İslami Değerler ve Akrabalık Bağları kaydında Getirir, ağzını uzatmayacağım bazı şeyler tarif edeceğim. O tarifimle amel edenler biiznillahi teala çok doğada nail olacaklar inşallah. Murad eylediğine göre şöyle duyulmuştur. Raisi Muhammed aleyhisselam. Arada çabuk sakmayın, satanlar bir bak bu, gelenler bir geçsin. Herkes bir kalbinizi bozmasın. Çok mühim şey görüşülüyor dostum,…
İslami Değerler ve Akrabalık Bağları ne anlatıyor?
İslami Değerler ve Akrabalık Bağları kaydında Getirir, ağzını uzatmayacağım bazı şeyler tarif edeceğim. O tarifimle amel edenler biiznillahi teala çok doğada nail olacaklar inşallah. Murad eylediğine göre şöyle duyulmuştur. Raisi Muhammed aleyhisselam. Arada çabuk sakmayın, satanlar bir bak bu, gelenler bir geçsin. Herkes bir kalbinizi bozmasın. Çok mühim şey görüşülüyor dostum,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 19 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Getirir, ağzını uzatmayacağım bazı şeyler tarif edeceğim. O tarifimle amel edenler biiznillahi teala çok doğada nail olacaklar inşallah. Murad eylediğine göre şöyle duyulmuştur. Raisi Muhammed aleyhisselam. Arada çabuk sakmayın, satanlar bir bak bu, gelenler bir geçsin. Herkes bir kalbinizi bozmasın. Çok mühim şey görüşülüyor dostum, biiznillah. O oturur bizden katın, birden oturun. Bir gün diyor Sultan-ı Enbiya Efendimiz, bir gün Cebrail, Mikail, İsvaatil, Azrail daha geldiler. Meleklerin dört peygamberi bana geldiler. Bilmiyoruz hocam. Cebrail yedi ki, o Arapçanın bu manası, Ya Rasulallah, ey Allah'ın Rasulü, ey Allah'ın Hadidi. Hakim sana onca salavat-ı Şerife getirirse, ne gün olursa olsun, o salavat-ı Şerife getirirse, ben onun elinden utan, suratı yıldırım gibi getiririm. Bugün mütezatlı görüşme gibi. Demek kendi ol salavat-ı şerife getiriyor.
Hazreti Cebrail aleyhisselam sırattan kendi çok korktuğu için, ondan bıkıyor yıldırım gibi suratı getiriyor. Gen başını secdeye koy, Allahüteala o kimseyi at yedi bine kadar kafamı kaldırmak. O on salavat otuz olmadı. O tek on talebe vakfın yerine efendim Cebrail aleyhisselam sırattan yardım yıldırım gibi geçirsin. Buyur. Mikail aleyhisselam havlu kevserden kana kana surat, onu varırım susuzluktan kandırırım. İsrail aleyhisselam da buyuruyor ki, ben başımı secdeye koy, Allahu Teala o kimseyi affedercaya kadar başını secdeden kaldırmak. Allah, Allah, İsrafin gibi bir melaisyanın başını secdede koymak. Elbet de o talebe akıl ederim secde eder inşallah. Aman efendim Azrail benziyor.
Azrail aleyhisselam da ben de onun ruhunu, onun ruhunu evliyalar aleyhisselam hazretları Hazret-i Yusuf Hazretleri ruhunu aldığı, pek kıymaklı, memleket özü, hep gülü olan, Hacabullah Efendi hazretlerinden Kadir Gecesi'ne ait bazı şeyler dinledik elhamdülillah. Şimdi bizden evleli, çok muhterem taze yetişen, memleketin çiçeği gibi olan yavrulardan, bir fakta onlardan duyduk Elhamdülillah. Şimdi bir de bu günahlar olan Hasan'dan, bir de oradan dinleyelim. Bir şey, üç defa konuşulursa Farsça kar Allah'ın inşallah ve onunla amel dolaylatır ve sırrınız lütfunu yıktar etsin inşallah. Allah'ımız Yani, karanlıklarından insanı kurtaracak yollarını bildiren Kuran-ı din leylayı Kadirde inzal ettik. Sahabe arasında eski eski Müslümanlar geçti ki, bin ay elimden silah düşmeden bin ay harp edenler vardı. Bin ay Allah'a ibadet edenler vardı. Deyince sahabeler bilhassa hazret talebelerimiz ağladı.
