Kölenin de ücreti olmaz yani. Gördüğümüz, Rabbimiz Zülcelal'imizin adaletü dinamiyesi karşısında kendilerini buyurdular. Şimdi, bunu demelerindeki hikmet bir alet. O hizmetlerindeki manevi harp tarif edilen bunları yaşıyor mu? Biz bilmediğimiz için bunun yüzde yetmiş beşidir. Bak ibadet yapar. Muamele nasıl önemli? Asıl olan muamele. Mesela aile hayatındaki durumumuz, en önemlisi bu. Ondan sonra komşularla olan münasebetiniz. Akrabalar ile olan münasebetiniz. İhvan ile olan münasebetiniz. Esselamü, üstadımızdan Sami ve İmza dedirlerini sırası gelip yeniden okuyacak bir şey anlat. Bunu temin etmedikçe, çünkü iki türlü arınma var. Birisi tezkiye, birisi de taskiyettir. Tez nefsimiz emmareden levvame, levvameden müheyana, mutmainne olmadıkça biraz büyüklerimiz üzerinde duruyor. Rezil de değildir. Bu yol merasim değildir, yani sırf şekle dayanmaz. İlim de değildir, o.
Bir Mürşid-i Kamirin yetişmesinden bir tane kutlu cihanın bizzat önemli olduğunu bu içimizde kalsın. Kuran-ı Kerim'in emret ve erkanına, ahkamına, lafzına ve hükmü ilahiye ve onun da hikmetine gelişme suretiyle, işte kendisini ispat etmiyor. Birincisi bir keşkiye. Ondan sonra nedir? Tasviyet. Kolay olur mu? Şimdi biz bu keskeyi bir yapan isek dikkat ettiğimiz zaman, neden bundan zor özel dururlar? Çok güzel. Hepsini yazıyor. Üstatlarımızın eserlerinde hepsini yazıyor. Şöyle deyin size, İnsanı halk ettim buyuruyor. Yani bu değer kimde olabilir ki? Hani bizim görevimiz Rabbimizi tanımak ve tanımaktır. Bir beşer olarak. Demektir. Hem insan başı boş değil gaye var demektir. Onlar istenen, müfitler var demektir. Onları bekleyenler var. İnsanı tanıyıp sırlarını keşfetmek, Hakk'a vuslatı ön şartı kabul edilir.
İnsanın iç dünyasını besleyen, mevlibinde daha güzel bir hamdam içeren fahthon, düşünüp tefekkür etmek bir şeyi olduğu gibi eşyayı hakikati üzere helak etmektir. Çok bir kezsererek. Onun dışında bir baktığında bir demirci haber verildi. O demircinin özelliklerini çok müstesna. Bir kere onda gördüğümüz Beni anmak için namaz kılın buyuruyor, yani biz Rabbimizi bulabilmek bırakır. Mühim olan o. Buradaki beyanlar de onu gösteriyor. Biz anlayamayız ya, hakiki insanların Allah'ın diyor ki sadece zahirini okumak değildir. İrfan'a yerine batılını okumaktır. Ulema-i Rabbani de diyebilirsiniz, Alim-i Rabbani de diyebilirsiniz. Bunun tabi şartları var. Hani ilmi, Temel şeriattir. Hakikate de ulaşsa şeriat, bunu tamamlamadık yani, ona dikkat etme bize ikincisi olmaz bu. Bak, dağların taşların kaldıramadığı en emanet hükmünü üzerine almış ve sorumluluk sahibi olmuş.
Hep ayet-i kerimelerde devam ediyor, sevmesinler. Cenabı Hak insanı başıboş ve boşuna yaratmamıştır. Sorumluluğunun tabi sonucu olarak, onu yeryüzünün halifesi kurulmuş, Hatta meleklerin bunca sonu bırak bilinen şeytanın cennetten kovulması Allah'ın Adem'e sevdiği bir saygı anlamında emrine karşı gelmesi nedeniyle olmuş, güzel bir anlamda şeytan insana saygısızlık yapmış olduğumuz, okunmuş olan Kuran-ı Kerimlerden mahsudan sevabı, çekilmiş olan zikirden masura sevabı, yapılmış olan hayrul kaçenattan masura sevabı, geçmişse, onların da Cümle bir kardeşlerimizin Kuran-ı Kerim'de sembası ile Yarabbim. Özellikle uzaktan ve yakından dolayı toplanıp, amin gerçi kardeşlerimizin ve geçmişlerin Kuran-ı Kerim'de sembası ile Yarabbim. Yani Ya Rabbi, Sen kendine layık bir kul olmamızı istiyorsan bizleriz kendine layık bir kul eyle Ya Rabbi.
Peygamberimiz nasıl bir ümmet olmamızı istiyorsa, öyle ümmet olmayumuza gayret etmemizi nasip eyle Ya Rabbi. Ya Rabbi mürşidlerimiz,