İslami Hayatın Dengesi ve Helal Kazanç kaydında Dengesini çok iyi sağlamamız için. Dünya ve ahiret dengesini çok iyi sağlayacağız. Çünkü biz bu dünyanın dışında değiliz, Çünkü burada yiyoruz, içiyoruz, giyiyoruz. Çoluğumuz var, çocuğumuz var. İşte bağımız bahçemiz, iş yerimiz vesaire. Eşimiz dostumuz akrabamız altın gümüş neyse insan bu dünyanın şartları içerisinde yaratılmıştır.…
Dengesini çok iyi sağlamamız için. Dünya ve ahiret dengesini çok iyi sağlayacağız. Çünkü biz bu dünyanın dışında değiliz, Çünkü burada yiyoruz, içiyoruz, giyiyoruz. Çoluğumuz var, çocuğumuz var. İşte bağımız bahçemiz, iş yerimiz vesaire. Eşimiz dostumuz akrabamız altın gümüş neyse insan bu dünyanın şartları içerisinde yaratılmıştır. Halık'ımız Celle Celalühü bu dünyaya göre Mesela güneş biraz hararetini artırsa yan kalmaz. Birkaç derece Allah korusun, böyle düşecek olsa o zaman da yaşayamaz insan. Şu suyun biraz kalın olması ne olur? Damarların tıkanmasına sebep olur. Hava aynen öyle. Her şey buna göre tespit buyrulmuştur. Ne için? Semavatü arzın yaratılışı insanoğlunun yeryüzünde Bakara suresinde buyurulduğu üzere, Cenabı hak bizi yeryüzünde kendi namına hükümlerinin hakim olması için yaratmıştır. Bu kadar büyük bir vasıf, büyük bir sıfat böyle bir görev olamaz.
Bundan daha üstün bir görev olamaz, mümkün değil. Kendi namına yeryüzünde hükümlerini hakim kılmak için yaratmıştır. Demek ki biz bunun dışına çıkamayız ve mümkün de değildir zaten. Çıkıldığı zaman ne olur? Mesela bir yol yolun solu ve sağı nedir? Uçurumdur. Sağa da sapsak sola da sapsak aynen o yoldan trafik kurallarına uygun bir şekilde geleceğiz. Şimdi bizim yolumuz nedir? İslam'dır. Kuralımız nedir? Kuran'dır. Liderimiz kimdir? Tabiünde bizi götürecek olan bir kimse var, o da Aleyhisselatu Vesselam Efendimizdir. Yolumuz, Esarne. İslam'dır. Kuranımız En güçlü, en kuvvetli esas odur. Liderimiz kimdir? En güzel örnek olan efendimizdir. Sallallahu Allahü Teala, bunu biz kalbimize de kazıyacağız, beynimize de kazıyacağız gözümüze de, kulağımıza da, bütün hayatımıza bunu işleyeceğiz. Bu nedir? Bizim için şaşmayan bir kaidedir.
Bizi yaratan Rabbimiz olduğuna göre, yaratan yarattığını bilmez mi? Mesela bir meslek diyelim, bir hastanın tedavisi için onun hastalığı hususunda teşhis koyacak kimdir? Biiznillahi teala doktordur. Bir inşaatın yapımında kimdir? Mimardır, aynen bunun gibi. Hep bu mimarında, bu doktorun da o yeteneği nereden gelir, rabbımızın vermiş olduğu zekadan gelir, akıldan gelir. Her şey ona iltica olunur, her şey ona aittir. Onun dışında bir şey yoktur. Bunu efendimiz çok güzel buyurdu sallallahu teala aleyhi ve sellem. Şair efendimiz aleyhissalatu vesselam buyurdular. Şair lebid'in sözü haktır. Ne söylüyor şair lebid? Allah'ın dışında her şey batıldır diyor. O zaman bizim her işimiz buna aittir. Tırnak kesiminden idare tarzına kadar, her şey. Ya Eba Hureyre uzayan tırnakları kes çünkü uzayan tırnaklar üzerine şeytan oturur, buyuruyor.