Efendim bin aya kadar ömrümüz yok. Bu ta onurlu halk fıtratımız gibi. Bu ta onurlu halk etti çünkü kabirde az etsinler. Günahları az olsun, ahir vakitte gelsinler. Hazreti Muhammed'in ümmeti her peygamberden çok olsundur ve altmış ile yetmiş arasında çok insan alır, çoğu gençken ölür misalları. Biz bu ameli edemezsek ne yapalım ya Muhammed deyip? Sahabeleri ağlayınca Halık-ı zülcelal. İki cihan güneşi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'e Cibril-i Emin'i busura ile gönderdi. Doğallının kimi kahvede kimi sokakta dolaşır. Yarın da mahşer yerinde dolaşır.
Şimdi tesciyle oturduğunu gezdim ki Çin Dila'yı nasıl bir daha hacca gitmesi lazım olduğu da, hacca gitmek farz olduğu bu gece Müslümanların arasına tartışmak da meleklere nazır olmuş, edeceksiniz Müslümanların arasında bulunacaktır ve onların diyor ki duası kabul olmak bizim peygamberlerimiz kalbin girince kitaplardan ata olan bizim peygamberlerimiz meleklerin peygamberlerinden ettah. Avam melekten de alamı laf Veletler Cebrail her emir için nakliyanın izniyle o gecede nazil olurlar. Daha devam ediyorum. Yani, böyle kadir öyle bir mübarek gecedir ki, o gecede semadan yeryüzüne müminleri ziyere, hayat dili bile soruyordum, şimdi kitabın aynı yazdığımı konuşuyorum. Müminlerin ziyere ve istiğfar etmek üzere Cebrail Emin ile Cebrail aleyhisselam olan melekler, melekler dünya ve ahirete müteazdir her emir için vakfulanın izniyle inenler ehli imanı ziyaret verenler.
Yeryüzünü ve habitlerin ibadetini şehir ve temaşa gelin der. Habitlerin ibadetini, müminlerin ibadetini yirmi altı gündür oruç tutanın, müminlerin ibadetını şey için melekler gelirler aralarında bulunun yer. Elhamdülillah. Hoca Ya Rabbi. Ahu emir ile dua ile ağlayarak sesleri duyulan, günahlı kullarının seti Allah'ı tesbih eden meleklerin sesinden o gece sabah olana kadar, güneş durana kadar yıldırım düşmez, gengele olmaz, afat olmaz, o şeyden selametler bu gece. Senelerden beri kuzum, üzünün yataklarda sabah namazına takmadığın bebeğine bun geldi. Lakin bu gece uyumamanın gayretine da, zahmetidir, Hudçu Şerif'teki kutduğunda, evlat buna nispeten Hudçu Şerif'teki kut bir vakıf namaza beş yüz derece oluyor Allah. Ilk gününde cehenneme layık olmuş yetmiş bin kişi at sorulur. Her dinde böyle, her gününde böyle, o gaddar onu Allah'ın af da olur.
Bu aftan mahrum olan, şundan Allah bizi mahrum etmesin inşallah Şu kişiler bu geceden mahrumdur. Bu kimselerden mihenk velev mihenk dinliyor. Açılın bırak şunu. Bu kadar akkoyulan insanın içinde biz de akkoyunalım. Şu sırada yoğursan dontana sıfatlar. Bunlarda yoğursan korkma inşallah. Bunlarda varsan çok kork. Yani şunların içindeyken çok kork. Ben korkacağısan bahtı para camiden çıkayım geleyim. Sen korkma inşallah. Yoksun sen inşallah. Haydi varsan bu say dinin içinde der ne yapmış? Ne yapmış? Bir yere küp bırakmadan tövleyi, doldurunca da atlatırsın inşallah. Yani şunlardan şarap varsa. Belki isim verirsem ayıp olur. Yerirsen de pek zararı yok. Adana'da Allah'ı girdiğim sene bundan on bir sene Elverişoğlu Camii'nde bir çete kumandanı namında bir kardeşimiz evine hususi bizi götürdü ve anlıyor, tövbe ediyor. Bunları saydığım zaman üç tane ufak bende vardı. Üç tanesi bende vardı.
Sen tövbe et deyince, tövbe ettim ağladım. Vallahi hocam sen Allah delirtiyordun bize, dua ettiriyordun. Meleklerin sırtını da vuruyordun ben. Kanaatim olsun böyle. Gözlerime yemin ederim böyle. Yani Alamam efendim, para alamam. Senin Baktım ki para koyuyor, top çoktur diye cel yattım. Vallahi hoca, senin razı olduğu diye desem de üstüne çıkıyorum da utanıyorum niye yapayım diyor. Utanıyorum. Ne olursa olsun konuşacağım ve sen de tövbe uğrayacaktın kurtulacaksın inşallah. Bir, aftan mahrum olan bu gece kabul etmiyorum, çek buradan diyen Allah'ın. Sayısından birisi şu, sıfır baş olan kimse. Sıkıcı, çok şükür yok hocam. Bizde yok. O dolandırıcı, o dolandırıcı, doğrulüne yıldız nama takıcı, elin ırzını birbirinden soğutucu, elin ırzına muhabbet muskat kutluyoruz. Kabilla kocanın arasını bozutur. Bunlar keşke bu gusül atın yazdık. Yazık. Ne diyor böyle orada? Tövbe tövbe tövbe.
Sıfır dedim keşke dikte. Ağır herkes de biliyor. Sıfır. Sıfırbazlığı, fenalığı. İkincisi falcılık yapanlar. İkinci, bu da yok elhamdülillah. Kim dedi yok diye. Kim dedi? Gerçeklerde yok ama kadınlarda yok mu? Ben orucuna bir şey koyup da senin karnına oğlan duyacağım diyen yok mu? Yani ne diyor sen diyor hocam. Neler girdi aramıza, neler girdi aramıza. Ya Elhamdülillah bizim memlekette kadın da yok, erkek de yok. Varsa boşuna bekler burayı yine yapacaklar. O panciliğini yapacaksa yok görinecekler. Horverirsin, istiğfar etsin, gel. Allah üçüncü bize doğru geliyor gibi şimdi Müslümanlara çenecilik eden, Müslümanlarla küsturan, Müslümanlarla barışmayan Müslümanlayıvereceksin öyle yerine baksın ki hepimizin yaratının üstündesin. Söz. Kardeşim Allah'ını, dinini, Muhammedini seversen. Bak yemin ediyorum, farz de şu keli bu uzak.
Hocanın vaazına girerim ama gitmiyorum diyor birisi bana haber göndermiyor. Particılar birbiriyle darısın değiyor, değiyor diyor. Yani çeker diyor efendim ya. Barışırsak bizim parti belki zayıflar diye korkuyorum, barışmam ben diyor. Eğitimin bağlılığını dinlemeye gitmem ben diyor. Kabul gecenin kabul olmazsa olmasın diyor. Böyle insan olur mu efendim? Uyalarımız var bizim içimizde, nelerimiz var, nelerimiz var. Bende kalmadı şimdi yediğin için önce golf düşman kanadığın kimsenin elini kalk öpmekten öpmekten kahroluyum hoca. Veren bir aydan hayırlı olan Kadir geceden yapım oluyorum. Ne hac burçla istikacı diyeyim ben değil arkadaşlar mı? Harika Zülcelal bizleri israf et Ya Rabbi. Köybeleri nasıl, nasip et Ya Rabbi. Köybelerinde sebat edenlerden et ya Rabbi. Demek ki bura birbirine kıstıran kimselerde sürahiyet yerine dekler. Yazlık ol. Yazlık ol. Hoca ben küsüm ya taarruz etti.
