Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Kıymetli dinleyiclerimiz İhsan Mektebi programımızda bugün de sizlerle birlikteyiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l azizin İnşallah bugün Musahabe isimli eserinin altıncı cildine devam ediyoruz. Bugün yine sizlere iki sohbet arz etmeye çalışacağım. İstihza ve Muanaka musafahaya dair inşallah olacak bu sohbetler. Bakara Suresi on dört ve on beşinci ayet-i kerimelerde mealen şöyle buyuruyor yüce Rabbimiz. Münafıklar müminlere tesadüf ettiklerinde biz iman ettik derler.
O kendi reisleri ve küfür üzerine mısır olan, ısrarcı olan şeytanlarıyla tenha kaldıklarında biz sizinle beraberiz, ancak Biz onlarla istihza ettik, alay ettik derler. Allah Teala Hazretleri onları istihzaları mukabilinde cezalandırır ve mütehayyir oldukları halde dalal sapkınlık ve tuğyanlarını da terk eder. Şeyhatin küfürde ısrarla şeytana benzeyen kafirler veyahut münafıkların reisleridir. Tuğyan masiyette haddini aşmak demektir. İstihza da bir kimseyi hafif görmek ve eğlenceye almaktır. Allah Teala Hazretlerinin istihzasıyla murat onları tahkir ve terzil etmesidir, rezil etmesidir veyahut dünya ve ahirette onlara istihza muamelesi yapmasıdır. İbn Abbas radiyallahu anhüma'dan rivayete göre kafirler ve münafıklar cehenneme girdiklerinde münafıklara cennetten bir kapı açılır ve çağırılırlar. Münafıklar o kapıdan cennete girmek üzere koşarlar. Kapının önüne varınca kapı örtülür.
Ehli cennette bunların hallerine gülüşürler. Onlar me'yu sen avdet ederler. Artık ümitlerini yitirmiş olarak geri dönerler. Tekrar kapı açılır, geri dönerler. Kapı önüne gelip durunca kapı yine örtülür. Ceza amel cinsindendir hükmünce istihzalarına, alaylarına mukabil muamele olunurlar. Beyzavi'nin ve Hazin'in beyanı vechile bu ayet I celile münafıkların reisi Abdullah bin Übey bin Selül ve refikleri arkadaşları hakkında nazil olmuştur. Bir gün münafıkların reisi Ashab-ı Kiram'dan Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Rıdvanullah Teala aleyhim ve daha bazı ashaba tesadüf ettiğinde kendi avanesine dedi ki bakın ben şu süfeha'yı nasıl aldatacağım. Çünkü iman edenlere süfeha derlerdi. Yani sefih böyle aşağılık adi manasında haşa Allah muhafaza. Ebu Bekir radıyallahu anh'ın elinden tuttu ve merhaba ey Beni Temimin ulusu ve İslam'ın şeyhi dedi.
Ömer radıyallahu anh da ey malını ve canını feda eden zatı şerif dedi ve diğer ashaba da böylece sahte iltifat gösterip kendi rufekasını keyiflendirince bu ayet-i celile nazil olmuştur. Mutaffifin suresi yirmi dokuz ve otuzuncu ayet-i kerimelerde Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor Estaübillah mealen, o kimseler ki onlar günah işlemekle cürüm sahibi oldular. Onlar ehli imanın hallerine gülerler. Müminlere tesadüf ettiklerinde kaşlarıyla, gözleriyle birbirine işaret ederek ehli imanı zemmederler, aşağılarlar. Fahr-i Razi'nin beyanı vechile bu ayet-i celile müşriklerin reisi Ebu Cehil, Velid bin Muğire, As bin Vail, fukaradan olan Bilal, Ammar, Süheyb gibi ashabın hallerine gülerek istihza ettiklerinde nazil olduğu mervidir rivayet edilmektedir. İşte bu istihza hakkında ayet-i celilenin mevridi haz ise de hükmü ammdır. Yani iniş sebebi özel ise de hükmü geneli kapsamaktadır.