Bir müminin nefsinin yedi sıfatında terakki edebilmesi için vücudundan müştemil bulunduğu letaif I seba denilen bir müminin nefsinin yedi sıfatında gelişeceği, vücudunun müştemil bulunduğu letaif-i seb'a denilen letaifinde zikir. Buyuruyor ki insanın kendi vücudunda var bu. Bir madendir demek istiyorum. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz de insanlar madenler gibidir Hadis-i Şeriflerinde. Maden çalıştırılmayınca ne olacak? Olduğu gibi kalacak ama çalıştırıldığında demir varsa demiri, çinko varsa çinkosu, kurşun varsa kurşunu, bakır varsa bakırı, altın varsa altunu, zümrüt varsa zümrütü ortaya çıkacaktır. Aslında bir Mürşid-i Kamilin görevi bizdeki bu madenleri çalıştırmanın yolunu gösteriyor, vermiş olduğu beş yüz, dıştan okuduğumuz zikrullah ve beş yüz işten boşuna değil o.
Kalp madenini çalıştır buyuruyor ve bunun için Acasini Bendi Hazretleri hafta geçmez, dersini gelir, görüşür buyuruyor. Hafta geçmiyor. Sami Efendi Hazretleri gayretli bir tabileri için en az ayda bir buyuruyor. Gelişmemizi istiyor. Çünkü bu madenlerin çalışması icap eder. Dağın yüzüne ektiğimiz nohutla fasulye ile dağın altındaki Osmiyum diye bir grup var. Maden grubu var. Bir gramı bir trilyon dolar. Bunu mu elde edelim? Yoksa biz buğday ekmişiz. Bu da güzel. Ondan sonra yulaf ekmişiz. Bununla meşgul olalım. Nasıl bir hedef göstermişler? Bir kalp fikrinin mükafatını melekler yazamıyor. Bizzat Cenabı Hak kaydediyor. Amcam dersliydi. Babam anam da benim dersliydi. Ben de boş kalmayayım diye aldım. Bunun için girilmez. Ders aldığımız kimse vasıtasıyla Cenabı Hakk'a erişmektir iş. Kurbiyettir, Allah'ımıza yakınlıktır, ünsiyettir, dostluktur, Muhabbettir. Rabbi Zülcelal'imizi tanımaktır.
Bizim vücudumuzda bulunan letaif I seb'a denilen letaifin de zikir, fikir ve tefekkürle tasfiye ve terbiye görmesi lazımdır. Bu letaifler de tezkiye demedi. Tasfiye dedi. Tezkiye nefsin kötülüklerden arınmasıdır. Biz evimizi nasıl temizliyoruz? Süpürgelerle temizliyoruz. Arabamızla temizliyoruz, evimizin etrafında vesair, vücudumuzla temizliyoruz. Artık ne kullanabilirsek sabun türlerinden onlarla temizliği temin ediyoruz. Ama buradaki haber verilen ruhun gelişmesidir. Zulümatta kalmak değil. Zaten bu gibi kimseler nefis diye bir problem yok. Onu halletmiş. Ondaki gelişim ruhun gelişimidir. Bedeni yaptığımız taatlerle ruhun iştiraki ile yapılan taatin fiyasını Esadı Elbidi hazretleri yapar. Bedenen buyuruyor karıncanın yürüyüşü gibi ruhun da füzenin girişi gibi. Hiç hesap edilebilir. Bizden istedikleri bu.
Onun için, Hacazen efendi kaddesallahu sırra gayretli bir salik bulamaz oldum diye yakınmıştır. Netahifi seba denilen letaifin de zikir, fikir ve tefekkürle tasfiye ve terbiye görmesi lazımdır. Burada daha bir kalitenin artmasını ifade ediyor. Tasfiye diyor. Daha bir nurlanmasını ifade ediyor. Çünkü bunun sonu yok. O nurlanmanın sonu yok. Çünkü Cenabı Hak Nur suresinde otuz dördüncü ayeti celilede estaivü billah nurun ala nur, nur üstüne nur buyuruyor. Hiç bunlarda belli bir kayıt göremeyiz. İşte şu kadar diyemeyiz. Bu gelişimin sonu yok. Çünkü ashabına ve ma kaderullahi hakka kadiri, Cenabı Hakk'ı kimse hakkıyla takdir edemez. Bir ölçü koyamayız biz. Bunu biz Kuran-ı Kerim'de görürüz Esselam'e. Hüsnayı tarif edemeyiz sonu yok. İşte şu kadar bir hal, şu kadar bir vazife yaparsak tamamlanmış oluruz. Tamamlanması yok. Tamamlandıkça tamamlayamadığımız çoğalmaya başlar. Bilmediğimiz çoğalır.
Tanıdıkça bilmediğimiz çoğalır. Bunun için Allah'ın Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ma arafnake hakka marifet ettik. Ya Rabbi seni hakkıyla tanıyamadık demiştir. Mababetnake hakka ibadet ettik, sana hakkıyla ibadet edemedik demiştir. Halbuki Resulullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleri namaz kılmaktan dolayı çokça mübarek ayakları şişmiştir. Onurlandıracağımız yedi sıfat nedir? Artık insan olmanın yolu bu. Gerçek bir insan olmanın yolunu gösteriyorlar bize.