Şimdi kıymetli bacılarım, şer'an dinimizde kadınların camiye gelmesi biraz münakaşalı. Yok demiyorum, kadınlar camiye gelemez demiyorum. Yalnız ulema-i kiramımız, hele cuma namazına kadınlar gelmez zaten. Evet, siz ziyaret maksadıyla geliyorsunuz biliyorum ama böyle yolları doldurup doldurup bir de çıktığımız zaman böyle hep birden toplu, bu, bunlar hiç münasip kaçmıyor. Eğer gelecekseniz sorun sizinle kim alakadar oluyorsa ya üç gelsin ya beş kişi gelsin. Allah'ın izniyle elli seneyi bilirim. Elli seneyi Rabbimizin izniyle bilirim. Biz de Sami Fennuz Hazretlerine giderdik. Kadınları çok uzağa kollardı altmışlı yılda, altmışlı yilların başı. Bu Yeşilhisar içmecesine geldiler. Kadınları görünmez bir yere koydular. Sevgili kardeşim biz bunları kaybetmeye başladık.
Bak çoluğumuz çocuğumuzda oturuyoruz, yine seslenmiyorum, bağırıyor, buradaki kardeşlerimizin huzurunu kaçırıyor ama bu sizde oluyor bu. Çocuğunuzu yanınıza çekiyorsunuz. En azından o çocuğu çırak uzak yerlere durur, bunu da yapmıyorsunuz ama karışıyor, bak birbirine karışıyor bu iş. Bak çocuğunuzla geliyorsunuz, torununuzla geliyorsunuz, buradaki cemaatin huzuru kaçıyor. Bu kadar da toplu gelinmez sizinle kim alakaysa desin, Kayseri ise beş kişi, Yeşilhisar'a iki kişi, Tomarza ise iki kişi, böyle olur mu? Ben bilmiyorum, ben Sami sultanımızda bunu gördüm. Mürşidimizde bunu gördüm. Efendimiz derdi bize kadınları gördün mü vücudum suyun içine giriyor dedi. Suya kesiliyor vücudum diye. Çok hassas o mürşitlerimiz bizim. Ya çok mürşidi kamillerimiz bizim. Öyle bir mürşidi kamil ki takvanın ötesini yaşayan kimseler bunlar. Bir gün Aleyhissalatü Vesselam efendimiz ya Aişe çekil buyurdu.
Neden ya Resulallah? Ümmü mettum var buyurdular. Ümmü mettum var çekil. Ya Resulallah amadır o. 0 ama seni görmüyor ama sen onu görüyorsun buyurdu. Bunu buyuran Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Bak aranızda anlaşın. Kim sizinle alakalıysa Kayseri'den üç kişi mi gelir, iki kişi mi gelir, neyse böyle ayarlayın. Vazifenizi soracaksanız, kime soruyorsanız edepli bir şekilde sorun ve sonra size konuşurken siz dilinize sahip olun yeter bacılarım, siz de bizde. Dillerimize sahip olalım, namuslu insanlara eshebu'l mubigad diye fıkıh kitaplarında, yok, hadis kitaplarında efendimizin mübarek sözleri var. Esebu'l mubigal. Bunlardan bir tanesi de Esebu'l mubigal, yani belayı icabiden yedi sıkıntı diye. Birisi de Allah'a ortak koşmak, sihir yapmak, anne ve babaya asi olmak, yalancı şahitlikte bulunmak, namuslu kadınlara iftira etmek.
Namuslu erkek veya kadın bilmediğiniz bir hususta da şuradan duydum, buradan duydum bir söz etmeyin. Tamam. Yani belayı icabiden yedi. Bak hala çocuklarınızın sesi geliyor. Hani bunu bizim dememize gerek yok. Bak geliyorsanız edepli bir şekilde. Burada mübarek insanlar var, onların rencide olması, huzurlu oturmak istiyorlar. İsterse burada vaaz-u nasihat olmasın, bir kutbucağının huzurundayım diye geliyor buraya girenler. Şimdi, şimdi, şimdi kim alakalar oluyorsa güzel öğretsin, edebiyat er birliği Hazretleri'nin zevce-i muhteremesi ya doksandır ya yüzdür. Sami Efendi'nin ziyaretine varmış anamızın, çok yaşlı anamız ama, çok yaşlı. Varmışlar, öyle diyor oturdu ki anamız tesettür içerisinde, Sami Efendimiz Hazretleri de anneleri olmasına rağmen çok diyor saygıyla gerilerde durdu. Şimdi biz bunlara mı bakacağız, size mi göre hareket edeceğiz? Ben Sami Sultanımıza göre mi hareket edeceğim?