Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahuüsraü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz hazine Neşlerimiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirahü'l azizin Bakara Suresi tefsirine inşallah devam ediyoruz. İbrahim Aleyhisselam'dan söz eden ayet-i kerimeleri meallerini zikretmiştim bir önceki programımızda. İnşallah kaldığımız yerden devam edeceğiz. Cenabı Hak İbrahim Aleyhisselam'ın Benim zürriyetimden imamlar getir duasına benim zalimlere verilmiş bir sözüm yoktur. Yani zalimler benim ahdime nail olamazlar.
Benim razı olacağım bir imamete ancak zulümden beri olanları getiririm buyurdu. Uftada demiştir ki veled-i zinaya idarecilik verilmez. Allah'a şükrediyorum ki beni annemin doğurduğu ilk çocuk yaptı. Zira bu durum ebeveynimin birinden küfür lafızlarının sadır olmasından pek uzaktır. Hüdayi Kuddise Sirruh diyor ki ben fakirin de aynı olduğunu söyledim. Essahavi El Makasidulhasene adlı eserinde diyor ki Veledizina cennete giremez. Hadis eğer sahih ise manası şöyle olmalıdır. Çocuğun ameli de ana babasının ameli gibi ise bu hadisin zahirine hamledilemeyeceğine, yorumlanamayacağına dair ulema ittifak etmişlerdir. Yine bu hadisin yorumunda maksat zinaya devam eden veledizinadır denilmiştir. Nasıl ki Benüssuhof habercilerin çocukları kahramanlara, Benü'l Harp harp çocukları ve Müslüman çocuklarına da İslam çocukları dendiği gibi.
Sonra ayette muktedabih olmak kendisine tabi olunmak için iyiler derecesine ulaşmak isteyen kimsenin yorulması ve Allah'a taatte gayret sarf etmesi gerektiğine de işaret vardır. Bu dünyada her bir kula az veya çok bir mühlet verilmiştir. Fakat hiçbir kul ihmal edilmemiştir. Bunu beyan için ayet-i celile de O gün her bir kimse kazandığını ise onun karşılığını görecektir buyrulmuştur. Dünyanın alayişi, süsü hiçbir mümini aldatmamalıdır sevgili dinleyiciler. Ondan itaat ehlinin de isyan ehlinin de nasibi vardır. Fakat bu ahirette üstünlük sebeplerinden değildir. Ayet-i celilesinin izahında Sehl b. Abdullah ed-Tüsterî demiştir ki onlara türlü nimetler vererek nimet günlerini uzatırız, O nimetlere şükrü de unuttururuz. Her bir nimete nail oldukça nimete nazar ederler. Nimeti vereni görmezler. Bu hal içindeyken fena bulup giderler, yok olurlar.
Bu ayet-i celilenin izahında Ebu'l Abbas bin Ata da demiştir ki onlar her bir hata işledikçe yeni bir nimet veririz. Biraz evvel işledikleri hata ve günahtan istiğfar etmeyi unuttururuz. Akıl sahibine gereken dünyanın alayişi süsü ziynetiyle aldanmamak ve Allah'tan gayrısıyla sevinmemektir. Çünkü ondan gayrı ne varsa batıl ve zaildir, yok olucudur. Zeval bulan şeylere aldanmaksa kamil akıl sahiplerine yaraşmaz, Allah'ın dünyada asilere mühlet vermesinin hikmeti sual olunursa denilir ki Cenabı Hakk'ın onları bir anda helak etmeyişinin sebebi kullarına re'fet ve rahmetinin afv-u ihsanının büyüklüğünü gösterip isyandakilere tevbe imkanı bulundurmak taattekilerin de kendine bağlılığını muhabbetini artırmak ve zatı için nimet vermek helak etmek ve intikam almaktan daha sevimli olduğunu göstermektir. Ateşi bunun için yaratmıştır. Bu hususta iki misal vardır.