Hoca ben küsüm ya namusuma hakaret etti. Hoca ben küsüm ama mukadde tartıma hakaret etti. Hoca ben küsüm ama su gibi deyip suçları var. Bunların müstesna, insanın canına, uzvuna, namusuna hakaret edilen tabir barışılmaz. Allah da sormaz ondan. Şüphesiz ki, keiki olan şöyle olduysa, böyle olduysa, ondan tarafı atmışsın da benden tarafı atmamışsın da onun için süt olanların namazdan dahi üç günden sonra kabul olmaz diyor Peygamber. Diyelim nasıl keyiflendirdiniz canım sonra ciğerimizi yaktın yahu. Ben de elim Allah'ımız, peygamberimiz. Dördüncüsü, müminin ham olan, mürakiya devam eden, şaraba devam eden kimseler başına oturur burada. Muraki içen, şarap içen şimdi duyunca o efendinin dediği de buyur ruhsatı. Birisi kuşmanın malı geldin mahkemenin önünde diyor. Birisi Irak'ı çağırdım diyor. Birisi bir arkadaşa küsütün. Bu üç yünle düzelttim elhamdülillah diyor.
O Adana'da sıcak ve kurtuldum elhamdülillah diyor. Sen de şu kıstığı bırak. Irak'ı içiyor, şarap içiyorsan aç bin bir bah verir. Ve Halık-ı Zülcelal'ımız da ayetinde Uzun konuşamayacağım. Ey şerefi iman ve şerefyab olan kullarım. Müşrik müşriklerin ibadet için diktikleri putlar Hayır ve şer ileride vukua gelecek. Ahvallarını keşfetmek için gezmen bir garip attıkları oklar. Bunların cümlesi şeytan-ı şakayinin pisliğidir, terbiyesidir, terzdilidir, kervinidir, ondan hatır olmuş bir hurdarlıktır. Öyle ise eşleri bu. Allah'ım söz verin bu. İstinad edin. Burdarlıktan sakın. Umumuz zahmetlerden felak ve halat bırakılır. Anlamadık hocam. Anlıyorsun. Irak'ı hükmet. Umar oynamak putadatma ile beraber diyor Allah'ım. Bak üçünü beraber dördünü beraber vel ezda. Yani resmen bir garip atılan oklar eskiden ok atarlardı. Sok atarlardı. Şimdi ona Kuran'a diyorlar.
Ben anladım sana üç tane idi böyle, atarlardı. Attığı zaman çıksın mı o işi tutardı. Allah'ım emretti diye. Attıkları zaman Nahani Rabb'i gelin mi Allah nehyettir beni bu işten değil ve işi tutmazlardı. İki tarafında zararı yok bunların. Üçüncüsü kafelen-i Rabbi çıkarsa, oktan o çıkarsa Allah hasret etti diye de dedi. Onun için küfre varıyordu. Allah ulası iken, kumar oynayan, pupa dağıtan ve böyle böyle Allah'tan fethisi diyen şeytanın pisliğidir bu. Bunlar burada aptallar. Ancak secde eder, istiğfar eder. Bunlar da mı çok büyük de? Bunları dün anlatmıştım, bunlar çayını eline eğmenceği için haftada, bir çay içinde evvel bu alfada, hakikaten kumar kağıdını, aşığını eline alan para gözünün kanı ve elini yumuş gibi günahkar olur diyor bize burada. Şimdi devam ediyoruz. Kiraki içenler aman, aman diyorum. Allah rızası için diyorum. Şuradan mahrum olmayalım diyorum. Köyle et bitti faris.
