Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Azizine Ejder misin? Mahmud Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l Azies'in Bakara Suresi tefsirine inşallah kaldığımız yerden devam edeceğiz. Otuz. Ayet I kerime ile inşallah programımıza devam ediyoruz. Hz. Adem Aleyhisselam'ın yaratılışını konu edinen zikreden ayet-i kerimede kalmıştık. Hani rabbin meleklere muhakkak ben yeryüzünde emirlerimi tebliğ ve infaza memur bir halife yaratacağım demişti.
Meleklerde biz seni hamdinle tesbih ve seni takdis edip dururken burayı fesada verecek, kanlar dökecek, kimse mi yaratacaksın demişlerdi. Allah da sizin bilemeyeceğiniz şeyleri muhakkak ki ben bilirim buyurmuştu. Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere arz edip eğer biraz evvelki sözünüzde sadık kimselerseniz haydi bunların isimlerini bana haber verin dedi. Melekler de seni tenzih ederiz, senin bize öğrettiğinden başka hiçbir ilmimiz yok, her şeyi hakkıyla bilen mutlak hüküm ve hikmet sahibi ancak sensin sen dediler. Allah Ey Adem, onları adlarıyla şunlara haber ver buyurdu ve Adem onları isimleriyle söyledi. Bunun üzerine Allah size demedim mi ki göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ben bilirim. Açığa vurduğunuzu da gizlemekte olduğunuzu da muhakkak bilirim buyurdu.
Cenab-ı Hak meleklere Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek kimselerimi yaratacaksın sözünü şunun için söyletmiştir. Tabiatımızda kötü sıfatların varlığını ve cibilliyetimizin bunlardan mürekkep olduğunu binaenaleyh daima kötülüğü emreden nefislerimizin mekrinden, hile ve tuzaklarından emin olmamamız, onlara itimat edip temize çıkarmamamız gerektiğini bize iyice anlatmak içindir. Nitekim Cenab-ı Allah Hz. Yusuf'tan hikaye ederek şöyle buyurmaktadır Ben nefsimi temize çıkarmak istemem. Çünkü nefis sürekli kötülüğü emreder. Ancak Rabbimin merhamet ettiği müstesnadır. İşlediğimiz bütün salih ameller ancak Allah'ın bize tevfiki, fazlı ve rahmetiyledir. Yaptığımız bütün fesat ve zulümler tabiatımızın kötülüğünden ve teynetimizin özelliğindendir. Nitekim Cenabı Allah şöyle buyurmuştur Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük gelirse kendi nefsindendir.
Bizler fesat ve zulme bulaşmamışsak bu ancak Hakk'ın muhafazası ve rab'ın korumasıyla olmuştur. Çünkü o ancak Rabbimin merhamet ettiği müstesnadır buyurmaktadır. Vehb b. Münebbih demiştir ki Cenabı Hak Adem'i yaratmayı murat edince arza hitaben buyurdu ki ben senden halife kılacağım. Onlardan bana itaat edenleri cennete, isyan edenleri de cehenneme koyacağım. Arz yeryüzü demek ateşe gidecek kimseleri benden yaratacaksın deyince Cenabı Hak evet buyurdu. Arz ağladı. Ondan kıyamete kadar akacak kınarlar fışkırdı. Cenabı Hak arzın muhtelif yerlerinden beyazından, siyahından, kırmızısından, tayyibinden, hoş tarafından, habisinden, kötü taraflarından, yuhuşağından, sertinden ve bazı dağlarından toprak getirmesi için Cebrail Aleyhisselam'ı gönderdi.
Cibril Aleyhisselam bu toprakları yeryüzünden kabz edip almak için geldiğinde yeryüzü dedi ki seni gönderen Allah'a yemin ederim ki benden hiçbir şey alamazsın. Sultana yakın olmanın menfaatleri çoktur ama tehlikeleri de çoktur. Cibril Aleyhisselam bir şey almadan dönüp Allah'a dedi ki Ya Rabbi, Arz bana senin yüce isminde yemin ederek kendinden bir şey vermedi. Ben de o yemini bir tarafa bırakıp da bir şey alamadım. Allahu Teala bunun üzerine Mikail'i gönderdi. Mikail Aleyhisselam yeryüzüne varınca arz Cebrail'e söylediğini Mikail'e de söyledi. Mikail de bir şey alamadan geri dönüp gitti. Allah bundan sonra İsrafil Aleyhisselam'ı gönderdi. Bu da bir şey alamadan geri dönüp giderek Cebrail ve Mikail gibi Allah'a halini arz etti. Allah bundan sonra ölüm meleği Azrail'i gönderdi.