Mesela ahniya'dan zenginlerden birisi bütün memleketi yemeğe davet ediyor ve diyor ki ziyafetime her gelen ikram görür. Gelmeyene ise bir şey yoktur. Diğer birisi de şöyle söylüyor. Ziyafete gelene sonsuz ikram vardır. Gelmeyene ise dayak ve hapis vardır. Bunu cömertliğinin kemali görülmesi için yapar ki birincisinin ikramından daha ileridir. Allah da kullarına Allah bütün kullarını Darüsselam'a yani huzur, sükunet, emniyet, selamet ve saadet yurduna davet ediyor. Kavl-i Kerim ile davet çıkarmıştır. İbrahim Aleyhisselam bu davete icabette hiç gecikme göstermemiş, Rabbi ona kendini Allah'a teslim et der demez, teslim oldum alemlerin Rabbine deyi vermiştir. İmam Gazali Kuddise sirruh Şerhul Esma'ül Hüsna adlı eserinde demiştir ki Aziz, benzerinin bulunması az, kendisine ihtiyaç fazla ve ulaşmak zor olan mühim birisidir. Bu üç mana kendisinde toplanmamış varlığa Aziz denmez.
Varlığı az, mevcudu az nice şeyler vardır ki ehemmiyeti büyük, menfaati çok olmadığından Aziz ismini almaz. Ehemmiyeti büyük, faydası çok, benzeri bulunmaz. Fakat elde edilmesi güç olmayan güneş gibi nice şeyler vardır ki bunlara da Aziz denmez. Yeryüzü de böyledir. Gerek güneş ve gerekse yerin faydası çoktur. Her ikisine ihtiyaç fazladır ancak bunları elde etmek güç olmadığından aziz diye vasıflanmazlar. Binaenaleyh aziz denebilmek için mutlaka bu üç mana kendisinde bulunması gereklidir. Sonra bu üç mananın her birinde Kemal ve noksan vardır. Varlığın azlığında Kemal bire raci olmuştur. Çünkü birden daha az bir şey yoktur ve bir de benzerinin varlığı muhal olacak ya kemal olsun. Bu ise yalnız Allah Teala'dır. Binaenaleyh güneş varlık aleminde her ne kadar tek ise de imkan açısından bir değildir. Zira aynısının varlığı mümkündür.
Güzellik ve şiddetli ihtiyaç da Kemal ise her şeyin her şeyde ona muhtaç olmasıdır. Hatta varlığında, bekasında ve sıfatlarında. Bu kemal yani bu eksiksizlik ancak Allah'a mahsustur. O mutlak izzet sahibidir. Başkasının kendisine denk olamayacağı bir gerçektir. Kullardan aziz ise en mühim işlerinde Allah'ın kullarının kendisine muhtaç olduğu kimsedir. Bu mühim işler ahiret hayatıdır, ebedi saadettir. Bu da varlığı az, idraki zor olan şeylerdendir. Bu rütbe Enbiya Aleyhisselam'ın rütbesidir. Peygamberin asrındaki halifeler ve ona mirasçı olan ulema bu rütbede peygambere varis olurlar. Peygamberin varisi sayılan ulemadan her birinin izzeti, şerefli oluşu rütbesinin yüceliği ölçüsündedir. Bu rütbenin yüceliği de Allah yolundaki gayretine ve halkı irşad etmedeki samimiyetine bağlıdır. Hakim hikmet sahibidir. Hikmet ilimlerin en yücesi ile eşyanın en faziletlisini bilmekten ibarettir.
Eşyanın en yücesi ise Allah'tır. Allah'ı yine ancak kendisi tam bilebilir. Eşyanın en yücesini ilimlerin en üstünüyle bildiğinden o Hakim-i Mutlaktır. Zira ilimlerin en yücesi zevali düşünülmeyen, hiçbir şüphe ve gizliliğin giremeyeceği bir şekilde maluma mutabık ezeli ve daimi olan ilimdir. Bununla da ancak Allah'ın ilmi vasıflanabilir. Bazen sanatın inceliklerini bilen sağlam sanat erbabına hakim denir. Bu konudaki kemal de yine yalnız Allah'a aittir. Zira o mutlak hakimdir. Kim bütün eşyayı tanır da Allah'ı tanımazsa ona hakim denemez. Zira bu kimse eşyanın en yücesi veren değerlisini bilmiyor. Hikmet ilimlerin en yücesidir. İlmin yüceliği, malumun yüceliği ölçüsündedir. Allah'tan daha yüce hiçbir şey yoktur. Binaenaleyh Allah'ı bilen, tanıyan hakimdir. Her ne kadar diğer ilimlerde zayıf, ifade ve beyan bakımından aciz de olsa Allah'ı tanıdığından Hakim ismini alır.
