Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahuüsraü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz, kavuşturan Rabbımıza hamdüsenalar olsun. Sevgili Dinleyiciler İnşallah bugün de yine sizlere Mahmud Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirrahü'l-Aziz'in Bakara Suresi tefsirinden aktarmaya, sizler de o güzellikleri güzellikleri paylaşmaya devam edeceğim inşallah. Yüz yetmiş yedinci ayet-i kerimede kalmıştık. Birru ihsan başlıklı bir bölümle inşallah devam ediyoruz. Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz bir iyilik değildir.
İyilik Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden, malı sevmesine rağmen akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere köle ve esirleri kurtarmaya veren, namazını dosdoğru kılan, zekatını veren, ahitleştikleri zaman sözlerini yerine getirenler. Sıkıntıda ve hastalıkta ve muharebenin kızıştığı zamanlarda sabır ve metanet gösterenlerindir. İşte sadık olanlar onlardır ve onlar Allah'ın vikayesine, korumasına girenlerin de ta kendileridir. Ey iman edenler maktuller hakkında öldürülenler hakkında size kısas yazıldı. Hürre, hür ile, köleye, köleyle, dişiye dişi. Fakat kimin lehinde maktulün kardeşi tarafından cüzi bir şey affolunursa hemen en iyi muameleye uymak ve diyeti güzellikle ödemek lazımdır. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. O halde kim bundan sonra katile bir tecavüzde bulunursa onun için pek acı bir azap vardır.
Ey salim akıl ve düşünce sahipleri, kısasta sizin için bir hayat vardır. Umulur ki Allah'ın emrini tutarak ve hikayesine, korumasına giresiniz. Sizden birinize ölüm gelip çattığı vakit eğer mal bırakacaksa anaya, babaya, yakın akrabaya meşru bir surette vasiyette bulunmak takva sahipleri üzerinde bir hak olarak farz edildi. Artık kim bu vasiyeti işittikten sonra onu tebdil ederse her halükarda vebali onu değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla bilendir. Bununla beraber kim vasiyet edenin haksızlığa meyilinden yahut günaha gireceğinden endişe edip de onların aralarını bulursa, ona da hiçbir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah mağfiret edici çok merhamet sahibidir. Kıymetli deneyçilerimiz kemalat-ı insaniye üç noktada toplanır. Yani insanın olduğunluğu, mükemmelliği üç noktada toplanır. Birincisi sahih itikat.
İman esaslarına, Ehl-i Sünnet Velcemaat akaidine göre inanmak. İkincisi hüsnü'l muaşere, insanlarla güzel geçirmek ve üçüncüsü tehzibi nefs, nefsi ıslah edip itaat ve ibadete salih hale getirmek. Kulun Hak Celle ve Ala ile muamelesindeki ahlakının en güzeli, teslimiyet ve rıza halkla muamelesindeki ahlakının en güzeli af ve cömertliktir. Mal sevgisi nefsin ahlakının ağır basan taraflarındandır, aynı şekilde acelecilik de düşük ahlaktır. Bu sebeple denilmiştir ki sabır şükürden efdaldir. Sabredenlerin ecirlerinin hesapsız verileceği ayet-i celilelerde beyan olunmuştur. Kısas hakkındaki ayet-i celile ise insan öldürmekten şiddetle yasaklıyor ve kul haklarının en büyüğü ve başında geleni kan, yani hayat hakkı olduğunu beyan ediyor. Kan kulun kıyamette ilk hesaba çekileceği husustur. Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur.
Maktul yani öldürülen kimse başı bir elinde, diğer eliyle de katilinin yakasını tutmuş vaziyette ve damarlarından kan fışkırarak huzur-u ilahiye gelir. Beraberce durdurulurlar. Maktul Allah'a der ki beni öldüren budur. Allahu Teala da katile helak oldun der ve onu cehenneme sürükler. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizden gelen sahih haberde Efendimiz şöyle demişlerdir. Kim vasiyette bulunmazsa ölülerle konuşma konusunda ona izin verilmez. Denindi ki ey Allah'ın Resulü ölülerde konuşur mu? Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem evet onlar birbirlerini ziyaret ederler buyurdu. İmam demiştir ki ruhlar iki kısımdır, mün'ame, yani nimet içindeki ruhlar, muazzebe, azap içindeki ruhlar. Azaba düçar olan ruhlar hapsedilmiş, birbirini ziyaret ve görüşmeden alıkonulmuş ruhlardır.
