Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Sevgili dinleyiclerimiz İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Kavuşturan Rabbimizi hamdü senalar olsun. Bugün sizlere Mahmud Sami Ramazanoğlu Gadde Sallallahü SİRRAU-Asihis'in bayram sohbetlerinden kalbin çeşitlerine dair bir sohbeti paylaşmaya, aktarmaya çalışacağım inşallah. Beş türlü kalp vardır. Ölü kalp, hasta kalp, gafil kalp, zakir kalp, diri kalp. Ölü kalp, münkir kalbidir ve inkardadır. Buna hiçbir şey işittiremezsin. Kör ve sağır gibidir. Ne işitir ne görür.
Neml suresinde Ey Rasulüm, Arkalarını dönüp giderlerken, hak daveti o ölü kalplilere duyuramazsın ve sağırlara da işittiremezsin. Rum suresinde O kalpleri kör olanları da sen hidayete erdirebilecek değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edecek kimselere hakkı duyurabilirsin. Onlar da Müslümanlardır buyurulmaktadır. Kafir ve münkir olan ölmüş kalp hakkında da yine Cenab-ı Hak Bakara suresinde Kafirleri ölmüş kalpli münkirleri azapla korkutsan da korkutmasan da müsavidir, eşittir, iman etmezler. İman nurunu küfür karanlığıyla örtüp inkar etmişlerdir. Allah da onların kalplerine, kulaklarına mühür vurmuş, gözlerine de perde çekmiştir. Azim azap onlarındır buyurulmuştur. Hasta kalp hakkında da Bakara Suresi'nde Onların kalplerinde fıskı fücur, nifak, haset, kin, husumet, ucup, kibir, gurur, riya, fitne, fesat gibi hastalıklar vardır.
Allah da onların yalan söylemeleri sebebiyle hastalıklarını arttırmıştır buyurulmuştur. Gafil kalp hakkında da birçok ayetler vardır. Cenab-ı Hak A'raf suresinde Yemin ederim ki cin ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Zira onların kalpleri vardır fakat hakkı anlamazlar. Gözleri vardır fakat hakikati görmezler. Kulakları vardır fakat hakkı duymazlar. İşte onlar hayvanlar gibi hatta hayvanlardan da aşağıdırlar ve onlar gafillerin ta kendileridir. Demektedir. İşte bu kalp hastalıkları ancak iman ve zikirle tedavi olabilir. Namaz dahi hepsi zikir olduğundan bu hastalıkların tedavisini yapan tesirleri olduğu beyan buyrulmuştur. Sana vahyedilen Kuran'ı oku ve namaz kıl. Çünkü namaz bütün kötülüklerden ve münkerattan nehyeder. Allah'ı zikretmekse en büyüktür. Yani namaz ve Allah zikriyle bütün kalbi hastalıkların tedavisi daha güzel olur. Dördüncüsü, zakir kalp.
Allah'ın zikriyle ve nuruyla nurlanmış kalptir. Rad suresinde Cenab-ı Hak beyan eder. De ki, ey Resulüm. Allah istediğini şaşırtır fakat kendisine kalbiyle bağlanmış ve dayanmış olan kimseyi de hidayete erdirir. Bunlar Allah'ın zikriyle kalpleri huzura ve itminana eren, kavuşan müminlerdir. Evet, iyi bilin ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur ve sükuna kavuşur. Ve beşincisi: Deri Kalptir. Neşmettin İsfahani bir gün bir kabrin yanından geçerken bakmış ki birisi kabirdekine telkin veriyor. Hazreti şöyle bir telkin veren adama bakmış, bir de kabirde yatanın haline nazar etmiş. Görmüş ki kabirde yatan adam imanlı, kalbi zikirli, dili tevhidli, nurlu bir adam. Kalbi diri. Telkin veren ise gaflette. Gafil kalpli bir kimseymiş. Bu hali görünce gülümsemiş. Hazreti niçin gülümsediğini sormuşlar. Ölü diriye telkin veriyor diye güldüm.