Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kaddesallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Hz. Niyeciler'mizin. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gade Sallahu Sirrahü'l-Aziz'in Hz. İbrahim isimli eserine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ey Rabbimiz, sen bizim gizli ve aşikar ahvalimizi bilirsin. Halbuki yerde ve gökte Allah Teala'ya gizli bir şey olamaz. Hamdü sena o Allah'a mahsustur ki o Allah Teala kocalığımla beraber bana İsmail ve İshak-ı hibe ve ihsan eyledi. Zira benim Rabbim duayı işitir.
Ey benim Rabbim beni ve zürriyetimi namazı ikame eder, cani bir manevi yöne teveccühte daim kıl ki ben ve zürriyetim huşu üzere rızanı aramakta müdavim olalım. Ey Rabbimiz beni ve valideynimi ve bilcümle müminleri, ashabın kaim olduğu günde mağfiret et demekle istirhamda bulundu. İbrahim Aleyhisselam ihtiyarlığında Cenab-ı Hakk'ın iki oğlan ihsan ettiğine hamdü sena etti. Çünkü Fahri Razi, Kai ve Hazi'nin beyanlarına nazaran İbrahim Aleyhisselam'ın oğlu İsmail Aleyhisselam dünyaya geldiğinde yüz on iki yaşında olduğu Mervîdir. Kocalığında Cenabı Hakk'ın lütf-i ilahi olarak oğul ihsan ettiğini hamd eylediğini sarahaten zikretmiş ve bir nimete nail olan kimsenin derhal hamd eylemesinin ve o nimeti şükürle karşılamasının vasaif-i ubudiyet olduğuna işaret eylemiştir.
İbrahim Aleyhisselam Nebi olduğu cihetle masum ise de kul için her zaman dergahı uluhiyete iltica ve masivadan ümit kesmek lazım olduğuna işaret için kendi nefsine mağfiretle dua etmiştir, ebeveynine de mağfiretle dua etmiştir. İbrahim, Allahü Teala'ya muti, edyan-ı batılayı red ve dini hakka meyleder olduğu halde cemaat makamına kaim bir mukteda bih oldu, kendisine uyulan birisi oldu. İbrahim Allah'ın nimetlerine şükredici olup müşriklerden olmadı. Allahü Teala onu risaletine ihtiyar etti, seçti ve İbrahim'i doğru yola hidayette kıldı. Biz İbrahim'e dünyada güzel rızıklar ve salih evlat ve uzun ömür gibi haseneler verdik. Bununla beraber İbrahim ahirette de suleha zümresindendir, salihler zümresindendir.
Beyzavi, Hazin ve Medarik'te beyan olunduğu üzere Hazreti İbrahim Aleyhisselam'da birçok kemalat-ı insaniye, fadaili cemiyle güzel faziletler ve ahlak-ı hamide içtima ettiğinden bir arada bulunduğundan, kendisinden sonra gelen milletler için hayra alamet ve muktedabih olmuştur, uyulacak örnek şahsiyet olmuştur. İbrahim Aleyhisselam bir tek şahıs olduğu halde ahlak ve adat cihetinden bir ümmet mesabesinde olduğuna işareten o bir ümmet idi denilmiştir. Hali sabavetinden, çocukluğundan, hali mematına ölünceye kadar dini hak üzere olduğuna işaret için Hanifen denilmiştir. Vacib Teala Hazretleri bu ayet-i celilede İbrahim Aleyhisselam'ın menakıb-ı celilesinden dokuzunu zikretmiştir. Birincisi Hz. İbrahim Aleyhisselam'ın bir tek şahıs olduğu halde bir ümmetin haiz olacağı ahlak-ı faziletleri cem ettiği cihetle ümmet-i Vahide bir ümmet menzilesinde olmasıdır.
İkincisi, her halinde Allah Teala'ya muti ve münkad boyun eğer olmasıdır. Üçüncüsü, daima doğru din ittihaz etmesidir. Dördüncüsü Muvahhid olup müşriklerden olmamasıdır. Beşincisi Nimet-i ilahiyenin cemine şükretmesidir, tamamına şükretmesidir. Altıncısı, Allahü Teala'nın onu dost edinmesidir. Yedincisi, dünyada sıratı müstakime hidayette kılınmasıdır. Sekizincisi, dünyada hasene verilmesidir ve dokuzuncusu ahirette Salihin zümresinden olup makamat-ı aliyede yüce makamlarda bulunmasıdır. İbrahim Aleyhisselam'ın evsafını, vasıflarını beyandan sonra Habibim biz sana vahyettik ki batıldan teberri ve doğru olduğu halde Ceddin İbrahim'in milletine ittiba et. Tabi ol, batıldan uzaklaş çünkü İbrahim müşriklerden olmadı. İşte Cenabı Hakk'ın Resulüne tavsiyesi emri ümmetine de tavsiyedir.
