İslami İbadet Ve Takva Yolunda Manevi Arınma | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
İslami İbadet Ve Takva Yolunda Manevi Arınma
İslami İbadet Ve Takva Yolunda Manevi Arınma kaydında Cenabı Hakk'a zikir, ona kurbiyet yakınlık, bu sebeple nefsi öldürme kastı ile yapılan bir ibadettir. Zaten kurban taati bütün dinlerde bilhassa semavi dinlerde var olan bir ibadettir. Hem gelen kimselerin isimlerine göre değişmiştir. Yoksa Adem Aleyhisselam'dan bu zamana kadar gelen bütün peygamberlerde dinin ismi İslam'dır. Kurban…
Cenabı Hakk'a zikir, ona kurbiyet yakınlık, bu sebeple nefsi öldürme kastı ile yapılan bir ibadettir. Zaten kurban taati bütün dinlerde bilhassa semavi dinlerde var olan bir ibadettir. Hem gelen kimselerin isimlerine göre değişmiştir. Yoksa Adem Aleyhisselam'dan bu zamana kadar gelen bütün peygamberlerde dinin ismi İslam'dır. Kurban taatine baktığımız zaman onda dört tane temel esas görürüz. Birincisi kurban taati teslimiyetin işaretidir. Çünkü on üç bir rivayette de sekiz yaşındaki Nübüvvet kokan yavrusu İsmail Aleyhisselam'ı kurban etmek, oğlunu kurban et ayeti celilesi ile buna itaat etmek teslimiyet değil, buna vefa değil, tevekkül değil, fedakarlık değil de nedir? Ama buradaki oğlunu kurban et demek, muhabbetini gönlünden çıkar manasınadır. Biri kurbanın özünde mevcut olan dört esastan birincisi teslimiyettir.
Bu çok yüksek bir makamdır aslında İbrahim Aleyhisselam'ın makamı, teslimiyet. İkincisi vefakar olmak ve tevekkül ve büyük de bir fedakarlıktır. Cenabı hak, Bakara suresinde iki yüz, hayır, elli dördüncü ayeti celilede essamne. Nefislerinizi katlediniz. Ayeti celilesini müfessirini izam ve ehli hakikat şu şekilde tavzih buyurmuş izah etmişlerdir. Şu demek, nefislerinizi katledin demek, nefislerinizi kötü duygulardan koruyunuz demek. Nefsinizin kötü duygularını yok ediniz. Ve huve mevtun nüfus, böyle nefsin öldürülmesi, kötü arzu ve isteklerinin öldürülmesi, Temellem temut nefse hu kim nefsinin kötü arzu ve isteklerini yok gitmezse o ruhani hayata erişemez, kalbi dirilmez. Ruhen ilahi neşelerle dolmaz. Ruhen huzura ermez. Cenabı Hakk'ı bulmaz.
Bu genel ölüm hususunda beyan edilir bazı Arifanı ilahi Allah'ın sevgili dostları Cenabı Hak'ı tanıma nimetine erişen kimseler Mevla'yücel Celal'e şu üç şu dört hususu kahretmedikçe Cenabı Hak'ka dahil olunamaz onun muhabbetine erişilemez demişlerdir. Birisi mevtü ahmer. Hani kırmızı ölüm demek. Mevtü esvet, siyah ölüm. Mevtü ebyal, beyaz ölüm. Mevtü ahdar, mevtü ahdar, yeşil ölüm. Emmel mevtu'l ahmer, ne demek bu kırmızı ölüm? Ve ve muhalefetü'l heva. Nefsimizin kötü arzu ve isteklerine karşı çıkmaktır. Ve emmel mevtulesved, siyah ölüm ise höh ve tahammülü lede, insanlardan gelen sıkıntılara katlanmaktır. Görüyorsunuz ışıklarda bile biraz geç kalsa dövüşler başlıyor. Daha neler? Meemmel mevtü lebial, beyaz ölüm. Fehüvelcüur. Karnımızı tıka basa doldurmamak, nefsi aç bırakmak. Mevtul ihtar, yeşil ölüm ise fe hüve lübsül murakkaat. Yamalı elbise giymektir.
