İslami Birlikte Kalp ve Ruh Arınması kaydında Tarikat-ı Aliyyede dört basamaktan haber verilir fenafil ihvan fenafil şeyh fenafil rasul ve fenafillah bu fenafil ihvan müminlerin birbirlerine sevgi ve muhabbet içerisinde olmalarını beyanda bu Ayetülleyi ele alırlar esanı ve ta avanu alelbirri ve takva iyilik ve takvada birbirilerinizle yardımlaşın hemen diğer bölümü birinci kısmı…
İslami Birlikte Kalp ve Ruh Arınması ne anlatıyor?
İslami Birlikte Kalp ve Ruh Arınması kaydında Tarikat-ı Aliyyede dört basamaktan haber verilir fenafil ihvan fenafil şeyh fenafil rasul ve fenafillah bu fenafil ihvan müminlerin birbirlerine sevgi ve muhabbet içerisinde olmalarını beyanda bu Ayetülleyi ele alırlar esanı ve ta avanu alelbirri ve takva iyilik ve takvada birbirilerinizle yardımlaşın hemen diğer bölümü birinci kısmı…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Tarikat-ı Aliyyede dört basamaktan haber verilir fenafil ihvan fenafil şeyh fenafil rasul ve fenafillah bu fenafil ihvan müminlerin birbirlerine sevgi ve muhabbet içerisinde olmalarını beyanda bu Ayetülleyi ele alırlar esanı ve ta avanu alelbirri ve takva iyilik ve takvada birbirilerinizle yardımlaşın hemen diğer bölümü birinci kısmı tefsir ediyor adeta nefis durmuyor daha nefsimiz mutmainine değin her oyunu oynar bir an iyi oluruz bir an değişiriz yapar o çünkü her nefes bizimle beraber göz açıp yumuncaya kadar ondan da daha az bir zaman da olsa benim şerif bittiğinde de çözülüp ortalığa çıkmaz çünkü yolu var İdaekarallah hanesi aynıde eğer kişi Allah'ı zikredecek olursa üzülerek geri çekilir ve idenesiyallah iltagame kalbe eğer Rabbi Zülcelal'imizi unutursa o kalbi istila eder eşşşeytan yıltakimu kalbe ibn-i adem diyoruz ya biz demiyoruz Allah'ın Resulü buyuruyor Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan-ı Şerif girdiği zaman İade kaleşehru Ramazan Fütiyyat Ebbabü'l Cehennem ve ve gulligat ebbabu cehennem mesussileti şiyatin şeytanlar oluyor yine bağlayalım diyorum diyoruz yine bağlayalım nasıl bağlayalım onu biz nasıl bağlaması okuduğumuz Hadis-i Şerif eğer Allah'ı zikredersek üzülerek geri çekilir ve dahil olamaz tabi çünkü şimdi vatanımızı muhafaza için ne var biliyorsunuz ya Suriye sınırına öyle bir duvar yapıldı ki çok müstesna ve askerlerimiz de var onlar bulunduğu için ve bir duvar da çekildi askerlerimiz de var diğer korunmak için muhafaza için kullanılan vasıtalarda var bunlardan dolayı düşman içeri giremiyor yeter ki içimizde olmasın düşman içeri giremiyor aynen bunun gibi bizim de etrafımızı evliyaullah'ın ruhaniyeti bir duvar gibi çevrelerse zikrullah gibi de bir mayın olacak olursa şeytanın dahil olması mümkün değil ve nefis de oyun oynayamaz tabi işte böyle nefsin bir oyunu olduğu zaman kardeşlerinizin arasını düzeltiverin dedik ya Hucurat suresi, Edep suresi bir ayet-i celleye daha var insanlara baktığımız zaman insanların çoğu oradan buradan gelen sözlerle birbirlerine düşman Halbuki Kuran-ı Kerim bizim hayatımızı tanzim için gelmiştir.
Bir baksak bir bilsek aldanmayız. Yani şöyle bir düşünsek ya bu söz söylenmiş ama bunun aslı nedir bilmem nedir diye araştırsa kurtuluruz ancak bunu bilen kimseler. Sami Efendimiz hazretlerine, Kaddafi Allah'u sırra üstazımızdan çok söz gider. Devir müsait deyin efendim işte şöyle toplanıyorlar şöyle zikrediyorlar hatta hatta annemize kadar sirayet etmiş anamız Sami efendimizi koruma amaçlı diyor ki efendim bak genç bir kimse Hasan Efendi sahip olsak şöyle sözler geliyor dur hanım sadece o dıştan gelen sözlere bakma Kendisi İslam hukukçusu aynı zamanda Darülfünun o günün hukuk fakültesini bitirmiştir. O günlerde Mecelle var. Osmanlı'nın idaresinde Mecelle var. Buyuruyor ki iki taraf dinlenmeden verilen hüküm yanlıştır. Burhan'ım bir Hasan Efendi'yi dinleyelim üstadımız geldiğinde.
Aynen buyuruyorlardı bir kapının bir zemberek deriz eski bir usul kapının neyine diyelim artık koluna basıp içeri girer gibi bütün letaiflerini dolaşır mübarek ayaklarının sesini bile işittim buyururlardı sonra diyorum ya bak dıştan tehlike değil içten içten tehlike bazı hadiseler olurdu. Edep suresi deyince onun edebi Muhammedisinden bir şey söyleyeyim sallallahu aleyhi ve sellem bazı haller olurdu sözler olur dedikodular buyururlardı ki ben böyle bir şey bilmem yolumuzda böyle bir haller olamaz ben hasetlik nedir bilmem derdi zaten ben hasetlik nedir bilmem buyururlardı Sami Efendimiz hazretleri sorarlar Hasan Efendi bir havatir oluyor mu gönlünüze düşünceler neler ben havatir nedir bilmem yummuş arınmış tertemiz Allah'ın yüce velisi Arınmış, arınmış, durulmuş, temizlenmiş, pak olmuş ve bu pak oluşta da çok kararlı, çok kararlı şuurlu ve idrakli, akıllı.
Eğer aklımızı idrakimizi kullanmazsak bizi şaşırttırır. Ben Kuran'ı Kerim'e bakayım da buradayım şöyle. Kuran'ı Kerim'de bunu biz çok söyleriz. Bu olmazsa biz burada kardeşliğimizi de anlatsak vesair konulardan da bahsetsek şu hususlara riayet etmedikçe zor diyoruz. Bizde şu güzellik zahir olursa her şeyi Allah'ın izniyle Rabbi Zülcelal'imizin emrine öyle bir sarılırız ki tarif edilmez. Sadece beden olarak da değil halb olarak da sarılırız. Gönül olarak da sarılırız. Bu gönül olarak sarılmayı mesela biz oruç tuttuk ama kalbimizin oruç tutması ruhumuzun ve sırrımızın da oruç tutması. Yani kalpten geçen yanlış bir düşüncenin orucu bozacağına dair evliyaullah'ın görüşleri var. Şer'an demiyorum.
Yine Şer'an şeriatimizin tarikat ve marifet ve hakikat süzgecinden geçen kimseler yani tarikat deyince şeriat deyince ayrı değil şeriatın ihsan boyutunda Cibril hadisi ile bu mel'li zaten mel' İslam sayıyorlar mel iman imanın esasları mel ihsan Allah'ımızı görür gibi taat kılmak bütün vazifelerimizi o şekilde yapmak Bu duyguda olduğu zaman bu şeriat zaten şeriatın çok hassas noktaları. Bunu nasıl elde edeceğiz biz? Mesela yakınıyoruz bundan çokça yakınıyoruz. Diyoruz ki bunu hem de hoca kardeşlerimiz söylüyor. Düşünüyoruz ki ibadet ve taatimizin bunu defalarca anlattık lezzetini hazzını duyamıyoruz şuradan ileri geliyor Ashabıyla inne fi de likelledik ralimen kene lehu kalbin evel kas sema ve ve ve şehit salık Allahü illalıyım Kaf suresi yirmi yedinci ayeti celile Bunu tefsirlere baktığımızda bilhassa ruhlu olan gönül yönünü ele alan tefsirlerde görürüz.
Ancak ancak kalbi olan kimseler buyruluyor anlar. Biraz izah etmek gerekiyor. Çünkü bu bizim gönlümüze yerleşmedikçe konuşulanların hiçbirinden bir şey anlamayız. Bakıyorum radyoları öne, TV'ler öne, ondan sonra her yerde öğütler, nasihatler çok güzel de konuşuyorlar. Çok güzel konuşuyorlar hep bunlarda ders almamız neye bağlı bu gaf suresindeki otuz yedi. Ayeti celile'ye bağlı ancak kalbi olanlar buyuruyor Kalbi buyurulması anlayışı olan, tefekkürü olan marifet ehli olan kimseler dinmek isteniyor. Mesela hislerle anlaşılması var işin Bunu bir hayvan dahi anlar his. Diyelim ki bir çukurdur kendisini derhal çeker.
