İslami Hayatın Temelleri ve Zekatın Önemi kaydında İkinci zekat vermiyorum kimseye. Otuz üç ayette nefis olarak, azim salate ve atüz zekata buyursun Allah'ta. Sana marazara diyor. Okumdar değil diyor. Çavuş buraya diyor. Allah diyor ki beş vakit namaza yap diyor. Zekatını ver diyor. Vermedim seni tanımıyorum Allah'ım diyor sana. Vermedin mi? Seni tanımıyorum ve emrine layık etmiyorum.…
İslami Hayatın Temelleri ve Zekatın Önemi ne anlatıyor?
İslami Hayatın Temelleri ve Zekatın Önemi kaydında İkinci zekat vermiyorum kimseye. Otuz üç ayette nefis olarak, azim salate ve atüz zekata buyursun Allah'ta. Sana marazara diyor. Okumdar değil diyor. Çavuş buraya diyor. Allah diyor ki beş vakit namaza yap diyor. Zekatını ver diyor. Vermedim seni tanımıyorum Allah'ım diyor sana. Vermedin mi? Seni tanımıyorum ve emrine layık etmiyorum.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 19 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İkinci zekat vermiyorum kimseye. Otuz üç ayette nefis olarak, azim salate ve atüz zekata buyursun Allah'ta. Sana marazara diyor. Okumdar değil diyor. Çavuş buraya diyor. Allah diyor ki beş vakit namaza yap diyor. Zekatını ver diyor. Vermedim seni tanımıyorum Allah'ım diyor sana. Vermedin mi? Seni tanımıyorum ve emrine layık etmiyorum. Çavuşun deyip de yak dediğine kendime saygı ediyorum. Göreceğin azabı görünce, o cahil dediğini o zaman hatırlarsın. Üçüncüsü, döngüs. Yani, ehli ve ayağının kötülüğünü bilip de sükut edenlere cennet haramdır. Ailesinin kötü olduğunu biliyor. İlenilen ala haramdır biliyor da Duymazsan geliyor sabrediyor. Onun ismine gay büktür lan. Bu da Cennet kimseye haramdır ve giremem. Yeter buradan rica ediyorum. Yeter diyorum beni zorla tutuyor, ne yapayım acaba, gol yesam mı ulan? Saatimiz kes geçer on yediyi sayamaz mı ulan? Aman sayamazsın ulan, geç.
Yaşlı maymundan da yaşlı. Açıl sen bir aşkla Kelimesiyle cümlemize huşna Emanetin üçüncüsü oruçtan. Oruçtan. Yani gün ay farz olan orucu Allah üstümüze yükletti. Götüreceğiz bunu. Götürüyoruz elhamdülillah. Allah götürenler den etti ya Rabbi. Kalbdere yağan rahmetidir. Onundan zulümsi Allah'ın aslı mağfiret günleri, binlerce aslı mağfiret günleri. Asını da, yirmiden otuzu da cehenneme layık olmuş binlerce kimsenin affa nuru çıkmış gibi affettim, affettim, affettim. Bir ağaca ettim. Velhamdulillah. Yalnız şunlar için biraz zor. O bir hadise okuyup okuyabilirsem. Sahife üç yüz bir, cilt altıda. Ne için bunu böyle konuşuyorsun? Adam diyor ki loh zuh diyor diyor. Adam diyor ki kitaptan şehre yayıyor diyor. Adam diyor ki hikaye veriyor diyor. Adam diyor ki neler diyor. Çünkü kendi başına gelen yok. Şehratı, ahvali bir kurmuş. İlmi, irmila, irmila hormeti terk etmiş.
Millet onu bulunulan şey hoşlanmıyor. O da seni vurmaya çıkıyor bu hariç. Diyor ki, ben kanadından vuracağım bunu diyor. Allah kursunun kendine geçsin. Peygambermiş Ebi Hüreyre radıyallahu anh, Resulullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. Etmiştir. Kim ki yalan söylemeyi, kim ki oruç tutanlardan yalan söylemeyi ve yalan amel etmeyi, yalanla amel etmeyi bırakmazsa, Cenabı Hakkın o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına hiç kıymak gelmez, iltifat buyurmaz. Yani aç kalmış, susuz kalmış, oruç tutmuş diye Allah ona hiç iltifat etmez. Oruç tutunca çok sevgili cemaat, muhterem aziz buyurmaktır müminler. Orucu gözle tutacak, ağız da tutacak, kulak da tutacak, elinde tutacak, dil de tutacak, ayak da tutacak. Hal aksi orucu böyle olur. Hocam oruç yalnız biz ağzımız iyi mi ediyoruz?
