İslami Hayatın Temelleri ve Kadir Gecesinin… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
İslami Hayatın Temelleri ve Kadir Gecesinin Maneviyatı
İslami Hayatın Temelleri ve Kadir Gecesinin Maneviyatı kaydında Eğilikle emretmek, kötülükten nehyetmek, şah uleması şah. Beğüt ulemaları. Abdül mükellef'in üzerine bilmesi lazım olan fazlar kaç tür der? Otuz üç dedik biz, onlar otuz ikidir. Ne niye otuz iki der? Biz dedik ki altısı imanda, beşi İslam'da, dördü abdestte, üçü usulde, üçü tennimde, on ikisi salatta, otuz üç eder dedik. Onlar dediler ki…
Eğilikle emretmek, kötülükten nehyetmek, şah uleması şah. Beğüt ulemaları. Abdül mükellef'in üzerine bilmesi lazım olan fazlar kaç tür der? Otuz üç dedik biz, onlar otuz ikidir. Ne niye otuz iki der? Biz dedik ki altısı imanda, beşi İslam'da, dördü abdestte, üçü usulde, üçü tennimde, on ikisi salatta, otuz üç eder dedik. Onlar dediler ki fırsatı elli iki tane farz var. Araya mühimleri toplanacağız ise altısı imanda, beşi İslam'da, dördü abdestte, üçü usulde, ikisi Emri bil maruf nehyi anil münkerde, on ikisi salette de teyemmüm insanın başına ölümünde bir kez gider ya lazım olur ya olmaz. Onu sonra insan derler. Lakin iyilikle emretmek, kötülükten nehyetmek her bir insana farzdır bu. Her gün oğluna da diyeceksin, kızına da, ailene da, çocuğuna da, akışına da, aklasana da, ta yok altına da, mühinlere de, mühin yaslara da Eyüp vereceksin. Yalnız hoca ne yapsın bir hoca? Ne yapsın?
Herkes birbirine öğütçi olacak da bu din hali öyle korunacak inşallah. Daha on biri veyahut cenabetten gusüldür. Cünüp olunca rüşvet etmek Allah'ın emanetidir. Kağıtlarını getirdim, imkanını bulamam, konuşamam. Aş tarafa gust için geldim, yapamıyorum. İnşallah yine bunu ikinci plana koyuyoruz. Demek ki cünüp olunca gusnetmek, cenabet olunca gusnetmek, hayızdan kurtulunca gusletmek, nifasadan kurtulunca gusletmek, gece düşün azar da yatakta yaşlılık bulursan gusletmek, yaşlılık bulmaz da, onu iyayı görür de huru çıkarsan gus etmek istemez. Lakin hiç rüya çok ağır gelmiş, hiç belleğememiş, yaşlılık buluyor. Ne yaşlılık olursa olsun gus etmek üzerine farktır. Daha çoktur, konuşamayacağım düğün. Devam ediyoruz. On ikincisi, Allah'ın emanetinin on ikincisi, kendini haram fiilden korumak, haram aletlerini ellere sarf etmemek, kabul ve erkek namusunu bozmamak da emanettir.
Bu emanete hıyanetli bilenin yeri cehennemin gibidir. Zinadan da çok bahsettik. Bundan da geçiyoruz. Satı her gün konuşuyoruz. Allah Kuran-ı Kerim'de buyuruyor. Zinaya galip yakın olman buyuruyor. Dün de konuşmuştuk, onun için konuşamıyorum. Zinaya yakın da olman. Hazreti Ömer radiyallahu anh efendimiz. Bak elinde olsa götürüyorlar dibini. Zamanı hilafetinde. Bir genç de aynı namazdan gelir giderdi. Kadının biri ona bluz gitmişti. Birkaç ay takip etti. Bir gün yatsın ayı, yatsın ayı. Bana yardım edene Allah yardım etsin dedi. Bağırmaya başlayınca dünkü gibi aynı, hemen girdi oğlan. Ne oldu dedi. Senin aşıkınım. Üç aydır takip ederim benimle bir olacaksın. İmkanı yok. Ben beş vakit namazını kılan insanım. Buyuruyor Allah. Namaz fuhşiyetten, münkirekten nehyeder. Ben kurtuldum zinadan, yapamam ben dedi. Sen yapamam ama ben zorla yaptırırım sana. Sana zorla zina ettiririm.