O arza inince arz yeryüzü ona da yarın ateşin nasibi olacak bir şeyin toprağını kabzetmenden seni gönderen Allah'ın izzetine sığınırım dedi. Ölüm meleği de ben de onun emrettiği bir işte ona asi olmaktan onun izzetine sığınırım dedi ve arzın dört ikliminden kırk zira miktarı toprak alıp götürdü. Bu hikmete memni olarak Ademoğulları yeryüzündeki toprakların muhtelif renklerde olduğu gibi muhtelif renk velev safta vasıflarda gelmişlerdir. Bir kısmı beyaz bir kısmı siyah bir kısmı kırmızı bir kısmı yumuşak, bir kısmı serttir. Azrail'in kabz ettiği, aldığı bu toprağın her bir zerresi bir insan bedenine asıl olmuştur. Her insan evvelden toprağı nereden alınmışsa oraya defnolunur. Sonra Azrail aleyhisselam semaya yükseldi. Allah ona sana karşı tazarru ettiğinde arza hiç merhamet etmedin mi buyurduğunda Azrail senin emrini onun tasarruundan daha üstün gördüm Ya Rabbi dedi.
Cenabı Hak öyleyse sen Ademoğullarının ruhlarını kabz etmekle vazifelisin buyurdu. Rivayete göre Adem Aleyhisselam dünya semasında halk olunduğu yaratıldı. Adn cennetinde halk olunup dünyaya oradan çıkarıldığı rivayeti de vardır. Hadis-i Kudsi'de Adem'in çamurunu kırk sabah yani kırk gün kendi elimle yoğurdum buyrulmuştur. Bugünlerden her biri dünya senelerinden bin seneye muadildir. Orada onu kırk sene kadar bıraktı. Adem'in çamuru son derece kurudu yani salsal oldu. Pişirilmiş toprak yani fakar gibi dokunulduğunda ses verdi. Allahu Teala onun üzerine otuz dokuz sene hüzün yağmuru, bir senede sürur yağmuru yağtırdı. Bu hikmete mebni olarak Ademoğullarının hüznü sürurundan sevincinden fazla olur. Fakat neticesi muhakkak süruru olur. Nitekim denilmiştir ki her bidayetin, başlangıcın bir nihayeti, her zorluğun bir kolaylığı vardır.
Melekler Adem'in kalıbının yanından geçerlerken suretinin güzelliğine, boyunun uzunluğuna taaccüp eder, hayran hayran bakarlardı. O güne kadar onun suretinin bir benzerini görmemişlerdi. Bir gün de ona İblis uğradım. Sen hangi iş için yaratıldın diyerek eliyle vurdun. Kalıbının içi boş bulunmakla ağız tarafından girdi, arka tarafından çıktı. Beraberindeki meleklere dedi ki bu içi boş olarak halk olunmuştur, yaratılmıştır. Ne bir yerde sebat eder, ne demeli avuca gelir. Sonra dedi ki söyleyin bakalım, bu sizden üstün kılınırsa ne yaparsınız? Melekler dediler ki biz Rabbimize itaatten başka bir şey bilmeyiz. İblis kendi kendine dedi ki eğer o bana üstün tutulursa ona asla itaat et. Ben ona üstün tutulursam muhakkak onu helake sürüklerim. Sonra tükürüğünü ağzında topladı ve üzerine at. Lainin tükürüğü Adem'in göbeği üzerine geldi.