Diyelim bir yiyecek hususunda yiyecek hususunda ne yapar onu koklar ondan sonra alır insanda duyular var koklama duyusu var görme var duyma var dokunma var var bu duyular hayvanlarda da var ama akıl yok hayvana dinse ki bak şuradan gelip geçiyorsun o kadar insanlar buradan işlerini görüyorlar burayı kirletme şöyle bir kenara çekil desen bunu hiç anlamaz bak şuradan geçiyorsun şu güzel mescidimiz Efendimiz aleyhissalatu vesselamın emri Muhammed olmayı çünkü akıl yok ama biz ne yapıyoruz? Şu anda akıllıyız diyelim Allah'ımızın Lütfü ve keremi. Bu marifet ve hakikat dediğimiz hususları gönlünde nur olan kişiler marifet erbabı kimseler, uyanık kimseler, kalbi şerhi açılmış Allah'ımızın arşına açılmış kimseler gel bu işi biz hakikatle anlayalım hakikat gözlüğüyle görelim marifet gözlüğüyle görelim dense o insana bin sene anlatsanız bunu anlamaz. Çünkü o hikmet nuru yok gönlümüzde.
Basiret yok. Göz var ama gönül gözümüz yok. Bunun için bu noktaya gelmedikçe mümkün değil. Bize çok soruyorlar aslında kardeşlerimiz, üstadlarımızın kitaplarını okusalar hepsinin izahı var orada. Diyorlar ki bu göz nasıl açılacak? Bu göz nasıl mı açılacak? Şu zahiri gözümüz Allah'ımızın razı olmadığı yerlere bakmayacak. Şu kulaklarımız dinlemeyecek, şu dillerimiz gelişigüzel söz etmeyecek hatta hayırlı kelamda bile öz bir ifadede bulunacak çok kısa bir beyanda bulunacak. Ve olmazsa açılmaz riayet edeceğiz azalarımıza tabii günahlardan kaçmak suretiyle bir de özellikle bunu araştırdım Allah'ımız başta nefsimize tesirini lütuf buyursun. Birincisi buyuruyor tefsirlerde gördüm, kaydettim çünkü sorular gelir. Bir kere hatalardan uzaklaşacağız. İkincisi, ikincisi azalarımızı muhafaza edeceğiz, ne için yaratılmışsa onu o yolda istimal edeceğiz.
Üçüncüsü de kimin bizi gördüğünü bildiğini duyduğunu bunu idrak edeceğiz. Rabbimizin Azameti ilahiyyesini bileceğiz yüceliğini tanıyacağız o zaman mümkün değil tir tir tir o Titreş inşallah dua buyurun Cenabı Hak yaşamaya muvaffak kılsın büyük bir zevktir o onun o anda mesela haramları yapmıyor zaten şüpheli olan işleri de yapmıyor. Herhalde bile dikkat ederken onun gönlüne doğan nuru tarif edemezsiniz. O ilahi bir zevkin içerisinde o anda Çünkü Rabbimiz sen benim emrimi gözetliyorsun kulum, ben de seni gözetliyorum, ben de seni koruyacağım, muhafaza edeceğim buyuruyor. Nasıl koruyacak, nasıl muhafaza edecek? Eshamlem. Vellezine cehedu fiina biz onun yolunda gayret gösterince mesela imanımızı zedeleyecek bir harekete girmiyoruz bir şüphedir vesairedir kalbimizin bozulmasıdır emri ilahiye de bir tereddüt hiç katiyen Rabbim emretmiştir diyeceğiz.
Allah korusun Mücessime gibi vesair yanlış yollar. Deizmi demek istemiyorum hiç. Allah'ımız yaratır da hiç onun hareket tarzını ne yapacağını ne edeceğini tespit etmez mi etmiş Cenabı Hak zaten bizim yemeğimizin tuzuna kadar haber veriyor Cenabı Hak nerede yemeğin tuzu diye Kuran-ı Kerim'le Ayet-i celleye var mı? Kuran-ı Kerim'in tefsiri mahiyetinde olan aleyhissalatu vesselam efendimizin mübarek sözü işini düzgün ve doğru yapanı Allah sever buyuruyor işimizi düzgün ve doğru yapacağız ikramımızı en güzel şekilde sunacağız demişler ya Kuran Azimüşşan bizim hayatımızın her anına hitap ediyor en ince teferruatına kadar daha bilmediğimiz neler neler söyleyin demiş. İşte bir çuval undan ne kadar ekmek çıkar yazıyor Kuran'ı Kerim'de bunu demiş. Nerede yazıyor? Bir çuval undan ne kadar ekmek çıkar? Enbiya suresinin baş kısımlarında ilk sahibesine sürer.