Hoca bizim buranın düğünlerini sen bir bilsen, sen bir görsen, doğur getirirler, buruna getirirler, neler getirirler, fal getirirler, küahtı alırlar, şarap alırlar. Senin insan şeytanları ortaya çıkar, şeytan görünler. Benim hatıram için bir tanecik al diyerekten bir gelirler. Zer hothi derler, o yavruları yoldan çıkarılırlar. Sen kendi memleketine aklın geliyor. Ben bilmiyorum. Haberim yok ben sana geliyorum. Mümini ham olanlar, uluhiyet devam eden tövbe etmeyen de bu geceden mahkumdur. Ya söyle hocam da, beşincisi zinaya huzur olan zinakat kimsede bu mevlitten bu geceden mahkumdur. Allah'ımız göstermesin. Biz onları çok konuştuk. Bir ay çöl konuştuk. Daha hakim faize, gusül olanlar para verip de yüz lira, ay başı gelince yüz on lira alanlar. Parasını faize da aldananlar, onlar da bu geceden mahkum. Mahkum. Şimdi, şimdi bir gület buğday yeriz. Biz gület deriz iki teneke.
Harmanı kaldırınca bir eşcinik göreceksin. İki tehlike bir de yarın zehirdir zıkındı. Zehirdir zıkındı. Yarın zibadirler buna. Hayır derler, Kuran-ı Kerim'de on, on beş sayfa suç bunun üzerinde yazdı. Öyle bunun üzerinde yazdı. Şimdi buna cevap ederse, yetmiş türlü günahı var. En güçlüyü diyor Kabe yolunda anasını almış gibi günahkar olur. Allah rızası için söylüyorum bunu. Sizi kurtarmaya çalışıyorum. Halık-ı Zülcelal'ı seversen şu geceden mahrum olma din kardeşine bir yardım etmişsin de onun yerine fazla almaya buraya görse bizi herhalde. Hocam param artsın diye istiyorum. O para bütün olsun yahu. Osmanlıdaki külliyen mahveder. O birisini baklava yapan ya, onun yavruları iflas eder, hamalciliğe kadar düşerler. Yani aydınamaz biriktirip, dikkat vermedim de mahcup attım ki, her güvenle yavrularını açlıktan ancak elin hamal cililini yapmadan başka bir şey koymadım onlara ya.
Şu geceden mahruk oynamaının içinde faize terk edeceğiz. Bu da yok inşallah. Bilmiyorum var, bilmiyorum yok benim. Kaderim yok memlekette. Yedincisi, anasına babasına ası olanlardır bu geceden mahrum. Hoca ne diyeyim bu gece ağlar biriktirdiğinde birini infak et merhamak et. Ağzımı dinlemeye tenezzül etmedim, delledim. Gelenleri biliyorum, gelmeyenleri bilirim. Tek tek kaldırırım, kaldırırım. Ben yedim der insanların yüzlerini, ha geldiğim dünden beri ama baba haklı diye hırtlağımı yıkmıştım. Hırtlağımı yıkmıştım. Lakin sen dinlemedin huzur. Dinlemedin. Dinledim diye tesir etmiyor. Ananı, babamı hoşlanmıyor. Saki deri bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa, aksakallı, tek siyah kalmamış geneleriniz olmasa, memedeki emen çocuklar olmasa, günahlarınıza bakıyorum da diyor Allah.
Üstünüze kel gibi bela yağdıracağım ya, o neneleri için, o geneleri için sizi affediyorum diyene ahret değil mi caha dememiz istiyorum. Siz güvenmeyin, siz güvenmeyin hem Rusya'yı yükle, hem neye zelzel oynuyoruz diye girmeyip. Bu hasat anasına babasına memleketinizde ikna eden var. Onlar bereket giden bereket giden. Peygamberimiz onlar diyor memleketi bereket gider avlayıp diyarlar. Onlar olmasa memleket laf olur diyor. O meme üsluplarından en iyi anlam olmasa sen helak olursun. Ama onun ismi şimdi koca karı çeneti çekemezsin. Onun ismi bu. Baba, ismi ile kullanmış koca. Çenesini yavru saptı kahrolasıcanın. Söyle nerede gülüm kalandı? Yazdık olsun yavrum sana. Halibi Zül Celal sana bana dürüst etti. Birisi annesini iki defa götürüyor. Yedi defa az götürmüş, yetmiş defa götürmeye emniyet almış. Peygamberimiz karşı geldi, dedi ki, Ya Resulallah bu benim annem olur.
Bunu Hicaz'a götürdüm geldim. Dedi de hakkını ölebildim mola Yetmiş defa götürmek istiyorum sırtında. Yetmiş de götürsen, halal etmedikleri sonra kurtulamazsın. Dedi ki böyle diyor Ya Rasulallah, Sen sırtını da götürürken öldürse de kurtulsam geliyorsun ona, kalbin gel. Ama o seni değirdikçe, o günyala getirirken Onlar vurduydu vallahi billahi. Onu bağırarak baban senin kucağına ağzına vurdum diye de sakalınız dolar üç beş sene buz çıkarırdığında yine yüzümü yutardı, kurban olayım yavrum derdi. Şimdi sen o dövünce, o senin haline düştü, sen efendoruk şimdi. Memul oldun, genn oldun, kültürlü adam olsun, münezzeh kafada olsun. Efendim gelin hanım olsun, efendi olsun. Annen anneye, ölçüye tenezzül etmez mi şimdi? Arkamadan bahsetmiştim, istersen yediği gibi. Yok hocam bizi yordu Allah aşkına. Verdi. Anasına babasına, söylemlarda bu geceden mahrum.
Bizim Yahya'lı da Yahya'lı da vay görüyordun. İlk günlerde lazım duyan bir çocuk, bana düşman kesilmiş. Çık mahvullaha'lı. Dedi, ne çıkmayacağım? Ki? Şuradan sorsan, benim çıktığımı istiyor kürsüye? Çıkıyor musunuz cemaat? İlk bir ileride on dolar kişiler istemiyormuş. Hiç görmediğim şeyi giymek hali var. Am varmış gibi haber veririm neyse. Bu da Allah'ın kudretinden zaten. Anam yemiş de müjdele yemiş de onun için, yeni ile eziyet benim için konuşuyor zannetmiş. O genç. Ben ona yemini billah ettim. Hiç duymadım, hiç de ana, dur adama ben ana baba hakkından konuşuyordum zaten. Kadir gecesi konuşturuyduk. Komşular sabit olmuş. Anasının diyor ayağını kucaklamış o bizi kürsüden in diyen, ıslah olmuş. Anasının ayağını yünü örtüyor. Umbalları yollayayım ana baba hakkını helal edin alma.
Onun için annenin, babanın ayağını öpmek, cennetin eşiğini öpmek diyor Peygamberimiz Hadis-i Celil buyurdular. Aynı cennetin eşiğini öpmeye muhabbeti verseniz, annenizin babasının nur ayağını yoktur. Öpmeye hacet yok, ruhasında bulunun yeter. Senin kafan onun ayağına kadar erilmez bilirim. İnsanların alanın yardığı yere secde verirdiği namaza gelmeyen adam, namaza gelmeyen adam hiç anasını ayağa edebilir mi? Oğlum sen öyle diyorsun ya. Ablamya sık bakalım bu huşunu gidersin. Bizdik ki makineli küser. Dana atıyorum kime göğe döver. Başka çare yok. Annesine, babasına asi olanlar da, asi olanlar da bu geceden mahmuz daha Halık-ı Zül Celal'ımız Allah'ım bizi affetsin inşallah. Sekizincisi ne hocam? Sekizincisi. Avculukla meşgul olur. Laf taşıyanlar da bu geceden makbuldür, kalktım geçir daha iyi. Bana on, on beş lira harçlık veriyorlar. Ona sigara ne alıyor? Bir kebap yiyorum.
O taraf bir daha gelmiyor, gelmiyor bu tarafa. Bağırıyorum ki, size onlar şöyle diyor, böyle diyor, şu da ondan, bu da ondan. Fren da geçmişti. Onlar geliyor on, on beş lira. On numara kulüpçi araları alıyorum, bir iki kağıt atıyorum, o tükeniyor, gidiyor karşıya. Böyle gir birine tutturuyorsun milleti. Böyle tutturan varsa, Tövbe olsun. Hepimize köy olsun. Basmaz der ki kendimizde giyiyoruz. Bir de sulayı rahimi terk edenler de akrabasını sulağa etmeyeni, dengeyi fıkra, en büyük ceket akrabaya verilir. En büyük taraftan da olur. Hem akrabalık hakkını ödeşmiş olur, hem borcundan kurtulur. O kadar verilmezdi barbar bağırıyor, sen nasıl hodsun yahu? Ben düşürürüm vallahi düşürmez ama. Kime düşürür? Babasına düşmez. Babasının babasına düşme, cesedine düşmez. Annesine düşmez. Annesinin annesine düşmez. Annesinin annesine düşmez. Oğluna düşmez. Oğlunun oğlu torununa düşmez. Kızına düşmez.
Kızına kızına düşmez. Bundan başka halalarına, gecelerine, baylarına, birbirlerine, ev birilerine o makbul kalmışlık ara akra dağlarının yazsınlar düşer. Sen de onların gece gibi dedin, ayrı duymadın ki. Ben sırf köyümden çıkmasın da uzman reyil diyorsun. Bu olmaz, olmaz. Çünkü veresin ona düşer, nafakası onun, senin üzerine farzın baksın kalsa kolay olmaz. Onun gayrısına olur Müslümanlar. Sıla-ı Rahim deyince Ankara'da filan akradan, İstanbul'da filan akradan, İzmir'de filan akradan gelip ziyaret ediyor mu? Ölüyor mu? Etmeyelim. Ne yapayım unuttuk gittik hoca. Günah kalsın. Bu gürdü Allah vursun. O orada der ki ilmi iyilik yetiyor. Sultan-ı Enbiya'ı anlat Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Efendimizin şehrinde Medine'de bir emanatçı Memed Bodalarıdır. Babamdan duymuştum haber vereceğim.
Sıla-i Rabbim için hem de babanızın sıkılatı bir daha olsun bir misal konuşayım da, şöyle bir af olsun inşallah. O Mehmet amca, amele çimenmek amca, senet istemez, küre istemez, Çin geldiğine emanet gelirse onun sahibine gelir. Hak sahibi, hukuk sahibi, eşvagını, ravza-i mutaharala güler, o kadar kıymetli bir adam. Birisinin elli yüz madeni lirası olmuş. Amel ettim anne baba şunu al da sizde dursun da ben ailemi nehy-i Medine'ye götüreceğim. Muhammedimizin yanına komşu oluyor. Onları getirene ara sen de dursun dursun oğlum diyor. Felaket yok, kırar yok, yazı yok cahil değil böyle ama yazılması lazım ya, yaz işte bulanmış adam bu kadar iriydi, bu kadar ırzibar. Dört üç geriye gelmişimiz, han da gezer Memnet aldı cevler fark etmiş. Sana sordu, sana sordu, her ikisine sordu. Para verdin işte yok. Geç bilemediler. O hoca avradı danıştı, o hoca avradı danıştı.
Mehmet amca ölmüş, param onda gazide, acele nasıl bulurum ölen adamdan nasıl bulacaksın? Olmaz böyle. Yetmiş. E Medine sıkarak bozdum ne yapayım diye ağlamaya başladı. Filan yerde hutbbu cihan gelir. Zamanın hutbbu ahkabı bir yer var. Yetti de ona danıştı. Yettiler. Onunla danıştı. İmam-ı Şafii Efendimiz ve başka bir ukulaktan mı? Diyelim ki efendim mesele böyle böyle, ondan dolayı ne var, öyledir mü? Perişandan günü, Medine-i Milletlerinde Peygamberimizin nefsinde bir dileğin ardına saklan, perşembe gecesi herkes geçti katılan kilitlendin mi, Peygamberimizin böyle kubbası var üstünde. Görnek nasip etsin Cümleyi Allah. Amelatçı nam metodu, ameleti mi ne ettin diye oradan sana testere dedi. Hey Allah razı olsun adam dedi. Gece kaldı ibadet etti etti insanlar dağıldı saklandı ve orda çığlığa başladı. Amelçi minnetle o da, emanetimin etti. Sabaha kadar çığırdı yönden sert gelir mi? Yok.
