Getirte kıta butacaksınız, şöyle peşimden bal butacaksınız, görüşünüzden aşağıya, Aişe annemiz fahri alemin benim ile olduğu halde bir defa ud yerini görmedim, hayasından göstermedi. Hazret-ı Osman-ı Zinnureyn Muhammed Mustafa'nın elini öptüğüm için bir defa sak elim ile ut yerimi tutmadım diyor. Allah şefaatlerine nail etsin, kurban olduğum Allah. Ondan sonra tahalatımı iyi yapınca, abdest de alınca bir de döşme fıkra tutuyorsun. Ondan sonra çoktan yer olursa yani kulacın ulaştığı yer olursa tut mevzüm yok diyor diye kitaplar efendim tutun diyor. Yani yatağınıza yaptığınız zaman ayak eşinizle beraber yattın. Ondan sonra Nebi efendim Rabbımızdan haya edin. Rabbimiz on tane yorganı üst üste gök sekine görmez mi? Görür ama seni hayali diye edepli diye görür ötekini de edepsiz diye görür. Yani bacakları açık edepsiz olun diye görür. Bir zaman biz üstümüze açmak daha, imkanı yok.
Al ona yakın, top ona bakar. Ondan sonra, böyle dikkat edelim kardeşim. Ondan sonra efendim, maz maza ağzımı, istinşar burnumu, burnun içinde kirik kalmış, o su burun suyundan yapışmış da kurumuş kalmış, altına su giymezse cünüp durun daima cünüp olalım. Çok dikkat edin kardeşim. Şu kemiksızlayana kadar çekin diyor değil mi hocam? Şu kemiksız lahanada burnunuza suyu çekin. Ağzınızı yıkayın, eğer ağzınızı yıkarkena yemek yerkene çürük diş var da şeyinediğin tam berkişti de o çürüğün içinde su girmediyse, gıybet dikeniyle, diş çöpü ile orayı aradı onun içine su girmezse çürük olursun. Kafanı ya ağzına verdin, işinde dolma der inşallah, kavlama değil inşallah.
Tamam yetmiş de dolmuş da çiğnemiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş derkişmiş istinga, sair bedenlerini yürüyüp fark etmek. Bir, kafanı sabunla. Sabunlamak bir kılın dibi inne koyacak kadar kuru kalır, tabii ki de kırık çıkmaz. Size hangisini anlatayım? Aşağıya üstün, kaşığın içini böyle kaşımazsan böyle belki üstünden su gider de içine girmez. Karşımda bir tecrit, kuru kır yer, parmağı bir kılının altı kuru yerse olmaz oğlum. Eğer dökündüğüm su soğursa, gözümü iyice yumdumsa şu gözünün kapakları kırıştığı için belki kuru kalır. Soğuk su olduğu için orayı, parmağıyla gözün kapaklarını yıka. Elhamdülillah, elhamdülillah. Dört tane kız çocuğun düğünü, bir teciğinin kulağı delik derim.
Kulağı delik bulan bir kadının kadının rust ettiği zaman o deliğin üstünde inne koyacak kadar bir kuryir kalırsa cünüplüğü çıkmaz, hambur ipliği taksim oraya diyor kitaplar. Sorar da orayı yaşardır. Yukarıdan dökerken bak kaç tane oldu. Kulağın şu yukarı tavanı var. Oraya eğri. Dökünce oraya belki buna gurur alır, olayın üstünü böyle yokla. Birer birer haber veriyorum. Yukarıdan aşağı dökerken burnun direği, belki kuru kalır burnunun direğini. Koltuklarını, koltuklarını yıka, yıka. Bebek deliği içeriye doğru delik, orayı şehadet parmağınla iyice evveleyi evveleyi yıka. Eğer göbek deliğinde kuru yer kaldıysa cünüpsün gine, cünüpsün. Koca ihtiyarları için diyor sünnet yeri kırıştığı için yukarıdan su döktüğümde kırışığın altı kuru kaldıysa gine cenabetin ettin çıkmaz. Onun için orayı da evalayi evalayi yıka.
Bizim bu köylülere veriyorum şimdi ben bu evleri belki sizin oraya da alıyorlar bu bandı. Kardeşlerim, özür dilerim. Ben hoca değilim canım bak kocalarımızın dediğini diye biliyorum ancak ondan sonra üstadımız da bize icazet verdi. Hem Nakşiden verdi, hem kadrinden verdi, hem vaazdan verdi. Üç tane icazeti var bizde. Allah merkatı nur olsun. Hasan Efendi kabul ettiğin kabulun reddettiğin reddettiğim reddettiğim. Kimseyi reddettin mi bende aynı reddederim. Onun için sahip olun kardeşim. Sahip olun, Allah rızası için ben size acıdığım için diyorum. Uzun geliyor burada profesör gibi bizzat daha var. Hamdi hocamız var çünkü yanında konuşmaya haya ediyorum neler biliyor onlar. Ben bir şey bilmediğim halde onlar buraya bağlı olduğu için boynu bük ve dinliyorlar. İtaat böyle olur, böyle olur. Onlar cem oğulalar villa, değerler cümle zikrullah. Gömül bir eylenip düptüz, ulalar Hakk'a müstağrak.
Gömülleri birbirine düptüz. Hiç kimse itiraz etmez, birisi konuşur da hepsi dinler. Olalar cem-i oğalar villa, değerler cümle zikrullah gönül bir eyleyip düptüz, olalar Hakk'a müstağrak. Ondan sonra bir daha var ya onu unutmuşsun. Böyle gönülleri düz birbirine itiraz etmezler. Bunlar yarın mahşerda dedi Peygamberimiz Muhammed Mustafa kürsüleri nur, elbiseleri nur, vücutları nur, bütün insan onlara gıpta edecek. Diyecek ki Ya Rabbi bunlar kimler, enbiyalar mı? Yok enbiyalar ileriye geçti. Şehitler mi? Şehitler ileriye geçti. Salıklar, abidler, zahitler, sofular, takvalar vesaire. Bütünleri kıtta edecek. Duyunca bu sözü, buyurunca bu sözü ki dizin çöktüğü bir arabi dediği kimler durur böyle, olağan böyle ali tak. Bunlar kim öyleyse Allah için birikenler, Allah için konuşanlar, Allah'a zikreden ve ulleri birbirine düpdüz olanlar bunlar.
Hadis-i Şeriflerde karşı azamın gölgesinde gölgelenenler bunlar. Güneş ay kalkacak, onların hüzlerinin ziyasından mahşer yeri, ay güneş gelse çıra gibi kalmayacak. Böyle çıra dediğim idare ateşi kadar kalmayacak. Güneş, ay, yıldız hepsi mahvolup gidecek. Bihterih huri kızının şu sıçça parmağının doğumundan yukarı kırkta biri dışarıya çıksa ayın güneşin bütün ziyası kapanacak, kapanacak. Çünkü huri-ayn buyuruyor Allah onları gayet vasfediyor. Uslu haber ver, verdim tırnağını da kes. Altına su geçsin altına, tırnağını uzatma böylelikle tepeden tırnağına on bir tane oldu bu noksanı varsa Allah'ım affetsin bizi böyle ayrıl. Demiş ki burada duyarmış göründen haydi gidelim bir hus edelim böyle bir züğürt duruyormuş demişler. Camiyi devirden, yani develinin camisinden para müstü elli sene kağıtsız vaaz verdi.
Böyle demune kitabını almadan takır takır bir abimi ve halen dızzıklı Hacı Kasım Efendi bir köylü şehrin ilmini yüklendi aldı geriyor arkadaş demiş. Köten değildi o. Allah şefaatlarına nail etsin. Dersini okusana benim gibi hayvan gibi gözünü sağa sola gezdirmemeli. Karanlık mahalle okusa daha evladın gece lambasına da düğümdürmeli. Ve gerek cehri olursa da ihlas üzere devam etmeli. Kuddurattan amelini tasfiye etmelidir. Cemi amellerinde ihlas üzere hareket etmek lazım denir ki devamı, istikrarla sıddıkiyet derecesine tefafut etmiş olabilirsin daha devam ediyor kitap, HDP Risalesi yine burada yüz elli beş oldu. Edep, edebi tarikatta riayet gidemediği noksan ve kusurunu, şeytaninden tek minerlilik, ümmet lazımdır. Ben neler değilim ama başka yerlere gider. En büyük zatları deliklerine sokmak istiyorlar ya. Kılıcınından çıkar günün birinde. Hamlısını keseceğine bir ben karışmam.
Ben karışmam ona. Allahu Teala hazretleri bizi o kılıçtan borusu inşallah. Yani haset herkes, hafızlar birbirine, hocalar birbirine. Öyle hasetler cinsinden olur. Halifeler ürüğüne. Buyurun efendim. Bütün halika olsa da ahlakı pil çıkar da hasetlik çıkmaz içinden. Hasetlik ayağını dayar durur. Bin sonra çıkacak insanları yalandırıyorlar. Efendim, bizi geleceğiz diyor, efendim bizi yedik diyor, şimdi daha telefon aldım, sekeratta'ymış diyor. Niye yalan söylüyor? Yalanla imam bir arada durur mu? Ataşla, ot, kefen bir arada durur mu? Vardık ırkın ha, kardeşlarımızdan hiç gelen olmalı. Ne diye gelmedi? Giderken dedik ki huzurla kanama alıyoruz, kanama alıyoruz bize ziyaretçi göndermen gibi, yeminiyetten beri kanaatiniz olsun diye de babam kanaatiniz olsun, yalan söylüyor. On ikiye yirmi beş kala devam etmişsin ve on altı, on yedi kalmış on ikiye o zamana kadar devam etmişsin.