Açmayayım isterseniz belli bakarsınız es sahibinle feselu ehlez zikri inküntüm la ta'lamun bilmediğiniz bir hususta bilene sorun gel diyor bir fırıncı babaya varalım diyor ne kadar çıkar yirmi kadar çıkar lazım her şey onda mevcut Rabbimiz tespit buyurmuş şimdi konuşulur görüşülür bunu şunun için söylüyorum o Kaf suresindeki tekrar tekrar söylüyorum otuz yedi. Ayet Celle bunu yaşamadıkça anlayamayız yani kalp gözümüz açılmadıkça gönül gözümüz açılmadıkça Alim müşahededirler bu nimetlere ermedikçe kuru kuruya bir tahta yaparız kuru kuruya mesela oruç diyoruz Teravih diyelim oruçtan ifade ettik Teravi namazının kuru kuru olmaktan çıkarıp da onun içerisine bal konmuş bir lokma gibi olmasını nasıl izah edelim?
Onlar namazlarında huzur ve huşu içerisindedirler huşu olmayan namaz şayan-ı kabul değildir huşu nedir Cenabıhakk'a saygıdır bu gönlün işi dile gelmez dille haber verilemiyor ashabına inlemel müminin ihva müminler ancak kardeştir ve aslıhu beyne hhaveykum kardeşlerinizin arasını düzeltiverin aman ha seyirci kalmayın bu da vebaldir Hele bir tip olursa Allah muhafaza buyursun biz hidayet dileyen kimse olmalıyız. Gelin bunları da biz kirletmeyelim sözümüzü de sohbetimizi de kardeşlerimiz dinlerken böyle bir söz duymasın. Mevlana'mızın dediğine dikkat edelim. Mevlana'mız buyuruyor ki ben muterizlere cevap vermekle meşgul değilim diyor. Ben ancak arzu edenlere ilaç hazırlamakla meşgulüm. Bizim hayatımız bu olsun hiç gerek yok. Bunlar bizim beynimizi ve gönlümüzü yaralar VETTEGULLAH, arayı düzeltmeme hususunda Allah'tan korkunuz düzeltin aman korkun da.
La leküm turhamun ta ki Allah'ın rahmetine nail olasınız. Ne dedik biz? Edep suresi birçok insanların arası neden bozuluyor? Oradan buradan gelen sözler araştırma yok. İşte Sami Efendimiz'i misal olarak verirdim size. Bir dinleyelim diyor ve hak belli oluyor. E biz böyle bir fasık haber getirdiği zaman araştırın diye buyuruluyor. Hemen böyle mi demeyin ki müminler arasında sıkıntı çıkmasın. Bizim en çok bir araya geleceğimiz zaman şu an bizim daha çok bir araya geleceğimiz bir vakit. Böyle bir zamanda fitneye yol katiyen açmayalım, sevgiye yol açalım, muhabbete yol açalım. Bundan bizim çok istifademiz olur. Rabbimizin lütuf ve Kerem ve İhsanıyla çok faydalanırız biz. Ne yapalım biz?
Bakın ne güzel söylüyor şairler Yunus Emre, ben gelmedim davi için, ben beni işim Sevir için benim işim Sevir için dostun evi gönüllerdir gönüller yapmaya geldim ben gelmedim davi için ben şuyum, buyum böyle olacağım yüksek makamlar olacak ne olacak dünyada şöyle varlıklı olacağım bunun için gelmedim ben benim işim Sevi için benim işim Allah'ın kullarını sevmek, muhalif olanlara, dostlara olan sevgi, muhalif olanlara da sevgim onların hidayetini istemekle. Dostun evi gönüllerdir. Gönüller görmeye geldim. Hakkı gerçek sevenlere cümle alem kardeş gelir demişler. Daha çok güzel sözler var yani bu tefrikaya fitneye hiç yol vermeyeceğiz. Müminlerin arası hep bundan bozuluyor. Bunu bileceğiz. Bakın Mehmet Akif Ersoy Rahmetullah aleyh ne diyor girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.
Yeter ki ashabı Güzi'nin bize Ashab-ı Kennücum, febee'yi yiyim, ilktedeitum, ihtedeitum. Sahabelerim yıldızları gibidir. Hangisine uyarsanız hidayete erersiniz. Bak iki sahabenin arasında bir sıkıntı meydana gelir. Bundan istifade eden bir münafık gelir ki onlardan birine o kardeşin sana ne kadar kötü sözler söylemiş. Çekil be iyi münafık. Biz aramızda öyle bir çekişme bilmem falan olsa bile yine birbirimizin kardeşiyiz der. Bunu demedikçe mümkün değil. Gerçekten bunu çok görüyoruz. Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez buyuruyor Mevlana anamız.