Binaenaleyh İbrahim Aleyhisselam'ın şeriatında mensuh olmayan, iptal edilmeyen meselelerin ümmet-i Muhammed hakkında da aynı şeriat olup ittiba, vacip olduğu bu ayet-i celileden müstefad olmaktadır, çıkarılmaktadır. İbrahim Aleyhisselam'ın babasını Hak dine daveti. Kuran'da İbrahim'i de zikret. Zira İbrahim ziyade doğru söyler bir nevi zişandır. O zaman İbrahim pederinin haline taaccüb ederek ona hitaben dedi ki: Ey babam, işitmek ve görmek şanından olmayan ve sana isabet eden belalardan hiçbir şey def edemeyen birtakım cemadata cansız varlıklara niçin ibadet edersin? Ey babam, sana gelmeyen ilmi tevhid muhakkak bana geldi. Senin bilmediğini ben biliyorum. Sen bana ittiba etki, ben sana doğru yolu göstereyim. Yani habibim ceddi alaan İbrahim aleyhisselamın Mahamidi ahlakını, güzel ahlakını ve mehasin-i etvarını zikret ki sana tabi olan ehli iman menfaatlenmiş ola.
Zira İbrahim muamelatında ziyade doğru söyler ve halkı irşada memur bir Nebiyy-i Zişan'dır. Binaenaleyh onun izine tabi olan doğru yola girmiş olur. Fahr-i Razi'nin beyanı vechile Kuran'da İbrahim Aleyhisselam'ın ahvalini beyan etmek Arapları irşad içindir. Zira Araplar babalarımızın dinini terk edemeyiz dedikleri cihetle mensup oldukları babalarının büyüklüğünü zikirle onları insafa davet etmektir. Yani İbrahim Aleyhisselam sizin babanızdır. Eğer babalarınızı taklit ediyorsanız İbrahim Aleyhisselam'ı taklit etmeniz lazımdır. Zira babalarınız içinde Kadri yüce ve tıynet-i tahire sahibi ve dini zahir olan İbrahim Aleyhisselam'dır. Beyzavi'nin beyanı vechile Hz. İbrahim Aleyhisselam pederini Hakk'a davette hüsnü edebe riayet etti. Yani güzel bir şekilde, edepli bir şekilde davet etti. Gerçi ben yaşça senden küçük ve senin oğlun isem de fazl u ihsan Cenabı Allah'ın yedi kudretindedir.
İstediğine verir ki sana vermediğini bana verdi demekle pederine nasihat etti. Evvelemir de doğrudan doğruya pederinin dalaletini zikretmedi. Bilakis putlara ibadetinin sebebini sordu. Ya ebedi? La ta budişşeytan inneşeytaunekanilir rahmani asiya. İbrahim, bedenini intibaha uyanmaya davet için dedi ki: ey baba şeytana ibadet etme. Zira şeytan Rahman Teala'ya asi oldu. Binaenaleyh Rahman'a asi olan şeytana ibadet etmek elbette makul olmaz. Hazreti İbrahim Aleyhisselam bu sözleriyle putlara ibadetin şeytanın ivası ile olduğu cihetle şeytanınsa Rahman Teala'ya isyanı sebebiyle ibadete ve itaate layık olmadığına işaret etti ve ilaveten dedi ki Ey babam enva-ı nimetleri türlü türlü nimetleri sana ihsan eden Rahman Teala'nın azabının sana dokunmasından korkarım. Eğer sana azap isabet ederse şeytanın dostu olursun ve cehennem ateşinde ebedi kalırsın demekle peder nasihat etti.
İbrahim'in nasihatini reddetmek üzere babası dedi ki, ey İbrahim, sen beni mahbublarıma ibadetten itiraz mı ediyorsun, yüzümü çeviriyorsun? Allah'a yemin ederim ki eğer sen bu itikattan vazgeçmezsen seni alamele in nas, herkesin gözü önünde taşla öldürürüm. Kalk yanımdan, terk et beni. Uzun müddet yanıma gelme, yüzünü görmeyeyim dedi. İbrahim Aleyhisselam'ın mülayemetle, yumuşaklıkla nasihatına karşı pederi şiddet ve hakaretle mukabele etti. İbrahim pederinin şiddetine karşı dedi ki ey bederim, benim tarafımdan senin üzerine selam olsun ve senin için Rabbime istiğfar ederim. Zira Rabbim bana evvelden beri çok lütuf etti.
Ve ben sizden ve Allah'tan gayrı ibadet ettiğiniz ve dua edip çağırdığınız mabutlarınızdan uzlet eder, uzaklaşır ve hicretle sizi terk ederim ve ben Rabbime dua eder, yalnız ona ibadet ederim Ve umarım ki ben Rabbime duada me'yus ve Saim boşa giderek şaki olmam demekle pederine birtakım tarihatta bulundu. İbrahim kafirlerden ve Allah'ın gayrı mabudlardan uzlet ederek hicretle diyar-ı gurbeti ihtiyar edince, seçince biz ona oğlu İshak ve İshak'ın oğlu Yakup'u hibe ettik ki onlarla ünsiyet etsin ve gurbetin gurbetini yani gurbetin acısını onlarla defeylesin. Ve İshak'la Yakup'un her birini biz nebi kıldık. Vahyimizin nüzulüne mahal ve halkın mesail-i diniyelerini yani dini meselelerini tesviyeye düzeltmeye merci oldular ve İbrahim'e evlat ve ahfadına, çocuklarına ve torunlarına biz lütfu ihsanımızdan evlat, servet, cah mansıp verdik, makam mevki verdik.
Binaenaleyh zamanlarında bulunan insanların ekserisine merci ve umum ahkamda hakim oldular ve biz İlahiyumil Kıyam kıyamete dek, nasıl lisanlarında insanların dillerinde onların senalarını, övgülerini sadık ve vakıa mutabık kıldık ki o senaları onların mertebelerini ali kıldı. Beyzavi'nin beyanı veçhile Hz. İbrahim Aleyhisselam'ın her ne kadar başka evladı var ise de İshak ve Yakup Aleyhisselam şecere-i enbiyadan oldukları cihetle bu makamda onların isimleri tasrih olunmuştur. Hazreti İbrahim Aleyhisselam babasından din hususunda Cenab-ı Allah'ın rızasını tahsil için uzlet ettiğinde Allahu Teala Hazretleri hakkında ve zürriyetinde bereket halk buyurmuştur.
Binaenaleyh din için fi sebilillah hicret edenlerin bu iki bereketten hisseyeab olacaklarına işaret vardır ve alelekser genellikle fi sebilillah din uğrunda hicret edenler de bu bereketler görülmektedir ama başka garaz üzerine başka niyetlerle hicret eden bir tabii doğal olarak bu bereketten layıkıyla müstefid olamaz. Buyuruyor Efendimiz. Amellerin kıymeti niyetlere bağlıdır. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur. Hicreti Cenab-ı Allah'a ve Resulüne müteveccih ise, hicreti Allah'a ve resulünedir. Hicreti bir dünyaya veya nikah edeceği bir kadına müteveccih ise, hicreti de gaye-i hicreti ne ise dünya veya kadın ona müntehidir, hicreti orada noktalanır.
İbrahim Aleyhisselam bu ümmete bir büyük nebi bağ solunması, gönderilmesiyle dua ettiğinden bu ümmetin beş vakit namazında Salavatı Şerife'de Resulullah'a iştirak etmekle bütün ehl-i imanın dualarına mazhar olmuştur ve Cenab-ı Allah'ın dinini i'la için bilumum kafirlere adavet ettiğinden Allah Teala onu kendisine halil yani dost edinmiştir. Ebu Suud Efendi'nin beyanı vechile Hz. İshak ve Yakup Aleyhisselam Hicretin akabinde meydana gelmeyip bir müddet sonra meydana gelmişler ise de bunların vücudu pederleri hakkında büyük nimet olmasına binaen Hicret'in akabinde vücut bulmuşlar gibi Hicret'in akabinde zikrolunmuşlardır. İbrahim Aleyhisselam Babil'den Şam'a hicretle evvela Harran mevkiine geldi. Sonra Sare radıyallahu anha'yı tezevvüc etti, nikahını aldı. Bir müddet Sare'den çocuk dünyaya gelmedi fakat bilahare ayet-i celilede tebşir buyurulduğu ise Cenabı Hak oğul ihsan buyurdu.
Kıymetli dostlar İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik. İnşallah bir sonraki bölümümüzde yine sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Gade Sallallahü Sirrahü'l-Asihs'in Hazreti İbrahim isimli eserinden bir bölüm aktarmaya çalışacağım inşallah. Sultanü'l-Arif'in merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahü's-Sirrahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici.