Alıp verdiğin nefesin de diyor, Rabbimize ait olduğunu düşünür diyor. Bayram var diyor. Her şeyin mevlaya ait olduğunu onun çarçur edilmemesi gerektiğini mesela gönül gibi bir nime harp gibi onun Allah'ımızın muhabbetinden başka bir sevgi girdirmemek gibi İnşallah biz şöyle yapalım bu sözler bitmez. Bir cümle de bir tane programımızı yapalım üst gazlarımızın kitaplarını iyi okuyalım. Bu yaz gününde ne de biliyorsunuz artık işler eskisi gibi değil kolayca bitiyor bu sebeple okuruz şunu söyleyecektim tanesi ben diyor haberliğe gittim diyor. Haber de bilemez belki Amerika'ya gittim diyor. Şimdi söylemeyin diyor. Şu beste de yedirmeyin diyor. Gittim diyor. Böyle izin verdiler mi diyor. O molalarım diyemem. Değişik molalarım olur. Hemen diyor. İncili açıverirler diyor. İncil açar olur.
Bizim hangimiz de Kuran-ı Kerim çıkarıyoruz demeyin de biz de Kuran-ı Kerim'i kısıtlı, kutluyoruz okuyacağız. Birçok gözlerimize göre mesela büyük olanıda var orta olanıda var küçük olanıda var böyle okuruz Kuran-ı Kerim'de mesela sağ olsun bizim İmam kardeşimiz bu Whatsapp'dan açıyor bize. Sami efendimizin kitabını bir anda burada şimdi her zaman kitabı taşıyamıyoruz bazen gittiğimiz geldiğimiz hemen açıyorum açıyoruz biiznillahi ile okuyun ve düşünmemiz gerekiyor bu bu aktab ama ben bunun neresindeyim halim nedir diye böyle yapmazsak hep boşa geçiririz istiyor. Düşünmek gerek diyor. Tefekkür gerek diyor. Geçen bunu çok anlatıyorum. Yine bir yere gitmiştik. Bakın. Bir kardeşimiz Köyüm mü ne diye ayrım yapamam Allah'ımızın yarattığı yerden. Böyle tahsil durumu da yok.
O bize şunu anlattı Efendim dedi ben düşündüm dedi Tarikat-ı Aliyyeye gireyim iyi bir çalışayım mı Yoksa ilim yolunu mu seç Dinledim tabi Esası şu Bir kere tarikat anlaşılmamış şöyle anlaşılmış bir iki dinleyelim Şeriat bir ayrı tarikat bir ayrı Diydik de üzerinde durmamışız fazla Mesela bundan ta otuz yıla yakın belki hata olması bir görüşme yapıyoruz. Büyük bir yer tabi orada değişik şekilde insanlar da var. Hepsinin seçmeliyiz değil. Allah'ım merak değil. Inanın bir an önce tarikat hakkında ayet-i celile araştırılırsa söyleyin gidin dikkat kesildi bir burun var onlar dinliyorlar zaten değişik durumlarda görünürdü.
Dinliyorlar acaba hangi ayet diye altı bin altı yüz altmış altı ay çıktılar herhalde ihtiyaçları şimdi bunun üzerine der ya şeriat tarikat dondurmalarını hakikat marifet andan içerdi bu marifette hakikatte tarikattaki bütün hususlar makamlar mertebeler haller hepsi şeriattir o zaman ya biz şeriatı anlayamamışız şeriat nedir dinimizin itikat inançtır Allah'a ait bir temenni deriz ya ondan sonra ibadet ahlak, muamele Muamelat nedir? Ticaret hususunda Nikah hususunda vesaire dolu vesaire şimdi bunların hepsi şeriattır şimdi tarikatın şeriat yönü nedir?
Kuran-ı Kerim'de takva geçiyor Allah'ımızın emirlerini takva esasına uygun bir şekilde yerine getirmek mesela yolda giderken karşılaştığımız bir kimseye eğer bize de selamı kalma bir vaziyetini görürsek Esselamu aleyküm demek bir de halleşmek gerekiyorsa halini ve hatırını sormak işte bu muamele hastayımı ziyaret etmek bunun gibi sonra marifet onun içinde marifet nedir? Marifet tamamen cenabı hak yok. Allah'tan gayrı düşünceleri atmaktır. Marifet Allah'tan gayrı düşünceleri e cenabı hak zaten Kuran-ı Kerim'de buyuruyor bu nasıl geçiyor nasıl ifade ediyor Kuran bunun gibi, doğa ayet-i celîleri ondan sonra hakikat nedir hakikat tamamen cenab-ı Hakk'a yönlenmek ve cerebikal müminin kalbiyle ve her haliyle aklımıza yönelmek ey ilimde zaten ilim şeriattır ama şeri emirlerin nesi var? Kendi arasında mertebeleri var. Bunu ulemamız anlatırlar ya bilhassa bu şey kamilimiz.
O, haz, akasül haz diye. O an bizim gibi insan haz seçilmiş daha da seçilmiş kimseleri bunu dalından indirdiğimiz elma ile misafir verebiliriz döküntüsü de olur bunun yanında külah elması da olur Ek kız tırası da olur bak sıralanıyor taşın yok mu kendi arasında bak onun gibi işte bizim büyüklerimiz halis süt ayak en yüksek bir dereceye getirmek için çalışır onlar gayret göster onun için yol göstermişler. İnsan bazı şeyler tecrübe oldu mu yerleşiyor önüne daha güzel ifade ediyor. Mesela bizi bir şey görmeyin de anlatayım. Okuduğumuz kitaplar bizim kardeşimiz Elhamdülillah mütala ediyoruz mütaala gördüğüm kadarıyla hem tefsirlerde hem Hadis-i Şeriflerde hem tasunfi bütün eserlerde mesail kitaplarda gördüğümüz büyüklerimizin toymuş olduğu esas şok müstesidir. Bak dedemin şuradaki dil, Kütasını okuyamıyoruz biz Allah'ın izniyle.
Öyle bir manaları, ledünnüm, Allah tarafından gelen bir ilim ya. Ne diyor? Emmaremi ezemedim, dalgıç olup yüzemedim, suyu ahlak bozamadın ne acayip halim var benim. Suyu ahlak kötü ahlak diyor, aşamadı geçemedi müstesna efendimizin bir gökyüzüne geleli siz okuyacaksiniz ve ezberleyeceğiz bunu iledir iledir olduğu için mürşid-i kamillerimizin sözleri kalplere nakş olur Allah'ın izniyle. Öyle zor ve değil. Bu Kayçerin nesi ihvanları vardı. Hep buna üzülüyordu. Yani onlar niye efendimizin hep ezberinde, Şiilerde kendi memleketinde olanlar niye bizim ezberimizde yok diyor hep okulda eski ihvanlar, Adana'dan da da Kayseri'den de vesairlerinden de çünkü sana Efendimiz okursun demiş bazen görüşmelerde görüyorum soru soruyorlar tabi haklı soracaklar Yalnız sordukları soruların cevabı efendilerimizin kitabında kalıyor. Rabıta'yı nasıl yapalım? Tabi soracaktım. Sorsun.
Rabıta hakkında adap risalesinde çok güzel işlemiyor. Musahafelerde zamirlerimizde işlemiyor. Tabi bir şey bilmiyorum saygı duyacağız Allah'ımızın bunları bunlar. Hadi kitapları var Okuyacağız oradan çıkaramadığımızı soracağız. E güzel ifade etmiş Mesela Esad El Brigu hazretleri dinimizin zahiri olan yönü var. Bir de batıni kat edemedik. Ilimde aynel yakıyım da var. Haktan yakıyım. Herhalde okumadı. Tekasür süresinde geçerdi. Işte biz eğer tadını alacaksak meyüveyi toplayacaksak efendilerimizin dediğini yaşayacağız. Mesela biz bahçemize gittiğimiz fidanları herhalde boşuna gitmiyoruz meyve almak için. O fidan gösteriyor bize. Fidamin kökü itikattır. Onun gövdesi ibadettir. Tadındaki meyvelerde küsen ahlak tarikat mı işte nereden söylüyoruz bunu rabbımızın izniyle? İbrahim suresinde ya yirmi üç ya yirmi dört.
Ayette esamiyet her zaman ürün verecek, mümin her zaman ürün vereceğiz yatıyoruz yattığımıza da ürün vereceğiz abdestte yatarsak huzurla yatarsa ne olur o uykumuz hep ibadeti olarak yazılır efendim bizim gezmemiz dolaşmamız da oluyor ibret alırsak baktığımız eşyadır ibret alırsak yine Essah değer birliği hazretlerde mümkün olacak bu eşya hususunda yok sabah çözüldü bu Eşyanın hakikati diye bölüşüldü. Eşyanın hakikati yani şu gördüğümüz Adem boşuna değil Enbiya Suresi on altı çok dikkatimizi çeker bu ayette Bakın hiçbir şey boş değil hiçbir şey boş değil. Enbiya suresinde bunu bulabilirsem burada elhamdülillah. Rabbimiz buyuruyor. Eser. Semavat ve arz onun arasındakileri biz oyun ve oyuncak için halk etmedik, bu oyun için değil ibret alın diye yarattık buyuruyor.
Nasıl ibret alınır El musalvir sıfatıyla ne demek bu şekil ve şemadil veren Sıbretallah ve men ahsen minelullah Sıbret edilmez mi Allah'ımızın ayat-ı ilahiyyesine burada Allah'ımız bakın dağa bir boya vurmuş her dağın rengi de aynı değil taşa bir boya vurmuş her taşın rengi de bir bir dur. Mesela niye şu bitkilere mesela siz bahçenize girdiğiniz zaman biz bahçenize ne diyoruz ha bu elma fidanı bu armut bu şeftali çünkü Allah'ımız şeftaliye şeftaliye böyle boya vurmuşuz insanın vurduğu boya nedir bir boya vurmuşuz on sene geçmiş veya umbessin artık boyalar dökülüyor diyoruz Allah'ımızın bizim gözümüze vurmuş olduğu boya elimize vurmuş olduğu boya ayakta bir değildir yüzümüze vurmuş olduğu boya saçımıza sakalımıza vurmuş olduğu boya dökülüyor mu bozuluyor mu? Renk değiştiriyor mu?
Allah öyle bir yüce kudret sahibi ki bir genç insanı şeklinden anlıyorsunuz bu gençtir diyorsunuz ondan sonra o boyayı Cenabı Hak yaşa göre değiştiriyor orta yaşta bir farklı oluyor yaşlanınca daha bir başrol oluyor her şey bize vazı-u nasihat öğüt dolmayan hiçbir şey yok mesela dağ dedik dağ yerine göre şekilsiz gibi görünüyor ama altından harcıyor içinden madenler insanları ne görürüz biz Allah korusun göstermesin Cenabı Hak İbrahim Aleyhisselam'ın küfür içerisinde olan birine yemek verirken az biz istemez gibi bir halinde Cenabı hak onu ben yarattım yani İbrahim eğer böyle devam etseydin seni peygamberlikten de silerdim Allah'ım ben yarattım bunu için Ebu'l Hasan-ı Harekani hazretleri benim diyor toprağa oturanın dinini sormayın Allah yaratırken yesin gitsin diyor.
Bu ayetlerde de çok önemli daha başka yok mu var buradaki neydi esanı oynayın diye değil gezin, dolaşın istediğimizi yaşı Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem saflarda gezer ümmetine Kendisinden işittiğimize göre uydular ki ben bunları yazarken bizzat müşahede ederek yazdım. Bizim de öyle olmamızı istiyor. Efendimizin Mushaflarda sadece Allah bulunduğunu müşahede ediyor. Ne güzel söyleyeyim mi? Ümmetine iyilerine nazar. Ev gör, görüyor bir izni adeta. Yalnız o mu görüyor? Efendim İşvanlarını görenlerden nelerdir? Birini deyim size Bir tanesi Her zaman her gün bölüm aynı servisler bir diğeri de ben bundan gördüm ve tiksiniyorum diyor o tiksiniyorum diyene Allah öyle bir dert veriyor mu? Sen kimden tiksiniyor Efendimize her zaman müşahede ediyor. Tiksiniyormuş.
Evet sır demiş efendimizin bize verdiği öğüt sır demiş efendimin bana vermiş olduğu öğüt bir kitap olur demiş bir kitap olur sır vermiş aslında kimseler öyle göremezsin diyor evet diğer hizmet verenlere saydığımız var ama üstadımız müstesna bak bak karı dolu bir Mevla'da halim. Abdestallahu Sırra Mevla halifeler yetiştiriyor ki. Öyle ilim halkalarla çoğu alimler yetiştirmiş. Burayı okuyamadım şuradan acele şeytandandır yani şu beş yerde değil ve innehemin sünen-i Resulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem şu beş şey Resulullahın sünnetindendir Sallallahu Aleyhi ve Sellem it amu baii misafirine ikram etmek misafir geldiği zaman devam olabilir bir de nesele misafir geldiği zaman ona ikram edin şimdi biz bu dünyada neyiz misafiriz biz bu bedene de ne yapacağız ikramda bulunacağız Bedenin ikramı ibadettir, taattir. Ruhumuza ikramda bulunacağız. Zikri hafidir. Kalp zikridir. Rabıtadır.
Murakabelerdir. Misafir dendiği zaman illa bir başka yerden gelecek değil. Kendimiz zaten misafir istiyor dünyada. Kendimize de gözümüze çok ikram edeceğiz biz gelmiş misafir bizde bu ne ikram edeceğiz Kuran-ı Kerim okuduğumuz zaman ona ikram oluyor müminlere şefkat duygusuyla baktığımız zaman şöyle bir merhametle fakirle yoksulla göze ikram ediyor baktığımız eşyadan ders çıkarırsak gözümüze ikram ederiz ayak ayak kadar büyük bir misafir olamaz misafirimizi ne yapacağız Allah yolunda cihat için yürüdüğümüz zaman ikram etmiyor oluruz bir hasta ziyareti işte bir cenazeydi veya bir kim diyeyim irşad için ıslah için hayırlı meclislere yürürsek ayağımızı ikram etmiş oluruz. Benim telefonum çalıyor zaten. Bu hep kapatsanız şey oluyor. Böyle sessize alıyorlar. Bunu kapandığın daha iyi olur. Oluyorlar. Bu misafir denince misafir kelimesinin içinden çıkamayacağız. Ruhumuz bizde misafirdir.
Bir gün çıkacak şu vücuttan çıkacak onu doyurmamız lazım bizim. Neyle doyacak? Ruh neyle doyar? Şimdi bedenin doyması nedir? Beden fani zaten. Fani. Şimdi bedenin bedeni besleyen gıdalar da fani. Mesela süt içiyoruz. Sütü sıcak hava diyelim veya bir ettim birkaç gün güneşte kalsa kokar ama ruhun gıdası bizimle beraber gidecek olan ruhumuzca Allah'ın huzuruna vereceğiz. Bu ibadetimiz taatimiz zikirlerimiz o bize yarın olacak Ruhumuzu beslemiş olacağız. Evet.
Ve tecihi zülmeyit ilamet öldüğü zaman bir işte jenerideyim hemen hazırlama hemen hazırlanmasının sebebi şu şimdi ben üstadımız konusuna geçemem geçtim mi tahammülüm yok yani efendimiz hakkımda hiç tahammül edemem sizi bilmiyorum mürşidi kamillerimiz hususunda şimdi boynunu keserler de ilk anda pek seslenmez orada can damarı var onlar değildi mi boyun ayaklarını almaya başlar bizim can damarımız var şimdi diyorlar ya kırmızı çizgi mürşidimiz efendimiz bizim kırmızı çizgimiz canımız ona feda olsun erimek olsun ben geçiyorum ben tahammül edemem efendimiz hakkında tahammülüm yok müşriklerimiz hakkında öyle ne dindi ne yedildi şöyle mi böyle mi diyen tip değiliz biz elhamdülillah siz de değiliz Ruhumuz ya. Ruhumuzun babasının nedir? Vetihi zulme yettiğime öldüğü zaman. Niye dedi böyle heyecanlandı?
Işte niye birkaç gün kaldı ne birkaç gün kalması şimdi onun cenazesinde bulunmak aklı ilahiye mazhar olmaktır onların hem hayatları hem de uhrevi hayatları aleme rahmettir onlar öztüğü zaman yine aynı hizmetin içindedirler aynı evet şimdi önemli bir kimse eğer Allah korusun münasebetsiz kişi ise rengi döneceği için şekli hemen defned edilir salih kimselerdense o da tabir Rabbimize kavuşmuş oluyor onu da bu cihetle aceleyle defnedilmiştir ve tezvicül binti ile belagat. Şimdi bir kız çocuğu, işte bu bütün insanların büyüğü bir derdi. Bu çok, pek çoğaldı, hep anlatıyorsun. Belli bir yaşa gelince evlendiler.
Bu çocuklarda görüyorsunuz evlenmiyor bunu ben bir kardeşimize meyil olarak veya WhatsApp'tan attım bir aile düzeni hakkında çok güzel bir inceleme var çok güzel bir inceleme ailedeki geçimsizliğin sebepleri nedir iyi bir geçimin hasıl olması için neler yapılacak o maddeler halinde hazır. Bu büyük bir sıkıntı hep. Yetkililerde konuşuyorlar. Bunun sebepleri var da onu şu güzel mescidimiz de ifade etmekten insan hayal ettik. Ve gadav, deyin, güzel hoca ben. Üzerine borç olarak neyse onu borç neyse onu ödemek şimdi borç denince üzerimizde borcu olan nedir Allah'ımıza kulluk görevimiz bir borçtur Kulluk her şeyde gösterir. Ve tevvetü minezzlem, yine ferata. Bu ferata kelimesi aşırılık. Allah korusun.
Mevlamızın koymuş olduğu sınır, aşılacak olursa, mesela göz, kara, kaya sınırı geçerse, işte dil, Kuran okuyacağımız yere, tesbihat yapacağımız yere düzensiz sözlere başlarsak şaşırmış oluruz Allah korusun. Hemen tövbe ediyoruz. Silindir deniyor da dilersin. Cenabı hak dilersin. Böyle kolaycılığa giremeyiz. Takiyen biz azimetli amel eden bir kimse olacağız. Çok aramıştım. Geçen Şahı Nakşibend efendimizin sözü mü diye çok aradım. Meğer değilmiş. Bu söz Bayezid-i Bistamin efendimizinmiş. Bayezid Bistami Sultanımızın. Şunu söylüyor. Bu bize yol gösteren bir harita değil. Her zaman gözümüzün önünde bulunduracağımız hususlardır. Ne diyor efendimiz? İnsansın, İslamsın. Bak Allah diyor, insanlara göre en güzel biçimde. İslamsın. Elhamdülillah kelime-i şehadet getirip Müslüman. Ahlakı tamamla buyuruyor efendimiz. Hani güzel ahlak sahibi olun bir gün. İlim ve merhamet sahibi olun.
İbadetten ayrılmayın. Efendilerimizin eserleri bizi çok güzel noktalara getirir. İnşallah okuyalım, ondan ayrılmayalım. Çok zahmet çekti benim yorumları yazarken. Sami Sultanımız. İbadetten ayrılma. Sünneti bırakma. Gafillerden kaç. Dünyaya kapılma. Çok güzel, sıralamış efendimiz. Hadtlere dikkat et. Yani Allah'ımızın bizim için koymuş olduğu esaslara doğru işte cezayı gerektiren hususlarda da dikkatli olun edebini muhafaza et eşyanın hakikatini aratenane bulursun Bu eşyanın hakikati, şu diyoruz ya, hayatı anlamlandırmak. Çok mühim bir ifade. İlme yapış, nefsini murakabe et, buyuruluyor. Her zaman gözetleyin.