İslam Birliği ve Zulme Karşı Mücadele kaydında Enfalleten min ledünke nasihira. Ensar suresinin hemen yetmiş üçüncü ayeti celilesini biraz daha izah mahiyetinde olan Nisa Suresi yetmiş beşinci Ayet-i Celiledir. Es'aynile ve melekum ve size ne oluyor? Bu ifade bir tehdit, bir ikaz mahiyetinde ve ma lekum ne oluyor size, siz ne yapıyorsunuz? Bak siz insansınız, siz Müslümansınız, siz…
Enfalleten min ledünke nasihira. Ensar suresinin hemen yetmiş üçüncü ayeti celilesini biraz daha izah mahiyetinde olan Nisa Suresi yetmiş beşinci Ayet-i Celiledir. Es'aynile ve melekum ve size ne oluyor? Bu ifade bir tehdit, bir ikaz mahiyetinde ve ma lekum ne oluyor size, siz ne yapıyorsunuz? Bak siz insansınız, siz Müslümansınız, siz hayra alamet kimselersiniz. Şerri def edecek olan kimselersiniz. Bu dünyaya Rabbimize kulluk için gelenlersiniz. Halıkellem yezele, zatıma kulluk için gelen kimselersiniz, siz ne yapıyorsunuz? La tugatilune fi sebilillah. Allah yolunda siz hiçbir gayretmiş, çabaymış hiç göstermiyorsunuz. Tüyünüz bile hareket etmiyor. Allah'ın yolunda ve müstevafine miner rice eli ven nise I velvilde.
Gerek çöl, gerek katı, gerek erkek, za'fa düşmüş, zulmedilmiş, hakaret görmüş, ezilmiş, mahrum edilmiş, her türlü imkanları kısılmış kimseler ve bize kendi katından bir dost ver. Bize bir ahbap olsun, bir yaran olsun. Bize bir yardımcı ver Ya Rabbi diye inleyen, sızlayan kimseler varken siz neden Allah yolunda bir çabaya, bir gayrete düşüp de cihat etmiyorsunuz. Filistin, Irak, Afganistan, Doğu Türkistan, hırın, kerpık, mora, arakan vesair beldelerde. Müslümanlar eza çekerken siz neden aldırış etmiyorsunuz? Arakan'da artık kimliği de yok. Bir devlet dairesine gideceksiniz, orada muameleniz olacak. Muameleleriniz olacak ama bir kimlik gerekecek. Bir okul, Muameleleriniz olacak ama bir kimlik gerekecek. Bir okula müracaat edeceksiniz, çocuğunuzu yazdıracaksınız, kimlik yok. Bir yolculuk yapacak, bir otele gidecek vesair işlemlerini yürütecek kimlik yok ve hak diye bir şey yok.
Cebinde telefonu da bulunmaz. Onlara cep telefonunu kullanma hakkı da yok. Çünkü hayvandan da aşağı. Doğu Türkistan on altı yaşında aşağı kimseler ve bu yaşın üzerinde genç olan kimseler, eğer camiye namaz kılmak için ezan okutmazlar da, kılmak için gidecek olsa giremezler mescide. Takır, takır bunlar. Berat Hacı diye birisi vardı. Bu çok dergilerde gazetelerde de de yazıldı, çizildi. İki metrekarelik bir yerde tırnaklarını duvarlara sürçmek suretiyle kesen, çok azap gören bir insan. Görmüş oldukları eza anlatmakla bitmez. Çekilmesi de Onlar böyle sıkıntıdayken siz neredeydiniz buyuruyor Cenab-ı Hak. Afganistan derseniz Afganistan demiri var, bakırı var, kobaltı var, altunu var. Neredeyse bir trilyon dolar maden rezervleri bulan bir memleketi Rus işgali. Fakir değil, şimdi yokluk içerisinde. Almış oldukları maaşlar neler kendisine yetmez mümkün değil.
Ama Rabbimiz onlara öyle madenler ihsan buyurmuş ki tarifi mümkün değil. Onu Müslümanlar elde edip de rahat rahat bir hayat yaşamasınlar diye Rus büyük bir eza ile onları vatanından memleketinden yurdundan ekilen dikilen yerlerinde mahvediyor. Onlar bu sıkıntıdayken siz neredeydiniz buyuruyor. Bu sadece birkaçı, zulmün birkaçı. Bunun yanında Afrika'ya baktığımız zaman altunu var, elması var, platini var, uranyumu var. Madenin en üstünü, en üstünlerinde. Ama kendileri köle, bir diğerleri zorba, bunların işçisi, onlar bunu yiyen içer. Suudi Arabistan öyle ki bu elde ettikleri petrolden gelirler, tarifi mümkün değil. Ama en gelişmiş şirketlerden biri olan yanar şirketinin başındakiler telavibidir. Onlar o halin içerisindeyken, kerkükü, morosu vesair yerler ve malak, siz ne yapıyorsunuz? Ceset, sevgide, şefkatte, merhamette, iltifatta, ikramda müminleri bir kardeş. Bir ve bütün görürsün.
İslam Birliği ve Zulme Karşı Mücadele ne anlatıyor?
İslam Birliği ve Zulme Karşı Mücadele kaydında Enfalleten min ledünke nasihira. Ensar suresinin hemen yetmiş üçüncü ayeti celilesini biraz daha izah mahiyetinde olan Nisa Suresi yetmiş beşinci Ayet-i Celiledir. Es'aynile ve melekum ve size ne oluyor? Bu ifade bir tehdit, bir ikaz mahiyetinde ve ma lekum ne oluyor size, siz ne yapıyorsunuz? Bak siz insansınız, siz Müslümansınız, siz…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Onlardan bir tanesi eza görecek olursa nasıl ki vücudun rahatsız olduğunda diğerleri ona iştirak ettiği gibi, müminler de aynen öyledir. Patensinde, morosunda, kerkükünde vesair yerlerde, Arakan'nda, Suriye'sinde, eza ve cefa görürken, sizin neden kalbinizde bir sızı, gönlünüzde bir sıkıntı, bir şefkat ve merhamet hissi yok buyuruyor Cenab-ı Hak. Eğer bir ve beraber olmazsanız buyuruyor, Mevlamız Esamne, kendinden olan, kendi kendinden olan, kendi cinsinden olan insanlar ayağa kalkar yer yerinden oynar. Ama tarif edemeyeceğimiz, gönüllerin tahammül edemeyeceği zulümler yapıldıkça inanan kimselere hiç ses çıkmaz. Yirminci ayını tamamladı, yakılır, yıkılır. İnşallah halk galip gelir. Onlar birbirlerinin dostlarıdır, yardımcılarıdır. Birbirlerini devamlı gözetip dururlar. Eğer siz bunlar böyle birbirlerini gözetirken, küfür bir millettir, bir millet olur.
Siz de bir ümmet olmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne, büyük bir kargaşa, sıkıntı ve anarşi meydana gelir. Müslümanların bir olmaları, kardeşçe şefkat ve merhametle birbirlerine bağlı olmaları, çekişip çatışmamaları icap eder. Ne olsa senin Müslüman kardeşindir. Evet dili ayrı, ırkı ayrı, kültürü ayrı. Değişik tavır ve hareketlerde olabilirler. Çeşitli kültür ve farklılıklar olur mu? Mümkün. Ama bu farklılıklar inanç birliği içinde olmalı. Etnik kökeni dili ırkı değil imanı ve ahlakı olmalıdır. Maalesef kendi rahatımıza çok düşkünüz. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Müslüman Müslümana zulmetmez. Onu tehlikede de bırakmaz. Afrika'yı sömürüp yeraltı, yer üstü kaynaklarını olduğu gibi elde etmeye çalışan Batılılar, İngiltere, Fransa, İspanya zenginliklerini bu ülkelerin kendi memleketlerine taşımışlardır. Mesela İngiltere, Hindistan'ı iki yüz yıl sömürdü.
Sadece bir zulümden bir tanesini diyorum, halı fabrikaları kurdular. El emeği göz nuru ile Müslümanların ve diğer halkların dokunmuş olduğu halılar, bunlar pazarlanmasın diye elli bin kişinin elinin kesilmesine müsaade edecek kadar yanlış hareketlere düşmüştür. Mesela kendi arasında da sadece endişeleri nedir? Madde, başka hiçbir şey yok. Anası da olsa madde, babası da olsa madde. O madde ana hakkıymış, baba hakkıymış, kardeş hakkıymış hep onun önünde. Yeter ki maddi olan değerine dokunulmasın, o yönde güçlü ve kuvvetli olsun. Madde onların gözünde en büyük değerdir. Bu değer için Çin'in, Çin'in milyonlarca insanının serkeş eroinman olmalarına öz yummuşlardır. İslam ile iç içe olduğumuz zaman ise, Batılılar bizi örnek alır. Mesela Endülüs'de bunlar öğrencilerini, yavrularını Müslümanların okullarında okutmuşlardır. Ne zamanki İslam ile iç içe olursa.
Çünkü dinimiz İslam, ilk emri oku, beşikten mezara kadar ilim tahsil edin. Öyle ki ilim en uzak belde olan Çin'de de olsa alın, kadın ve erkek üzerine ilim farzdır. Buyuran kutsal kitabımız ne kadar Peygamberimiz, ne kadar temsil edilmektedir? Adı Müslüman yaşayışları Gayrimüslim oldukça inananların ile İslam'ın edebi ile edeplendirmedikçe, hanımlarınızı Hatice Tel Kübra radiyallahu anha annemizin ahlakında yetiştirmedikçe, kızlarımızı Fatımetüzzehra radiyallahu anha annemizin iffetinde, edebinde, haysiyetinde, yavrularımızı Hazreti Ali Kerimallahü veche torunlarımızı Hazreti Hasan ve Hüseyin'in İslami güzelliğinde yetiştirmedikçe bize hayırlı bir gün gelmeyecektir. Altı yüz yirmi üç yıl, eğer inancımız hakim olmuşsa, ve Efendimiz Aleyhisselatu Vesselam'ın sünnetine uygun olduğu için ve bunlar hiçbir zaman Müslümanların da çok bir nüfusa sahip olmalarını istemezler.
Bunun için ırk mezhep ayrımı bunlarda en önemli bir husustur. Mesela Irak'ı mezhep ve etnik temelden bölerler. Doğal kaynaklarını sömürürler. Yerine göre kuzeyi, güneyi, Arap, Afrikalı diye birtakım azınlıklar meydana getirirler. Dünya nüfusunun yüzde yirmi üçünü Müslümanlar oluşturmuştur. Ama bir bakarsınız Müslüman olan altmış ülkenin, altmış ülkenin tamamının ihracatını toplayınca bir Almanya kader olamaz. Halbuki Cenabı Hak bize Esselamü ve entümül alev, imanda da üstünsünüz, İslam'da da üstünsünüz, ibadette ve taattede üstünsünüz, ekonomide de üstünsünüz, siyasette de üstünsünüz, her yönden maddi ve manevi gelişmelerde üstünsünüz. Kültür sanatta küresel ölçekte ses getiren etkinlik baktığımız zaman Müslümanlarda görülmemekte. Mesela Oğuz-u bütün, her şeyiyle mükemmel, Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın hayatını gösteren bir film yoktur, derme çatma.
Ama bir diğerlerinin yaptığı gibi bizim peygamberimizin hayatını Sallallahu Aleyhi ve Sellem her şeyiyle mükemmel bir tarzda gösteren bir film yok. Dizi filmleriyle vesairleriyle, vesairleriyle gösterir gösterir gösterir o çocuklara dahi göstermiş oldukları çizgi filmlerde, en sonunda bir hac işaretini çok parlak bir şekilde zihninde kalması için gösterir, sonra da the end der, bitirir. Markalara bakılacak olursa dünya çapında otomobil üreten bir İslami ülkeye de pek rast gelemeyiz. Evet var, üretilir ama hepsinin önünde olan pek müşahede gidilemez. Makine ve bilişim teknolojisinde öne gelen bir ülkede pek müşahede edilmemekte. Bakıyorsunuz bu Körfez ülkelerinde bina yarışı var, çok. Dubai'de şöyle bir bina yüz harf, yüz elli harf. Ama ruh diye hiçbir şey yok ama bina yarısına girişilmiş, buna girilmiş.