Nimet içindeki ruhlara gelince onlar serbest, birbirleriyle karşılaşır, ziyaretleşirler ve dünyada daha önce olup bitenleri hatırlayıp yad ederler. O halde akıllı kimseye yakışan odur kişiyi insanlarla sohbeti tercih etsin. Gece ve gündüz ahirete hazırlansın, mal ve makama aldanmasın ve uzun uzun emellerle Allah'tan uzaklaşmasın. Zira dünya fanidir ve dünya üzerindeki herkes de fanidir. Öyleyse her an ve her zaman Allah'tan korkunuz, Hazreti nice. Sizden birine ölüm geldiği zaman eğer geride mal bırakıyorsa ana babaya ve akrabalara uygun bir şekilde vasiyette bulunmanız size farz kılındı. Bu ayette zenginlerin malları hakkında vasiyette bulunmalarına işaret bulunduğu gibi veli kullarında davranış ve hallerini vasiyet etmeleri gerektiğine işaret vardır. Zenginler ahir ömürlerinde mallarının üçte birini vasiyet ederler. Evliya ise daha baştan her şeyden ayrılmış vasiyettedirler.
Onların kalbi Allah'a beraber nefisleri ölmüş, tabii arzuları istemekten uzak, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ölmeden önce ölünüz hadisi şerifinin sırrına mazhar olmuş kimselerdir. Onlar dünyaya ait ne varsa ister hayır ister şer hepsini terk etmişlerdir. Mutedil yolu seçmişler, helaka götürecek haller, şehvetler ve adetlerden sakınmışlardır. Nitekim Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ben adetleri kaldırmak, şehvetleri terk etmek için gönderildim buyurmaktadır ve diğer bir hadis-i şerifinde de şöyle buyurmuşlardır Efendimiz Ben ahlaki değerleri tamamlamak için gönderildim. Hasan-ı Basri Hazretleri demiştir ki Allah'ın Ey iman edenler dediğini duyduğun zaman ona dikkatle kulak ver. O ya sana verilen bir emir için veya yasaklanan bir şey içindir. Caferi Sadık da diyor ki nidadaki lezzetle Allahutaala ibadetin yorgunluğunu izale etmektedir.
Bu nida gösteriyor ki 7 yani kul sevdiğinin Allah'ın emrine derhal sarılıyor. Hatta bu emir nefsini ateşe atacaksın şeklinde bile olsa. Ey iman edenler sizden evvelkilere yazıldığı gibi size de oruç yazıldı. Umulur ki Allah'ın emrini tutup vikayesine giresiniz, korumasına giresiniz. Farz olan oruç sayılı günlerdedir. Sizden kim o günlerde hasta yahut sefer üzere olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler de bir yoksul doyumu fidye verirler. Bununla beraber kim gönülden gelerek bir hayır yaparsa işte bu onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda daha hayırlıdır bilirseniz. O sayılı günler Ramazan ayıdır ki Kuran o ayda insanlara hidayet rehberi, doğru yolun ve hakla batılı ayırt eden hükümlerin nice açık delilleri olarak indirilmiştir.
Öyleyse sizden kim Oya erişirse onda oruç tutsun, kimde hasta olur yahut bir sefer halinde bulunursa tutamadığı günler sayısınca tutarak kaza etsin. Allah sizin için kolaylık diler, güçlük dilemez. Bu da o sayıyı ikmal etmeniz, Allah sizi muvaffak kıldığı şeyden dolayı büyük tanımanız içindir. Böyle yaparsanız şükretmiş olursunuz. Habibim kullarım sana benden sorarlarsa haber ver ki ben onlara yakınim. Ben dua edenin, beni çağıranın davetine icabet ederim. O halde onlar da benim davetime icabet ve bana iman etsinler ta ki o sayede doğru yola ulaşmış olurlar. Oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için libas, siz de onlar için libassınız. Allah nefislerinize karşı zaaf göstermekte olduğunuzu bildiği için tevbenizi kabul ile sizi affetti. Artık onlara yaklaşıp Allah'ın size yazdığını isteyin.
Gece feci sadık olan ak iplik, gece olan kara iplikten ayrılıp seçilinceye kadar in, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde itikafta bulunduğunuz zaman kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koyduğu hudutlardır. Sakın oralara yaklaşmayın. İşte Allah ayetlerini böylece insanlara açıklar, ta ki kendilerini kurtarsınlar. Kıymetli dinleyicilerimiz, bu ayet-i kerimelerin mealiyle bugünkü İhsan Mektebi programımızı bitirmek istiyorum. İnşallah açıklamalarını bir sonraki bölümümüzde sizlerle paylaşmayı inşallah niyaz ediyoruz. Rabbımızdan müyesser kılmasını niyaz ediyoruz. Bir sonraki programımızda yine Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l-Aziz'in Bakara Suresi tefsirinde görüşmek, buluşmak, umut ve niyazıyla.
Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallah Sırrahul Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici.