Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadis Sallallahü's-Sirahü'l-Asis'in eserlerini seslendirmeye çalıştığımız İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz kıymetli dostlarımız. Bugün yine sizlere Hz. İbrahim isimli eserden bir bölüm seslendirmeye çalışacağım. Allahu Teala Kabe'yi beyti haram kıldı ki, o mübarek mevki, nasım ibadeti için kıyam mevki olsun. Şehri haram olan Zilhicce ayını hacc edecek olan kimsenin kurban için Mekke'ye gönderdiği hediye ve alametleri olan nasıl ibadetine, ziyaretine ve tavafa mahal şehri haramı ef'al-i haccın zamanı, alametli ve alametsiz kurbanları haccın adabından kılmak. Allahü tealanın semavat ve arza olan mevcudatı bildiğini ve Allahü tealanın her şeyi alim olduğunu, ey insanlar sizin bilmeniz içindir.
Çünkü Cenabı Hak Harem-i Şerife hürmet ve tazim etmeyi nasa emrettiği gibi ilminin vüs'atine ve kudretinin kemaline delalet eder alametler de halk etti ki o alametler sebebiyle herkes Allahü tealanın her şeye kadir olduğunu bilsinler. Mekke Vadisi ottan, sudan, ziraattan hali her nimetten ari olduğu halde, Allahü Teala Kabe'yi bütün dünya halkının kalplerinde bir meyil halk edip etrafı alemden yüz binlerce kimseye ziyaret mahalli kılmıştır ki bu, Mekke ahalisinin her yerden ziyade nimet sahibi kılıp dünyanın her tarafından her türlü nimetler göndermekle mebzul ve ahaliyi refah ve saadetle yaşatması Cenabı Hakk'ın kudreti kahire ve irade-i bahire sahibi olduğunun pek büyük delilidir.
Harem-i Şerif'te erkan-ı İslamiyeden olan haccın edasını şart kılmakla büyük ibadeti edaya mahal kılmak ve o ibadeti hataların mahvına ve derecatın ref'ine yükseltilmesine sebep kılmakla Hak Teala Hazretleri o mahalle şeref vermiş ve o mahalde meskun olan ahaliyi de o şerefle müşerref kılmıştır. Çünkü Mekke-i Mükerreme'de uhrevi menfaatler ve cemi afattan emniyetin usulü, zararların def'i verdin-i mübin'in kıvamı her yerden ziyade hasıl olduğundan her türlü tazimata ve şerefe mazhar olmuştur. Din işlerinde kıyama vesile olarak bu ayet-i celîlede dört şey zikrolunmuştur. Birincisi Kabe-i Muazzama. Hac erkanının edasına mahal olduğu için mahalli kıyamdır. İkincisi şehri haram. Cenk, cidal gibi çirkin adetler şehri haramda yani aylarda terk olunduğundan şehri haram ibadet için kıyam zamanı olmuştur. Üçüncüsü, nasa kıyam olan hedy.
Hedy bir kimse tarafından Mekke fukarası'na hediye olarak gönderilen kurbandır. Gönderen kimsenin çok sevaba nail olmasına ve Mekke fukarası'nın maişetine sebep olmakla Hedy nasıl ibadetlerinden bir kısmını ikameye sebep olmuştur. Olan hedyen sevabı daha çok olduğundan da ayrıca kıyama vesile olmuştur. Hz. Adem aleyhisselama inzal buyurulan suhuf-i Adem'in her birisinde Hak Teala buyurmuş ki: Mekke beldesi ki o beldenin halkı benim komşularımdır. O beldenin ziyaretçileri benim misafirimdir. Onlar benim hıfz u himayemdedir. O haneyi ehl-i sema ve ehl-i arz ile mamur etsem gerektir. O haneye güruh güruh gelirler, yüzleri tozlanmış olduğu halde lebbeyk sedalarını yükselterek gözyaşları akıtırlar. Her kim ki o hanenin ziyaretine gele ve ziyaretten maksudu benden başka nesne olmaya, o ki tahkikan beni ziyaret etmiş gibi mihmanım olarak kerem ve ihsanıma layık olur.
O hanenin şeref ve kemalini, halinin yüksekliğini senin evladından bir peygambere teffiz ederim ki onun adı İbrahim'dir. Beytin kavaidini, temellerini onun vasıtasıyla yükseltir ve onun eliyle tamamlarım. Zemzem kuyusunu izhar eder ona miras veririm. İbrahim'den sonra her karnın, her neslin ehli o beytin mamurluğuna sa' eder. Ta kimsenin evladından son peygamberin nevbeti zamanında erişiki onun adına Muhammed derler. O Muhammed'i o beytin sakinlerinden ve sakilerinden kılarım. Her kim beni araya, benden bir dilek dileğe gerektir ki o kimse beni şu cemaatle bilsin ki onların saçları sakallarına karışmış, toza toprağa bulaşmış, nezirlerine vefa edici, Rab'leri yönüne rücu edici kimselerdir. İşte beni arayan o cemaatle beraber bilsin. Keza İbrahim aleyhisselama verilen sahifelerde oğlun İsmail hakkında senin duanı müstecab kıldık ve onu muhterem eyledik.
Ona ve onun nesline bereketi ihsan kıldık. Onun neslinden Muhammed namında bir çocuk dünyaya gele ki o muhtarımdır, seçtiğimdir. Onun ümmeti ümmetlerin hayırlısı ola buyrulmuştur. Elhamdülillah. Nitekim Cenab-ı Hak tarafından siz en hayırlı ümmetsiniz buyrulmuştur. ÜMET-İ MURAMMED Siz Allah'ın tevhidi yolunda hakkıyla mücadele edin. Zira Allahutaala mahlukat içinde sizi seçip üstün kıldı. Allahü Teala sizin dininizde bir güçlük kılmadı. Takatiniz haricinde bir şey teklif etmedi. Çünkü Allahü Teala babanız İbrahim Aleyhisselam'ın şeriatını size şeriat kıldı ki onda asla meşakkat yoktur. Binaenaleyh babanız İbrahim'in milletine ittiba edin. Allahü Teala Kuran'dan evvel nazil olan kitaplarda ve Kuran'da sizi Müslümanlar olarak isimlendirmiştir. Binaenaleyh itaatınız Kuran'da beyan olunduğu gibi Kuran'dan evvel gelen kitaplarda da beyan olunmuştur.
Resulünüzün sizin üzerinize şahit olması, sizin de diğer bütün nas üzerine şahit olmanız için Allahu Teala size Müslim, mübarek ismini verdi. Allahu Teala dinde güçlük halk etmeyince siz salatı eda edin, zekat verin ve işlerinizde Allah'ın inayetine yapışın. İşlerinizi O'na ısmarlayarak Ondan yardım bekleyin. Zira Allahu Teala sizin yardımcınızdır. Allahutaala yardımcınız olunca ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır. Yani Cenab-ı Allah'ın vahdaniyetini kullarına bildirmek ve tanıtmak için tevhid hakkında hakkıyla mücahedeyle cihat edin. Çünkü Allahü Teala mahlukatı içinde tevhidini idrak etsizi ehil kılarak ihtiyar etti, seçti. Beyzavi'nin beyanı veçile bu ayette cihatla emrin sebebi Müslümanların sair insanlardan efdal olup, end-i ilahide mümtaz, seçkin olmalarıdır.
Cihat ile Murat, nefsi emmareye verdin düşmanlarıyla mücahedeye şamil olduğu gibi hakkıyla cihatla murat kudretini kamilen sarf etmektir. Tefsir-i Hazine nazaran hakkıyla cihad, Cenabı Hakk'a ibadette laimin levminden korkmamak, vus-u takati miktarı çalışmak, gücü yettiğince çalışmak verdin düşmanlarıyla mücahede etmektir. Beyzavi'nin beyanı veçile dini İslam'ın ahkamı beşerin eda edebileceği derecede kolay olduğundan ahkam-ı İslam külfetlidir diye itiraz varid olamaz. Tefsiri-i azinde de beyan olunduğuna nazaran dinde haraç, yani zorluk olmamakla murat, ahkamıyla amel etmek kolay olduğu gibi cümle günahlardan kurtulmaya çare bulunmaktır. Tevbe, keffaret, kısas, diyet gibi.
Hazreti İbrahim Aleyhisselam umum Müslümanların nesepte pederleri değilse de Müslümanların maneviyatta peder-i müşfikleri bulunan Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ceddi alası ve babası olduğu cihetle ümmetinin de babası olmak lazım geldiğinden bu ayet-i celile de Müslümanların babası olduğu beyan buyrulmuştur. Çünkü bir resulün ümmeti o resulün evladı hükmünde olduğu gibi o resul de ümmetin babasıdır. Zira insanın nesepte babası muvakkat bir hayat olan dünyada vücut bulmasına sebep olduğu gibi resul de irşad ve ıslah ettiği cihetle hayatı ebediyeye sebep olur. Peygamberler ümmetlerinin hayırlı babalarıdırlar ve babanın babası insanın büyük babası olduğu gibi ümmetin resulünün resul babası da o ümmete büyükbaba olacağından şüphe yoktur. İşte bu esasa binaen İbrahim Aleyhisselam'ın bu ümmetin babası olduğu beyan buyrulmuştur.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, Şüphesiz ben size ancak babanız gibiyim buyurduğu hadis-i şerifte bu manayı teyit eder.
Hulasa Allahü Teala'nın tevhidi, ilah hususunda layıkıyla mücahedenin vacip olduğu, zatını marifete Cenabı Hakk'ın insanları ehil kılıp ihtiyar ettiği, dini İslam'da güçlük olmadığı ve milleti İslamiyenin milleti İbrahim olduğu ve İbrahim Aleyhisselam'ın Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretleri vasıtasıyla bu ümmetin babası bulunduğu Kuran'dan evvel nazil olan kitaplarda ve Kuran'da Cenab-ı Hakk'ın ümmet-i Muhammed'i Müslim ismini verdiği, Resulullah'ın ümmeti üzerine ümmetinin de sair ümmetler üzerine şehadetlerinin kabul olunduğu, Erkan-ı Şeriata riayetle namazı ikame, fukaranın hakkı olan zekatı vermek ve cemi yumurta bütün işlerde Allah'ın inayetine yapışmak vacip olup, Cenabı Hakk'ın ehl-i İslam'ın yardımcısı olduğu bu Ayet-i Celileden müstefaat olunmaktadır, çıkarılmaktadır sevgili dinleişler.
Evet, bu ayetin meali ve tefsiriyle bugünkü programımızı nihayete erdiriyoruz. İnşallah bir sonraki bölümümüzde putperest kavmi başlıklı bölümle inşallah programımıza devam edeceğiz.