçüncüsü öldükten sonra da çoluğuna çocuğuna dikkat eder riayet eder diye çok güzel bir şekilde izah buyurdular. Dostluk hakkında kardeş hiç görmesine gerek yok. Dedem Rahmetullah Ali Hazretlerine bizzat diyor ki, efendim, bir zaman belirleyelim, hiç zahiren bir araya gelmedikleri halde o vakitte diyor ruhen görüşüp konuşalım Öyle konuşup görüşmektir yalnız da kalsa onu hatırlamak suretiyle gönlünde bambaşka baharlar açıyor ve özür dilemeye ihtiyaç duyulmayan kimsedir ve dostluğunda, kardeşliğinde, ikramında, ihsanında böyle bir sıkıntı yok.
Tal alıyor, lezzet alıyor, canını verecek ama kendisini boğazlaması caiz olmadığı için yapmıyor. Allah'ın bildiğini de kulundan Celle Celalühu, saklamıyor. Hem şahsında hem de uzak olduğu zamanlarda dahi emniyet, böyle bakınca huzur duyuyor. Allah korusun bakınca tiksinme gibi bir hal olursa çok kötü bu. Eğer büyüklerimizin Arifani ilahi bizi görünce az bir çehreleri bozulursa bu bizim helakimiz demek Allah korusun. Kendi nefsi için arzu ettiğini, kardeşi için de arzu edecek ve onun gizlenmesi gereken sırlarını gizleyecek ya varam bozuldu deyip de her şeyi ortaya dökmek Allah da yarın Celle Celalühu bütün halay bütün insanların önünde onun hatasını ortaya koyar. Haydi tövbe ettiyse ne söyleyip duruyorsun?
Ve kardeşini ihtiyacı anında muhtaç olduğunu, muhtaç olduğunu eğer biliyorsa ihtiyaçlı olduğunu biliyorsa hiç onun demesine gerek kalmadan ihtiyacını gidermek ve yardımda bulunmaktır diye izah edilmiş. Hadis-i Şerif'te Gale Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Hüreyre Hazretleri rivayet ediyor. Allah'ın kardeş kullarından olun. Allah için. Dost olun. Allah'ın kardeş kıldığı kullardan olun evsafını belirttiği Hadis-i Şerif mucizdir Onu öyle kardeşini mümin müminin kardeşidir. Müslüman birbirine kardeştir. Küçük düşürmez katiyen. Onu mahrum da etmez. Ona da zulüm de etmez. Müminler ancak kardeştir. Kardeşlerinizin arasını düzeltiverin ve tekullah ve bu usta korkun arasını düzeltme mevzusunda, eğer düzeltirseniz Allah'ın rahmetine mazhar olursunuz. Arayı düzeltmek ne demektir?
Bunun batini cihetine geçecek olursak, Ruhi haline Allah ile kendi arasında engel olan, Onun muhabbetine mani olan ne varsa onu kaldırmak demektir. Cenabı Hak cümlemizi yolunda daim ve kaim eylesin. Kurban günlerine yaklaşıyoruz bayramına birbirimize Allah için kurban olup hakkı ve sabrı tavsiye edeceğiz.