Mana-yı münişin Azabımız gelip çat çattığı zaman iman edip de bu imanı kendisine fayda vermiş bir memleket bulunsaydı ya bu asla vaki olmamıştır. Ancak Yunus'un kavmi Aleyhisselam müstesnadır ki bunlar iman edince kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını uzaklaştırıp giderdik ve onları daha bir zamana kadar yaşatıp faydalandırdık. Beyzavi'nin beyanı ve Çin'e bu kavim azap emarelerini görür görmez iman etmişler. Cenabı Hakk'a yalvarmışlar, azabın tam bir surette husulünü beklememişlerdi. Saffat suresinde beyan olunduğu vechile, Yunus da hiç şüphesiz gönderilen peygamberlerdendi. Hatta o dolu bir gemiye kaçmıştı. Derken kura çekmişler de mağluplardan olmuştur. Medarik tefsirinin beyanına nazaran Yunus'un kavmini tehdit ettiği azabı ilahi tahakkuk etmeyince bırakıp gitmiş. Bir gemiye binmiş, gemi denizin enginlerinde yüzemeyip durunca gemiciler adetleri ve çile.
Burada efendisinden kaçan bir kul vardır kura atalım, o meydana çıkar demişlerdir. Attıkları kura kura Yunus'a çıkmış sonra tutup onu denize atmışlardı. O kınanmış bir haldeyken kendisini hemen balık yutmuştu. Es'amne. Manayı münipi. Eğer o çok tespih edenlerden olmasaydı muhakkak surette insanların tekrar dirilecekleri güne kadar onun karnında kalacak idi. Balığın karnına girmeden önce ve karnındayken çok tespih edicilerden olduğu için balığın karnından kurtuldu. Cenabı hakk'ı tespih etmenin insanları birçok müzayekalardan kurtaracağına bu ayet delalet ettiği gibi tespihi her vakit devama teşvik vardır. Essayil bile.
Zünnunu da hatırla hani o kavmine efkarlanmış olarak gitmişti de bizim kendisini hiçbir zaman sıkıştırmayacağımızı sanmıştı derken o karanlıklar içinde senden başka hiçbir tanrı yoktur seni tenzih ederim hakikat ki ben yanlış hatalı iş yapanlardan oldum diye Allah'a niyaz etmişti bunun üzerine biz de onun bu duasını kabul ettik ve onu necata erdirdik işte biz iman edenleri böyle kurtarırız Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bir belaya müptela olan kimse Yunus Aleyhisselam'ın istiğfarına devam ederse elbette cenab-ı Hak duasını müstecab kılar buyurduğu mervidir. İşte biz onu hasta olarak açık bir yere çıkarıp bıraktık. Üzerine sakı olmayan cinsten gölgelik bir nebat bitirdik. Onu yüz bine peygamber gönderdik, hatta artıyorlardı da nihayet ona iman ettiler de onları bir zamana kadar geçindirdik.
Bakri Razi, Kadri ve Hazin'in beyanlarına nazaran Yunus Aleyhisselam'ın karyesi Musul civarında Ninova kasabası idi. Aalisi müşrik ve zalimler olup irşada ihtiyaçlarına binaen. Vacib Teala onları Hakk'a davet için Yunus Aleyhisselam'ı gönderdi. Davetine icabet etmedikleri gibi istihza etmeleri üzerine Yunus Aleyhisselam iman etmedikleri takdirde kırk güne kadar azabın geleceğini haber verdi ve kavminin içinden çıkıp tenha bir mahalle çekildi. Yunus aleyhisselamdan yalan sadır olmadığını ve her söylediğinin doğru çıktığını bildikleri için Yunus aleyhisselamın içlerinden çekildiğini görünce azabın geleceğini anladılar. Azabın miadı, yani vakti geldiği gün, semadan siyah bulutlar ve dumanlar etrafı ihata etmeye başlayınca derhal nedamat ederek iman etmek üzere Yunus Aleyhisselam'ı aradılar, bulamadılar. Kavmin ileri gelenleri bir dağ başına çıkıp tazarru ve niyaz etmeyi tensip ettiler.