Gaddes Allah'u sırrı bir mum diğer bir mumun ışığıyla aydınlatmakla bir şey kaybetmez diğer mumu tutuşturmak suretiyle daha bir ortalık aydınlanır daha bir nurlanır müminler bir araya geldikçe mesela dünya üzerinde düşünüyoruz bunu siz biliyorsunuz döküp devirip dökmeye gerek var mı bilmiyorum yani halkı Müslüman olan ülkelerin birbirlerine sırt dönmeleri ne kadar acayip oluyor ne güç vermiş Cenabı Hak Müslüman ülkelerimize ne kadar İslam ülkelerine fakat bu gücü ve kuvveti müminlerde toplamamak için aralarına ne kadar fitneler ne kadar fesatlar savuruyor Cenabı Hak korusun Ondan dolayı Ayet-i celleye çok mühim bakın bir Ayet-i celleye daha okuyayım Eshabü'l-Arabî Ve atıullah'a ve rasule Allah'a ve resulüne gönülden boyun eğerek itaat edin. Şunu da diyeyim bu anti parantez diyoruz ya mesela kalbi olanlar anlar bunu hiç unutmayacağız.
İkinci unutmayacağımız da yapacağımız vazifeleri çok ciddi yapacağız. Mesela mescide geliyoruz değil mi? Adet kabilinden gelmeyeceğiz. Böyle gelirken işte beş vakit namazımı kılalım derken Allah'ım bu davet Zati'nin daveti namaza sen bizi davet ediyorsun ondan sonra afvımı ve mağfiretimi bağışlanmamı talep ediyorum senden Ya Rabbi bu mescide gelirken ne olur gönlümü de mescit etmek suretiyle senin arşın olsun kendin Kenzi ilahi maden olsun kalbim senin muhabbetine hane olsun Beytullah olsun düşünceleriyle candan böyle mesela Bayezid Bistami Hazretleri ezan okunuyor mescide girmiyor buyurun Efendim buyuruyor ki kendimi haize bir kadın gibi görüyorum. Giremem. Bu kadar günahlarımla Rabbimin huzuruna nasıl gireceğim? Her taatimizi her taatimizi bu şekilde yaparsak ancak öyle adım atılır. Diyorum ya bak sorular geliyor. Diyorlar efendim anlatıyorsun. Askerden yazıyor.
Efendim dediklerin hiçbirini yapamadığımın üzüntüsü içerisindeyim diyor. Biz bir şey değiliz. Belki size bu ilahi nimetleri söz kelime-i şehadeti getiremeden ahirete koyup gitti bunu görenin diyor beli nasıl doruk gibi böyle düz olabilir onları düşüne düşüne ben ahiret gam ve kederiyle bu hale geldim diyor böyle bir tefekkür istiyor böyle bir tefekkür dersimizi okurken ama daha akşam olmadan yetiştireyim olmasın böyle candan olsun yani bir işimize giderken dahi Allah'ım rızkımı helalından lütfet aman ha yanlış yapmayayım böyle devletin işinde de devletimizin işinde de aman suistimal olmasın çünkü bana takdir edilen bir maaş var hakkını yerine getireyim böyle sadece bunda da değil her şeyde hakkını yerine getirmek yolda yürümenin hakkı var.
Nedir ve leh temşihil ardu meraha yeryüzünde şımarık şımarık yürümeyin buyuruyor Cenabı Hak Semanın hakkı var ibret almamız için yolda diyelim bir kimse denk geldi üzerimizde hakkı var onun hali hatırı sorulur evde evdekilerin biz hanım kelimesini pek kullanmayız büyüklerimizden edep olarak hatta onlar nasıl derler evdekiler işte buna münasip sözler hanımım eşim evet kullanılıyor da büyüklerimizde bunu görmezdik biz Çok edepli bir şekilde evdekiler de diye böyle böyle bir hizmetçiniz, ifadeleriyle güzel beyanlarda bulunurlar. Hani onun acaba hakkı üzerimizde nedir? Çocuklarımızın nedir? Yatağa girdiğimizde yatakta hak ve hukuk nedir? Hiç ünese istirahat etmeyeceğiz, ineceğiz. Asıl istirahat böyle olacak. Bu sıcak yatakta yatıyorum ama kabahatte nasıl yatacağım?
Ne olur nasıl asıl rahatlık burada nasıl derseniz kabirde yapmış olduğumuz ama ihlasla, ihsanla, takva ile yaptığımız taatler bize gelip yoldaş olacak. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Böyle ciddi tutacağız. Sami Efendi Hazretlerine KaddeSallallahu Sirra Esad-i Erbili Hazretleri'nin icazetinde bir cümle var.
