Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Sevgili dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programlısın bugünkü bölümünde sizlere yine Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l Azeyes'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden bir sohbetle konuyla devam ediyoruz inşallah. Bugün İslam ve İnsan Fıtratından On Şey konulu hadis-i şerifle inşallah başlıyoruz. Şu on şey İslam fıtratındandır.
Bıyığı sünnet veçile kısaltmak, sakal bırakmak, dişleri misvakla temizlemek, burnu su ile temizlemek, tırnakları uzatmayıp kesmek, parmak boğumlarını iyice yıkamak, koltuk killarını gidermek, kasık killarını temizlemek, istinca etmek yani büyük ve küçük def'i hacetinde su ile temizlenmek ve onuncusu hadis-i şerifin senetlerinden olan Mus'ab onuncusunu unuttum diyor. Bunun mazmazah yani ağzı su ile temizlemek olması muhtemeldir diyor. Hz. Aişe validemizde bu onuncusunun hitan olduğu ihtimalini beyan buyurmuştur. Çevre temizliği konusunda da Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlar: yerlerin içini dışını, arkasını önünü, avlusunu sokağını temiz tutun. Zira sahaların en kopmuşu Yahudilerin sahalarıdır buyurmuşlar. Evet, Efendimiz böyle buyuruyor.
Yani kim Müslümanları, yollarında rahatsız edecek şeyler bırakmak ve yaymak suretiyle cezalandırırsa kendisine karşı onların yani Müslümanların lanet etmesi pek yerinde olur. Sevgili dinjerim, evinin, dükkanının ve diğer yerlerinin çöpünü, gübrelerini, pisliğini yollarına atan, herkesin geçeceği yerlerde enkazını ve harcını tutan, açtığı çukurların yerlerini geceleyin fenerlerle belli etmeyen, hülasa gelip geçenlere engel olacak. Eza ve zarar verecek şeyler karşısında kalan insanlara ne güzel öğüt ve ne çetin tehdittir, değil mi? Bir Hadis-i Şerif'te Her Namaz Vakti Dişleri Misvaklamak Hakkında Efendimiz şöyle buyuruyor: Ümmetime güçlük verecek olmasaydım onlara her namaz vakti mutlaka misvaklanmalarını emrederdim, farz ederdim.
Diş fırçası olarak kullanılan misvakın, diş macunlarında mevcut taaffün yani mikropları öldürme hassasına malik olduğu, bunu kullananların ayrıca diş macununa muhtaç olmayacağı bir tahlil sabit olmuştur. Bu babda merhum bakteriyolog Doktor Osman Oğuz'un fenni raporu vardır. Merhum Boğaz nezlesine reçete derc etmek suretiyle misvak gargarası tavsiye ederdi. İmam Nevevi de şöyle diyor Misvak kullanmak namaz ve kıraat vakitlerinden gayrı zamanlarda da eğer açlıktan, uykudan yahut fena kokulu şeyler yemekten ağız kokarsa müstehaktır. Misvaktan başka şeylerle diş temizlemek de misvaklanmanın yerini tutabilir. Ancak fırçanın temiz maddeden mamul olmasına dikkat edilmelidir. Her Müslümana misvakla dişleri temizlemek vacip olduğu gibi, cuma günü husletmek de vaciptir. Burada vaciple murat, hüküm itibariyle vacip olmayıp vazife manasındadır sevgili Necla.
Dişleri misvakla temizlemek, fırçalamak ölümden başka bütün hastalıkların mühim bir kısmına şifadır. Birçok hastalıkların çürük ve hasta dişlerden neşet ettiği ve bunun da diş temizliğine dikkat edilmemesinden ileri geldiği malumdur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu hususta birçok hadisleriyle ısrar buyurmuşlardır. Misvakla dişleri fırçalamak ağzın temizliğine, Rabbin hoşnutluğuna ve gözün cilalanmasına sebep olur. Misvakla dişler temizlenerek kılınan namazın fazileti misvaklanmadan kılınan namazdan yetmiş kat fazladır. Misvak ile dişleri temizlemek ve cuma günü gusletmek ve varsa ailesinin güzel kokusundan sürünmek her Müslüman üzerinde borçtur. Hataları silecek ameller konusunda da Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam şöyle buyuruyorlar. Hataları silecek afva medar olacak dereceleri yükseltecek bir şey üzerine size delalette bulunayım mı? Size göstereyim mi?
Ashab-ı kiram evet ya Rasulallah dediler. Buyurdu ki efendimiz nefsin hoşlanmadığı şeylere rağmen tam abdest almak, mescitlere adımları çoğaltmak namazdan sonra öbür namazı da beklemektir. İşte bunlar sınır boyunda düşmana karşı nöbet beklemek kadar sevaplıdır. Müslim yahut mümin kul abdestte yüzünü yıkadığı zaman gözü ile baktığı her hatası su ile beraber yahut suyun son damlasıyla yüzünden sıyrılıp çıkar. Ellerini yıkadığı zaman işlediği her hata su ile beraber yahut suyun son damlasıyla beraber iki elinden çıkıp gider. İki ayağını yıkadığı zaman da o ayaklarıyla yürüyerek yapmış olduğu her hata su ile beraber yahut suyun son damlası ile beraber çıkar. Nihayet o kul günahlardan çıkıp kurtulup tertemiz olur. Hata ve günahlardan maksat küçük günahlardır sevgili Dicle. Kim abdestliyken tekrar abdest alırsa abdestini tazelerse onun için on abdest sevabı yazılır.
Ümmetimin kıyamet gününde dünyada abdest eserlerinden yüzleri, elleri ve ayakları nurlu yani parlak insanlar olarak çağırılırlar. O halde içinizden bu parlaklığı daha ziyade uzatmaya kimin gücü yeterse yapsın. Ümmetimden gerek abdestinde gerek yemekte ağzını ve ellerini yıkarken dişlerinin veya parmaklarının arasını iyice temizleyenler ne güzel kimselerdir. Buyuruyor müminin ahirette bezeneceği ziynet dünyada aldığı abdest suyunun ulaştığı yerlere, uzuvlara kadar erişir. Uykudan uyanınca ellerin yıkanması gerektiğini de Efendimiz şöyle ifade ediyorlar. Sizden biriniz uykusundan uyandığı zaman elini üç defa yıkayıncaya kadar kabın içerisine sokmasın. Çünkü hiçbiriniz geceleyin elini geceleyin nerede geçirdiğini yahut elinin nerede dolaştığını bilmez. Abdestli olmayan kişinin namazı yoktur. Allah'ın adını anmadan besmelesiz abdest alan kimsenin de abdesti yoktur.
Abdest aldığınız zaman sağ uzuvlarınızla başlayın. Sizden abdest alan hiçbir kimse yoktur ki abdesti güzel alıp sonra abdestini bitirince de Yani şu hakikati gözümle görür gibi bilirim ki bir olan şeriki olmayan Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin onun kulu ve resulü olduğunu da gözümle görür gibi bilirim dese muhakkak onun için cennetin sekiz kapısı birden açılır, o hangisinden dilerse içeri girer. Müslümanlık şu beş temel üzerine bina edilmiştir. Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına inanmak ve Muhammed sallallahu Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şüphesiz onun kulu ve peygamberi olduğunu gözümüzle görür gibi bilmek, kalbimizle tasdik ve dilimizle ikrar etmek, namazı hakkıyla kılmak, eda etmek, zekat vermek, Kabe'yi ziyaret yani haccetmek, Ramazan orucunu tutmak.
Şehadet, namaz ve zekat ilişkisini de Efendimiz Allah'tan başka hiçbir ilah bulunmadığına, benim de Onun hak peygamberi olduğuma gözleriyle görür gibi bilerek iman etmeye, imanlarını dilleriyle de söylemeye davet ettin. Eğer bu iki şehadeti kabul ve itaat ederlerse o halde Allah'ın onların üzerine her gün ve gecede beş vakit namazı farz kılmış olduğunu bildir. Eğer bunu kabul ve itaat ederlerse kendilerine bildir ki Allah onların zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere uhdelerine sadakayı yani zekatı farz kılmıştır. Bu hadis-i şerifte varid olan kelimesi zekatın fakirler için zenginler üzerinde hak bir alacak olduğunu ifade etmektedir sevgili dinleyiciler Kıymetli dostlarımız, İhsan Mektebi programlısın bugün de sonuna geldik. Bugün sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirahü'l-Aziz'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden bazı hadis-i şerifleri aktarmaya çalıştım.
Bir sonraki programımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah. Sultanü'l-Arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Alaeddin Biçici.