İslami Hayatın Temelleri ve Kadir Gecesinin Maneviyatı ne anlatıyor?
İslami Hayatın Temelleri ve Kadir Gecesinin Maneviyatı kaydında Eğilikle emretmek, kötülükten nehyetmek, şah uleması şah. Beğüt ulemaları. Abdül mükellef'in üzerine bilmesi lazım olan fazlar kaç tür der? Otuz üç dedik biz, onlar otuz ikidir. Ne niye otuz iki der? Biz dedik ki altısı imanda, beşi İslam'da, dördü abdestte, üçü usulde, üçü tennimde, on ikisi salatta, otuz üç eder dedik. Onlar dediler ki…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 15 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İmkanı yok kadın dedi. Gece yansına kadar birini kucaklamış, yalvarmış. Zelre kadar kesilmiyor. Zelre kadar bozulmuyor. Senin gençlerin de, senin gençlerin de iradenin cüz'iyyesini, iradenin cüz'iyyesini helak etmiş, zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın zın z yine hislerini ver mevzu. Beni çok yalvartın diyor. Beni çok yalvartın. Vakit geçiyor ve zina edeceksen. İmkanın muhttibi. Vallahi dedi. Yağlıkların imtihan dedi dünkü gibi. Banrırım, komşuları bütün hallaya doldururum. Deve deve seni öldürtürüm dedi. Ölümlaya razı değil, zinaya razı değilim. Çünkü Allah'ın huzuruna çoklu olarak varacağı güzel olur. Tövbe et kardeşim. Tövbe et kardeşim. Bırakı içtinse tenve et. Günahtan tenve ile o günah hiç etmemiş gibi olur diyor.
Yalnız kocanı bir kadınla zina etmişse, hocasının huzuru var onun. Hani anlaşılır mı? İmkan var mı? Delirdin mi? Geldiğin zaman annemin çatından vurmaz mı seni? Yalnız Rabbim göstermesin. İnşallah yoktur cemaatimizde. İnşallah olmaz ya, Belki olur diye konuşmamız lazım. Diyor ki, ben bağırılıyorum şimdi. Bağırı çığırt, çakla benzine ikna ki. Bağırmaya başlıyor kadın. Yetişin huzuruna geliyor diyor. Kahrolasıca Allah'ın gaza bile uğrayınca. Yağlılarını iter yetişiyor, komşular laf anlamazlar. Vuruyorlar gözüne, başına, dalına. Her yerinden kan revanılıyor yavrunun. Sürüyü sürüyü camiye getiriyorlar, kadın da geliyor, Hazreti Ömer namazı kıldırıyor sabah namazını. Mihhaptan geliyor bakıyor ki, kendini beş vakit namaz kılan genç kafalarından sim sim kan geliyor. Kadının birisi orada şikayetçi, saçı başı yolup, yanığı yırtıp o orada ağlıyor ırzıma dokundu değil.
Yalancı, etrafı şahitler dolu böyle. Getirin o genci kadını buraya diyor. Getiriyorlar. Bir şiddete geliyor, külliyen dışarıya çıkıyor, elbiselerin Hazreti Ömer'i. Allah'ın bir ayeti var, ben buna inanıyorum diyor. İnanmıyorum. Çünkü Dersle kıstamaz lan bir çocuk bu zina nehy et diyor. Oğlum, dolmuş söyle, ne oldu sana diyor. Söyleyecek takatini koymadılar ya Ömer. Deve deve köfteye döndürdüler ya Ömer. Ben üç aydır buradan geçerken o havlu kapısı açılırdı, ben yönümü böyle dönerdim. Bir ihtiyar kadın bana yardım edene Allah yardım etsin diye bağırdı, kopuştun. Kapıyı kilitlerler üstüme şuk vız, bana gece yarısına kadar yalvardı, isteyeni vermedim. Senin namusunu hakim ay ederim diye de yalvarımı yoldu, çevirmeye başladı havluların üstünden bu adamların suçuyla hopladılar, bana istedikleri kadar vurdular ya Ömer. Bunlara helal olsun, zinayetlerin verdiği işi dolaşsın.
Kadın mesele böyle mi dedi? Bağırdı Hazreti Ömer, hiddetiyle böyle oldu ya Ömer dedi korkusundan Hazreti Ömer'in karşısında kim yalan söyler bilir? O kadını biliyor musun ihtiyar kadını dedi. Şahsını gördüm bilirim. Bütün Medine'nin ihtiyar kadınını bir sıraya tıktılar o kadını buldurdu hazırlattı Ömer. Bir merkebe ters bindirdi. Medine'de dolaştırdı, dolaştırdı. Medine'de sürgün etti onu. Eller böyle zinadan kurtuldu, dayak yeriyle. Sen keyfinini zina için zurngır zinaya mı giden? Allah'tan haya etmen mi? Peygamberden utanma mı? Mı? Dininden utanmaz mı? İslam dininden utanmaz mı? Daha var mı efendim? Cenabıetten gusül dedik ve veyahut dedik haram failden algalarını muhafaza dedik. On ikincisi yahut ayndır. Gözünden Allah gözü emanet verdi. Hüzün, kulakları emanet verdi. Kulağın lakabı, gıybet, iftira çaldı vesaire. Dinledim mi? Dinledim.
İlk görünüşte gelirken bakmıştım, kim olduğunu bildikten sonra kafamı yere eğdirdim gitti. Korkma öyleyse. Yeniden döndüm döndüm baktın. Onun yüzünden lezzet aldın baktınsa. Göz zinasıdır. Konuştunsa, bir araya geldimsa, zina kelimeleri konuştunsa kulak zinasıdır. Ve on beşincisi yettir. Elim emanettir. Elinde kimseye hakaret ettin mi? Elimle zulmettin mi? Elimle faiz aldım mı? Elimle rüşvet aldım mı? Elinde sırra tuttu mu? Elinde Irak'ı tuttu mu? Elinde mal çaldım mı? Elinde Kuran tuttu mu? Elinde efendim hayır hasenat yaptın mı? Elinde zekat yerdin mi? Elinde sofra yerdin mi? Böyle Allah'ımız soracak tek tek. Cevap verdiğin zaman iyi taraf kurtulacak. Emanete hıyanetlik ettinse Allah'ın emanetine mes'ulsün, mes'ulsün, mes'ulsün. Veyahut veyahut vicildir, ayakların da emanet. Emanet olduğu geldiği, öldün mü ayağında ne de, suyu çekilmiş değirmen gibi kalıyor.
Hep emanet, Allah sana emanet olarak veriyor. Ayağınla dükkan dükkan dolaştın, köy köy dolaştın, Müslümanı birbirine tutturdun mu? Fitnecilik ettin mi? Ondan oraya yalan laf taşıdın mı? Fitne uykudadır buyuruyor peygamberimiz. Kim fitneciliğini uyandırmaya girerse, uyandırırsa onu uyandıranlara lanet olsun buyuruyor Peygamberimiz. Lanet olsun. Ayağımla, ayağınla yolu bıraktım da elin tarlalarının içinden gördün mü? Yetim tarlalarını çınladı mı? Ayağınla kahvelere gittin mi? Ayağınla gazunelere gittin mi? Ayağına duvarlara gittin mi? Valılara gittin mi? İsyana gittin mi? Gittim mi Ya Rabbi? Emaneti kaldırdın üstünden. Allah'ın emanetini reddettin. Allah, kurban olduğum Allah, bütün azamızı, bütün azamızı senin emrin haricine çıkartma Ya Rabbi. Bize kudret ver, kuvvet ver Ya Rabbi. On yediincisi, karındır. Karnım da midem de emanettir. Hasta evlat yarısını kesip atıyorlar.