Ondan sonra idari tarz dediğimiz zaman hepiniz çobansınız, eliniz altındakilerden mesulsünüz. İşte tamam. Kitabı Kerim, o zaman Kitabı Kerim üzerine ne yapacağız? Yoğunlaşacağız. Okumadığımız gün olmayacak manasını da öğrenmeye çalışacağız. Naaliyle de okuyacağız çünkü hayat kitabı, başka yok. Başka bir kurtuluş şu, demek ki yolumuz belli İslam. Tabii yolda giderken ne var? Trafik kuralları var. Bizim trafik kuralımız bunu demekten bile Hicabi deriz, ilahi esastır o altı bin altı yüz altmış altı tane levhamız var. Ne yazar o levhada? Buyurulur ki, buyurulur ki sakın ha gözünüzü harama dikmeyin. Beyninizi bir başkasına hile kurmakla israf etmeyin. Her şey var. Elinizle harama gitmeyin, ayağınızla isyana gitmeyin. Hep ayet mazereleri bunlar. Dilimizle, kalbimizle. Kural belli. Şimdi bu kuralın da bir üreticisi olacaktır elbette. O da efendimizdir sallallahu teala aleyhi ve sellem.
İslami Hayatın Dengesi ve Helal Kazanç ne anlatıyor?
İslami Hayatın Dengesi ve Helal Kazanç kaydında Dengesini çok iyi sağlamamız için. Dünya ve ahiret dengesini çok iyi sağlayacağız. Çünkü biz bu dünyanın dışında değiliz, Çünkü burada yiyoruz, içiyoruz, giyiyoruz. Çoluğumuz var, çocuğumuz var. İşte bağımız bahçemiz, iş yerimiz vesaire. Eşimiz dostumuz akrabamız altın gümüş neyse insan bu dünyanın şartları içerisinde yaratılmıştır.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
O zaman buna dikkat eden, riayet eden bu kuralları tanıyan kimse için bundan güzel bir yol olamaz. İslam'ın dışında yol seçen katiyen kabul olunmaz ve onların hepsi de gözyaşı getirmiştir, zulüm getirmiştir, sıkıntı meydana getirmiştir. İnsanın tarifini bile o hayatı seçenler insan insanın kurdudur diyecek kadar yani insan birbirini yiyen bir canavardır demek istiyor aslında. Ama bizde ne diyor? İslam o kadar güzel ki o da kendi menfaatin için arzu ettiğini, din kardeşin için de arzu etmedikçe kamil mümin olamazsın. Bu birkaç misaldir. Biz şimdi yoğunlaşacağız. Burada bunun talihimi yapılacak değil. Bunun yolu gösterilecek, yolu gösteriyor. Aman ha başka yere sapmayalım, yazalım bunu biz masamızın üstüne de koyalım, her yere kazıyalım yol İslam'dır. Liderimiz efendimiz aleyhissalatu vesselam ver. Kuralımız da Kitabı Kerim'dir. Herkes ona hayran kalmıştır.
Görüyorsunuz Fransa birbirine artık hücum içerisinde karışmış vaziyette. Neden? Kuralı böyle değil ki. Zalim de olsa mazlum da olsa yardım edin buyuruyor. Mazluma yardım ederiz ama zalime nasıl zulmünü gidermek için buyuruluyor. Yok kuralı yok. Kuralı bir kere kendi elleriyle yapmış oldukları, kendi elleriyle yapmış oldukları esaslardır onlara göre, kendi elleriyle. Şimdi bir arabayı bir araba yapmaz. Bir evi de bir ev yapmaz mümkün değildir, bir halıyı da bir halı dokunmaz. O halının bir dokuyucusu, bir binanın mimarı, bir arabanın hiç şüphesiz onu yapan bir ustası vardır. O zaman bizim ustamız kimdir? Mevlayı Zülzü'l-celal'dir. Onun dışına çıkamayız mümkün değil. Çıkmak demek mahvolmak demektir. Bizim bu yolda sebat gidebilmemiz için, bu yolda sağlıklı bir şekilde gidebilmemiz için ne yapılmıştır? Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'a Cibril-i Emin vasıtasıyla Kuran Azimüşşan inmiştir.
