Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Efendimiz Cenabı Hak şefaatlerine mazhar etsin. Her bir sahabenin ayrı bir özelliği var. Hazreti Osman efendimizin mühim bir özelliği de hepinizin bildiği üzere haya sıfatıdır. Çok hayalıydı. Nebi-i Ekrem aleyhissalatü vesselam efendimizin mübarek yerlerine sol elimi uygunsuz yerlerde kullanıyorum diye dokundurmamıştır. Ve gusül abdesti alırken dört kat olduğu da söyleniyor. Diyor kat olmaz da edep yerini çok gizlediği haber veriliyor. Bir de efendimiz aleyhissalatu vesselam yaz günlerinde serinlemek için kuyuların başına oturuyorlar. Mübarek entarilerini yukarıya doğru biraz kaldırıp serinliyorlardı. Sıddıkı Azam geldi. Hz. Ömer geldi. Hz. Ali geldi. Vesairleri geldi. Hiç kendilerini bozmadılar. Radıyallahu anhüm ecmain. Fakat Hz.
Osman gelince Radıyallahu Anh Aişe annemize içeriye gir buyurdular ve entarilerini derhal aşağı indirdiler. Bunun sebebini sorduğu zaman Aişe Annemiz buyurdular ki ya Aişe melekler dahi o uzaktan Hazreti Osman'dan haya ediyorlar. Haya en mühim sıfatlardan birisidir. Hazreti Osman Efendimiz gelince radiyallahu anh bu sıfat hatıra çokça gelir. İmanın hepsi de hayatı öldü, utanmaktır. Bu imanla alakalı imanı güçlü olan kimseler çok hayalı olurlar, edepli olurlar. İbadetin tap ve lezzetini dört şeyde buldum buyuruyor. Başta Allah'ımızın farz kılmış olduğu taatleri yerine getirmekte buldum. Mesela oruç, bir ay oruç tutmak suretiyle büyük hazza eğildim. Zekahatsa vermekle, emri bil maruf nehyi anil münker, insanlara hakkı göstermek, yanlış davranışlardan men etmek suretiyle haz duydum.
Bunun yanında Allah için sevmek, Allah için buğz etmek, müminin birbirini sırf Mevla sevgisiyle muhabbet edip düşmanlığı da ancak Allah'ımıza isyan olan noktada olmasıyla ve bir de mesela cihattır. Cihat taatini başta nefsimizin arzusuna uymamak, şeytanın aldatmalarına kalmamak ve insan şeytanlarına karşı da vatanımızı muhafaza etmek, bu taatleri yapmak suretiyle haz duymaktır. Ikinci olarak hazduylan, zift alınan, Allah'ımızın haram kıldığı bir yanlışlığı yapmamak. Bu da mümine büyük bir huzur verir. Der ki Elhamdülillah, kendimi korudum, bir başkasının arazisine girmedim. Kendimi korudum, Hakk'a, hukuka riayet ettim. Gözlerimi korudum. Velhasıl insanlar arası adaletle muamele ettim. Zengin olunca onu bağrıma basıp, tazimle karşılayıp fakiri hor görmedim. Rivayet ettim Allah'ımızın men ettiği hususlardan çekilmeye.
Bunun yanında hüküm mevkiinde ise hükmünü adil, adaletle vermekle bu taat diyor bize zevk verdi. İşte rızık korkusuyla çocukları öldürmemek, haksız yere bir kimsenin canına kır kıymamak suretiyle diyor büyük zevke nail oldu. Allah'ımızın men etmiş olduğu yasakladıklarını yapmamak suretiyle. Anne ve babaya itaatsizlik etmemek suretiyle haz duyduk. Ve tanesi üçüncüsü, Allah'ın rızasını diyelim artık talep ederek insanlara hayrı duyurmak, hakkı göstermek suretiyle haz duyduk. Asıl en önemli olan nokta da budur. Verra biu dördüncü olarak, Allah'ın gazabından sakınarak kötülüklerden de nehyetmek bizim için en büyük zevk oldu buyuruyor. Ve analiyyin radiyallahu anh ennehuga Ali Efendimiz de buyuruyorlar. Cenabı Hak şefaatlerine mazhar kılsın. En bariz sıfatı yani öne çıkan vasfı ilimdir. İlimle çok seçkindir. Ben ilmin şehriyim. Ali Radıyallahu anh de kapısıdır buyuruyor.
Meniçtah gailel cennet kim cennete aşık olursa ve men eş rakam minen nar kim ateşten korkacak olursa inte aniş şehevat o da hayvani duygulardan kaçınır. Başkasının namusuna meyletmekten kaçınır. Ve menteyak gane bil mevt. Kim ölümün gerçek olduğunu bilirse, tam inanırsa Onda lezzetler kalmaz. Hep ölçülü olur, gülerse de ölçülü olur, eğlenirse de ölçülü olur. Velhasıl yanlış muamelede bulunmaz. Artık ilahi zevke meyli der. Dünyevi zevkler onda biter. Çünkü öleceğini biliyor. Büyük bir huzura duracağını hatırlıyor. Mizanını nasıl amel ve taatlerimiz ağır mı? Hafif mi? Nasıl gidecek bunu derin derin tefekkür ediyor. Bunları düşünen kimse diyor dünyevi nimetlerinden lezzet alamaz. Asla bile o ahirete müteallik olur. Ahiret işlerinde yardımcı olması için. Ve dünya kim dünyayı tanırsa Musibetler ona çok hafif gelir. Çünkü dünya bitecektir. Bunu kesin olarak kafasına yerleştirmiş.
Efendimiz de buyuruyorlar. Namaz dinin direğidir. Dini ali namazla üç bulur, namazla kuvvet bulur. Namaz en büyük cihattır. Namaz Allah'ımıza yalvarışımız, yakarışımız, adeta dilleşmemiz, zikrimiz, evradımız, ezkarımız, tebliğimiz, davetimizdir. Çoluğun ve çocuğun sizin namaza gidip gelişinizi görmesi, secdelerde bulması, rükularda, kıyamlarda, ibadetlerde onların da örnek almasına vesile olur. Bu sebeple en büyük cihattır. Ve suntu efdalü burada artık neyi kastettiğini kendileri bilirler ve suntu, sükut, eftalü, günahlardan kaçınmak da bambaşka bir nimettir. Ve sadaka tut fiu ve da berrab. Sadaka ise Allahu Zülcelal'in gazabını söndürür ve suntu efdalü ve savmü cinnetün oruç da bir kalkandır kötülüklerden muhafaza hususunda ve savmü cinnetün minenna ateşten koruyan bir kalkandır. Ve sümtü efdalü şükür üstündür. Ve cihedu sinamüt dinin en yüce noktalarından birisi cihattır.
Ve suntu efdalü, şükür bambaşka bir nimettir. Elhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi serin sohbetini dinlediniz.