Gücü yetmezse öldürüyor geliyor. Hep emanettir. Onu haramla mı doldurdun? Helalla mı doldurdun? Yuttun bir lokmaya haram mıydı? Helal miydi? Bilemiyorum hocam, bilemiyorum. Beni şaşkına gönderdin bu ülsen. Hangisinden yalancıla şaştın. Her taraf usul oldu bizim yahu. Hiçbir Allah'ımızın aklından konuşmadın. Ne yapayım geldin huzura. İfadeyi Allah'ımız alıyor. Allah'ımız alıyor. Kuran okundu karşısından. Buraya cahildir. Onun için buraya uyacağız mecbur. Ahkardır bu, okuldur. Buraya uyduğunuz zaman kurtulacağız inşallah. Onun için böyle bitiriyorum. Altı kimse hasüd tacir hıyana fişira. Bir Hadis-i Şerif'in karşılığı bu. Sıhhatimiz beş kaşık dakika var. Yetiştireceğime aklım kesmiyor ya, burayla konuşman için hazırlamıştım. Birçok da bu hakka dair kitaptan kağıtlar getirmiştim. İmkanını bulamayacağım. Bir kısmını konuşursam yarın bir kısmı inşallah başlarız, bitiririz inşallah.
Altı kimse girenara, altı kişi cehenneme girecek diyor Peygamberimiz. Geldi buyuruyor, ben ne yapayım? E altı kimse Dirianara dediği o hayrul vera, veranın en hayırlısı, dünyanın, ahdetin en güzel, en hayırlısı Muhammedimiz buyuruyor. Ne baştan? Zulla hakim olanlar, zulme hakmedenler cehenneme girecekler. Hakkı zalim edip de zulle korkmeden, evinde yavrularına mahkemede hakimden, daha büyük, daha küçükten, kim zulmettiyse, zulme mahkum verdiyse onun yeri cehennemin dibidir. Zulmüne hakim olanlar, Ne diyor? Siz bilmez misiniz diyor. Zulüm dönük ağırdır. Utanılacak şeydir zulüm. Zulmettiğin adam öldükten sonra ciğerin yandığından bilmiyor mu zulının ar olduğunu? Pişman değil misin şimdi? Yaptığın işlere pişman değil, dizini dövmiyor mu şimdi? Keşke yapmasa mıdır? Keşke kafasını kırmasa mıdır? Keşke muhalif olmasa mıdır?
Devletin, devletin kanunladığını bir partinin için olgun olmayıp da birbirimize düşüp de keşke zulmeteydik demeyecek misin? Soruyorum, harp partisine soruyorsun. Adaleti nasıl tanıyorsun? Her kafi gözüyle bakıyor. Görüyorsun adalete soruyorsun. Biz hoca olarak vaaz vermen için aralarını bulman istiyoruz. Soruyor halk partisi nasıl baştan ayağa kafir diyor. Müslümana kafir derdin sen nereden doğsun Müslüman? Devlet aldı bunu. Bu mevzuya hiç girmek istemezdim. Devlet aldı bizi olgun zannetti. Sandığı başka, sandığa gelmeden başka particılık yapmayacak zannetti. Biz de olgun gelindik. Tahsilimiz yok. Kemal okuyup mü ezber tabakaya çıkamadık. Çıkamadı. Aklımız, fikrimiz güçsüz. Dört sene ezber ne yatan, dört sene barışmaya çalışın imkanı yok eder. Hocam daha doğrusu bu kadar ileriye götürdüler, buyur ki, yani Türkiye'mizde birbirine düşman gibi bakıyor.