Gözün elinin ırzına, gine akarak da bakıyorsa, orucun ağacı duruyor ama meyvesini soğuk vurmuş, onu vurmuş mahvolmuş. Oruç bu tiyatamla amma dini gıybet şey yayıyorsa, dile dinlet yalan konuşuyorsa o korkma orucuyum ağacı duruyor amma meyvasından tek yok, soğuk bulmuş, kolu bulmuş. Yer çalmış dökmüş, hiç yok. Yok. Bunun için aman ha orijuna elin ile dilin ile ayağın ile cebi ağza avına sahip ol. Bir günkü varis sekiz on günlük varis. Ben ne yapayım bunu bir tek tüküne yerleştireceğiz. Onun için buradan ben geçiyorum. Emaneti ilahiyyenin birisiyle had Hicaz'a gitmek. Hocam Hicaz'a gitmek farz mı? Farz. Beş vakit namaz nasıl farzsa malın malından bir Hicaz'a götürüp geriye getirecek kadar havaceyi asli yeden fazla paran bulundu mu? Yol selamet oldun mu? Vücut sıhhat da oldun mu? Vücutta sıhhat da oldun mu? Paran da oldun mu? Üzerine farz. Yetmez de hele gencim, gelince tutamam.
Çocuğumu evleneceğim, kızımı çıkaracağım. Böyle bahanalarla durursan sonra fakirliğe düşsen, ölün ölün dökmek üzerine farz olur. Hastalarının birinci cildinin doksan ikinci sahifesinde hadisi şerif. Ne buyuruyor Sultan-ı Enbiya. Yine Ebu Hüreyre radiyallahu anh'dan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki cihan güneşi Muhammed Mustafa'dan. Efendimiz şöyle buyurduğunu, şöyle buyurduğunu buyurdum demiştir. Her kim Allah rızası için hacc eder de, Allah rızası için daha hidayet farz oldu, geleceğim der de Allah rızası yoluna çıkarsa, yemezsen. Ağzıyla söylenecek zina lafzıyla sevmez. Ağzından kötü sena söz söylemez. Hacı söylemezse. Veya fena konuşmazsa. Azalar azalarıyla isyan etmez, günah işlemezse. Caza gelen adam birbiriyle dövüşmez. Ağzıyla günah söylemez. Ağzasıyla isyan etmezse.
Anasından doğduğu din, doğduğu gül gibi günahsız olaraktan, hacdan döner buyurdu Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem diyor. Bunun hakkında da yüzlerce söz söylesek tükenmez. Çünkü o iki cihan güneşi Muhammed Mustafa. Onun yaktığı toprak celiyette yaktar. Onun mis gibi kokusu geberimseir dalında on dört asır evvelki Hicret'teki girdiği mağaraya donun giysen Hazreti Muhammed yeni girmiş çıkmış gibi kokuyor. Arkadaşlarımızdan biri diyor. Haybardan geçtik geç yok. O kıvrın yollar dağların arasından kafa açılıverince içeriler bir koku püskürmıştı. O bana göz attı dedi. Şşt dedim. Yani daha kırk, elli, yüz kilometre var kana hazırlattım ya Rabbi'ın hepsi gelmeye başladı. Bu kapı sahibini ziyaret etmek, teşişerrü tavaf etmek, Safa amelliğe gitmek, mı ola dese diyor, günahı tebair sahip olur. Eğer afvolun lazım zannederse günah tebair sahip olur. Allah'ın rahmeti kavga uçuray.
Allah gelenlere tekrar, bitmeyenlere Allah'ı bir zaman nasip etsin. Ama hocam kalpsız bırakma, halal parayla, gözlerini ye findle la, iyi ve findle la. Sevgili dostlar ya, Hak'uliyet ruh olarak gelip gelmeyi nasip etsin. Amin. Dedim bunu Hak'ul ile gitlerle. Hadi hadi olamaz, olamaz, olamaz. İlle kadar parasıyla gidecek. Hakim olsa bile meyvasız olur, meyvasız bahi geliyor ve döner. Yani ağacı var meylası. Yok. Peygamber yüzüne bakmaz. Açıl bir daha sen aşkına aç. Kelimesiyle cümlemize hüsnü atmere tevfik etti. Hicazdan emanetinden sonra da beşincisi, sıdkı hadis doğru söz söylemek Allah'tan bize emanet. Yalancı şahit diyor yerinde para verir de, yalancı şahitlik ettirmek isterse daha yerinden kalkmadan evleri bütün ameli mahvolur. Bütün ameli mahvolur. Anladım hocam. Yalan günah hı? Yalan günah annen diyor kitap. Nedir? Şeytana lanet denilmez mi ya?
Yok, söylemem lisanınızı alıştırmayın lanete. Desme anasına alışır da girin bir müslümana lanet olsun derse ağzından lanet çıktın mı o adama layık verilirse bütün semayı arıyormuş, girecek delik yok. Bütün yeryüzünü arıyor, girecek delik yok. Geriye kendi ağzına sensin melun deyip giriyormuş. Onun için melun kelimesini at illa konuşmayın. Bu dil ejderha olup da seni yırtmasın ve cehenneme götürmesin. Onun için Peygamberimiz gelmiyor bak Hadis-i Şerif'te. Melun'un melun gelip be. Yalan söyleyen tekrar tekrar melun buyuruyor Peygamber. Bu yalan söyleyenlere. Hassu yalan laf taşıyanlara. Peygamberimiz başka günah aramasın diyor. Eğerden köyden bir laf duyar, yeterince haber verirse, dosdoğru haber verse, dosdoğru haber verse bu günah kendine yeter diyor. Bir de hoca ne diyorsun böyle dedin canım? Ben demiyorum iki cihan güneşi diyor.
