İmanın Gücü ve İbadetin Önemliği kaydında Kısaç ve haber ayetleri var ki bin tane bin tane de insan ve ibret ayetleri ibret alınacak müşal verilecek. Bir imtihanede böyle ayeti celile var. Daha efendim beş yüz tane de haram ve haram ayeti var. Helen, suhelam, helal, helal, helal, haram, haram, haram, haram, haram, haram. Bunlar böyle tahmin edemem. Dua ve tesbih ayeti de yüz…
İmanın Gücü ve İbadetin Önemliği kaydında Kısaç ve haber ayetleri var ki bin tane bin tane de insan ve ibret ayetleri ibret alınacak müşal verilecek. Bir imtihanede böyle ayeti celile var. Daha efendim beş yüz tane de haram ve haram ayeti var. Helen, suhelam, helal, helal, helal, haram, haram, haram, haram, haram, haram. Bunlar böyle tahmin edemem. Dua ve tesbih ayeti de yüz…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Kısaç ve haber ayetleri var ki bin tane bin tane de insan ve ibret ayetleri ibret alınacak müşal verilecek. Bir imtihanede böyle ayeti celile var. Daha efendim beş yüz tane de haram ve haram ayeti var. Helen, suhelam, helal, helal, helal, haram, haram, haram, haram, haram, haram. Bunlar böyle tahmin edemem. Dua ve tesbih ayeti de yüz tane. İçinde niye dua ediyorsunuz? Niye tesbihatın, niye lütfu Osman? Şurayı bakara'da var, şurayı Ahzab'te var, şurayı Cuma'da var, devamlı şükredin bunlar. Beni devamlı şükredin Bir zındık geldi seni diye. O dedi ki, dersen Allah zırt demez mi diye böyle ibret verdi milleti yoldan çıkardı ama ne oldu? Feleci oldu, sürünü sürünü gererdi diyorum bak, canının içerisinde. Çünkü mermi o dediği getirdikleri Aleviliğin cenaziymiş. Alevilerin bacıymış. Hoca olarak göründü develiği bahsediyordu ucu buralara geldi. Buradan kaldılar da öyle geziyor.
Allah'ı birbirimizi bir şeylerinden kurtarsın. Ya kuzum, heplerimizi dökelim dövün hepsine. Daha dua et ehli altmış altısı da Mesih ve Mensuh ayetleri nesh edilmiş ve Mensuh olmuş ayeti celireler böylelikle şuralarını okursam iki yüzlüdür. İnşallah uzaktığınıza almayın. Bunu yarın okuyalım. Allah izin verirse ben size şöyle bir daha kaç gündür sakladığım şeyler var ondan da konuşuyorum. Su genç kardeşlerimiz var ya su içinizi donadan süsleyin, sakalı olmayan, bıyığı yeni çıkan kardeşlerimiz var ya onlar için Peygamberimiz ne buyuruyor bir de onları dinleyelim. Açılın bırakın. Kelimesi lehimize hüsnü hazineler tevfik etti Ya Rabbi ve şu koku şüphe vermesin çiçek tokuma, kokulamalar, koku yağı tokulanmalar onun söz zarar etme. Yalnız şu çöllu kokular yut gibi, üzerlik gibi başka kokular, bu simli kokular suçun olduğu için ismi var, çektiğin için içerine çekiyor olursan orucu bozar.
Bu çocuk su aradan çeker, onu yüversan altmış kuruş çattarık lazım gelir. Onun için bu sorulara bir şey olmaz. Hani kalbinize bir şey gelir diye olsun. Ibret olsun diyor. Allah şefaatine nail et Ya Rabbi. Mudatı Ali Kadir şeriata çıkar seferler vatan, vatanda seferi ver usul-i kiram irşada meşgul olurlar. Bir yere vardı Orada bu çocuk toprağı soğurulur. Toprağına uyuyor. Hem gülüyor hem de ağlayın. Buketen gitsin. Gülensan ağlama olmaz, ağlarsan bununla dolmaz. Bu kötü bir arada nasıl geri dönüyor deyip ona ibret ve bahtır. Hani ve bu çocuğa selam verirsen mi ola, vermiyor musun ola. Selam almayı bilir mi ola, bilmez mi ola. Tabii şüpheleniyor, tam yanına yanından geçerken de Esselamu aleyküm dedi. Ve aleykümüsselam ya Malikü'l-zina dedi. Bu üç aylık mesafeden gelmiş onu orada maalesef, maalesef dinar olduğu, Maliki dinar olduğunu hiç kimse bilmiyormuş.