Onlara da kulak lazım değil mi? Evet. Duymadı. Vardı adama dedi ki, hiçbiri sert gelmedi, hiç sert çıkmadı diyor. Yahu bütün müminler, bütün müminin ruhu perşembe günü Peygamber'i ziyarete gelir, orada olacaklarıdır. Nereye gitmiş bu. Öyleyse filan huyyalar, yer perşembe filan kuyruğu dibine çığır diyor. Peki diyor. O bir perşembe gelmiş, geleyim bir huyu var susuz, oraya eğildi. Emanetçi Mehmet baba emaneti minnet ettin dedi. Oğlum bir yer alır da o korkumdan dedi. Fatıma annemizin hurmasının ikisinin arasını ölçtüm, üç adım o yandan, üç adım o yandan ortaya gömdüm, üç baş koydum üst üste orada para. Diyor ki, diyor ki şimdi, Amalettinan Nohut'da perişan'da günü ben, iki cihan güneşinin, ranza Irak'ının üstüne çürümüştüm. Nefret vermedim. Oğlum bizi oraya göçttirmüyorlar. Yediği sen o kadar namazlı, abdest bir emanete bir ayet eder, Müslümanıdır. Yediği yetmiyorlar.
Burayı yöneliyor, bura cehennemin gibidir. Gufretun min hüparun mirarundır bura. Cehennem çukurudur oğlum. Nelli buraya düştüm, melek mort. Her anerim iyi gidiyor. Ben seni Allah'tan korkardım, yayından namaz kılar, kimsenin eli oluptan bir kuruşunu daha yetmedim. Lakin memleketimde ailem çocuklarım kalıyordu. Peygamber yalnız deyip burayı bırakmadım. Olayı Rabbim etmediğim için Allah seni bunu attı diyor. Çok muhterem müslümanım. Buna inanmayanlar da çok olur ya. Demek ki ameli kabul var mı? Amel kabul var mı amca? İnşallah ama yol yaptığın amel. Şimdi düşündün mü? Akrabanı düşündün mü? Kayseri Müftüsü der ki, bu sınav vardık. Cahilden çıkınca göğün birisi elimizden tuttu. Götürdü, Türkçe konuştu. Dedi ki efendim siz Kayseri'ye geliyorsunuz, evet. Biz de Karfer'den geldik ya ben çocuğuzum daha bir de gece öldü derler.
Aman memleketimizde sıkara ne varsa Allah aşkına emretimizi al yaz da sene gelin ay gelirimiz on beş, yüz on beş madeni lira geliyor. Kalp param var benim bir kese getirdi diyor. İkimizin ömrüne de madeni lira çok diyor. Şöyle bir ay batamam. Çok dertli insanı. Baykal'ın bitişiyle, Allah rahmet etti. Amin. Geldik diyor, sorduk, arayı arayı onların cinsinden iki kerik hamdaldır diyor. O orada derya gibi zengin olmuş buradakiler hamdallığa çıkıyor. Allah ondan sonra Etrafı etrafa akraba dağıldıtıyla halimiz değil, dinlerimiz değil, perişan verirsin. Size bir şey değil inanır mısınız? Tabii edersiniz. Peygamberimiz hadiste buyuruyor. Bir kimse akrabandan da olmasa, bir Müslüman aç olduğunu düşer, bu akşam diyeceği yokmuş desene. Hiç müteessir olmasan, kalbin ürkermese, yatar da uyursan, o kimsenin imanı yok diye peygamber olursun. Nasıl imanı yok? Birçok hoca da bildiriyor.
Kamil imanı yok diyor, kamil Celalul imanı. Onun imanı zayıftır. Anladın mı Müslümanlık böyle, akrabalık nasıl olsa inanırsın? Devam et hocam. Onuncusu da kumar oynayanlar da ve onu da terk etmeyenler bu geceden mahrumdur. Böyle bitirdim lazımı, şimdi dönüyorum başka yere. Daha cana cana iyi bileceksin der.