Abdülhamit Sultanımız rahmetullahi, şu boğaz köprülerinde dahi ortasına bir mescidi tasarlamıyor. Yaptığı bütün hizmetlerde, sanatta İslam'ın güzelliğini göstermiş. Tarifi mümkün değil. Anlatmakta bitmez. Şimdi hakikaten öyle. Böyle bilişim ve teknolojide, kültürde, geri olduğumuzun nişanileri pek çok. Bir Suudi Arabistan'a baksanız, Efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem hatıraları neredeyse olup, sığınmış olduğu dar bir mekan misku amberler gibi kokar, ziyaret edilir. Son zamanda ise ora betonla örülmüştür. Biz Peygamberimizin kabrini sallallahu aleyhi ve sellem görmemiz, onu hayalimizde canlandırıp iki cihan güneşinin sünneti seniyyesini evimizde de yaşatalım, işimizde de yaşatalım, sokakta da yaşatalım, her yerde yaşatalım da insanlar huzur içerisinde birbirlerinin kanını döken, birbirlerine emniyetsiz acaba ben bir yere gidiyorum ama evimde de bir hırsızlık olur mu?
Acaba bu kıymetli değerler var, onlar yok edilir mi diye endişe duymayacağı duyguların hasıl olması için, harini olsun Müslümanlar görsün, o bile kitaplık yapmak suretiyle, demirlerle örülerek sanki tapılıyor. Oralar tamamen gösterilmez bir vaziyet. Görürsünüz kubbeyi hadra'nın üstü, toz ve toprak sanki. Bu iki cihan güneşi sallallahu aleyhi ve sellem. Evet biz de biliyoruz. Aleyhissalatü vesselam Efendimiz kabir ziyaretinden men etmiştim ama ölümü hatırlattığı için, kabirleri ziyaret edin buyuruyor. Ölümü hatırlattığı için. Kişi peygamberini hatırlasın yatıp kalkarken başkasının namusunu hatırlayacağını, acaba varlık sahibi olurum diye, onu bunun nasıl ayaklarını kaydıracağım, ben maddi yönden onu nasıl ileriye geçeceğim diye hile ve buga kurmaya, bunları hayal edip düşüneceğini, Nebi-i Ekrem aleyhissalatü vesselam vermişsin kubbeyi hadrasını bir görürsün.
Ziyaret etmek suretiyle Ashab-ı Kiram'ın ecdadımızın yapmış olduğu o muazzam türbede tamamen yerinde bir olmuştur. Evet biz de kabul etmeyiz bir kabre doğru eğililmesini. Tabii ki biz oradaki kimsenin Cenabı Hakk'a yakınlığını vesile kılmak suretiyle affımızı talep ederiz. Allah'ımızın rızasını bulduğu amelle yaptığı güzel taatle salih amelleri vesile kılarız. Bunun dışında öyle bir tapınma gibi bir durum had'iyen yoktur. Şimdi bu gibi değerlerden uzaklaşa uzaklaşa, mesela İran'ı Azeri, Fürt, Beluci, Arap diye değişik kısımlara bölmek suretiyle bunlar bir araya gelmesin, bir olup güç oluşturmasın diye, bölüp parça edilmek istenir. Yaptıkları bu. Aman ha bunlar bir araya gelmesin. Müminler bir araya gelirse kafirin bile eza görmesine razı olmaz, gönlü onu bile istemez. Bir kafirin zulme uğramasını bile istemez. Der ki haksızlık yapıyorsunuz.
Hani biz ecdadımıza baktığımız zaman Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın Mekke-i Mükerreme'yi fethinde mübarek şahsına hakaret edenlerin hepsini kardeşim Yusuf aleyhisselamın dediğini diyorum hatanızı yüzlerinize bile diyor. Hazreti Fatih rahmetullahi aleyh bunu örnek alarak İstanbul'un fethinde acaba hakkımızda ne yapacak diyorlar. Çok değişik milletler var, çok değişik. Süryanisi Hristiyan da var. Her türlü millet var. Yetmiş iki millet var. Hepsine söylediği söz ibadet ve saatte hürsünüz, yeter ki birbirinize zulmetmeyiniz. Söz kendileri bile demişlerdir gelecekse Osmanlı gelsin, çünkü onlar geldiği yere medeniyet getirir demişlerdir. Her türlü güzelliği sunan ecdadımız, Kitabı Kerim'e bağlı olduğu için muvaffak olmuştur.
Altı yüz, altı yüzyılı geçkin hüküm sürmesi, güç ve kuvvet bulması, padişahımız Osman Gazi'nin Rahmetul Vali Kuran'ın bulunduğu hanede ayağını uzatıp yatmamasındandır denir. Cenab-ı Hak cümlemize yolunda daim ve kaim verir.