Peygamberleri bile endişelendirdi aleyhimüsselam. Onun için dediler. Ya rabbi bizi Müslüman olarak güldür ve müslümanların içine katdim etki tehlike var. İşte deniyor ya imanımızı kurtarma zamanı bu basit göstermiyor. Bu hepsi işte bir raizdeki durumumuz oldu. Ona bir hadisi şerif okumuşum. Mengale la ilahe illallah te halelcenne. Orada hocalardan bir tanesi dedi ki efendim dedi orada okur musunuz? Yanımızda de muk lisan tabiri vardır. Kelime-i tevhidi okuyan cennete girer ama hangi okuyan kimse? Dindiği zaman incelendiğinde çok ağır oluyor. Çünkü hükmü Allah'a verebilmek en önemli husus bu. Mesela düğün yapıyor. Düğünde çalgılı, uyumlu, emri ilahiye uymayan tarzda hüküm Allah'a verelim. En iyi diyoruz mesela dediğimiz kimse bir miras meselesi oluyor menfaat için başka şeyler. Var. Daha neler neler İbadet kurtarmaz. Haksızlıkla neler elde ediliyor, neler yapılıyor.
Mesela bir çocuk çocuğu şöyle yapıyor, böyle diyor, elinden malını alıyor. Anlatmakla bitmez. Allah hepimizi muhafaza buyursun. İmanın elden gitmesin. Olan bir şey diyeyim size ya, Allah cümlemizi korusun. Korkmayacak gibi diyeyim. Böyle yillarca imamlık yapmış birisi. Vefat etmek üzere. Diyorlar ki tevhid oku. Son nefes sekerat hali derler. Kendinden geçtiği bir hal. Demiş, ben bu zamana kadar tevhid okudum. Ne oldu da demiş. Allah hepimizi korusun. Ondan tarikat-ı aciziyemizde çok dikkat edeceğiz. Aldığımız evradı, eskiyara ve etrafımıza. En çok Allah'ımızın razı olduğu bu vazifemizi yapacağız. Bir de etrafımızda çok meşgul olacağız. Çünkü bilen yok. Allah'ımız da sorar bunu bizden. Siz böyle bir yola dahil oldunuz, girdiniz. Bu nimete mazhar oldunuz ama etrafınızı neden unuttunuz? Burada müminin dokuz tane sıfatı geçti. Okuduğumuz ayetlerde dokuz tane.
Birisi de iyilikle emir, kötülüklerden neyi hususunda. Allah'ımızın, kahrını murat ettiği bir kavim var. Cebrail aleyhisselam bile titremiş. Diyor, Ya Rabbi, bu helak et dediğin, buyurduğun, gavin içerisinde seksen bin kişi gece teheccüd namazı kılıyorlar. Kılıyorlar yalnız, bir şart ve ıslahla. Emri bil maruf nehyi anil münker yapmıyorlar. İşte geçelim, çok ağır Es'ad El Bibi Hazretleri bile kelime-i tevhidi okumaya alışıyorum, buyuruyor. Deniyor ya, Devir imanı kurtarma devri. Çünkü imanın yetmiş küsurde şubesi var. Bir tanesi yolda insanlara mani olan bir engeli kaldırmak. Biz zannediyoruz ki taşı kaldırmak. Sadece bu taşı kaldırmak değil. İnsanın önündeki engeller nefsimizin arzu ve istekleri. On beş tane arzu ve isteği var nefsin. Bunlar sayıldığı zaman hepimiz inşallah kurtuluruz yalnız düşündürüyor insanı. Biz şunlara bakmayalım. Bak, infak aldattıkları nokta şu.
Siz böyle pek aldırış etmeyin, onlar pek sıkarlar böyle. Öyle söylerler ama bunun şu ciheti de var, bu ciheti de var diye hep kolaylık tarafını göstererek büyük sıkıntılara düşüren kimseler olur. Yo, öyle şey yapmayın, endişe etmeye gittim. Kurtuluş yerleri var, kurtuluş yerleri var deyip aldatanlara çok dikkat edeceğiz Çünkü Rabbimiz Kuran-ı Azimüşşan'da İnsanları buyuruyor, şaşırtırlar. Kendilerinin de doğru yolda olduğunu zannederler. İnsanların ayaklarını bozarlar, şaşırtırlar. Biz en iyisi efendilerimizin sözüne çok dikkat edelim. Sadatı kiram, Sıdrik Azam'la üç gazımıza kadar gelen meşayi kiramın hayatlarını okuyalım. Onlar nelere dikkat etmiş, neleri tavsiye etmiş ancak böyle bizim kurtuluşumuz. Allah muhafaza etsin. Şimdi malum, sağımızda ve solumuzda melekler var. Her şeyimiz kaydediliyor, yazdırıyor ama bu da yarın huzur-u ilahide olduğu gibi ortaya çıkıyor.
Hah, yeni mi kundur? Üçüncü olarak, minga bel I şeytan en yubtil a'mele. Şeytanın amelimizi gönle vermiş olduğu kötü düşüncelerle, atmış olduğu bu tohumlarla, mikroplarla bizi şaşırtması. Dördüncüsü, ansızın, böyle hiç aklımızda yokken ölümün geri vermesi başımıza. Dünyanın bizi geçici süslerini, arzularının, isteklerini aldatıp ahiretten bizi mahrum etmesin. Bu Münafikun suresinin son kısmında da var. Ve sonra, ya yövellezine amenu la tül hiküm emveliküm ve la evladikum an dikrediler. Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah'ın yolundan alıkoymasın diye buyuruyor. Sonra Tekabün suresinde de var. Tekabün suresinde de aileniz ve çocuğunuz sizin düşmanınızdır buyuruyor. Yani bu Ayet cellenin nüzul sebebi de şimdi hicret hadisesi var, hicret hadisesi.
Onu da anası ve oğlu işte memleketi nasıl terk edeceğiz, malımız burada, mülkümüz burada, akrabamız burada deyip aldatmaları şeklinde ifade ediliyor. Şimdi bir de okuduğumuz ayetleri neleri sanki o zaman doğmuş gibi düşünmeyeceğiz. Kuran'ı Azimüşşan mucizdir. Bizim için indi bu. Allah'ımız celle celaluhu habibine indirdi ahir zaman Nebisine. Fi Ahmet'e kadar olacak bütün hadiseler onun içerisinde mevcut. Yani dediler mesela Musa aleyhisselam, öyle değil. Musa aleyhisselam zamanında o haber verilen hadiseler günümüzle çok alakalıdır. Şimdi bir incelesek bu sohbet eden arkadaşlar üzerinde dursun. Ondan diyoruz ki bak sohbetimizin son on dakikasını böyle üst eleştiriler yapalım. Ne yapalım, mi edelim, nasıl kendimize yol bulalım, bir düşünürsün şöyle bir. Bu düşünceyle olacak on kişiyse birimizin hatırlayamadığını diğeri hatır diyecek.
Mesela biri diyecek ki ya Melik Gazi'ye gidelim, orada bir ibadet saatte illa böyle derim diye bu şekilde de değil. Mesela diyelim ki Yeşilhisar'da şöyle bir insan var, onu ikimize davet edelim. Tarikatı aliyede, ihvanımız, halini kimseler onun başında toplanalım, dinleyelim. Böyle uyandırmayla olacak birbirimizi. Çünkü son zamanın belası olarak diyeyim kafalarımız uyuşuyor, haberimiz yok. Böyle şeytan tarafından, insan şeytanları tarafından çok aldatmalar var. Rabıta'ı çok istiyor, Zikrullah'ı çok istiyor. Bakın diyoruz ki, dersimizde aman bir çektirme, bir daha çekelim, bir daha çekelim. Çok mikrop, çok fazla. İnşallah kurtuluruz ama yardımcı olalım birbirimize. Güzel güzel düşünelim. Elhamdülillahi rabbil alemin. Sarhoş etti bizi bu dünya sarhoş etti.