Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Celalimize salatü selam, nebimiz Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimize, hem dinimize, hem vücudumuza, hem ailemize, hem akrabamıza, hem konumuza, komşumuza ve bütün İslam alemine, müminlere sıhhat ve afiyet. Ey insanlar sizi yaratan Mevla-yı zülcelal'e kulluk vazifenizi yapın. Acaba kulluk ibadet ne demek? Sözlükte ibadet, Abdullah Allah'ın kulu demek. Allah'a kulluk yapan, deri dünyaya gelmiştir, birçok şüpheler meydana geldi, kafalar karıştı, gönüller karıştı. Halık'ımız onu beşikte konuşturdu. O zaman anladılar ki bu büyük bir mucize, bu büyük bir esrar. Allah'ın yüce kudretinden başka bir şey değil. Çünkü İsa Aleyhisselam bir şekilde konuşuyor. Keyif suresine baktığımız zaman bu sırları hep görürüz. Mesela bu sırlardan bir tanesi şimdi biraz hicap duymamak mümkün değil.
Doğum hadisesinde, doğum hadisesinde bugünkü tıp hastanede doğum yapmak üzere olan bir kimseye şiddetli bir şekilde bir yerden tutunmasını söylüyor. Diyor ki şuradan kuvvetle tut. Kuvvetle tutuyor ve kendisini biraz zorluyor. Zorlayınca çocuk dünyaya geliyor. Rabbimiz bunu Kuran-ı Azimüşşan'da ifade buyuruyor ashabına. Şimdi doğum hadisesi zuhur edecek. Bu anda Cenabı Hak buyuruyor ki sen hurma ağacından tut ve onu silkele. Tutup silkelediği zaman, Meryem validemiz, İsa Aleyhisselam dünyaya gelir. Bunu Halıkımız Kuran Azimüşşan'da Meryem suresi yirmi beş. Ayet-i celilede bildiriyor. Sen o hurma ağacını tut ve silkele. Sana hurmalar dökülsün. Doğum yapmak üzere. Ve İsa aleyhisselam Bunu Halık'ımız asırlar düşüncesi bildiriyor. Şimdiki tıpta bunu gerçekleştiriyor. Öyle Allah'ımızın yüce kudreti var ki, Rabbimiz onu beşikle konuşturuyor.
Hakikaten düşünün babasız bir çocuğun dünyaya gelmesi, kalbi de karıştırıyor gönlü de karıştırıyor. Beşiğe işaret edilmesini ve onun da konuşmasını Rabbimiz ihsan buyurunca artık şanlı. Bakın ne diyor, beşiğe işaret edilince, ona işaret ediyor. Galu dediler ki, Bu beşikte çocuk nasıl korudu? Yeni doğmuş. Allah'ımız beşiğe işaret et buyuruyor Meryem validemize. O zaman diyorlar ki olacak bir şey değil, IŞİD'te yeni doğmuş çocuk konuşacak. İşte ben şu kimseden dünyaya geldim. Benim hususiyetlerim şudur, nasılsınız? İyi misiniz? Böyle konuşacak. Seninle benle. Birbirimiz arasında konuştuğumuz gibi, dediler ki bu olacak bir şey değil. Sonra beşiğe işaret edilince, gal dedi. Inni Abdullah, İsa aleyhisselam, ben Allah'ın kuluyum. Bana İncil'i verdi ve beni de Nebi kıldı. Konuşuyor şimdi Beşik'te, yine doğan bir çocuk konuşuyor. Allah'ım beni mübarek kıldı, seçkin kıldı.
Nübüvveti ile de seçkin kıldı, velayeti ile de seçkin kıldı, doğum hadisesi ile de Mevla'yı zülcelal beni seçkin kıldı dedi. Rabbimizin lütfettiği, ihsan ettiği kimseler hep seçkin kimseler olarak bizim irşadçımız ve ıslahçımız olarak gelirler. Bakınız. Işte beh. Allah onu seçti ve hede onu küfürden de şirkten de nifattan da her türlü kötülüklerden de muhafaza etti. Dosdoğru imize baktığımız zaman onlar hep seçilen kimselerdir. Sad suresinde bu seçilmeyi Rabbi Zülcelal'imiz bize haber veriyor. Esselameh. Nebiler, peygamberlerimiz anlatılıyor. Seçilmiş iki Nebi sallallahu teala aleyhi ve sellem. Seçilmişler sallallahu aleyhi ve sellem seçilmiş. Mesela, Zülkif, ve Elyesa aleyhimüsselam ve Bütün seçilmiş kimselerdendir Allah'ım seçmiş onları. Aklındaki gücüyle, salim bir akilla seçilmiş. Namusunu korumakla seçilmiş. Vahiyle seçilmiş. Tebliğiyle, davetiyle seçilmiş. Uzadıkça uzar.