Şahçıb etti şimdi dedi ki yavrum kuzum dedi, Benim maliketli, dindar olduğumu neden bildim sen dedi. Hay mübarek nasıl ben unuttum Levh-u Mahfuz'da ruhlarımız beraberdi, çoban bilirim ben seni dedi. Ben tesadüfa girmiyorum bakın. Tatlı Davut okuyan diyen var mı? Anca hocaların yazdığını okuyoruz. Islak olmayın. Dedi ki Abdulkadir Geylan Efendimiz merhaba Rahman Efendimiz merhaba Ahmet Efendimiz böyle. Katanın ismini bilmezdim. Ben senin ta alemi erbabı bilirim isim yokken iner Toptan bilirim ben sizi. Böyle binen veliler var. Allah şefaatlarını nail ettim. O acebe doğumun ve eğri müdeyi Maliki bir dinar bir imtihan geçir diye şunun üzerinde. Oğlum, insana nefsi mi yapar aklın mı yapar? Amca, sana yaptı da bunu yapar dedi. Bana ne yaptı da dedi. Solda sana selam bir neyim olabilirim. O nefis iş denir. Hayırdan meniver nefis. Şuraya gelince selam verin derim. O aklın verin.
Şu nereye gelince selamı alabilir mi alamaz mı derim. Bu ne dedi? Buraya gelince Esselamü aleyküm surlarına kalın alayım. Saat dokuzdan ona kadar bir cemaate işte farzladım. Missah. Ondan on bire kadar evveller geldi. Onlara evde vücudum ayrılmış gibi olarak geldim bu zorumuza. Bu üçüncü saatim oluyor ki taviz benim vücudum buna kafi değil, hastalığım kafi değil. İnşallah sizin hürmetlerinize Allahü Teala zatları sıhhat afiyet verir birer daha konuşuruz. Oğlum böyle de niye toprağıyla oynuyorsun sen? Aklım böyle alemi ervah biliyor. Niye toprağıyla oynuyorsun? Dedi ki efendim dedi belki kalbim dünyaya dalar girer de dünyaya muhabbetilerin cemi günahın başı dünyaya muhabbetten olur. Topraktan halı olundum, yine toprağa gireceğim diye, ibret alayım diye. Sekiz dokuz yaşındaki çocuk bunu yapar. Yine ben öleceğim, öleceğim, topraktan geldim, toprağa gireceğim diyor.
Ben biri, sen toprağıyla oynar mı zannediyorsun beni, dedim. İbret alacağım diyor, kocaman meşayirsin. İntihandayım ben de. Allah'ın imtihanındayım. Oğlum niye ağlayıyordum? Niye öldürüyordun? Buna taacip etme, cemal ki bilsinler. Allah'ın azap ayetleri aklıma geliyor. Bir tane azap ayeti var. Acaba beni Allah yakar mı diye anlamıyor. Yeniden Allah'ın tebşir ayeti var. Müjde ayeti var. Allah beni affeder inşallah. Ayetleri hatırıma geliyor. Beni öldürüyor diyor. Ve bunu hep tertip edendir ama oğlum sen akıl baliğ değilsin. Onların çocuğuna on iki yaşında teklif edilir akıl baliğ olursa. Yoksa on beş yaşına kadar varır. Sen daha dedesin dedi. Çocuksun dedi. Ne diye ağlayayım? Sana Allah'a hazır birer bile ağlayayım. Bir de efendi dedi. Bir de alice dedi. Allah aşkına bırak şunu dedi. Ben gördüğümden ibret alan insanım dedi. Anam ocağı yakarkena bütün ırcıları altına koyuyor.
Büyük odunları üstüne koyuyor. Yaparkena bizim üzerimi verecek danslatıyor. Buz tutuştuk. Muruketi büyüklerle tutuşuyor. Haybı cehennemde tutunup olursam ben ne edeyim diye ağlıyor. Yahu diyor, ya da olsun yarabbim. Ben irşad gitmeye gelmemsin, inşaat olmaya gelmedim. Bunlar ibrettir, ibret engindir diye gençler. Genç kardeşim daha çocuğun kanayak böyle kendini irşad ediyor, sonra hiç bozulmaz bu. Bunun düzeni hiç bozulmaz. Ahdete kadar böyle gider, saadetle ölür, selametle ölür. Korktuk biz kendimizi, çok korktuk. Çok korktuk, çok günaha yakın. Daha efendim hadisi şeriflere geldim şimdi. İhtiyar adam tövbe ediyormuş estağfurullah. Ruhullah, günahlarım var. Vay kim inanır senin tevdeme? Saksı kahveye giremem. Saksı bir dolandırıcıya giremem. Farklısızlığa giremem. Çöl diye mecbursun sen. Oturmuşsun kalmışsın. Senin sevdiğin tesiri ne kadar olur da.
Adam genç şehveti galip, kendisi genç şehveti halim, uykusu çok o halinde kalkmış da şafağı olan Mevla'ya boyun tutmuş da estağfurullah ya rabbi diyorum. Bak, birer birer elli ikinci sahibesi Kenzü'l-hirfa'nın Okuyorum. Tahkika Allahu Teala ve Feat'de fazatları şoz bir genci sever ki müttefti şebabını takva ve taatübali yolunda ikna etmiş. Gençliğini ibadet ve taat yolunda, camida, cemaatta, yeryüzünde kullanmış, bunlar da fenalıkta, kötü yollarda kullanmamış, ben bu gençleri severim, hem de böyle gençken ibadet ettin, göğdün, yaşlandın, ah sakallı oldu musa bu hadise sen de girmiş oluyorsun o zaman lakin devleri bozmuş bozmuş bozmuş da. Ondan sonra başlamış olmaz mı? Yine olur ya şu geç gibi olur mu? Doğru söyle. Yani yemin ederim o geç gibi olabilir mi? Daha diyorum. Peygamberimiz diyor ben de diyorum. Sonunda manasını şöyle dinleyin.
Gençliklerinde ibadet eden nevcianların peygamberimiz buyuruyor gençliklerinde ibadet eden mevcivanların delikanlılar, evlerin, kırk yaşından aşağıların, kırk yaşında da ahlakını gevşemedin de anne giriyorsan kırk yaşına vardım. Yine anne o kötü ahlakta girip, giriyorsan peygamberimiz cehennemden yatağını hazırla düşlerini, cehennemden hazırla. Ben kardeşim Allah aşkına. Ya. Dün yaş durdun beni. Düğün olsun, dünatın, ihlasa dünya. Rüyayı bırakın. Gençliklerinde ibadet eden evcilanların neyi bir dinleyin ihtiyarlıktan sonra ibadete başlayanlar ihtiyarlıktan sonra ibadete başlayanlar üzerine fazlı, leziyesi, yüksekliği Mürselinin sair nas üzerine olan farzlı gibidir. Peygamberler sair nastan kaç kadar feyünüze o gençken ibadete başlayan ihtiyarlıktan sonra başlayanlardan o kadar büyük yiyor eyvah. Mürseller gibi büyük. Anlayabildin mi? Ben anladım hocam.
Çünkü hiç kafanın yerini koymuyorsun ki Ozan müflisi. Hocam Allah bizden dinler ve razı olsun. Dağdan inip gelen çobanlara bile ağzını anlatıyor. İnan biz eski hocaları dinlerdik. Bir şeyi anlamadan filanca'ya tevatür etmiştir. Ondan sonra ona vukuatı bırakmamış. Filangara vatan dikmiş demiyor da tevatür diyor. Nam anlayalım o bağzı. Ben size indiriyorum indiriyorum, selamı anlatmayınca bırakamıyorum. Çünkü doğurmadıklar boşa girer. Boşa gider. Daha diyeyim mi? Daha deme de şurada mühim bir şeyi koymuştum, kalktıydı. Okuyun mu, ezan okundu, paha atayım kesin mi? Kaçılın dur aşkına bana. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatmeler tevfik et yavrum. Ramazan'ın özleminde başladım, öyle kalmış kağıt şurada yalnız buraya getirdim yarın benden hiç kağıtçı olurdu. Ben kısa kısa okuyun ezan okundu Meryem, sıkmayın sizi, kes tez olsun inşallah. Kesleri de alınıyor her tarafta, dinlensin.
Allah söyleyenden razı olsun. Döndükten sonra da Allah rahmet etsin demeye vesile olur mu deyip bunu düşündüm. İki Cihan, Güneş'im, Muhammed, Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem oturuyordu birisi geldi şeyh suretinde, şirktir dediler. Hastaya basıp geliyor. Yeri şundan anladım Sen İblissin, Şeytansin, dedi. Şeytanın lakin ben elimle gelmedim. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'a gel dedi Allah emretti bu ne sorarsa sen cevap ver gel dedi. Şimdi Peygamberimiz soruyor şeytan cevap veriyor. Şöyle ümmetimden kaç tane düşmanım var? On on beş tane düşmanım var. Sen ver onlar dedi. Birincisi sevsin ya Muhammed dedi. Seni zerre kadar sevmem, dedi.
Demek peygamberi sevmeyen, gazetalarıyla, gergileriyle vesairleriyle kan hüsran, ah böyle sınırsız, tavvelet patlar gibi patlayıp dünyayı koku alan kafirlerin sövmediği gibi o diyor yanına vardım oturdum onu, hani senin o Saralı Ahmet var ya diyor diyor, ne diyorsun yahu dedim diyor. Yani Saralı Ahmet o Muhammed var mı ya diyor. Saralı tutarlı kendini niye diyor diyor. Saralı Ahmet vay kafir vay dinsiz imansız herif vay Peygamberimize vahyi geldiği zaman ayeti celilenin içinde gözleri yumulu odağını kutlanırdı sonra surayı kıyametinin aşağı orta kısımlarında dudağını kutlatmaya Musanlat kafirler seni taklid ediyor. Ben kalbine yazıyorum Kuran'ı kalp nazil olunca böyle sükut ederdi umasara dillerimiz kafirler. Kara tutuyor. Bir defa Arafat dağında Kuran-ı Hakim devenin üstünde böyle indi. O bilhassa devemin üstündeyken ayet geldi. Devre de tam bu edilemez.
Diyorum, çoğalıyor, sıkıştım kaldım. Bir gün Zeyd katipler on iki tane çalışıyorlar cahil cahil. Kuran nazil oldu mu bileyeviz diyor. Vallahi kırılır gibi oldular. Yani Allah'ın bu çökerdi Kuran-ı Kerim, peygamberin ayağı benim ayağımın üstündeydi böyle. Kuran nazlı olunca Zeyd uu gitti. Buldum Niyazi ayağımı çak ya Muhammed ayağım mayş oldu ezildi gitti dedi ezildi. Kuran peygamberin kalbine nazlı olunca ayağı onun ayağının üstünde olunca ayağını geriye çekerek erdi yani ezildi. Anca peygamber de atıyordu o Kuran'ı. Daha hadi sen doymayın, şurada indir yani yüzsüz, süre aşağıya dedi. Omuzuma şöyle çık dedi. Haşa ya bu hanım ben senin üstüne çıkmaya layık mıyım ben? Omuzuma bak, doğru keseceğim ama ben senin üstüne çıksam dayanamamım. Bak tamam beni. Daha sonra bir ya Rabbi, ben ne kadar kafirlerle sarf ettim. Mineral kılıklı, kafirleri devirdim halakılıklı kafirleri. Çok ümmetliyim ben.
Sen sokma dedi, bas dedi. Peygamberimiz bastı. Beni filan uzanmadan Hazrakta Ali yere döşetmiş, böyle yatmış. Aman ya Resulallah, ayağını kaldın. Buldum. Vallahi dağın üstüne çökse bu kadar ağır olmazdı. Sen ne kadar ağırsın ya Muhammed. Bu olduktan sonra korkma. Bunun yoluna, sünnetine gittikten sonra korkma. Bütün peygamberler buradan şefaat. Bütün peygamberin dertleri, bütün ümmeti Muhammed'in yeni bağlanmış, hayal bağlanmış, ya Allah'dır deyince, dayyar ayağını alme. Hay Allah sağladı dedi. Ya Rabbi şefaat ediyorum ben Muhammed. Dayanın, peygamberimize veletleri haslatı muhazm eder, salat ederler. Yarın sen amma sanli divan, Allah ve veletleri, Allah'ın salatı rahmettir. Felekleri ki isti farzdır, duadır. Bu böyle muhabbet. Ben anladığımı. Heysemi Şeytan diyor ki gel çok büyük kuşmanım çok şükür. Vay kafir vay. Demek bu sıfatlı adamlarda böyle şeytan gibi biter. İkincisi kim?