Buyuruyor ki bu yola girişinde şevk ü şetaratını gördüm diyor çok aşlı, şekli ve muhabbetli daha Üstadinin huzuruna gusül abdesti almadan girmemiş büyük bir saygı nasıl büyük bir saygı nasıl bir edep zaten edep üzerinde şu sözü çok söylerler edep bir tac imiş nur-i Hudadan gey ol tacı emin ol her beladan her şeyinde edep ahlak mübarek sesinde edep bağırıp çağıranlardan değil gönül rencide edenlerden değil üstadımız hazretleri diyor aman ha ihvanın kötüsü olmaz Hakk'a hukuka riayet edin ne kadar dikkat ediyorlar ne kadar riayet ediyorlar her şeyinde Esselamle ve atıullaha ve rasule Allah'a ve resulüne gönülden boyun eğerek itaat edin ve la tenezau sakın ha birbirinizle çekişmeyin ve le tenazeu fetefşeli ve tez haberrayı hukun Allah korusun aksi halde birbirinizle çekişip korkuya kapılırsınız da bütün heybet ve kuvvetiniz gücünüz kaybolup gider.
Yani bir milyarlık İslam alemi Kudüs'ün müftüsüydü bir ara dedi ki Müslümanlar dedi bir araya gelse de tükürse tükürüklerinde bunlar boğulur gider Evet, vaspiru en sıkıntılı anlarda bile zorluklara göğüs gererek sabredin innallah'a ma sabirin Cenabı Hak daima sabredenlerle beraberdir ayeti celile çok mühim biz Ahzab suresinin tefsirini İslam menüsünde şimdi ilahiyat oluyor ya İslam menüsünde gördük bu dersi verirken hocamız bu Ayet-i celleye ben duracağım dedi izah etmem lazım bunu dedi hiç unutmam biiznillahi Teala bu Ayet-i celleye izah etmişti daha Esselamü Hep birlikte Allah'ın yeryüzüne uzatmış olduğu Kuran ipine ama tümüne sımsıkı sarılın sakın ha ondan ayrılmayın. Allah'ımız bize tutunacağımız ne güzel bir esas lütfetmiş, ihsan etmiş. Sımsıkı tutunun da geçiminiz evde güzel olsun. Sımsıkı tutunun ticaretiniz bereketli olsun.
Faizler, hileler, aldatmalar, bilmem filanlar, kara borsacılık şu bu olmasın. Zaten öyle olanlar helak olup gidiyor. Allah korusun. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani birbirinize düşman idiniz fakat Allah kalplerinizi kaynaştırıp birleştirin de onun nimeti sayesinde hepiniz kardeş oldunuz ve hani ateş dolu bir uçurumun tam kenarında idiniz de Allah sizi oradan kurtardı. İşte Allah öğüt alıp doğru yolu bulasınız diye ayetleriniz size böyle apaçık bildiriyor fakat düzensiz, başıboş ve dağınık bir toplum bu hedefleri gerçekleştiremez. Mümkün de değildir. O zaman ne olacak? Kardeş olacağız. Adımız miskindir bizim. Düşmanımız kindir bizim. Biz kimseye kin tutmayız. Kamu alem birdir bize. Yine gelecek oradan buradan sözlerle.
Geçelim herhalde yüreğimiz çok yaralanmış kalbimiz bu sözlerde Çünkü müminlerin arasını bozacak sözler gerçekten insanı çok üzüyor anebi Hüreyre radıyallahu anh gal gala Resulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem. Künü aybadallahu ihvane. Allah'ın kardeş kullarından olunuz. El Müslimu ahul müslim. Müslüman Müslümanın kardeşidir. La yevlimuhu ve la yahlulu ve la yahkiru onu katiyen küçük görmez onu mahrum etmez onu ona zulmetmez ve zalimlere de teslim etmez. Korur, muhafaza eder her zaman. Kardeşlik hususunda çok zaten hiçbir konuyu nasıl ifade edelim ki yarım yarım yarım yarım gitti inşallah tamam mı deriz?