Ben bilmiyorum sizin etrafınızdaki köylerden de bilirim. Bir köye iki canı yapacak kadar hakaret etme de birbirine. Orada ezeme gibi okunur. Orada okunur. Kahveleri ayrı. Her geceyi ayrı. O onun cümlem yetmez. O onun cenazesine gitmez. Nasıl Müslümansın sen? Nasıl Müslümansın? Biz gece burcumuz milleti vahdete anlamaya çalışıyoruz. Lakin oradan cinlenmem, oradan bir kerecik, oradan bir arsa Sana da bakıyor bir cinkın. Geliyor ki böyle banlıyor amma bu millet partısından. Öyle banlıyor amma bu TÜRKEŞ'in partısından. Böyle banlıyor ve bu harf partisinden bir dans bakıyor. Müslümanlardan hocayı savuştur da ıslah olmasıyla yaymak Çinli yaşayalım diye böyle diyorlar. Geçen bir genç bana geldi. Yanlardı, bizim sakallılarımıza iyilik diyor Allah aşkına deme. Genç olarak bir araya geliyoruz. Gel ihtilafı bırakalım diyoruz. Lakin sakallının kalbi simsiyah olmuş. Simsilah olmuş. Dönmüyor Allah'a.
Dönmüyor Allah'a. Ben vazgeçeyim parti kelimesinden. Elli elli liranın üstüne koyun. Nerede benim için Ya Rabbi hakkımda hayırlı ise onu kalbime ilham et Ya Rabbi diyeyim. Öyle yeğimi atayım böyle yiyor. Dört sene ilk elden şimdiye kadar binlerce küs insan var Türkiye'de. Yazlık denir mi? Komünist bundan faydalanmıyor mu? Mahsun bundan faydalanmıyor mu? Yahudi bundan faydalanmıyor mu? Nasrani bundan faydalanmıyor mu? Bütün kafirler buna keflenmiyor mu? Keflendiriyorsun, yazlık ediyorsun kendine. Canını cehenneme yakıyorsun. Zulüm büyük ardır. Cezu zulme Allah'ın andı uluhiyetinde zulmün cezası cehennemdir. Zulmün cezası cehennemdir, ateştır. Neye bağırıyorsun? Yirmiyor geçtin. Ramazan yirmiyi geçti. Sözümü toplayamadım. Zevkine Allah'ın adını doyamadım. Doyamadım. Sen de doymadın biliyorsun. Ben de doymadım. Elhamdülillah. Allah'ımız doyurmasın bizi. Nereyi doyurmasın?
Lağınızdan doyurmasın da. İhtiyiyeçlı olalım dinleyelim inşallah. Allah ilmüyle amelden alimler lütf etsin bize. Senin gibi taklit istemiyoruz dem bana. Onun için Rabbimiz Mazlumun evi de cenneti aladır. Zulveler için şifa araman, onun yeri ataştır, ataştır, ataştır. Mazlumun duası makbuldur. İsterse günahın içinde kalp olursun. Kalp olursun. Mazlumun duasının önünde perde yok. Doğru Allah'ı da gider. Demek ki zulmeden bu hil, evet efendim. Zalimlerin zalimlerden ders alıcı miskinler arkasıyla diyor Allah. Zalimlerden hak kalacak. Miskinlerin de kuvveti değilim diyor Allah. Ağlasın bana, intizar etmesin. Ah çeksin yeter. Onun emini barkını mahvederim. Bir hikaye çeker misin buraya? Bizim İbrahim Eken de diyanet kurulunda efendim öğe olan, ağza olan zatı vaazından dinlemiştim. Biz Bağdat'taydık diyor. Bağdat'ta tahsis ediyordum. Taksılım sırasında Medine-i Mürevveri'ye gittik ziyarete.
Esen okundu mu yoksa? Medine-i Tahirenin vücuduna giydim diyor. Sakala da çok itiraz verdim. Gençlerin sakal koyması davrumudur, nur aylıktır. Geçile yaval sakaldır. Peygamberin sünnetini tahrif ederdim. Lakin huzura giydirildi. Gece rüyamda sultan-ı Enbiya geldi. Dedi ki İbrahim sakalsız huzuruna girmedi. Ve o genç olduğu halde şimdi simsiyah sakal sahibi dindar bir Müslüman ve Türkiye'ye yetecek kadar ilmi var elhamdülillah. O zat der ki bizi gerdiriyorlardı. Bir harabaya vardı. Harabaya, bu harama nedir hocam biliyor musun? Bilmiyorum. Bu harama bir hükümdarın harabası. Bir hükümdar, şuraya bir kadın dur kadın iki yetimini muhafaza için, belki geçen bir daha konuşmuşum bilmiyorum. Böyle bir haydar attı, içine iki yetimini koydu ve kendi Bağdat'a devşirmeye gitti. Padişah da sarayinin orasına bir ev yaptırdığından haberi olmamış. Ava çıktı, ava çıkınca şu kümes ne şurada dedi.
Kled ne şurada dedi. Bir dul kadıncağızın iki yetimi var efendim. Padişahım onları burada muhafaza ediyor. Muhafaza ediyor. Kendine bağda toplamaya gitti. O işte tehlike kırıklarıyla paçavralarla kendine bir ev yaptı buraya. Görmediniz bile dana demediniz. Konağının manzarasına halel veriyor. Konağının manzarası bozulmuyor. Bana ne oluyor adam diyor. Ne yapsın komiser, polis ne emir buluyor efendim. Var mı yine daima hisk ediyorlar. İki yetim öyle, ısıyacak mini üstünde böyle pelvalık mi? Kızlanıyor. Ta ikindiden sonra ortalık soğuyunca tozları yarıp gelen kadın sükünde perde, onlara yemek getiriyor, yiyecek getiriyor. Toz yanıyor geliyor. Gelse ki evi yok. E ölüm mü ettiniz diyor. Şuraya bile anam padişahın serayü hümayi bulmuş. Şuraya insan bina yapar mı dedi. Ne binası? Bir hayma tuttu mu bu dedi. Şu iki yetinin vay kıpkırmızı güneşte geçmiş dedi. Elini semaya kaldırdı.
Boynunu Allah'a gitti. Gözünden yaş döktü. Ya Rabbi çocuklarımdan sahibiydim. Bazdala gitti mödü. Sen de Fatih'tiydin. Ölmedin mi? Niyeydin sen? Harika Zülcelal'ın gayretine sokandığı için o padişahın sevali hümayunu gendiğiyle, ailesiyle, maluyla mülküyle bir tufan koptu helak oldular. Bunun gibi, bunun gibi efendim, Hatem-i Hasan'ın başına da geldi. Oranın yüzünden de bir bina kayboldu. Gözümüzün önünde, medar-ı istihkarimiz olan koca İstanbul, yedi defa tarihlara bak, yedi defa altüst doğdu. Yirmi sıra zulümden oldu. Şaftığın yaptığı cehennem cennet bir yetimin boğazından bir kökeyi koparmayla alt üst oldu Shartta. Zulün, zulüm bir efendim atıl bumbasıdır. Herkes nerede der insanı? Türkiye'mizde kaç yerde olmadı mı? Yani sen diyorsun ki basınların neyin, efendim metin notu işlerinin neyin, haberini sen dinleyin. Muhammed'in haberini ben dinliyorum. Diyor ki maden patladı diyor.
Doğru söyle diyor. Peygamberimiz de öyle diyor. Diniyenin madeni patlıyor. Zilyediyor da ondan yıkılıyor diyor. Zencele oymaz diyor Peygamberimiz. İki şeyden olur. Birisi mazlum Allahsa dayanamıyor. Allah'ı anlıyor. Ya Rabbi diyor. Üstüne bir nazbuna zulüm olunuyor. Neredesin ya Rabbi? Halife Zülkela, emrediyor zelzele laf. Helake sokar mı? İçinde yensiler var ya Rabbi. Yensiler o zalimlere kayın oluyorsun. Bir araya gelip de zulmünü durduruyorsun. Herkes bana neme lazım diyor. Ziya Paşa diyor ki Türkiye'yi üç şeyi mahvedecek. Ne diyor? Neme lazım, neme gerek. Bana ne? Bu insanı mahveder diyor Ziya Paşa. Bizi de mahveden bu üç şeyi neme lazım. Neme gerek. Bana gerek. Sende bana var yanacaksın. Sen yerinde baldız deldeleyi uğrayacak. Diyor ki ikinci neden, ikinci yemin namusuyla, yemin geykarı ecnebi, bir anaya geldikleri zaman zinaya başlarken Allah'ımız üstünde zina oluyor ya Rabbi.
