Ey Habibim buyuruyor, mevlit yazarı söyler, bir avuç toprağı olan minnetmey dedim, şu ayeti kerimelerde tefrikadan sakınıp dağılmayarak birleşmeyi uhuvvet ve muhabbetin takviyesini emir buyurur. O da müminlerin kitabı Kerim ile bir araya gelmelerini ifade eder. Biz tabiata baktığımız zaman, tabiatta kevni ayetler var, Eğer Tarf dergisi çıkarılmışsa boşuna çıkmadı o. Onu aciz bir kardeşiniz işaret etti ve başlandı. Bakın o tarf dergisinde kevni ayetler nasıl işleniyor? Kevni dediğimiz nedir? Kevni dediğimiz kainat, dağlar, taşlar, semavat, arz, sema, arz ve onun arasındakiler. Bunlar bizim imanımızı güçlendirir. Mesela buyuruyor Cenabı Hak, uzaydaki gök cisimlerinin her biri kendisine ait belirlenmiş bir programı yaşamak üzere belli bir yörüngede yüzüp gitmektedir. Geceyi ve gündüzü güneşi ve Ay yaratan odur. Bakın milyarlarca galaksi ve yıldız kümeleri bunlar nasıl devam ediyor?
Bir milimetrik sapma hazır olsa alem birbirine karışır. Bunu yapan kim? İşte murakabe bu demek. Murakabe Rabbi Zülcelal'imizin yüce kudretini görebilmektir. Evrendeki sistem öyle mükemmel bir ölçüyle ayarlanmıştır ki ne güneş aya erişebilir ne de gece gündüzün önüne geçebilir. Yasin suresinde kırk. Ayetinde, çünkü bu gök cisimlerinin her biri kendine mahsus bir yörüngede, kendileri için belirlenen programa uygun olarak biri diğerine çarpmadan yüzüp gitmektedir. İşte hayat programınızı çizen Allah böylesine güçlü, böylesine bilgilidir, böyle bir harika. Nasıl ibadetle gecelerimiz gündüzlerimiz geçmez, Rabbimizden haya etmemiz gerekir.
Daha pek çok Rabbimizin İbni Sina, Edtani, İbni Haysem, Ali Kuşçu, Uluğ Bey, Fergani, Cezeri, Biruni, Piri Reis, Cacabey ve daha niceleri tıp, coğrafya, matematik, fizik, mekanik uzay alanında önemli çalışmalar yapmış ve dünya çapında tanınan eserler bırakmışlardır. Örneğin Ali Kuşçu astronomi ve uzaya dair merakını nereden kazanmıştır, kendi köklerinden gelen hangi izi takip etmiştir, Ulu Bey tarafından Timur İmparatorluğu döneminde Semerkant'ta kurulan Rasathane ve Astronomi Okulu Ali Kuşçu gibi astronomların yetişmesine zemin hazırlamış, devamında Ali Kuşçu on beşinci yüzyılda İstanbul Rasathanesi'ni kurmuş ve burada önemli astronomik gözlemler yapmıştır. Ali Kuşçu'nun eserleri yalnızca Osmanlı İmparatorluğu'na değil aynı zamanda Avrupa'da astronomi biliminin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Günümüzde de Türkiye uzay araştırmalarında aktif bir rol oynamaktadır.
Türksat haberleşme uyduları, Göktürk gözlem uyduları ile başlayan süreç Türksat altı A gibi yerli üretim uydularının geliştirilmesi ile devam etmiştir. Bu süreç Türkiye'nin kendi uzay yolculuğunda bağımsız ve güçlü bir şekilde ilerlediğinin bir göstergesidir. Ayrıca iki bin on sekiz yılında ülkemizin uzay alanında nitelikli insan kaynağını ve uzay ekosistemini hızla geliştirmeyi misyon edinen Türkiye uzay ajansının kurulmasıyla birlikte Türkiye'nin uzay araştırmalarında uluslararası arenada da önemli bir yer edinmesi hedeflenmiştir. Bunun sebebi nedir? Düşmanlarınıza karşı güç ve kuvvet hazırlayın. Sadece dinimiz Necip Fazıl'ın dediği gibi Rahmetullah Ali namazla başlar, namazla bitmez.