Ancak kulun hikmetinin Allah'ın hikmetine nispeti kulun Allah'ı bilmesinin, Allah'ın kendi zatını bilmesine nispeti gibidir. İki bilgi ve iki hikmet arasında ne kadar fark vardır, değil mi? Ancak Allah'ın ilmiyle kulun ilmi arasındaki bu farkla beraber yine de o bilgilerin en nefesi ve hayrı en çok olanıdır. Kime hikmet verilirse ona çok hayır verilmiş olur. Bundan ancak akıl sahipleri ibret alır. Evet sevgili Niycem Allah'ı bilen kimsenin sözü başkalarının sözüne muhalif olur. Çünkü o cüz'iyata pek ilişmez, sözü umumi olur. Dünyanın menfaatleri ile ilgilenmez. Aksine ahirette fayda verecek hususlarla meşgul olur. Hakim'in hallerinden olan umumi sözler halk nazarında Hakim'in Allah'ı tanımasından daha açık olduğundan çok defa insanlar Hikmet ismini bu gibi külli kelimelere verirler. Dolayısıyla bu gibi külli kelimeleri söyleyenlere Hakim denir.
Enbiyanın seyyidi Resulullah Efendimizin mübarek sözleri şöyledir. Resul Hikmeti, Mehafetullah, hikmetin başı Allah korkusudur. Akıllı insan nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kişidir. Aciz, akılsız ise nefsini hevasının peşine takan ve Allah'tan boş yere temennilerde bulunandır. Az olup yeten, çok olup meşgul eden ve oyalayandan daha hayırlıdır. Mesut ve bahtiyar olan kişi başkalarının halinden ders alandır. Kanaat tükenmez bir maldır. Sabır imanın yarısıdır. Yakin tamamı imandır. İşte bu ve benzeri sözler hikmet adını alır. Söyleyenlere de hakim denir. Ya beni ye. İbrahim İslam ümmetinden olmayı oğullarına vasiyet etti. Yakub da onu vasiyet ederek oğullarım, Allah sizin için bu dini seçti. O halde sizler sadece Müslümanlar olarak can verin dedi.
Rivayet edildi ki önce en yakın akrabalarını uyar ayeti nazil olduğu zaman Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yakınlarını topladı, onları uyararak şöyle dedi. Ey Ka'b bin Lüey oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Mürre bin Ka'b oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Abdi Şems oğulları kendinizi ateşten koruyunuz. Ey Haşimoğulları kendinizi ateşten koruyunuz. Ey Muttalipoğulları nefsinizi ateşten koruyunuz. Ey Fatıma sen de nefsini ateşten koru. Zira ben senin için Allah'tan hiçbir şeye malik değilim. Yani Allah size azap etmek isterse ahirette sizden bir belayı kaldırmaya gücüm yetmez. Ben ancak Allah'ın bana izin verdiği kimseler hakkında şefaatçi olacağım. Allah da azap etmeyi dilemediği kimseler hakkında ancak bana izin verecektir. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem yakınlıklarına güvenip gevşemesinler diye akrabalarını iman ve amele teşvik için böyle buyurdu.
O halde mutlaka vasiyet gerektiği gibi din babında da sakındırmak icab eder. Zira insan şer ehline yaklaştıkça onların ahlakıyla ahlaklanacağından korkulur. Kişi şerliler gibi davranmaya başlayınca bu temayül onu cehennem çukurunun içine çeker. Maazallah. Kıymetli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünü de burada bitirmek istiyorum. İnşallah bir sonraki bölümümüzde yine sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l-Aziz'in Bakara Suresi tefsirinden yüz otuz üçüncü ayet-i kerimesinden itibaren aktarmaya devam edeceğim. Sultanü'l arif'in merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu sırahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici.