Sayın dinişlerimiz sizlere Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Sizlerle bugün yine müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi'nin Hayat Sanatı kitabından bir bölüm paylaşacağız. Bugünkü bölümümüz insana yatırım başlığını taşıyor. Muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi insana yatırım yazısına şöyle başlıyor. Sudan güneş ve rüzgardan elektrik enerjisi üretilir. Tarımda ve endüstriyel alanlarda sayılamayacak kadar faydalar sağlanır. Elektronik aletlerde bile istifade edilir bu güç kaynaklarından. Bitkiler, tohum ve madenler topraktan fışkırır. Vitamin ve mineralleri içeren sebzeler, renk renk çiçekler, eşsiz güzellikteki ağaçlar ve bahçeler toprağın bereketidir. Hayvanlar ayrı bir alem, bu varlıklara sorsak bize ne der? Allah'ın göklerde ve yerde nice varlık ve imkanları sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi?
Peygamberlerine risaleti, velilerine velayeti, mükemmeliyet ve mükerremiyeti ihsan ederken insanoğluna şu ilahi mesaj verilir. Ben cinleri ve insanları başka bir gaye için değil ancak beni Rab olarak tanımaları ve yalnızca bana kulluk ve itaat etmeleri için yarattım. Mevlana'ya göre insan hayatı bu dünyadan önce gaybda başlar, gaybda devam eder. Ölüm hayatın son noktası değil bilakis yeni bir başlangıcıdır. Dünya hayatı insan ruhunun ebedi hayatında bir konaklamadır. Benimle dünyanın hali ancak bir ağacın gölgesinde bir müddet dinlenip de bırakıp giden bir yolcu gibidir buyurur sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Her şey bitimli ama insan bir başkadır. Beden ölür ama Yunus Emre'nin dediği gibi ruhlar ölmez. Mana ayrı bu yolda melül olası değil. Mana duyan gönüller gergiz ölesi değil. 10 fanidir can ölmez. Çün gitti geri gelmez. Ölür ise 10 ölür canlar öylesi değil.
İnsandaki cevher bedensel biyolojik oluşumunu tamamlamasını müteakip Allah'ın ona ruhundan üflemesidir. Üflenen o ruhta akıl, idrak, feraset, ilhamat, tecelliyat, emanet ve hilafet gibi nice sırlar vardır. On sekiz bin alemin esrarına mazhardır insan. Bu selim fıtratı koruması için nebiler ve onlara varis meşayih-i izam gelmiştir. Büyük bir coşkuyla karşılanan Fatih Sultan Muhammed manevi Fatih Akşemseddin Hazretlerini gösterir. Sultanları rikabında arkasında yürüten Aziz Mahmud Hüdailer ilimde parmakla gösterilen mezhep imamları ve mezhepte müçtehidleri meşayih-i izam yetiştirir. Nice fikir adamlarını Abdülhakim Arvasiler ıslaha vesile olur. Necip Fazıl Kısakürek, bana yakan gözlerle bir kerecik baktınız ruhuma büyük temel çivisini çaktınız, der. Sayın dinleyicilerimiz, muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi Hayat Sanatı kitabındaki İnsana Yatırım bölümüne şöyle devam ediyor.
Cihatta ilahi kelimetullah Allah'ın dininin ve tevhit inancının yüceltilmesini gönül sultanları öğretir. Fatih Sultan Mehmed, enbiyyav evliya'ya istinaden var benim. Lutfi Hak'tandır hemen ümmidi fethu nusretüm. Yavuz Sultan Selim padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş, bir veliye bende olmak cümleden ala imiş, der. İnsanda mekknüs saklı cevheri gösterir mürşidi kamiller. Yunus Emre, geceler uykudan uyan, gizli sırlar olsun ayan, Mahrum olmaz Allah diyen, yalvar kul Allah'a yalvar. Tanı sen kendini tanı. Neden yarattı hak seni? Ne olacağın anuh beyri. Yalvar kul Allah'a yalvar. Bay ü Geda fakir, yoksul, her kesimden gelen Allah Teala'nın kullarını İrşad'ta Sami Efendi ve Hacı Hasan Efendiler yatırımı insana yaptılar. Kabiliyeti olanların kemale ermesine sebep oldular.
Genel kural madununu tahrik etmemek, ma fevkinin makamına göz dikmemek, kendisinden aşağı olanı engin görmemek, kendinden üstün olanın da makamına göz dikmemektir. İnsanların durumlarına göre irşad ve ıslahta bulunmaktır. Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mekke'de umumi olarak tevhidi telkin etti. Beyinleri şirkin kirinden temizlemek için Medine'de hususi bir cemaate özel olarak kalpteki nefsani putları kin, kibir, hasetlik ve benzeri kirlerden arınmak için kelime-i tevhidi telkin buyurdu. Sıddık-ı Azam ve Aliyy, Allah onlardan razı olsun, onları da kalbi ve cehri açık zikrin telkinine tayin buyurdu. Arifanı ilahi imanın tahkik haline gelmesi için çalıştı. Çünkü Rabbimizin Celle Celaluhu, Nisa suresinin yüz otuz altıncı ayetinde iki defa ey iman edenler buyurması imanda tahkiktir. İmanın tad ve lezzetini duymaktır. Kabuğu delip meyveye ulaşmaktır.
İmanda suretten tasdika, ibadette ihsana geçişin her an Rabbimize kulluğun sınavıdır. Esad-ı Erbili'nin Kuddus-u Sirruhu şahsında ifade edilen şu beyittir. Hayatında nice mürtedili ihya eyledi. Her cihetten her an halkı Hakk'a irşad eyledi. Hayatında nice ölü kalbi hayata kavuşturmaya, her yönden halkı Hak Teala'ya layık kılmaya vesile oldu. Sizden hayra davet eden, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. İşte onlar gerçekten felaha erenlerdir. Sayın dinleyiclerimiz Hayat Sanatı kitabının müellifi, Muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi kitaba Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin şu sözleriyle son veriyor. Nura layık kulları sevgili peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu evsafıyla tanımlar. Onlar Allah'ın kullarını Allah'a sevdiren ve Allah'ı da kullarına sevdiren kimselerdir. Yeryüzünde nasihatçı ve tebliğciler olarak dolaşırlar.
Bir başka bölümde birlikte olmak dileğiyle sizleri Allah'a ısmarlıyoruz.