Onun nasıl tatbik edileceğini kim öğretir bize? Efendimiz öğretir sallallahu aleyhi ve sellem. Onun yanında da Sıddıki Azam la ilahe kerremallahu veche Efendimize öğretmiş olduğu esaslarda nedir? Bizim sağlıklı bir şekilde bu yolda Mevla'yı Zülcelal'a vuslatımızı tembihtir. Eder. Her şey bitmiştir, sadece burada söz tutup Allah'ımızın emrine uyup yürümek vardır. Başka hiçbir şey yoktur, bitmiş her şey bitmiş, yol gösterilmiş. Zaten Cenabı hak da size anlayıp düşüneceğiniz kadar bir hayat ve size bir peygamber gelmedi mi sizi inkar eden, sizi irşad eden bir peygamber de gelmedi mi? Zaten peygamber göndermediği kavme Cenabı hak azap etmez. Şimdi koşar adımlarla geleceğiz. Bunu dinleyip toparlayacak olursak ne yapacağız biz? Her şey elimizde. Eğer bir dağda maden var diyorlarsa onu nasıl kazıyacağız biz, nasıl çıkaracağız demeye hiç gerek yok.
O madenin çıkartılması için küreği de var, kazması da var, börekleri de var, nozeri de var vesaire. Neyse ona mahsus bütün aletleri var. İnsanlar buyuruyor aleyhissalatü vesselam deriz, madenler gibidir. O zaman biz bu madeni nasıl kazıyacağız? Söylemiş olduğumuz üç esas. İnşallah faydalı oluruz baştan hepimiz ve etrafımız hiçbir sıkıntısı kalmaz. Müslüman olanın hiçbir sıkıntısı yoktur, hiçbir derdi yoktur. Dert ve bela nerededir? Mesela iki yüz yıllık İslam ile İslam ile idare edilen Osmanlı hayatında, devrinde altı tane, altı tane başfilak olmazsa iki tane de el kesilmiş. Altısının da irmen olduğu söyleniyor, Rum olduğu söyleniyor. İslam'ın hakim olduğu iki yüz yıllık hayat içerisinde terör diye bir şey yok. Sıkıntı diye hiçbir şey yok. Herkes huzur içerisinde. O zaman biz bu huzuru kendi elimizle kaybetmeyeceğiz.
Bu huzuru temin için kitabı kelime ve efendimizin sünnetine emir buyurduğu üzere Sallallahu Aleyhi ve Sellem azı dişlerimizde sarılır gibi sarılacağız. Biz bu dünyanın şartları içerisinde yaratıldığımıza göre eğer buyuruyor aleyhissalatu vesselam efendimiz siz dünyayı tamamen bırakır da ahirete dönerseniz dünyanıza zarar verirsiniz. Dünyaya tamamen döner de işte şu işlerim bitsin ondan sonra bu bu kadar yanlış bir söz o. Şu hayatları şu işlerim bitsin de ondan sonra bunu yapar. Yok, katiyen. İşte yanlışlığın asıl sebebi budur. Çünkü bize dinimiz İslam dünyayı terk et demez. Bakın Risale-i Nur. Evet efendim. Dünyadan bir kere kısmetinizi unutmayın. Bak siz dünyanın şartları içerisinde yaratıldınız buyuruyor Cenabı hak. Size Allah'ın vermiş olduğu nimeti de vermiş olduğu nimeti de onun yolunda harcayın buyuruyor. Unutmayın, ebedi olan bir hayatınız var.
