Sayın dinleyicilerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi'nin aranan kimlik kitabından bölümler paylaşmaya devam ediyoruz. Bugünkü konu başlığımız israf. İslam'ın esaslarından birisi de iktisat ve itidaldir. Harcama yeme içme konuşup görüşme ve benzeri bütün işlerde ölçülü olmaktır. Bunun zıddı ise israftır. Allahutaala Kuran-ı Kerim'de müminlerin sıfatlarını sayarken onların daima ölçülü olduklarını vurgular. Onlar ki harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik. İkisi arasında itidalli bir yol tutarlar. Kaynak ve imkanlar ebedi değildir. Elektrik, su, yiyecek ve içeceklerde müsrif olmamalı. Tabağımızda bıraktığımız yemek çöp sepetine atılan ekmekler çok fakirin karnını doyurur. İsraf edilenlerin fırında ekmek kuyruğuna girdikleri müşahede edilmiştir. İş yerine gelen müşterisini horlayanların dilendiklerine şahit olunmuştur.
Apartmanların merdivenlerini temizleyenlerden birinin ifadesi şu. Keşke evime gelenlerin giyim ve kuşamını yadırgamasaydım. Bu kadar israf neden? Acaba israfın ne olduğunu biliyor muyuz? Dinimizde israf yerinde kullanılmayan yarar ve verimi olmayan maddi ve manevi her şeydir. İmam-ı Azam Rahmetullahi aleyh aynısını ifade buyuruyor. Hayır ve ihsanda dahi israf gereksizdir. İsrafta hayır yoktur. İsraf haramdır. Denizin kenarında abdest alan suyun kullanımında bile ölçülü olması icap eder. Üçer defa yıkadığı azasını dördüncü kez yıkayamaz. İnfakında bile saçıp savuramaz. Çünkü Cenabı Hak malını lüzumsuz yere saçıp savurma, buyurur. Bir defasında Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Sa'd'e uğradı. Sa'd bu esnada abdest alıyordu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem onun suyu aşırı kullandığını görünce bu israf nedir diye sordu.
Sa'd de abdestte israf olur mu dediğinde Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem de evet hatta akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile şeklinde cevap verdi. İnsan beynini boş yere yoramaz. Kalbini isyanla kirletemez. Gözünü harama, kulağını boş sözlere veremez. Niçin yaratılmışsa o yönde azasını kullanır. Kulak, göz ve gönül bunların hepsi yaptıklarından sorumludur. Zaman israfından emek israfına kadar anlatılacak çok şey var. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz insanlar iki hususta gaflettedirler. Sıhhat ve boş zaman, buyurmuştur. İsrafın sebebi dinimizi öğrenmemektir gereği gibi. Alınan malların kalitesizliğidir. Ucuz mal alacak kadar zengin değilim dendiği gibi moda ve lükse düşkünlüktür. Yılın seçip biçtiği renk ve kaliteye verilen önemdir. Hiç manasız eşyaya gereksinim duymaktır. Komşu akraba ve yaran ne der düşüncesiyle hareket etmektir. Açıkçası haram ve helali bilmemektir.
Yetim annelerinin ikram edilen yiyecekleri yavrularını memnun etmek için evlerine götürmelerinden habersiz olmaktır İsraf. Somali'de öğleye doğru avuçlarının içine konan nimetle bir günü geçiren aç bir ilaç kimselerin halini bilmemekten ileri gelir İsraf. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kibirsiz ve israf etmeden giyiniz içiniz giyiniz ve sadaka veriniz buyuruyor. İtikadten inanç yönünden israf Maide suresinin otuz ikinci ayetine göre İsrailoğulları'nın fesadıdır. Duhan suresinin otuz birinci ayetiyle haddi aşan zorba firavun ve tabileridir Müsrif. Ahlaki yapı olarak Araf suresinin seksen birinci ayetine göre sapık Lut kavminin çirkin halidir israf. Helal kazancın faiz de kara borsacılıkla hile ve haksız kazançla kirletilmesidir israf. Maddi menfaat için haram yolların helale tercih edilmesidir israf.
Yeme içme, giyim kuşamda azaların kullanımında hakkı zayi edip kibre düşmektir israf. Aleyhissalatü Vesselam efendimiz şöyle buyuruyor. Hiçbir kul kıyamet gününde ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından ve bildiklerini yaşayıp yaşamadığından sorguya çekilmedikçe bulunduğu yerden kıpırdayamaz. Bu bölümü de bu hadisi şerifle noktalıyor müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi. Bir başka bölümde birlikte olmak dileğiyle sizleri Allah'a ısmarlıyoruz.