Cami-i Sair Hadislerin üzerinde aynı hadisi isteyenlere gösteririm. Neyin içinde güne oluyor? O alanın diyor, gemiyi doğru muydu bakalım? Emviki alanın lafı doğru muydu? Sizin köyü parça parça itmenin için mi söylenir belki? Sizin memleketinizi parça parça itmeni için mi söyledi? Niye söyledin? Her duyduğunu birinden atlasan olmaz mıydı? Ne oldu sen bizi öyle bara kıstırdın ki ruplayacak yerimiz yok hiç. Allah bizi affetti Yarabbim. Daha menkeni ve tülbeneden, ev ve melunun seleadan, bir defa yalan söyleyene diyor Peygamberimiz, üç defa lanet olsun lanet olsun lanet olsun. Hoca ben şimdiden sonra yalana tövbe ettim. Tövbe olsun. Niye seslendin lan? Tövbe olsun. Oradan da geçtim. Devam ediyoruz. Peygamber Allah'ımız, Halid-ı Zülcelal'ımız bize verdiği emanetlerden birisi de kazayı değin. Borcunu vermek. Borcunu vermek. Dükkana borçlandın. Ön güç aldın borçlandın. Sağa sola sapma.
Seleye neye sapma. Şahide neye sapma. İmanın belli olan bir noktası var. Bir kimseye borcu olur da verirsen, ayrıldıktan sonra elden yirmi lira, on lira aldı mı kız? Bunu unuttuk, halamlaşmış da helal olsun diyor. Yani Meryem, hakkınız helal olsun diyor. O hatırına geliyor. Geriye döner gelir de seninle halalaştık borcumu da verdim ama şurada bir yirmi lira elde aldığımızı o herhalde yazılmamış, şu yirmi liranı al derse bu adamın imanı kamil diyor kitap. Ya unuttu diye üstünden, unutmasa ilahi cahil ediyorum hocam ben. Yazıklar olsun. Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem ile kitabın yüz on birinci sayfasında. Sahibid deyini meessurün fil kabir. Cami Said Hadis-i Şeriflerinden naklen tenzilu ilfana geçmiş. Bu da Menavi Hadis-i Şeriflerinden yine yüz on birinci sahibine Peygamberimiz buyuruyor. Borçluğun olarak vefat edenlerin Kadirlerin de elleri omuzlarına bağlanır.
Elleri omuzlarına bağlanır, böyle yukarısına doğru bağlanır. Peygamberimiz haber veriyor. Eda'yı deyimden başka ellerini bir şey atamaz. Onun vel etkileri, onun borcunu bilir, verestlen elini şu borcuna ayırın, babanızın borcunu yerim deyip de o borç yerine gelene kadar o tabirinde eli omuzunda dağı ayağını gitmiş tonruk, tonruk halinde bulunur büyüler Peygamberimiz diyen. Ah ben desem beni dövmek istemem Allah, ben değilim diyen Kuran-ı Kerim Hadis-i Şerif hiç de dışarıya çekmeyeceğim diyor. İnşallah. Hacir bir daha aşkla. Kelimesiyle cümlemize Yine Menü'l-Hadis-i Ekber'lerinden sizin bir güzideiz en iyiniz şöyle bir kimsedir ki zilletinden olan borcu hap sahibini incitmeden ifa ediyor. Yani siz Ümmeti ashabım, sizin en iyiniz şart kimse değil ki, şu adam ki, borç sahibini hiç incitmeden borcunuz zamanında veriyor diyor Peygamberimiz.
Allah'ımız iki cihan güneşi o Hamlet Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emrine ittiba, bu Ar-ı Kerim'in sınırından, Hadis-i Şerif'in sınırından, vakfın büyüklerinin, büyüklerinin Muhyiddin-ül Abidin gibi, Mevlana Celaleddin Rumi gibi, Bayezid-i Battami gibi, Mahmut-ı Keri gibi, Evet. İfa-i kil, hile ve mizan yani öyküsü, dağıtısı insanın üzerine boştur. Yani para azılısını iyi kullanmak bir adamın üzerine Allah'ın emanetidir. Çıkmayacağın birini bir yer çıkacaksın herhalde. Taahhüt eder, ürkütüyorum. Birisi öğreniyor adamı kitapta gördün, başına varmışlar. Mehmet amca buyur. Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enla Muhammeden abdüu ve Dilini göstermiş, delirtmiyorlardı. Başka lafı konuşuyorsun, yemeyeyim değil diye meyliyorsun diyor. Terazıyla diyor. Terazıyla bakkalın diyor. Bakkalın, şeker, pilik vesair dağıtıyordum. Onun tozunu bir gözüne silmezmişsin.