Bu hayat iğnenin denize batırılıp da iğnenin aldığı su dünya geriye kalan ahirettir, ebedidir ora. Dönüşü olmayan bir yoldur. Bakın nasıl dengeyi Cenabı hak bize Kasas suresinde yetmiş yedinci ayetlerini bildirir. Allah'ın yolunda sebat etmek suretiyle uhrevi amellere dikkat ettiğimiz gibi dünyadan da nasibimizi unutmayacağız. Bak uhrevi hayatın bütün ölçülerini Cenabı hak, Kitabı Kerim'imiz de vermiş, dünyevi de vermiştir. Dünya hususunda da hepsini vermiştir. İnşallah bu yerinize verilecek kitapta onlar elbette yazılmıştır. Sonra biz hem dünya hem de ahiret kazancı içerisindeyiz. Bak dünyada da kazanacağız ahirette de kazanacağız. Hem dünya hem ahiret. Çünkü Cenabı Hak malı haber verirken Kuran-ı Kerim'de mal hakkında hayır kelimesi kullanıyoruz. Şimdi, fakirler geldiler efendimize sallallahu aleyhi ve sellem dediler ki ya Resulallah, içimizde zenginler var.
Onlar Allah yolunda cihatta çok büyük yardımda bulunuyorlar. Fakiri görüyorlar, yoksulu görüyorlar, infak ediyorlar ama bizim malımız yok. Yok. Buyurdular ki siz her namazdan sonra otuz üç süphanallah, otuz üç elhamdülillah, otuz üç Allahü Ekber, bir ve la ilahe illallahu vahtehule şerikele, lehul mülkü ve lehul hamdü ve ala külli şeyin kadir derseniz onların derecesine erişirsiniz. Sonra bir müddet geçtikten sonra dediler ki ya Resulallah şimdi o zenginler de duymuş, aynı tesbihatı yapıyorlar. Onlar da sübhanallah diyor, Onlar da elhamdülillah, onlar da Allah'a. Buyurdular ki bu Allah'ın bir fazlıdır. Bu Allah'ın onlara bir ikramıdır buyurdu. Bak dünyayı reddetmiyor, hakiki. Eğer öyle olsa ya Rabbi dünyada da güzellik ahirette de güzellik. Şimdi hem dünya hem de ahiret kazancıdır bizimki. Esselamüla. İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Necm suresi otuz dokuzuncu ay için.
Hem dünyada hem de ahiret diyor. Şimdi, bir yavru çok harcarmış, çok harcar. İstemiş oğlum demiş. Bu nimeti baban mı kazandı, sen mi kazandın? Çünkü çok acıyor. Babam kazandı demiş. Tabii yavrum demiş. O iğne ile kuyu kazdı. Bu nimeti elde etmek için aç kaldı, susuz kaldı. Birçok sıkıntılara maruz kaldı. Zor olarak temin etti, güçlüklerle, sıkıntılarla temin etti. Sen bu sıkıntıya girmediğin için böyle bol bol harcıyorsun. Yani dünyadaki nimeti elde edişle nedir? Bir gayrettir, bir çabadır. Onun neticesi Cenabı hak veriyor. Armut piş ağzıma düş olmuyor. Çalışıp çabalamakla elde ediliyor. Uhrevi işler deniyor. Adam veli, veliyse o takva yolunda öyle bir riayeter ki hem dünyasını hem de ahiretini Allah'ın emri güzel yürütmüş. Yani birine meylilip diğerini terk etmemiş öyle olsaydı peygamberlerimizin hepsinin ayrı, ayrı mesleği vardır. Her peygamberin bir dünya işi vardır.