Hüvellezi yahillu leke eklüm aleyhi bir gayrini dost öyle olacak ki diyor sen onun izni olmadan evine gireceksin girdiğin zaman mutfağında orada peynir mi var zeytin var ötesine giremiyorum artık balını böreğini çöreğini yiyeceksin dost böyle olur buyuruyor işte müsaade eden mi biz geliyoruz bir karnımızda aç demeden girip yiyeceksin böyle buyuran Ahmeder Rufai Hazretleri hüvelledi tezkünü nefseke ileyhi ve yestarihu galbu kebir bir kere sen, sen onunla bir olduğunda yediğinde içtiğinde ikramında kalbin çok huzurlu olacak Böyle bir dikenin üzerinde gibi olmayacaksın. Rahat olacaksın, huzurlu olacaksın. Salih bir dost bulmanın önemine dair de buyururlar ki marutiye addün badel İslam hayram min ahin salihin İslam'dan sonra kişiye Salih bir dosttan hayırlı bir şey verilmemiştir. Salih dost. Hadis-i Şerifler var elimizde biraz uzun biraz uzun onu bulabilirsem okurum.
Öyle ki dost indiği zaman Efendimiz aleyhissalatu vesselam'a soruyorlar. Bulabilirsem derim. Orayı bulana kadar şuradan okuyayım ve sui ile sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize soruluyor. Men evliyaullah elledinelle havfun aleyhim ve lehum yahzenun işte ne korku var ne üzüntü var böyle olan veliler kimlerdir? Fegal El-mütehabbunefillah Allah için birbirlerini sevenlerdir buyruldu Allah için birbirlerini sevenlerdir. Ya Resulallah en yü julesa ina hayrun kimlerle oturalım ki hayır olsun. Biz kimlerle oturalım? Kimle oturup kimle kalkalım biz gal men recerakumullahu billahi ruhyete. Sen onu gördüğün zaman rüyyetü onu gördüğün zaman sana Allah'ı hatırlatıyor. Men rekekkerakum billahi ruyetü, baktığın zaman bu Allah'ı hatırlatması şu manaya da gelir Celle Celalühü ahiret işlerine meylin artar. İbadet ve taate meylin artar. Görünüşü bu olacak. Gördüğün zaman bu hal zuhur edecek.
Ve zede fi amelikun mantegu. Konuştuğu zaman konuşması senin Rabbimize olan ibadet ve taatine şevk, aşk ve muhabbetini artıracak ve deklareakum billahi ilmi de ilmi de Rabbi Zül Celalimizin konuşması da onunla konuşmak da sende Rabbi Zül Celalimizi tanıma nimetini bahşedecek. Ne demek bu? Ne kadar mühim, ne kadar önemli. Ulema-i Kiram'mızdan buyuruyorlar. Hasanı Basri Hazretleri, Kaddafi Allahüu sırra eazzül eşşe bir şeyin en kıymetli olanı nedir? Ehun fillah Allah için dostluktur. In şavertehu fi dünyaeke vecedtehu ümmetin nurei. Mesela bir dünya işin diyorsun ki kardeşim böyle bir iş var. Ne yapayım? Nasıl edeyim? Ona sorduğunda görüşünü aldığında sana öyle bir beyanda bulunuyor ki çok güçlü sana delillerle o işi beyan ediyor. Seni mahcup duruma düşürmüyor. Bir dünya işini müşavere ettiğinde görüşü çok sağlam.
Ve in şevertehu fi dinin dini yönden onunla görüştüğün zaman vecedtehu basiran bir bakıyorsun ki gönülden konuşan bir kimse. Yine buyuruyorlar Bisel ahi. Ne kötü bir kardeştir ki ne kötü bir kardeştir ki sen varlıklı olduğun zaman sana çok yakın oluyorum. Yokluğa düşersen seni tamamen terk ediyor. Arkadaşın en kötüsü bu diye buyuruluyor. Kötü olan arkadaş öyle bir kimse ki kendisinden özür dilemeye seni muhtaç ediyor ve Borç almaya seni muhtaç ediyor. Kardeşim bir ihtiyacın var. Şunu bir görelim dedirtiyor sana ve bisel ahi ahun tahtacu entegulele ne olur dualarında bana da yer bırak diyeceğin kimsedir diyor. Biz buna her zaman deriz. Ne olur duanızda da bize bir yer gönlünüzde işte buna ihtiyaç duyurmayacak. O buna demeye gerek yok. Bunların hepsini yapacak zaten. Seni senden daha iyi düşünen bir kimse olacak.
Allah için dinde kardeşlik haber verilirken Abdurrahman es-Sülemiye Hazretleri buyuruyor bir tefsir sahibi Rahmetullah aleyh. Gaye ba'duhum El-Uhu vetü fitdin iltizemüş şevka ve nasihaha. Ve batınen. Hem işte hem dışta sana nasihatte, öğütte, şefkatte ve merhametli olan zahirde şer'i emirleri bildirmekte, batında da tarikat-ı aliyyenin görevlerinde yardımcı oluyor diyor ki bak kardeşim evradını ezkarını almışsın buna mukaddime dersi derler üç gün istihareye yat Bunu yillardan beri derler Ramazan-ı Şerif'in son on günündeki bak geçti son gün de kalmadı. Olsun ondan sonra olsun üç gün bir istihareye yat Ya Rabbi beni mübarek yolla nasip et diye güzel görürsen kısa kısa yaz bildir. Ondan sonra asıl dersini al. Duyduğuma göre böyle güzel güzel nasihatlerle rabıta-ı Şerife asıl insanı güçlendiren odur diyerek yol göstermemiz gerekir birbirimize. Dost bu.