Nefsani arzunun başı hatta temeli böyle övülmeyi istemek. İnsanlar arasında net öğülmek, belli bir makamın, belli bir yerin olmasını istemek, bir seçkinlik arzusu ve talebür reehese baş olma arzusudur. Böyle kendisine kıymet verilmesi, bir diğer insanlardan üstün görüp baş olma arzusudur. Gerçekten nefsin arzu ve istekleri emmarede zaten mübalağa ile ifade buyruluyor, çok fenadır. Kendisine yanlış davranan kimseye üstadımız cevap vermemiş. Oğlu yaşında fakat uygunsuz sözler söylüyor. Ona seslenmemiş, çekilmiş bir tarafa şu güzel şiirleri yazmış. Hiç. Sen neden bunu yaptın? Ben senin baban yaşındayım, ben senin hocan olurum, ben senin üstazınım bile dememiş. Bu kadar yaş heba oldu. Düşündükçe gözüm doldu. Payı tahtı düşman aldı. Mavzerini sıktın nefis. Amelime riya katar. Ahlaklarım beter beter. Aklı man'ın sözünü tutar, zincirini taktın nefis.
İslami İbadet Ve Takva Yolunda Manevi Arınma ne anlatıyor?
İslami İbadet Ve Takva Yolunda Manevi Arınma kaydında Cenabı Hakk'a zikir, ona kurbiyet yakınlık, bu sebeple nefsi öldürme kastı ile yapılan bir ibadettir. Zaten kurban taati bütün dinlerde bilhassa semavi dinlerde var olan bir ibadettir. Hem gelen kimselerin isimlerine göre değişmiştir. Yoksa Adem Aleyhisselam'dan bu zamana kadar gelen bütün peygamberlerde dinin ismi İslam'dır. Kurban…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 15 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İstediği yere çeker, manevi evlerim yıkar, Bal içine zehir döker. Masiyete çektin nefis. Buyurur ki Mevlana'mız nefsini kurban et, ruhun dirilsin. Dış alemdeki hayvanı kurban etmek, kulun iç alemdeki hayvani yönlerini, Mevla'nın rızası için kurban etmesi anlamına gelir. Demek ki kurbanı yatırıp bir çukura onu boğazlamak, manevi anlamıyla hayvani şehevi duyguları kesmek demektir. Bu duygularını kesen hayvani duyguların semtinden bile geçmeyen Sami Efendi Hazretlerinin kurbanı daha gençlik döneminde, daha çok gençken babaları Müşteba Efendi rahmetullah aleyh evlatları için kurban almış ve herkesin kendisinin kesmesi de evladır diyerek kazılan çukurlara kesmelerini tavsiye buyurmuş. Kesmişler ama Sami Efendi Hazretlerinin koçu kendi eliyle kimse müdahale etmeden çukura ayaklarını toplayarak boğazını uzatmıştır. En büyük kurban nedir? Kulun nefsini öldürmesidir.
Zaten kurbanlık diyelim deve olur, sığır olur, koyun olur, keçi olur. Bu ne demektir? Nefsin simgesidir. Bu kurban nefsin simgesidir. Diğer varlıkların Hakk'a ermelerine sanki bir vasıtadır. İbrahim Aleyhisselam kendi İsmail'ini evladını Cenabı hak için kurban etme kararlılığını göstermişse bütün müminler de kendi İsmaillerini kurban edebilmelidir. Şeytanın aldatmasını yok etmeliyiz. Nefsimizin isteklerini, kolay mı nefsimizin isteklerini yok etmek? Yillarca Hak dostlarının yanında bulunduğu halde, bizlerde neler zuhur ediyor? Bulunduğumuz halde nefsimize dokunulduğu zaman ağzımızdan çıkan sözler hiç uygun değil. Dokunulduğu zaman belli olur. Yoksa şu halimizde belli olmaz ama nefsimize dokunulduğu zaman ona ağır gelecek bir söz söylendiğinde hal ve tavrımızdan dolayı değişik haller arz edebiliyor. Çünkü mutmainne sıfatında değildir.