Her sadatı kiramda mürşidi kamillerimizin de işleri vardır. Mesela Mevlana derseniz, Mevlana'mız demir bükmüştür, otelleri eğmiş bükmüştür, böyle çalışmıştır. Muhammed Bahaüddin Hazretleri denirse o ne yapmıştır? Kayısı ticareti yapmıştır. Çok hepsinin mesleği var. Son kısma gelecek olursak yine bitmez çünkü burada bazı hususları söylemek istiyorum. O zaman ne yapacağız? Dünyadaki nasibimizi unutmayacağız. Bizim çalışmamız helal kazanç olacak. Esamet, siz müminsiniz buyuruyor Cenabı Hak. İnandığınız Cenabı Hak'tan ne yapın? Korkun. Haddiken yanlışa gitmeyin, haksız ticarete gitmeyin. Allah'ımızın lütfetmiş olduğu nimetten temiz olanlarından yiyin. Temiz olan nedir? Bir, haramdan sakınmak. İki, şüpheli olandan kaçmak. Üç, üç helalde bile dikkatli olmak acaba içine haram girer mi diye. Dördüncüsü de Allah'tan gayrı düşünceleri atmaktır.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem helal kazanç hususunda şimdi toplayan birisini gördü. Buyurdular ki bunun toplamış oldukları ne varsa elinden alın, ipi bankayı verin, elini verin. On beş günde görünmesin. Gitti, kazandı, sonra onunla evinin ailesinin çoluğunun çocuğunun rızkını da temin etti, Allah'ımızın yolunda da hacc etti. Bakın ne buyuruyor Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz. Vallahi sizden birisinin bir bir bağ, odun toplayıp da sırtında taşıması, başkasına başkasına dilenmeden daha hayırlıdır buydu. Hadis-i şerifi, Hadis-i şerifidir. İpi baltaya alıp sırtına, sırtına yüklenmiş olduğu o odun ve onu pazarlaması bir başkasının malına göz dikmesinden, dilenmesinden hayırlıdır. İmamı Gazali efendimiz burada çok önemli bir söz söylüyor, bu çok uzun bir konu.
Rahmetübali hem dünya ve ahireti kazanacak şekilde dengeli hareket etmelidir, hem dünya ve ahireti kazanacak şekilde dengeli hareket etmelidir. Rabbimiz Müminun suresinde Eshabü, ya eyyü her rusül, ayeti celile bize salih amelin yolunu da gösteriyor. Kuran-ı Azimüşşan'a göre amel riyasız kibirsiz ucubsuz benliksiz Rabbimizin katında kabule şayan olan amelin yolunu gösteriyor. Ey resullerim Allah'ın vermiş olduğu rızktan temiz olanlarına yiyin. Haksız bir kazanca gitmeyin. Buydu ve salih amel işleyin. Çok Ayet-i Celal'e geçeceğim. Hadis-i Şeriflere geçeceğim. Helal kazanç hususunda birkaç Hadis-i Şerif okumak istiyorum. Farz olan taatleri mesela hac farzdır, ziktar farzdır. Mesai, Onları yerine getirdikten sonra helal rızık elde etmek için çalışmak farzdır buyuruyor, rızkımızı helalinden temin etmek için. Taberani Mucemü'l-kebir, hadi-i şerif.
Her Müslümana helal, rızık elde etmek gerekir icap eder buyuruyor. Ne kadar dönemliymiş. Ibadet on kısımdır. Bunun dokuzu nedir? Dokuzu helal kazanç. İbadet on kısımdır, dokuzu helal kazancıdır. Namazımızı kılıp artık bedeni olan ihtiyacımızı karşıladıktan sonra hemen iş yerine ya Rabbi rızkımızı helalinden lütfet deyip çalışmak ne kadar önemli bir ifade etmiş. Sufyani Sevri Hazretleri rahmetullahi aleyh buyuruyor ki kişinin dindarlığı kazancının helalliği nispetindedir. Kişinin Müslüman olması, kişinin Allah yanında da kıymeti ve değeri neymiş, Kazancının helalliği nispetindedir. Şimdi anlıyoruz ki bizim mürşidimizin mürşidi Sami Bendi Hazretlerinin rızkımı temin için levhalar yaza yaza şu dişlerim döküldü buyurdu. Bu bağları bu bahçeleri aldım ama bu hallerle aldım. Onu pazarlamak için köy köy dolaştım.
Allah demenin yasak olduğu zaman da Allah da bize celalini yazarak onu resmederek efendimizin ismini, dört halifenin ismini, Ashabı Rece'nin Besmeleler ve görmüşseniz gemi şeklinde Ashab-ı Kehf'in ismini yazarak öğle rızkımı temin etti. Buyurun. Öyle günahlar vardır ki buyuruyor Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz, o günahlarınız sizin çok oruç tutmanız laf olmaz. Çok hac yapmanızla aff olmaz. Çok umre yapmanızla da aff olmaz. Ben rızkımı helalimden nasıl temin edeceğim çoluğa çocuğa helal yedirip de onun düzgün bir evlat olmasını, Allah'ımıza layık bir kul olmasını celle celalühu nasıl temin edeceğim, Allah yolunda nasıl harcayacağım diye çalışmanın derdine girmek sureti laf. Bundan da daha üstün bir söz nasıl olur ki? Ve helal kazanç. Kazancımızın helal olması. Bu hakka dair Ticaret ehli ama çok doğru ve inanılacak bir kimse.
Yani ben buradan alışveriş yaparsam bunların yapmış olduğu işte hile yoktur. Ben eğer arabama yakıt alacaksam bu yakıt alacak yer doğru ve düzgün ticaret yapar yerdir. Eğer buna benzer giyim üzerine olsun vesair olsun hangi tür olursa olsun ben yiyeceğim içeceğim hususunda şu alışveriş yaptığım yer düzgündür dedirttirebilmek, düzgün bir ticaret yapmak ve doğru olmak, hile karıştırmamak, onlar peygamberlerle, sıddıklarla ve şehitlerle beraber haşr-u cem olur ve sonra Mevla'yı Zülcelal'imiz Habibi'nin sallallahu aleyhi ve sellem diliyle bir meslek sahibi olmamızı da bize tavsiye buyuruluyor. Meslek sahibi meslek sahibi mümini Cenabı hak sever. Bir iç sahibi. En azından bir ayakkabı tamircisi. Diyelim bir dokumacı veya bir ziraat, bir tri vesaire meslek. Mühendistir, doktordur. Daha başka birçok meslekler saymakla bitmez ki.
O mesleğe sahip olabilmek Rabbi Zülcelal'imizin muhabbetini temin ver insana. Bir meslek sahibi. Zaten bir çocuğun babası üzerindeki haklarından en önemlilerinden birisi de çocuğuna bir meslek öğretmesidir. Şimdi bir çalışacağız tabii. Bir işçi hakkında da efendimiz buyuruyor Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Tabii çalıştırıyorsunuz. İş sahipleri işçi de çalıştırıyor. Ama o işçinin nasıl olacağı da burada haber veriliyor. Şimdi işini yapıyor da düzgün yapıyor. Yani hile, bilmem filan çok önemli bu ayrı bir konu, emek hırsızlığı da var. Mesela memuriyetinde, bu tabiri olmadığı için diyemiyorum, hileli iş yapıyor. Gitmediği halde gittim gösteriyor kendisini. Bu çil de Hafız Osman Hoca'yı anlatırlardı rahmetliyi, vazifeye gelmediği günün imamlık yapıyor, ücretini gelir müftülüğe teslim edermiş. Böyle bir iş. Bu hususta çok misaller var. İşini düzgün ve sağlam yapıyor. Hileli değil.
Emek hırsızlığı da yok. Hayrulkesp kazancın hayırlısı işi en güzel yap, güzel şekilde yapıp da şüpheden kaçmak suretiyle helal kazancı temin eden kimsedir. Cenabı hak cümlemizin yolunda muvaffak kılsın.
Kaynak: Genel
İslami Hayatın Dengesi ve Helal Kazanç | Mihmandar