İhsan mektebi, İhsan mektebi. Sultanul Arifin, merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Siretü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan-ı Vikdemi, İhsan-ı Vikdemi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için ihsan Mektebi İhsan Mektebi. Her gün saat sıfır yedi, on dokuz ve sıfır ikide Radyo Vasta. Hak Teala Hazretleri Hucurat Suresi'nde estaidi billah buyuruyor. Müminler ancak kardeştirler. Onun için herhangi bir anlaşmazlıkta kardeşlerinizin arasını düzeltiniz ve Allah'tan korkunuz ki rahmete şayan olasınız. Gerçekten müminler bir köke, bir asla bağlıdırlar ki o da ebedi hayatı tahakkuk ettiren imandır. Müminlerin haklarını korumak ve menfaatlerini gözetmekteki din kardeşliğimizi Allah'tan korkarak yapın.
Kardeşlik olan yerde şefkat ve merhamet vardır. Bir kul kendi şahsı için arzuladığı şeyleri mümin kardeşleri için de arzulamazsa imanı kemale ermiş sayılmaz. Nitekim Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyuruyor: Sizden herhangi biriniz şahsı için arzuladıklarını mümin kardeşleri için de arzulamadıkça iman etmiş olmaz. Diğer bir Hadis-i Şerif'te Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek imandan bir cüzdür buyrulmuştur. Şu halde şer-i Şerife uygun şekilde birbirlerine acımak, birbirlerini sevmek, birbirleriyle yardımlaşmak, İslam'ın haklarını korumak ve dini Muhammedi'yi bütün Müslümanların üzerine vaciptir ve bu bakımdan bütün müminler tek kişi, tek vücut gibidirler. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şu hadis-i şeriflerinde bunu ne güzel ifade buyurmuşlardır. Müminler tek şahıs gibidirler.
Bir uzuv, muzdarip olduğu vakit vücudun diğer kısımları da uykusunu kaybedip ateşler içinde onun ızdırabını duyarlar. Diğer Hadis-i Şeriflerinde Birbirlerine acımakta, birbirlerini sevmekte ve birbirlerine şefkat göstermekte müminlerin bir vücut gibi olduklarını görürsün. Bu vücudun bir uzvu, muzdarip olduğu takdirde diğer kısımları da uykuyu kaybedip ateşler içinde onun ızdırabını duyarlar. Müminler birbirlerine kenetlenmiş cüzlerden meydana gelmiş bir bina gibidirler. Mümin Allah için sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimsede hayır yoktur buyuruyor Efendimiz aleyhissalatu vesselam. Mümin kardeşi ile çok kendi başına azdır diyor yine Hadis-i Şeriflerinde. Nefsimi yedik kudretinde tutan Cenab-ı Allah'a yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe de kamil mümin olamazsınız. Size bir şey söyleyeyim mi?
Onu yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz? Aranızda selam yayınız. Buyuruluyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bizleri diğer taraftan Allahü teala ve Tekaddes Hazretlerinin şu kutsi hadisleri ile müjdeliyor. Benim için birbirlerini sevenlere, benim için birbirlerini ziyaret edenlere, benim için birbirlerine ikramda bulunanlara ve benim için birbirlerine itimat edip dost olanlara benim de muhabbetim tahakkuk etmiştir. Keza Resul-i Ekrem sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz bir hadis-i şeriflerinde Yedi sınıf insan vardır ki, Allah Teala Hazretleri, onları hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde arşın gölgesinde gölgelendirir. Bu sınıflardan biri de birbirini Allah için severek hayatlarını böyle geçiren ve bu hal üzere vefat eden iki kişidir buyurmuşlardır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz bir gün ashabına şu müjdeyi verdiler.
Kıyamet günü insanların bir kısmı için arş-ı Ala'nın etrafına kürsiler konacak. O kürsilerde oturacaklar, yüzleri ayın on dördü gibi parlayacak. Diğer insanlar feryat ve korku içinde çalkalanırken onlarda korku ve endişe olmayacak. Onlar öyle dostlardır ki onlar için ne korku ne de hüzün vardır. Bunlar kimdir ya Rasulallah? Diye sorulduğunda Dünyada iken Allah için birbirlerini sevenlerdir buyurdu. Diğer bir Hadis-i Şeriflerinde kendisinde şu üç haslet bulunan kimse, imanın lezzetini tadar buyurdular. Birincisi, Allahu Teala Hazretleri ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin kendisine Hak'tan gayrı, başkalarından daha sevgili olması, ikincisi sevdiği kimseyi yalnız Allah için sevmesi, üçüncüsü Allah'ın lütfuyla küfürden kurtulduktan sonra tekrar küfre dönmeyi ateşe atılmak kadar kerih çirkin görmesidir. Buyurdular.
Allahü Teala ve Tekaddes Hazretleri Tevbe suresinde Erkek kadın bütün müminler birbirlerinin dostlarıdırlar buyurmuştur. Yani müminler, tevhitte birleşmek suretiyle hem dünyada hem de ahiret işlerinde birbirlerinin yardımcısıdırlar demektir. Şüphesiz ki dini bağlılık, temeli toprak olan ailevi akrabalıktan daha kuvvetlidir. Dine hizmet etmek ancak ve ancak bütün İslam alemindeki Müslümanların aynı gaye etrafında birleşip aynı duygularla ümmet-i İslam'ı ve şeriatlerini her türlü tehlikeden korumak ve zafere ulaştırmakla mümkündür. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh şöyle buyuruyor. Gece kaim, gündüz Saim olan, malını mülkünü tasadduk eden ve savaşlarda kahramanca çarpışan bir kimse eğer sevdiğini Allah için sevmiyor ve buğz ettiğine de Allah için buğz etmiyorsa yaptıklarında hiçbir fayda göremez.
İşte sevgili dostlarımız, Müslümanlar kendi aralarında Allahu Teala'nın emrettiği şekilde birleşmiyor ve Allah'ın gösterdiği yolun haricinde bir yol takip ediyorlarsa Allah muhafaza buyursun, zilletin çukuruna yuvarlanmış demektir. Bu takdirde dinlerinin düşmanlarına boyun eğmek, onların kabzasına düşmek ve boyundurupları altında yaşamak mecburiyetinde kalırlar. Allahu Teala Hazretleri Enfal Suresi'nde Allah'tan korkun ve birbirinizin arasını düzeltin buyuruyor. Yani Allah'tan korkun ve Allah'ın gazabını celbedecek münazalardan, anlaşmazlıklardan sakınarak aranızdaki hoşnutsuzlukları izale edin. Birbirlerine muhalefet ettikleri takdirde elbette ki aralarında anlaşmazlık ve mücadele zuhur edecek ve maksat hasıl olmayacak. Hak Teala Hazretleri Enfal Suresi'nde Birbirinizle nizalaşmayın. Sonra içinize korku düşerek gücünüz elden gider buyurmaktadır.
Allahu Teala müminlerin kendi aralarında niza ve ihtilafa düşmelerini men etmekte, böyle bir tehlikenin vukuunda şu iki neticenin zuhur edeceğini bildirmektedir. Birincisi, bu halin başarısızlık, zaaf, soğukluk ve korku husule getirmesi. İkincisi bu yüzden kuvvet ve azametin, Şevket ve salabetin elden gitmesi. Şu halde ancak kalpler ve gayeler birleştiği zaman yardım ve selamete ulaşılır. Dilekler kemaliyle tahakkuk eder. İşte bunun içindir ki Hak Teala Hazretleri insanların günde beş defa mescitlerde bir araya gelmelerini ve haftada bir defa camide toplanmalarını, senede iki defa bayram münasebetiyle bir mekanda toplanmalarını ve ömürlerinde bir defada hac vesilesiyle bütün beldelerden gelip Beytullah'ın etrafında birleşip birleşip Arapat'ta hep birlikte vakfeye durmalarını emretmiştir.
Hak Teala Hazretleri mahlukatını Nezih şeriat-ı Muhammediyyeye tabi olmak, onun kanunlarını verdin kardeşliğinin ihtiva ettiği hakikatleri korumak, söz ve kalp birliği ile Muhammed ümmetinin bütün fertlerinin haklarını emniyet altına almak suretiyle kendisinin bilinmesi, ubudiyetin tahakkuku ve rububiyet haklarının yerine getirilmesi için yaratmıştır. Böyle birbiriyle yardımlaşmak ve anlaşıp birleşmekteki asıl gaye de budur. Bunun içindir ki Hak Teala Hazretleri müminlere: İyilik ve takvada yardımlaşın. Fenalık ve düşmanlıkla yardımlaşmayın.'' buyurmuştur. Peygamberimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: Birbirinize haset etmeyin. Birbirinizi helaka sürüklemeyin. Birbirinize buğz etmeyin. Kardeşçe Allah'a kul olun. Buyurmuştur. Hak Teala Hazretleri bir ayet-i kerimesinde Onlar ki Rableri için davete icabet etmekte ve namazı kılmaktadırlar.
Buyrukları aralarında şuradır, danışıklıktır. Kendilerine kısmet ettiğimiz rızıklardan onlar masraf da verirler, harcama yaparlar ve onlar kendilerine bir haksızlık vaki olduğu vakit yardımlaşırlar, onlar öcünü alırlar. ARAPÇA AYRIYOR. EVET SAGİLERİNE İŞERMİZ Mahmud Sami Ramazanoğlu Gaddi Sallahu Sirrahü'l Aziz'in Musahabe isimli eserinin kardeşlik, ilim, kader konularını ihtiva ilk bölümünü bugün sizlerle paylaştık. Bir sonraki programda bir başka bölümde tekrar birlikte olabilmek umuduyla.