İbrahim Aleyhisselam oğlu İsmail'i kurban etmişse bizim de kalbimizdeki şeytanın aldatma duygusunu, nefsin arzu ve isteklerini, dünyanın muhabbetini, nefsin hevası hakkında on beş madde halinde ifade edilir. Nefsin gururunu, kibrini, benliğini, tamağını, riyaset arzu, baş olma arzu ve isteklerini hep bunları kahredebilmektir. Aslında kurban, mutu kable ente mutu, ölmeden evvel ölme sırrına, nefsin fena arzularına karşı koymak, onları kesmektir. Bu sıfat Sıddiki Azam'ın sıfatıdır radiyallahu anh. Yeryüzünde gezip dolaşan cenazeyi görmek isteyen Sıddıyka baksın, buyuruluyor. Dedem Rahmetullah Ali Hazretleri, evlatlarından kılavuz hafız askerde ona bir mektup yazar. Bu mektubu mescitte böyle sesli bir şekilde okurlar. Buna muttali olan Sami Efendi Hazretlerinin kayınpederleri Kasım Efendi rahmetli, o da kulak misafiri olur, dinler.
En sonunda der ki bu mektubu yazan kimse ölmeden evvel ölme sırrına mazhar olan bir kişi olsa gerek. Sonra kurbanda ne var? Rabbimize ulaşan takvadır. Mesela biz bir fidan dikiyorsak arzu edilen meyvedir. Bir bağ çubuğu ise ondan beklenen üzümdür. Bir ayransa ondan istenen yağadır. İbadet ve taat bunu birçok insanlarımız yapıyor ama bundaki esrara eren kaç kişidir? Bazı sözler ağır gelebilir diye seslenmiyorum. Ravza-i Paki Nebi'de bile sallallahu teala aleyhi ve sellem kabul olunan saatler hususunda Cenabı hakk'ın sevgili kullarından birisi bir söz söylemişti. Biz onu okuyacağımız ayet-i celile ile hülasa edelim esame. Inne ma yata gabbelullahu minel muttakin. Cenabı hak ancak muttakilerden kabul ediyor Ve insanın Cenabı Hak kalbini takva ile imtihan ediyor.
Takva Rabbimizin haramlarından kaçma, nefsimizin kurbanını kesme, mesela münasip olmayan her fiil ve durumu iki şekilde mütalaa etmektir. Mesela olumsuz hallerimizde bizim yapacağımız iş ister olumlu olsun ister olumsuz olsun hayatımızda şu iki hususa dikkat edeceğiz. Birisi muhasebe, diğeri de murakebedir. Muhasebe kendimizi hesaba çekme, hayatımızın muhasebesini. Geldiğimiz bu yaşa kadar Cenabıhakk'a yarayışlı ne iş yaptık? Onun yolunda ne sarf ettik? İslam'ın hakimiyeti için nasıl bir çalışmada bulunduk? Hem şahsımız hem de umum olarak. Murakabe her an gözetlendiğimizin şuuru içerisinde olmaktır. Kurbanın hikmeti insanın fıtratında mevcut haller var. Mesela Cenabı Hak ben yeryüzünde insanı halife olarak yaratacağım deyince melekler dediler ki kan dökecek fesat çıkaracak kimseyi mi halk edeceksin? Bu Ayet-i Celileden şu hususları istinbat ederler.
Derler ki insanın fıtratında, yaratılışında fesat çıkarma var. Var. Nefsimize uyduğumuz zaman ortalığı karıştırır. Mesela bir söz duysa onun başka bir yere nakledilmesi caiz olmadığı halde o sözü birinin aleyhinde ise ona ulaştırmak için canı çıkar adeta. Eğer nefsimize uyarsak bu tabiat zuhur eder. Yani meşşaim bine mim, böyle laf taşımakta gidip gelen ve bunu yapmakta hem de mübalağa ile ifade edildiğine göre bunu kendisine artık meleke uy haline getirmiş. İnsanın nefsine uyduğu zaman yapacağı fiil ve harekettir. Fesat çıkarmak. Sıkıntı doğurma. Bunu biz şu dünya hayatında çok görüyoruz. İkincisi kan dökme hali. İşte bu fıtrattan dolayı fıtratında kan dökme olduğu için bir saldırganlık duygusu var insanda. Yani bunun vasat bir hale getirilmesi icap eder. Eğer olmazsa cihat etme duygusu kalmaz, cihat edemez. Kaçacak olursa bu cebanet korkaklıktır. Atılmak cesaret değildir.
Ölçüler içerisinde hareket etmek dinimizin koymuş olduğu kurallara dikkat etmek, riayet etmektir. İnsanın yaratılışında mevcut olan saldırganlık duygusunu ibadet ve taate büründürmektir aslında. Kurban kesmek suretiyle bu duygusunu kır etmiş oluyor ve hatta kendisinin kesmesi daha evla görülür. İbrahim aleyhisselama bakıyoruz. İbrahim aleyhisselamla alakalı olduğu için kurban, Enbiya suresinde insanların bayram gününde yalnız bulur kiliseyi, oradaki putları eline balta alarak bir bir keser. Bir bir kırar. Efendimiz aleyhissalatü vesselam'ın da biliyorsunuz Mekke'nin fethinde üç yüz atmış putu devirmiştir. Ne demektir bu putu devirmek? Sevgiliye putsuz bir saray kurmaktır. Temyiz et gönül evini dost gelecek kondurmaya. Bir kere İbrahim Aleyhisselam baltasıyla Firavun'un saltanatına son vermiştir. Bu ne demektir?
Biz de mücadele ve mücahede baltasıyla nefsin sultasına, şeytanın sultasına, nefsin arzu ve istek sultasına son vermek, onu kırıp def etmektir. Gönül dünyasındaki putları kırmaktır. Kuran-ı Kerim'de Tevbe suresinde yirmi dördüncü ayet celle ve Al-i İman suresinde de ayeti celnesi birinde yedi bir diğerinde sekiz tane eğer sözümüz uygun düşerse gönül putlarını yok etmektir. Nefsiyle mücadelesinde en büyük silah insanın Cenabıhakk'a muhabbettir. Nefsine mücadele etmeyen bir insanın kestiği kurban biraz düşündürücüdür. Acaba kabul oldu mu? Olmadı mı? Hakkın dostları ile aramızdaki fark da bu olsa gerek. Biz elhamdülillah kurbanımızı kestik. Bu taati de yerine getirdik derken onlar bu taati yaptık ama indi ilahide makbul oldu mu derler. Demek ki mühim olan nefsimizin kesilmesidir. Buna işareten Esad Erbili Hazretleri, Kaddesallahu Sırra gördükçe halis zarını mahbub eder ihsan sana.
Eğer Allah senin Celle Celaluhu yalvarışını yakarışını sızlanışını gönüldeki nedametini eyvah Rabbime karşı ben nasıl böyle hareket edebilirim diye gözyaşlarını gördükçe ihsan eder. Ağlamayan çocuğa meme verilmez. Gözden yaşlar akmadıkça gönülden de nurlar parlamadıkça işimiz zor olur. Terk et hevay-ı ayişini, lütfeylesin canan sana. Böyle nefsin arzusuna göre yaşamayı kurban geldi, keseriz, etlerinden alırız, böyle pikniklerdi, bilmem falandı. Bunlarla nefsani arzu ve isteklerle vakit geçirmek bize fayda getirmez. Ne fayda getirir? Onun böyle bir lokmasına muhtaç olan Afrika'daki fakirleri ve yoksulları düşünmekle olur. Sarfetme zayi vaktini, vermez şifa seyran sana. Ey derde derman isteyen yetmez mi dert derman sana? Bu kadar nefsimizin oyunları varken, şeytanın oyunları varken, daha kendimizi kurtarıp nefsimizin durulduğu vakte erişmeden nasıl rahat edebiliriz ki?
Ey rahatı can isteyen kurban olan candır sana. Bezmi maariften seni yok eylemiş bu varlığın ilahi alemden seni mahrum eden kendini beğenmendir. Kendinde bir iş görmendir. Ben iyiyim deyip bir vasıfla vasıflanmandır. Mahzabı yüzdendir senin canandan ayarlığın. Öldür şu nefsi serkeşi. Öğren tarikın varlığın. Yağma edersen varlığın, gider gönülden darlığın. Mahveyle sen ağırlığın yarul liser mihman sana. Bir kere Allah'tan geldik Celle Celalü, ona gideceğiz. Onun razı olmayacağı bütün hallerden, buna masiva derler, bundan kurtul ki sana yardımcı olsun Mevla. Ki sana yardımcı olsun Mevla buyuruyor. Ne kadar güzel söylemişler Yunus Emre bile. Milk-i beka'dan gelmişem. Fani cihanı neylerim. Ben dost cemalim görmüşem. Huri cinanı neylerim. Vahdetmeyenin cürasın maşuk elinden içmişim. Ben dost kokusunu almışım. Müş ki utanın eylerim. İsmail'em hak yoluna canımı kurban eylerim.
Çünkü bu can kurban olur, ben koç kurbanı neylerim demiş ve devam etmiştir. Yine Esad Elbillah hazretlerine dönüyoruz, Kaddesallahu Sırra. Gazeli Türkü'sinde de buna işaret ediyor. Es'ad diyor sana feda olmak ister. Orada beyitlerinin birisinde Es'ad diyor sana kurban olmak ister Ya Resulallah diyor. Ayet genel bir anlamını verecek olursak Bu kestiğiniz hayvanların niyetleri ne de kanları Allah'a ulaşır. Fakat asıl ona ulaşan sizin iyi bir kul olabilmek için gösterdiğiniz samimi gayretleriniz, yani takvanızdır. İşte böylece Allah bu hayvanları size boyun eğdirdi ki sizi doğru yola ilettiği için Rabbinizi saygıyla alınıp yüceltesiniz. Özellikle kurban günlerinde tekbirler getirerek onun sınırsız kudret ve yüceliğini hem kendinize hem de tüm insanlığa ilah ilan edersiniz. O halde iyilik edenleri müjdele.
Şöyle ki bu Ayet celle genel olarak bütün ibadetlerde iyi niyet ve ihlasın gerekliliğini ortaya koy. İbadetlerimizde bizi Cenabı hakk'ın rızasına ulaştıracak olan temel unsur kalplerimizin takvasıdır. Yani bu ibadetleri gösterişten uzak olarak sırf Allah rızası için yapma çabasıdır. Nitekim Efendimiz Salli Allahu Teala aleyhi ve sellem amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti ne ise eline geçecek olan da odur buyurmuştur. Esrailbillah. Yerden ta arşa kadar salih amellerin hepsi hepsi Cenabı Hakk'a ulaşması ancak kalbin ceriyyun, aşkı ilahi ile kan ve yara diyor da buna güzel bir ifadede bulunmamız icap eder yaralı bir gönül. Bu bazı şiirlerde de geçiyor yaralıyım yaralıyım diye. Geçiyor.
Allah'ımızın muhabbetinden dolayı yaralı bir gönül Allah'ımıza aşk ve şevki ile nefsini boğazamış, matruhun alababe aşkihi Cenabı hakk'ın kapısında aşkı ilahi ile kendisini feda etmiş ve diğer kimselerin, mübarek kimselerin işaretiyle galeseyl. Kendi güç ve kuvvetinden uzaklaşıp samimiyetle yapabilmektir. Kuşeyri Rahmetullah Ali bunu ifade ederken yine aynı manaları ifade etmiş hatta bir hadisi şerifi almış Cenabıhakk'ı görür gibi ibadet etmek, siz onu göremezseniz dahi Cenabı hak'ın sizin gördüğünü bilerek taat yapmanızdır buyruluyor. Sonra İmamı Gazali Rahmetullah Ali Hazretleri sizin diyor akıtacağınız, yani sizin diyor kurbanın kanını akıtmanızdan ve etten gaye asıl bel meylül galbi dünya dünya muhabbetine olan arzu ve isteği kalbinizden çıkarmaktır. Ve belluha kendinizi Allah yolunda feda kılmandır, kılmanızdır diye ifade buyurmuş.
Burada Allah'ımıza ulaşacak, ulaşacak olan takvadır derken şöyle bir izah yapılmış. Ve takva ha hune amelul kalp. Takva kalbin amelidir. Allah'ımıza yakınlık kastı ile ve hayır murat ederek ve samimiyetle. Ibadet ve saatler kalbin gıdası, kıtasıdır. Gaye nedir? Gaye likaullah Cenabıhakk'a kavuşmaktır celle celaluhu. Ve tenaum mibiha ve bu nimetlerle nimetlenmektir. Muhabbettir, dostluktur. Bu da ancak vela yekunu illa bir zikrrihi Cenabı hak'ı anmakla hasıl olur. Dünyaya muhabbet etmemekte ve dünya arzusunu gönülden çıkartmakla mümkündür. Es'adi Erbili Hazretleri'nin hulefasından hem de icazetnamesinde üç kimsenin şeyh tabiri kullanılmıştır. Sami Efendi Hazretleri, Gaddes Allahü Sırra, Cide Müftüsü Hüseyin Efendi, Gavsil-i Azam, Gaddesallahu Sırra ve bir de Şeyh Mustafa Kudüs, Gaddesallahu Sırra dedemiz.
Allah'ımızın korkusu öyle onu bir hale getirmiş ki bu duyguyla eline kağıt ve kalemi almış şu kıtaları dizmiştir. Teffizi umaret, perverdigare, perverdikar bize nimet veren ikram eden yediren içilen gözümüzün bakmasını kulağımızın duymasını elimizin tutmasını ayağımızın yürümesini evladımız çocuğumuz çoluğumuz malımız mülkümüz her türlü nimet sayılamayacak kadar bunları lütfeden Mevla'ya teffizu umuretperverdigare. Ulaştırır seni sevgili yare. İrtibatı kalp yap gavs ile pire. Ahu enin ile Allah korkusu. Masivadan bütün elin çektirir. Ciğerini yakar gözden döktürür. Ol azim Mevla'ya boyun büktürür. Ahu enin ile Allah korkusu. İzzet ararsan memur sabreyle, Esadi El birliği Hazretleri kendisine memurumuzsun buyurmuşlar. Bunun için şiirde bu ifadeyi kullanırlar, maksat olarak. İzzet ararsan memur sabreyle, yad et müminleri daim hayır ile, Bütün matlubunu verir ol Mevla. Ahu enin ile.
Allah korkusu. Demek bizim kurban kesmemizden gaye takva. Allah korkusu. Takva ise el-Hader bil mücenebeti Kerim Allah azze ve celle Allah'ımızın hoş görmediği bütün kötülüklerden uzaklaşmaktır ve mevzu çok uzar. Bazı mühim notlardan söyleyeyim inşallah. Menazilut takva salasatun, takvanın üç esası vardır. Takva aniş şirk, birisi şirkten Allah'a ortak koşmaktan. Allah'ımızın varlığına inanıyor da yalnız hükümlerin noktasında onun hüküm koymayacağını ifade etmek Allah korusun şirktir. Allah'ımızın hükümleri varken o hükmün dışındaki hükümlere boyun eğmek. Ve takva anil bid'a. Dinde aslı olmayan hal ve davranışlardan uzaklaşmaktır. Ve takva üçüncü esası anil maasi, günahlardan kaçmaktır. Takvanın aslı gönüldür. Takva şüpheden, şirkten, küfürden, nifaktan ve riyadan uzaklaşmaktır. Aynı zamanda takva hususunda ettaa ibadet nedir? Sebilün necat kurtuluşun ta kendisidir.
Vel ilmü müvet delil alesebil. Bu yolda bize bize yol gösterecek olan ilimdir. Feaslütaa, ibadet ve taatin temelinde ne vardır? Verah, helalde bile dikkatli olmak vardır. Verağın aslı da takvadır. Takva ise nefsimizi hesaba çekmektir. Muhasebenin esası ise korku ile ümit arasında olmaktır. Bu hususta üstadımızın de beyanları bütün görüşmemizi hülasa edecek şekildedir. Sanki özetliyor. İlim, edep, takva olsun. Gönlünüze feyiz dolsun. Şimdi ilim sahibi ilimde edep ve muttaki Cenabı hakk'ın korkusu hayatının her safhasında mevcut. Böyle olursa elbette ki gönlüne Allah'ımızın feyzi inecek, daha çok nimetler başholunacaktır. Kov istemem ihvan bilsin. Söz getirmek fenadır bu. Sünnete temessük edin. Cami cemaate gidin. Emir tutman ihvan adın saliklere muzırdur bu. Fıkıh hile hadisi öğren nefsini yıkmaya davran Mürşide binde bir vuran sakal altı sualdir bu. Et takva. Takva.
Terpü ma haramallah ve edevü meftarallah. Takva Cenabı hakk'ın yasakladıklarından kaçmak ve feraiz-i ilahiyeyi bize yüklemiş olduğu emirleri bir hakkın yerine getirmektir. Takva hususunda büyüklerimizin bir hayli sözleri var. Takvayı özetlerken şu şekilde zahiri olan takvanın dış yönü, mehafetul hödut Allah'ımızın koymuş olduğu sınırların dışına çıkmamaktır. Batıni olanın da niyetimizin düzgün olması ve samimi olmaktır. Gale Ebu Abdullah Muhammed Bin Seyr Rahmetullah Ali, men erade en tashihhal lehut takva felyetru kud zünu küllah. Eğer takvanda samimi olmak istiyorsan günahların hepsini terk et buyuruyor. Metakvayı da üç kısma ayırmışlardır. Takuvellam, bu genel. Bu dilimizi muhafaza etmektir. Yani konuştuğumuz söz nereye gidiyor bir düşünmemiz gerekir. Bunlar amel defterine kaydediliyor. Güzel konuşuyoruz da. Takvel haz, seçkin insanlar da azalarına dikkat ediyorlar.
Ve takval akas daha özel kimseler ise gönüllerine dikkat ediyor. Yol bu. Bunun için şu tabiri kullanmışlardır. Mecazi mürid, hakiki Bizim gibilere mecazi. Aldım bir der diyor. Hakiki olan onu kovma değil, dövsen bile bu yoldan ayrılmıyor. Samimi. Bu benim irşadım ve ıslahım için diyor. Ve bunu da yapmayı, dinlemeyi Sami Efendi Hazretleri aman ha dinlemeyin, dinlenecek ihvan kalmadı Hasan Efendi buyuruyor. Gönüllü olarak dinleyin. Takva lamme, umumi takva şirki terk etmektir. Özel olan nefsimizin arzularını bırakmak. Terkul heva bit terkil maasi ve nefsimize muhalif olmaktır. Daha seçkin olan kimseler de onlar iradelerine dikkat ederler. Allah Allah. İradelerini aslında Rabbimize teslim ederler. Velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.