Allahü Teala Cibril Aleyhisselam'a İblis'in tükürüğünü Adem'in batsınından karnından almasını emir buyurdu. Göbek çukuru Cebrail'in onu oradan almasındandır deniyor sevgili dinleyiciler. Allah bu halitadan köpeği yarattı. Yani bu açıktan köpeği yarattı. Bu vadide köpeğin üç hasleti vardır. Ademoğlu ile ünsiyeti vardır çünkü onun toprağındandır. Gecelerin büyük kısmında uyanıklığı toprağına Cibril'in dokunmasındandır. İnsan vesair mahlukatı ısırması ve hıyanet olmamak üzere diğer ezaları İblis Lainin tükürüğünün eserindendir. Köpekte hıyanet asla yoktur. Adem Cuma günü ikindiden sonra yaratıldı. Arzın yüzünden yaratıldığı için Adem denildi çünkü toprağı arzın toprağının her çeşidinden telif olunmuştu. Bir araya getirilmişti. Cenab-ı Hak Adem'e ruh nef etmekle, üflemekle Adem işitmeye, görmeye, konuşmaya, tanımaya başladı. Başladı. Allah Teala Adem'e isimleri öğretti.
Her bir şeyi hangi dilde ne şekilde isimlenmişse onu da talim buyurdu. Adem Aleyhisselam mucizatından olarak kıyamete kadar gelecek evlatlarının lisanlarıyla konuşabilirdi. Arapça, Farsça, Rumca, Süryanca, Yunanca, İbranice ve diğer dillerle konuşurdu. Bazı müfessirlerin nakline göre Allahu Teala Adem'e bin sanat öğretti ve buyurdu ki evladına söyle, isterseniz dünyayı bu sanatlarla kazanmaya çalışın. Dini ve ahkam-ı şer'iyyeyi vasıta kılarak değil. Adem Aleyhisselam ticaretle, Davut Aleyhisselam zırh yapmakla, Süleyman Aleyhisselam zembil yapmakla uğraşırdı. Zembilcilikten kazandığından yerdi. Mektulmalden yemezdi. Musa ve Şuayb Aleyhisselam çobanlık ile Peygamberimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem de riayet çobanlık ve ticaretle meşgul olmuştur. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem evlerinde bulundukları müddetçe ekseriyetle elbisesini dikmekle meşgul olurdu.
Hadiste varid olmuştur ki erkeklerin iyilerinin işi terzilik, kadınların iyilerinin işi de yün eğriliktir. Cenabı hakk'ın Adem'e isimleri örtüp onu meleklere arz etmesi, Adem'in şerefini ısrar edip onu seçmektir. Cenabı hakk esrarını ve gayb aleminde gizli ilimleri dilediği kullarının dillerine aktararak bu vechile ısrar etmektedir. Her şeyi öğreten ve mükerrem kılan ancak Allah'tır. Hadiste varid olmuştur ki babanın yüzüne bakmak, Kabe-i Muazzama'ya bakmak, Musahaf-ı Şerife bakmak, alimin yüzüne bakmak ibadettir. Bir alimi ziyaret eden beni ziyaret etmiş gibidir. Bir alimle musafaha eden tokalaşan benimle musafaha etmiş gibidir. Bir alimle oturmuş olan benimle oturmuş gibidir. Kim dünyada benimle oturursa Allah Teala onu kıyamet gününde de benimle oturtur. Yine hadis-i şerifte varide olmuştur ki Allah'ın ateşten azatlılarına bakmak isteyenler ilim öğrenenlere baksınlar.
Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki bir alimin kapısına giden hiçbir müteallim yani öğrenmeye giden yoktur ki Allah her bir adımına bir senelik ibadet sevabı yazmış olmasın. Ve her bir adımına mukabil cennette bir şehir bina etmesin. İlim öğrenmeye giden bir talip yerde yürüdükçe yer ona devamlı surette istiğfar eder. Mağfur olarak bağışlanmış olarak sabahlar, mağdur olarak bağışlanmış olarak akşama çıkar. Esma üç kısımdır. Ruhaniyet ve melevutiyat esması, cismaniyatın esması ve İlahiyatın esması olmak üzere sevilmeyeceğim. Evet bugünkü İhsan Mektebi Programlaması bu ifadelerle bitirmek istiyorum inşallah. Bir sonraki bölümümüzde Bakara Suresi otuz dört. Ayet-i kerimeyle inşallah devam edeceğiz. Mahmud Sami Ramazanoğlu Gadde Sallallahü Sirraü'l-Aseys'in Bakara Suresi tefsirinden aziz dinleyiciler. Görüşünceye dek Allah'a emanet olunuz.
Sultanü'l arif'in, Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahü's-Sırrahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mikttibi. seslendiren Aladdin Biçici.