Toz ağırlığı kadar hak geçirirmişsin. Terazının dili dilini tuttu da bu kelimeyi diriltmiyor diyor. Ya çekince böyle metileyi, gözlerini ilk birini koparıyor sanki. Dağtar sana çileleri koyun öteki gelene kadar hemen taktır, baktın deyip verirsen sallandılar kurtululmayanın Allah'ın azabından. Bunun hakkında da konuş. Hadiste geldi ki, hadisin geldiğinde okumayacağım, halini şöyle vereyim. Şimdi vakıf daralıyor Allahu alem. Kardeşlerimizin seni bile yetişmiyor. Hemen devam edeyim hemen. Beş hasılatı seyyieye beş türlü, beş türlü ceza verilir Peygamberimiz. Beş türlü, beş türlü kötü feyile beş türlü ceza verilir. Dinliyorum hocam. Yani öyle dinliyor ki bütün vücudumuz benim kulak kesilmiş elhamdülillah. Ben her yerimiz dinliyor. Cemaatimden ben memnunum. Allah da memnunum amin. Dört kışa yedi iklim virgüle rizikti, bütün dine ait kitaplar aldı. Selam ve mektuplerini alıyorum.
Allah'ımız buraya da o neşeyi lütfet bir ara. Neymiş hocam o göç beriye, göç zarar. Birincisi, bir kavim ki nassı ahdelerler. Bir kavim ki ahdini bozar. Ah diler ahdini bozar. Anlayın. Allahü Teala onlara adullerini tasallut ettirir. Adulleri, düşmanları musallat olur, illa ki geleceğim seninle de. Yani konuşmuşken hatırıma geldi, gene söylenir. Arabus bana ciğerlerimiz büyüyen oldu din kardeşlerimize. Lakin o nasır denilen adam ahdinde Allah'ın verdiği iman ahdinde durmadı. Polislere meyletti. Allah bütün Müslümanı ağlattı onun yüzünden. Kendi ve dördün radyonun başında ya, öldül dam diye ağladı. Çünkü düşman bir buçuk milyon, geldiler yüz milyonudur. Ahdini bozdu mu diyor Allah. Ahdini bozanlara düşmanı musallat veririm, düşmanı galip getiririm diyor Allah diyen. Anladın mı? Ahdini bozan şehit kutup gibi bir zatı bir sene evveli Allah diyor ki idam etti o.
Nasıl denilen adam da bütün üç damla alemi onun kitabını okuyan hepimizi anladık devletiniz bile oraya yazdı, dedi ki nasıra rahmet olsun, hasanlara lanet olsun dedi bizim devlet. Yani bu kadar zatları ahdini bozarsa Allah, böyle Müslümanları, Hacı Öztürk kardeşimiz diyor, şahın etrafında binlerce çadır var diyor muhacir gelmiş. Yalın ayak Araplar soğuktan yere basamıyor zavallılar diyor. Allah boşmalılar daha akla, terbiyeyle et beni Allah'ım. Nasıl boşanayım vaazdan ben? Şaşıyorum lan. Oradan çıkayım da ötekine geçeyim. Bu kadar bu kadar buyuralım bakalım. İkincisi bir kavim ki Allahü Teala inzal ettiğinin gayliyle hükmederler. Allah'ın Kuran'ının gayliyle hokum belirler. Anlarıyla fakirlik münteşir olur. Yani Allah'ın Kuran'ının gayri hodederse bir millet, onlar zengin olsa bile kalbi fakir olur, doymaz. Hocam sen hiç düşünme. Sen külsula senden zenginin yok sanki. Ne diyor öyle?
O apartman ne yaptıran adam, fabrikanı yaptıran adam, o şirketten tüzüp de o topoşçudan adamların yüz elli bin üç yüz bin lira borcu var. Fakirlik de elde bu ne? Başka fakirlik mi ana yok? Kar diye doymuyor herifin. Oturayım da Allah verdi karar yerim demiyor. Deliriyor. Bağır görse patlayacak açlıktan. Gerçi oradan da. Bir kavim ki, bir kavim ki Hilelerini noksan kullanırlar, hilelerini, terazilarını noksan yapanlar, anlara da rahatlıkla ahsolurlar. Onlara da kıtlık gelir. Kalme ile ekmek için düzülürler. Sonra aramaz, dağılmaya başlarlar. Allah çileyi, teraziyi düzgün kullanan Zümra-i Ebrara İlhak buyuruyor Ya Rabbi. Bunun için konuşuyordum zaten. Ve bir kavim ki, zekatı menyedenler, anlardan da yağmur hap sorulur. Zekat vermezler, yaz gününde yağmur yağmaz. Hoca ha rahmet bir hasret. Hocan ne yapsın? Amin. Ver Ya Rabbi. Zenginler zeketini vermemiş. Allah da rahmetini hapseder, bağlar.
Vermeyelim siz rahmete layık değilsiniz. Siz rahmetli insan değildiniz ki? Siz vermediniz. Benim verdiğimden ben de rahmetimi vermiyorum diyor Allah. Orman yokmuş da dağlar şöyleymiş de, cumraki bakımından böyleymiş de onun için yağmur yağmıyor, ona da bir şey görmeye başlar, kendi kendine fikir kullanır. Ne fikir kullanıyorsun? Allah kendi büyülüyor Peygamberimiz verdi zekat vermedi, oranın rahmetini keserim diyor. Dililerimiz baş okuyun okuyun şişiyor Müslümanlar. Her türlü de dördün rahmet verince üç beş sene evveli Hristiyanlarımızın yüzünden yüz senelik devirleri sen önünde götürdü. Yine o Allah duruyorlar Müslümanlar. Aynı Allah duyuyor yine. Doğru yola gelelim Allah aşkına. Çok şahadet okutturdum. Yine okuyayım. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatimler tevfik etti. Niye tekrar tekrar okutturuyorsun? Vavızdan olsun bir hisse alamazlarsa, bir şehadet okularsa bir kitapta gördüm.
Yani mağlup'ten meşrih'a kadar doksan dokuz günah Devam ediyoruz. Vücudu dil, evamir ve nevahiyi Allah'ın emrettiği ile farz. Allah'ın beş vakit emretdiğim ama farz. Biliyoruz savun, senet, hac, zekat, kelime-i şehadet farz. Bunları Allah emanet diyor. Bir tekili terk etmeye imkanın yok. Ben tekiliyorum ya. Terk ediyorsan Kuran-ı Kerim Allah'ın anayasasını çınlıyorsun. Anayasayı çınlayanların, mahsur boğazı idama geliyorsa yarın Kuran-ı Kerim'in, bu hadisi şerifin, Muhammed'in ana yasasını külliyenların yeni cehennem olacağını düşün de hareket etme başka türlü. Bu da fan, bu da emanet. Hududu din, dinin hududunu muhafaza. Dinin hududunu muhafaza. Nasıl muhafaza? Hangi cihetten muhafaza. Biz kardeşimizi kemiriyoruz diyoruz ki yavrucuğum ailenin başını ört, ayağına çorap giydir. Allah aşkına, sertriyle hayret, kadınları tepeden zın analar farz yok.
Filan fiyan hocanın kızları diyor, uyuyan geziyor diyor. Uyuyan geziyor, ona günah gelirle güzelim dünya geliyor. Ulamayül ehli cahillere gelir olur, ne kadar bir hoca günah ederse, elinde bir sırra durur da onun yüzünden öteki insanlar da filan hoca içiyor, gel de onun için içiyorsun derse, dik ki diye o hocaya yazılır. Sen kendini düzelt. Buraya süt alma. Buraya çıkınca deliklerin sende olsun da bize tesir etsin. Yoksa tesir etmez. Dinin hududunu muhafaza et. Hile ve kerevla oralar geçmiş efendim. Evamı ve nevahi'de Allah'ın emrettiğiyle emret nehyettiğinden de nehyet. Bu farz senin üzerine. Şah'ta İslam'ın Abdül mükellefin üzerine farz olan şeyi yazarken otuz iki yazanlar bunlar. Biz otuz üç yazarız. Niye elli yazılır? Saçı elli dört farz. Daha çok daha otuz üçünü bir araya topladık biz, onlarda otuz ikisini toplamış. Ömrümüzde bir adamın üzerine teamül etmek ya arz olur ya yılmaz.
Çünkü sur yerlere geliyorsun. Emri din ma'ruf külle iyilikle yavrularına, komşularına elde etmek, kötülükten lehk etmek herkesin üzerine vah, onu yazmışlar onlar. Kovuşuna şu iyiliğini yaptırmezsen hocan durma söylemeyince lafım meflinse sen de komşundan öyle meflinsün. Hocam neme lazım benim canım. Sakın Ziya Paşa dinliyor mu bizi üç şeyi mahvetti. Neme lazım, neme gerek bana da çirkinla bu yolla makbul olur diyor Ziya Paşa. Yani yeme lazım, yeme gerek, bana ne? Bununla makbul olurlar. Peygamberimiz de ne duyuyor buna öyle? Bir insan vapura girerse, vapurun damarını bir adam oyarsa, itina su girerse, inmeden evvel gören Müslümanlar, vahiy da ona lungur da vurmaya başlar. Ne yazayım arkadaş? Ben vapuru geliyorum ama hepimiz suya takoluruz. Ey Müslümanlar diyor. Siz İslam vapurunun içerisindesiniz, sıratı görmeden cennete geleceksiniz diyor.
Allah'ımız, Peygamberimiz bize canlı yolcu olacaksınız, inan yönünden. Ne ezrin gerisinden? Surat niye eydi Ya Rabbi? Görmedik beş vakit namaza devam ettiğinizden, İslamiyet'i iyi muhafaza ettiğinizden göstermedim diyor Allah. Göstermedim. Kırdayınca kırıştay keskin, gecenin karanlığından karanlık ama amma sizin için öyle değil, siz eşkilalardan değilsiniz. Demek ki vapura binen vapuru gelen adama, varın kafasına yükleyelim suya bakacağım diye öteki öteki namazını getirirken öteki orucunu yerken öteki milletin ağzına yüzüne settilerken, öteki fenalık yaparken, o kumar oynarken, o kravatı içerken, o namışık Lut karını helak olurken yarabbim, niye bunları hayret ettin diyor. Yetmiş bin kişi teheccüd namazı kılardı. Rivata girenler azdı. Çoklar ağzın kafasına vurup da ıslah etme derken o memleketi mahvettim diyor Allah. Şükret ye de yine in odasına geldi değil mi? Ona sabrettin.
Abinin çocuğuna dülenin, komşuna dilerim. Şimdi senin kızın illeden diyor yürü etap diyeceğim diyor. Yürü kurtul da hanım. Yakanı kurtar. Derdin vapuru bir kere, deldin. Vallahi artık sıra şu girer, yarın cehennem dibine kadar çökersen o zaman görürsün. Allah cümlemizi ıslah et ya Rabbi Hocam emri bil maruf nehyi ali münker. Şöyle iyilikle emretmiyorsun, okuyun tek Zahmet çektim bugün size. Beşi rivayetin ikinci rivayette Ebdallu alelhayri kefaidi. Ve nur-u halliye delalet eden kimse o hayrı işleyen gibi nankör olur. İyilikle emreder de bir çocuk onun iyilikle emrettiği kitabı din kitabını okursa onun okuduğu müddetçe o kitabı satın alıp da verilmese bile onu ayıktırdığı için bir Müslim sevabı onun üstüne yazılır. Şu canlıyı yaptırmış bir saman çöpü kadar yardım verenlere, bütçemi hayrete yardım edenlerden Allah razı olsun. Amin.
Bunun içinde ne kadar namaz kılınır, kabul olursa bir misli bağırtlak kuşunun yuvası kadar yardım eden ha o sevabı aynen yazıyor. Hoca kahveyi yapanları ne oluyor ya? Hazinevi yapana ne yapıyor ya. Sinan'ı yapana ne yapıyor ya. Ula hala yapana ne yapıyor ya. Onlar içinde ne kadar fuhşiyep işleriyorsa onu ilk yapanın defterine yazılıyor. Ne kadar yapılırsa ötekinin günahı, aynı bir mısra onun üzerine yazılıyor. Fünde al defterini doldur, al. Fenselov oldun bu işe. Baban kürsüler mi düştü? Ne olacak? Düğün değil işte, rüyati iş diye belletti mi diyor adama? Filanın çocuğuna, filanın çocuğuna ben bellettim. Onlar da dahil rüyati içerse bir misli günahı senin babanı vay buna. Ne olur Murat içmek de? Tövbe tövbe tövbe tövbe yarabbim. Murat'ı bir kimse şişesini ele alırsa, ağzına götürmeden içinden imanım diyor ki Allah aşkına, gülme benim üstüme. İman diyor ki ben çıkayım de öyle iç.
İman gölge gibi kalıyor üstüne, imansız olaraktan rakı içiyor. Zinaya uşağıyı çizerkene beraber, yemin ediyorum zina zina ayıracaksınse buraya çizerkene beraber dur diyor zina etme, ben içinden çıktığım diyor iman. İman gölge gibi kalıyor da öyle zina Allah göster be Müslümanlara Ya Rab. Var değil vaaz vermiyor. Oy nasıl deyiveriyorum. Bilmiyorum ben kimseyi tabii. Allah kusurumuzu affetti Ya Rabbi. Daha devam ediyor. Daha devam ediyor Evamil ve Nevahi Cenab-ı Hak'ten gusül de üzerine has, Cenab-ı Hak'ten gusül de üzerine büyük bir analar iman dolu. Hiç korkma geldim ben. Yani imanımda benim acab nasılım ona bir şüphem geliyorsa, böyle cünüp olunca gusllene kadar işin bitiyor, dalga üstüne yüklenmiş gibi oluyor mu? Oluyor Elhamdülillah. Korkma, hırt ve analar imam doğsun Elhamdülillah. Müjdem geldi mi onlara dedim.
Yani husletmez de o alemlerin, o rasafların, o şiailerin Peygamberimiz bulunuyor. Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak. Yetmiş üç fırkaya. Bir Teci Ehli Cennet ve yetmiş ikisi Ehli nah büyüktür. Aman hocam biz var mıyız? O biz o fırkadayız elhamdülillah. O bir fırkada fulaha Resulullah diye sordular. O fırka benim ve ashabımın ehli sünnet vel cemaat, benim ve ashabımın Kuran'ın ve hadisin yolundan yer yemler kurtulacaklar, cennete dahil olacaklardır. O dört mezhepte olan yani Hanefi, Şafi, Maldi, Yani Onlar bize diyor bin defa yazın kulağın duymaz ki Kuran burada gelince, kulağın duymaz ki Elhamdulillah. İçimize iman kök savmış Elhamdulillah. Buyuruyor Allah. Umlarımın darb-ül misal olarak hurma ağacından elma ağaç ne olursa olsun ağaç. Ağaç gibi kökü imanın kalbini tutmuş dallarıyla gözlerinden, ellerinden, ayaklarından belli. Neyi belli? Nasıl sürmüş?
İlani var da onun için zekat veriyor. Yani bak elinden fışkırmış iman. İmani var da onun için oku tevhidi. Kalbine kastı Dila ikrar, kalbine kastı geliyor. Korkar diye Müslüman artık. Hani haldirillah. Süme sümme Elhamdulillah. Onun için böyle fena mezheplerde ve olmadığımız binlerce aklımıza şükür Elhamdülillah. Alemiler nedir? Söylemedim. Onlar der ki o kafirler. Der ki dinsizler der ki Peygamberlik Hazreti Ali'ye geldi diye Hazreti Muhammed haksızlığı da elinden aldı. Bak şu kafirin yedi heziye bak yahu. İki cihanın bu yaşını Allah ilk hafız işte geldi nurundan hak etti. Bütün peygamberleri onun nurundan hak etti. Alnının terinden ulamaları hak etti. Bütün mevcudat Hazratı Muhammed'den oldu. Düşmüş pis olmuş bütün hebe leke hıyar mı yum diyor. O bir hıyar mı yum diyor. Buna misal veriyor. Yani cünub olunca o an kötü yere mi yum, bütün gusül mü der? Allah cünuben sebta halim buyuruyor.
Cünüven olunca cemaliyle tabağa vur edin. Çünkü o menü çıktığı zaman vücut terler, telleri zaman vücudun manevi olan yani şey varsa söyleyeceğim doktorların ne dediğini Hava alan menfezler kapandığı için tıbbi olarak kapandığı için, kusluyla Allah emrediyor ki kullarım sahata kavuşsun diye. Beni nüzul zamanında Allah onu vurulduğu için bütün vücudu onun için cünüp oluyor, baştan ayağa husletmek farz oluyor. Hem mübalağa gayret ette de bihul edin diyor Allah. Burnumuzu, arzumuzu, ceviz vücutumuzu tepeden tırnağına inna koyacak kadar yer kalmadan husledin diyor da o kafir de böyle diyor. Bu ara Müslümanlar şimdi hocayı dinlemeyenler, Dinleme, kaçıp kapıya kokulanlar onu dinliyor, seni dinlemiyor imanını, itikadını yok yerine görüp makbul alıyor. Allah'ımız kurban olduğum vallahi gençler sizin gönlünüze bakıyor kuzum. Biz işte en küçük hocamız benim eline geldim, eline geldim.
Ve yani bütün ihtiyarlaşmış bu canlıyı kim dolduracak? Bu vatanı kim muhafazanacak? Bu dini kim elinde tutacak? Sizin gibi gençlere ya ma'yetim bükün biz geliyor ahirete artık. Ne dememiz yetmiyor bizim. Onun için hukbunu, naladını, farzını, şın yatını, belleği ahrete girerken yüz ay ile git inşallah. İnşallah. Otuz yerel insanlara bahşiş olarak bir ay verdiğim bağınızı bahşedeyim de varsın, birer gülecez inşallah nikahlar. Dinle daha veyahut hüzün kulak da emanet. Kulağın emanut olur muca? Evet. Kulak emanet. Vağız dinleyecek, Kuran dinleyecek, zikir dinleyecek, kol dinlemeyecek, güm yok dinlemeyecek, çarpı dinlemeyecek, iftira dinlemeyecek, iflah dinlemeyecek. Onlara harcarlar bu kulağı, o çalkalayı niye harcarsan huzur-u ilahide benim emanetimi nettim diye yakamı gett verelim mi?
Koca peygamberden Musa İsa kitabı kavimine tebliğ ettin mi ya Musa Ya İsa dediği zaman Allah'ın korkusundan diyor koca peygamberlerin tel yerine yüzlerinden kanderidir diyor kitaplar. Allah'ın huzuruna dinince, onun benim emanetlarını ilettin dediği zaman insanın yüzünde adalet, narinden zor. Utanma, narin, yani bir alan zina ettiği fenalık yaktığı kadınlar getirsen şuraya yerlere geçemedi. Ellerini haciz sanamırdı. Allah'ın huzuruna, ıatı içtinse o şişeyle varacaksın. Sırara üstünse o numara varacaksın. Hırsızlık ettinse ise seni götürecek kadar sırtına gurbet verecek, deveç aldınsa o omuzunda olarak varacak. Yirmi mülkünden bir karış toprak aldınsa yedinci kat yerin dibine kadar doğasına takılacak, Allah'ın huzuruna onu olacaksın. Onun için kurban olduğum Allah bizi doğuluyordan çıkarmayalım. Öyle oran olmasa burada böyle senin gibi gaybi bilirim.
Yahut ayn, yahut hüzün, yahut diyet, ricil ve karın bunlar emanettir. Demek göz de emanet göz. Zinaul ayneynü en nazar gözlerin zinası haylıkla elim gürzula bakan. Hazreti Osman-ı Zinlerinin ziyaretçisi geldi. İçinden bunu zina etmiş değil mi dedi. Haşa Ya Osman vallahi biz zina etmedi. Yok siz itmemişsiniz de dilinizin gözü itmiş. Benim gözündeki keramet ve filaset görmüyor. Deyin mi köyde yalnız mı dedi. Hepimiz birden tövbe olsun dedi. O zat dedi ki gelirken öbür gazına baktım yeniden bir de şehvetle bakmıştım diyor. Şehvetle baktığın hüzün zinadır Müslüman. Allah aşkına din darbesinin ailesi, mağusu, varlığı, mis ki bütün emanettir O şekilerdik. Belim gurusa geçseydi. Komşum emaneti sana düşeydi. Bir uzvla nahoşuna tasallut mü ederdin ona bakar mıydın? Elbette bakardım. Niye gözüm geçerken yerin bu işine böyle dikilip de bakıyor. Bu ve emanet diyor Allah. Bakmayın kullarım diyor.
Bakmayın kullarım. Daha yet. Zinanın lisanı caiz olmayan kelamı söylemek. Yani elin ırzünü yanına almış da kıpır kıpır konuşuyor onu ulan. Al-i zina din zina etmiş gibi günah. Ne olur bir de hocam sen? Hep ben bilmiyorum. Bak sahife yüz yirmi ikinci, Tenzul-İhhan, cahil sahir Hadis-i Şeriflerinden okuyorum. Bu da böyle. Elini zina etmesin diyor Peygamberimiz. El zina var mı? Evin kabulüyle tokalaşın şimdi onu yeterli sayıyorsun vallahi. Evin kabrinin eri sana derdin ya, ondan sıcaklık iki tarafa şayet var mı? Zünayı üzgülüdur ha. Yapma diyorum ben sana. Zararlı yere kadar veriyorum. Niye bağırıyorsun ya? Öfkelenmiyorum da yalnız gözü artık buradan kır adamın esiye düşeceğini görürse, bir şeyden aşağıya yuvarlanacağını görürse Alman dürüstmedir. Alman göçmen değildir. Ne için böyle diyor? Onun arkeüğünden diyor. Hocan sana yirmi iki gündür böyle yirmi gündür ağız veriyor.
Şimdi Kış gününde fanleti ter olmuş da yani bana bir şey versin diyorsa başka çok yere güverdi de oradan doldururdu gözlerini. Komşu olan yere geleyim de saydam olsun dedim size. Allah rızası için yani cehenneme bu hudruzu terk edenler düşeceğini gördüğü için öyle söz verdim. Süpürge konuşurum dedim. Kendimi yollayalım dedim. Şimdi boğazım tahammül etmiyor. Sükürt dedim diyorum. Boğazımdan bağlılık geliyor. Bu da aklınızdan oluyor Sarp. Ben bilemiyorum. İradenin elinde olmuyor. Teyiteyle iyi varmıyor. İyle çıkmıyor. Sözümün dalına olmuyor. Bunları hep bin Allah yine batıl üstünden geliyor, benden geliyor. Sanki gözünle Allah'ın, gözünle Allah'ın, bütün vücudumla Allah'ın. Yani siz ters aldığınız, inlendiğiniz, hoşlandığınız bir şey varsa Allah'ınızdan bulunulur. Bir usul var, bir günah var, bir suç varsa o suç doluydu çünkü.
İyi okuyamadığım için, iyi dinleyemem için kusuru benzetiyorum, kusuruma kalmayız. Böyle birlikte bitiriyorum, daha tükendiğin yok, dendinin. Çünkü putlerle bütün şerif bitti. Salli ve Sellim ve Barrık. Yarınlara böyle toplandığımıza Elhamdülillah. Muhammed ümmetin olduğumuza elhamdülillah. Farz olan oruçları tuttuğumuza Elhamdülillah. Cümle, ufyan ve tuğyanlarımızı sildirerek Hasanata tebdil et ya. Hasanata tebdil et. Şu cami-i Şerife ve cemi camilere cem olan ve rahmet-i ilahiyyenin boyun bükenleri mesrur et ya. Ben yol et ya. Adil et ya. Canlarımız hukuma gelip el ele, ayak ayakla celiyi alza birbiriyle, elle de el fırak dediği gün. Gözlarımız semaya dikilip, yaylımızın doyum güttüğü gün. Allah, Allah, Sevgim bebeklerimizi kafirler şimdisuna taktırmadan. Sevginin namuslık kapılarımızın üstüne komünist bar şapkası bir saatinde cehenneme layık olmuş yetmiş bin kişiyi affederim diyorsun.
Gelin buna yok, çok yok Ya Rabbi. Ne olur affet ya Rabbi. Resule-i Uzmamız olan Hazreti Muhammed orbet. Kerbela'da bir itim su yerinde, hakkım helal olsun dedirttiğin Hasan Hüseyin Hoca Hazretleri'de, camide, camide Kuran-ı Kerim okurken biri kapılan kısığıp Kuran'ın üstüne şehit ettirdiğim Hazlatı Osman Hazratı Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin hürmetine, kusurlarımızı affet Ya Rabbi, Vesile-i uzman hürmetine, Hazratı Muhammed hürmetine, Hazret-ı Muhammed'e karşı olan sivri muhabbet hürmetine, ya Muhammed, ya Ahmet, ya Ebell-kasim, ya Sahibi Şefaati Vel' bürhan. Durupsun? Gerçi gariğ-i derya-i günahız ya Rasulallah. Velakin lütf-i ihsanına muhtacız ya Rasulallah. Şefaat kıl, şefaat kıl, şefaat. İsteriz biz Ravzandan bir himmet.
Kaynak: Genel
İslami Hayatın Temelleri ve Zekatın Önemi | Mihmandar