Sevdiğinle Berabersin. Bedevi bir Arap, ya Rasulallah, kıyamet ne zaman kopacak diye sormuştu. Resul-i Ekrem SAV. Efendimiz bedeviye ahiret için ne hazırladın diye sormuştu. Enes radiyallahu anh rivayetinde Bedevi, ya Rasulallah benim Allah'a ve onun peygamberine muhabbetten başka ahiret için bir hazırlığım yoktur diye cevap vermesi üzerine Resul-i Ekrem ﷺ efendimiz bedeviyye sen sevdiğin kimseyle berabersin buyurmuştur. Enes der ki biz de ya Rasulallah ahirette sevdiğimizle beraber miyiz diye sorduk. Resul-i Ekrem sallallahu teala aleyhi ve sellem evet berabersiniz diye tasdik buyurdu. Biz de böyle bir cevaptan çok ziyade bir ferah ve sevinç duyduk. Ey mümin kalbindeki muhabbetini yokla da halini tefekkür et. Muhabbetin neye galiptir? En çok neye sevgi beslersin? Nebiyy-i Mükerrem buyurdu ki kimde üç şey bulunursa imanın tadını tatmış olur.
Allah ve Rasulü kendisine bu ikisinin dışındakinden daha sevimli olması, bir kimseyi herhangi bir karşılık beklemeksizin ancak Allah için sevmesi ve Allah onu küfürden kurtardıktan sonra yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışçasına hoşlanmamasıdır. Kendisi ateşe atılmayı sevmediği gibi İslam şerefiyle müşerref olduktan sonra tekrar küfre dönmeyi asla sevmemek ve küfürden uzak olmaya çalışmak ve küfre yakın olmamaya çalışmak. KUSBİN Saide Hutbesi. İyad kabilesinin reisi Hristiyanlıkta muvahhid ve şair Kus bin Saide Ukaz panayırında çok belagatlı bir hutbe okumuş ve Arap şairleri ve belagatçıları da o topluluk arasında bulunmuştu. Hutbesinde bir peygamberin gönderileceğinin yakın olduğunu haber vermişti. Hutbenin özet olarak tercümesi şöyledir. Ey insanlar geliniz, dinleyiniz, belleğiniz, ibret alınız. Yaşayan ölür, ölen fena bulur.
Yağmur yağar, otlar biter, çocuklar doğar, analarının babalarının yerini tutar. Sonra hepsi mahvolup gider. Vukuatın ardı arkası kesilmez. Hemen birbirini takip eder. Dikkat edin, kulak verin, gökte haber var, yerde ibret alacak şeyler var. Yıldızlar yürür, denizler durur, gelen kalmaz giden gelmez. Yemin ederim Allah'ın katında bir din vardır ki şimdi bulunduğunuz dinden daha sevgilidir ve Allah'ın bir gelecek peygamberi vardır ki gelmesi çok yakın olmuştur ve onun gölgesi başımızın üstüne gelmiştir. Ne mutlu o kimseye ki ona iman edip de o da ona hidayet eydi. Vay o bedbahttaki ona isyan ve muhalefet eyleye. Yazıklar olsun ömürlerini gafletle geçiren ümmetlere. Ey ıyat cemaati, hani atalarınız ecdadınız? Hani süslü saraylar ve taştan yapılar içindeki ağıt ve Semud? Hani dünya varlığına mağrur olup da kavmine ben sizin en büyük Rabbinizim diyen Firavun'la Nemrut.
Bu yer onları değirmeninde öğüttü, toz etti. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı. Evleri de yıkılıp ıssız kaldı. Yerlerini şimdi köpekler şenlendiriyor. Sakın onlar gibi gaflet etmeyin. Onların yoluna gitmeyin. Her şey fanidir. Ancak Cenabı Hak bakidir. Birdir, ortağı ve benzeri yoktur. Tapılacak ancak odur. Doğmamış ve doğurmamıştır. Bizden evvel gelip geçenlerde bize ibret olacak şey çoktur. Ölüm ırmağının girecek yerleri vardır ama çıkacak yeri yoktur. Küçük büyük hep göçüp gidiyor, giden geri gelmiyor. Kesin olarak bilirim ki herkese olan bana da olacaktır. Peygamberlerin sonuncusu Hatemün Nebiyyenin sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz Kus bin Saide hakkında şöyle buyurdu: Ümit ederim ki Cenab-ı Hak Kus bin Saide'yi ayrıca bir ümmet olarak dirilti.