Dost, eğer Allah için dost olmuşsak onun bize sağlamış olduğu faydaları ve galen Nebi'yi sallallahu aleyhi ve sellem Cami-i Sair Hadis-i Şeriflerinden Salihlerden birçok kardeş edininiz. Zira Salihlerden her fert şefaat için kıyamette mezundur buyuruyor. Ne kadar çok kardeşiniz varsa o kadar şefaatçiniz vardır. Efendimizin de bu zahiri batıni şifa tarifinde görüyorum kardeşlik hakkında Birbirinize tazim edin belki hepsini okuyamam da bir kısmı olsun sohbetimiz bereketlensin diye bir Evliyaullah kelamı girsin. Birbirinize tazim edin, beraber olun da gidin hep bir kardeş idiadın yönünü döndürdin neden? Hiç bil yani bayram gelir seyran gelir insan bir merhaba demez mi bir telefon çok mu? Esirgenir mi bir telefon? Kindar olduğu zaman affı ilahiyeden mahrumdur. Şu hale düşmeyelim ya biz ya birbirimizin kardeşiyiz.
Yine konuşma, yine görüşme ama bir selam ver ya bir bayramda ne de bir esselamu aleyküm diye ne olacak? Yine canın istemiyorsa öyle hal. Aslında canımızın istememesi bizim bizim kendimizi sevmeyişimizdendir. Biz eğer kendimizi tanıyacak olsak böyle bir tavır da olmayız bilmecimizden Hepiniz bir vücut olsun beraber suyunuz gelsin kalp havuzunuz dolsun bendini ayırdın neden? Hacı Hasan Sultanımız gibi bir Mürşid-i Kamil var iken ben ondan ayrılmadım ki emanetinden ayrılmak ondan ayrılmak demek onlar zaten bir varlığın içinde değiller. Şeyi hiç unutmam Bolu'da Ahmet Efendi vardı Palazoğlu soy ismin bu bize bir şey söyledi dedi ki ben layık değildim ama Cenabı Hak lütfetti onun dediği gibi yoksa biz kendi isteğimizden değil zaten talip olunmaz matlub olunur yürümez Efendimiz ne güzel buyurdu çatal kazık edilmiş olur diye öyle mi öyle?
Hep ayet-i celilelerin, mali Hadis-i Şeriflerin hepiniz bir vücut olsun buyurmuş üstadimiz müminler bir vücut gibi teral müminin ne fi terahumihim ve taatü fihim ve teved-ihim kemeselil ceset sevgide şefkatte merhamette bir vücut gibi Beraber suyunuz gelsin, kalp havuzunuz dolsun, bendini ayırdın neden? Sünnet olsun üç kıta düşenlerini tutmalı, algınlarını yetmeli. Bunu yetmeli diye ifade ediyor öyle değil. Yetme mahalli bir tabir kullanıyor Efendimiz Hazretleri. Mesela sürüden ayrılmış bir mahluk onu tekrar sürüya katmak demek. Içinden kini atmalı yaramaz ahlakın ne de kin kadar kötü bir şey yok Müstahazmöz bir yerde bulunuyor bak mahallini bile demiyorum çünkü fitneye yol açacak söz söylemek bize düşmez.
Bir yere gitme hususunda kendisine muhalif bir kimse kalbime danıştım buyururlardı baktım ki hiç gönlümde bir sıkıntı yok onda var o ayrı derhal ona doğru gitmişler evine doğru hareket etmişler görmüş hemen merdivenlerden aşağı koşarak Aman efendim hiç gerek var mı yani böyle bir zamanın kutbuna İnşallah göstermiş olduğu hedeflere dikkat edelim, Allah için kardeş olalım. Müminlerin her zaman olduğu gibi daha çok bir araya geleceği vakittir bu. Şu, bu denecek zaman değil, İmanda müminlerin birbirlerini kucaklayacağı bir vakit. Cenabı Hak kalplerimizi gönüllerimizi telif buyursun. Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin ruh tayyibelerine ehline ashabına peygamberanizan ve piranizan ve bütün geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervahına El Fatiha