Dayanamıyorum, kurban oldun mu Allah diyor yel. Ne akinin? Sen bilin. Yenggele, genceme, genceme, ondan oluyor diyor peygamberimiz. Böyle bitirelim ve angaradan gelen Tayfur'un kayınbabası olan, keyfini koyan kardeşlerimiz var. Biz de sizin memleketinizin iman ve hapibi Hacı Hafız Halil Efendi'nin hutbasına mehdi yük, şimdi buradan keyfi olduğu gibi kaldırsın, memlerini oraya koysun, memleketimde keyfini alıp bende onu lacivert edeceğim. Gel bizim de ağzımızı alıp yadigar vur. Ben de sevdiklerimin hutbasıyla yapıp onu lacivert edeceğim. Onun için birdenbire yıpranman kardeşimiz şeylerini toplasın, burada çok rüzgarli geliyor. Tak mehabın yanına kadar oturmak istiyorum. Vücudum sizin için her kıyimin altından viiznillahi teala ters fışkırttı şimdi. Terliyim. Allah'ımız sizi de bizi de Hafızı hakiki olan Allah'ı yedi kudretiyle hıfz etsin inşallah. Hastalarımıza şifalar ihsan etsin.
Yettilerimize deva yıktınız. Dostlarımıza edalar ihsan etsin. Kusurlarımızı affetsin. Şu emanet-i ilahiyeye riayet edenlerden etsin. Cennet-i alaya girenlerden hurisini, kılmanını, nimetini, efendim nimetini lütfettiği kula cümlesine Allah'ımız ilhak buyursun. Salillahi ta'al-Fatiha. Kadir Gecesi hakkındadır. İnşallahu Teala, önümüzdeki pazarı, pazartesiye bağlayan açsam, Kadir gecesidir. Gönülleri ve kalpleri imanlılığıyla Allah aşkı ile dolu olan Müslümanlar, Kadir gecesi denilen bir gece vardır. Bu ismi o geceye Allah vermiş, Kuran'da bu bize hakkında üstadın bir sure indirmiş. İslamiyet nazarında bütün zamanlar kıymetli olduğu halde bu gecenin için Kadir gecesi olmuş. Bir sene içinde en büyük gece seçilmiş niçin? Aman için, Bizim peygamberlerimiz en büyük peygamberdir, onun ümmeti de seksen sene ibadet ezenler ve çok uzun ömür mü var? Bulunduğunu öğrendikleri zaman hayrette kaldılar.
Biz nasıl yapıp onları geçeceğiz diye meraka düştüler, işleri, yanmaya başladı, onlar yanar da Allah'ın inbadı durur mu? İşte, yetişti Cebrail. Ya Resulallah, ashabın ümmetin hayrette tanımamasın, merak etmesin. Allahu Teala seni ümmetine öyle bir gece ihsan etti ki, geçmişlerin amellerinden kat kat kıymetlidir, hayırlıdır diyerek, Kadir gecesini anlatan sure'yi okudu, sevgili peygamberimizde aynı melek içinde olduğundan, bu ilahi müzdere pek çok sevildi ve hemen Ashab-ı Kiram'a Kadir suresini tebliğ eyledi. Hayır gecesi ilahi nifakın insanlığa sohbet ettiği ilk gecedir Kuran-ı Kerim ilk defa bu gecede inmiştir. Eşeriiyetin ölümlü, vahşetli yasasını, gidi sahasını değiştiren, kainatın en büyük ve ebedi inkılapını yapan o Allah kitabı bu gece gelmiştir.
Dünyanın en büyük insanı Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, peygamberlik vazifesine bir fiil bu gece başlamıştır. Bu gece neler olduğunu Allah şöyle bana mı ver? O öyle bir gecedir ki içinde hazır gecesi bulunmayan, gecesi gündüzü ibadetle geçirmeyen, bin aydan daha hayırlıdır, o gece Allah'ı izniyle, emriyle, bütün melekler ve ruh her şeye ait lügatte hasıl, infazı için yeryüzüne emorlar. Sabaha kadar o gece müminlere selam dur, melekler selam okur, o gece baştan başa emniyettir, müminler her afattan emindir, o gece seksen dört sene ömür yaşayamayan insan için, Allah'ın ne kadar büyük lütfudur.
Bin aydan kazanılan hayli, fazileti, bereketi, Cenabı Hak bir gecede kazanmak fırsatını Müslüman kullarına bahsediyor ve büyük nimet, hatta seksen doksan sene küfürde kalıp da iman ettikten sonra, Kadir Gecesi ile bütün ömrünü temizleyem eren kullarına, karşı ne kadar sonsuz rahmettir bu. Aziz gecesini ihya etmemek ne kadar büyük zarardır. Zarna kadar aklı olan insan, o geceyi boşa geçirmez, o vursakı kaçırmaz, Allah'tan korkan hiçbir insan o gecede Allah kendisine hitabede iken vasıf uyuyamaz. Bu ilahi rahmetten nasıf için kalmaz, ne kadar zararlı gaflet, ne kadar hazin mahrumiyet, ne kadar acıklı bir ahmaklıktır. Sevgili Müslümanlar, muhterem kardeşlerim, eremezsin ya eresin veyahut da eremezsin. Kadir Gecesi'nin feyzinden bereketinden ne kadar istersen, o kadar nasip alabilir misin?
Uykuyu uyanıklığa tercih etme, zaten ömürler uyku ile geçti, lakayıp dua lüzum yok, Allah'ın hitabı karşısında Kadir Gecesi'nde insanlığımıza yakışan tazim ve hurmeti takılalım onun izzet ve şerefine layık bir ezetle bu mukaddes gecede kurutulmuş fermanımızı isteyelim. Cenabı Hakk'ın bizim itaatımıza ihtiyacı yoktur. Allah isyan sonuna vermeyi seviyor, mağfiret etmeyi seviyor, tövbeleri kabul etmeyi seviyor. Biz işte buna muhtacın, nankörluğun lüzumu yok. Şükre koşalım, kendellik yakışmıyor, vazifeye koşalım, Kadir Gecesi'nde bütün meleklerin arasında, bütün peygamberluklarının huzurunda, bütün evliyaullah edimahının önünde, utanmadan hiçbir mazereti yokken yorgana sarılıp yatmak, ne insanlığa ne de asıllılığa atışır. Hele kardeşlerin sabaha kadar kulüpleri de, kahvelerde kumarlayarak, vaktini geçirenlere rezilsiniz, Onları da Allahu Teala ismah eylesin ve bizim saflarımıza katsın.
Sevgili Peygamberimiz buyurur ki, Allah'a sağlam bir imanla, hazır gecesinin şeref ve meyiline inanarak, tam bir ihlasla, hazır gecesini kaza, manasıyla namazlarla, tövbe ve istiğfarlar ile hayır ve hasenatla ihya eden kimsenin günahları af olunur, buyurur. İşte muhterem Müslümanlar, Kadir gecesinin hayrını, günahlarının aslını, Allah'ın lütfunu, Habibi Kidrianın sefasını istiyorsan, Kadir gecesine iyi hazırlan. Hiçbir Müslüman kardeşine dargın ve hüsnü olarak Kadir gecesini karşılama, herkesle helalleş. Ana babanın rızasını almayı sakın unutma, bunu yapamazsan Kadir gecesi yoktur sana. Her hakkı bu emaneti sahibine teslim et, var böylece bütün yakınlarının katlarını hoşnut ederek Kadir Gecesi'ni karşıla. Bu hoşnutluk sana hem Allah'ın hoşnutluğunu kazandıracak, hem de hazır gecesinin bütün hayır ve şerefini kazandıracak. Allah'ın lütfetmeyeceği bilmek, vermeyeceği hayır yoktur sana.
Kaçırma bu fırsatı, kaçırma bu ebedi hayırları, şahıs ve işte Allah verecektir. Allah'u Teala hazlatları, bütünlikliği arzleştirmek hak ve hakikatten.