İmamun Adilün namazını kılar, abdestini alır, ibadeti ver, er ile oruç tutar. Orucun şu on, on iki, on beş gününde kafirleri toplayıpsa ip iptal zamanını beklemeyip, ölümden değil yemek direnlerden değil. Değil onlardan. Ya kimden o? İmamun adil adaletli şöyle ikisini bir kullanan bütün insanı aynı seviyede umarım, Faik gibi vurdu boyunla beraber gezdiren adaleti hep sevmezler. Daha kim, tevazu sahibi zenginleri hep sevmem. Daha kim Allah'tan korkan ilmiyle amir olan ulemayı hep sevmem dedi Şeytan. Ben onu severim, benim varisim dedi peygamberime. Daha kim sevmem? Nasihat verici, hocaları hiç sevmem, nasihatle mümin müminlerin gönlünü gönderiyor böyle. Severden ağısıyıkana bir numaralı mevzu ve tembel gibi oluyor. Öldüm onu, Allah rahmetine kurtulsan diyor. Şeytan beni şimdi hep sev diyor ama peygamberimiz hep severim diyor. Ve selüloz'da şeytan ve şeytan sıfatlı adamlar da var.
Lüle kadar sevemez mi gelemez buraya, atamam. Herhalde süremez, kuşak başına gelemez bu camiye. Ya, daha kimi, merhamet sahibi müminleri de hiç sevmem. Merhametilık bir kimse aç olduğunu duydun mu onun karnını doyurur, yetişir. Peygamberimiz müminlerden birini aç duyar da yakar uyursanız siz de yiyecek var olduğu anda mümin gelirsiniz siz diyor Peygamberimiz. Onun, aydınlardan bulup da yatıp uyuyabiliyorsanız Mümini kamil gelsin. Gördün mü kardeşim? Merhametli mümin olalım. Bunların her biri bir vaaz. Ne yapayım ben? Anca tıkır tıkır konuşacağım. Çevresinde sebat giden genç ve ihtiyar müminleri de hep tövbe. Tövbe ediyor Ramazan'da, Ramazan bittikten sonra yine namaza devam ediyor, kim ne ibadete devam ediyor, bunları yine terk etmiş, yalanı yine terk etmiş, nimeti terk etmiş, harp fiziklerin neyi herkes. Ölüü tepiyor. Dört sene sonra geldin mi o zaman o işe başlıyor. Doldur şimdiden.
Daha o hesaba iş görür. Onun suyu verilir, ötekinin suyu verilmez. Bütün rüşvete alışmış millet Allah'tan korkun. Peygamberden uzanın. Allah'ın, bunuş gibi suları rüşvetle dağılmasın ya da. Bunun sahipleri Allah'ın huzurunda yarın görünecek nasıl oldukları. Tevbesinde sebat eden müminler, verem sahibi haramdan sakınan müminlerden de hiç hoşlanmam diyor şeytan. Hep sevmem, haramı hiç inkar ediyor. Çaptır. Ahlak-ı hamide sahibi güzel ahlaklı. Kimseyi incitmez, kimse de incitmez. Böyle de kimseyi hep sevmem. Akşama kadar beş altı duman kırmayınca, onlar buna çatlayınca benim dostum bunlar diyor. Bir sesler geliyor, diyor, kerecik, cariye, cimada ahlaklı akminde imam-ı ağtab gibi ahlaklı. Buralarda misal var da onun için diyorum. Maufu kereh gibi ahlaklı. E o nevimizle görüştük ve teybi aldılar. Daima abdestli gezen müminlerle hiç sevmem onların çünkü yalvardakta bançaları birinde takla.
Abdestli adam. Şeytan semtine uğrayamıyor bunun. Onun için abdestim bozulunca Allah rızası için abdest. Erinmiyorum hoca ben. Erinmeyen çok da onun için diyorum. Erinmeyecek adam gençler erinmez. O içi boş çürümüş ihtiyarlar erinirse erinirse erinirse onlar ermez. Daima Kuran okuyan hafızık kelamı hiç hoşlanmaz. Çünkü Kuran okundun mu kalay gibi eririm ben. Namaz kılınırken sıtma tutmuş gibi titrerim, bulmaya dokunmuş gibi. Namaza başladı mı titremeye başladım diyor şeytan. Kuran'ı okundu mu dalay gibi herife. Onun için hafızları hiç hoşlanmaz. Hafızlardan müminler hoşlanır, Allah hoşlanır, peygamber hoşlanır. İnsanlar uyurken, on ikinci, insanlar uyurken gece namazı kılanlardan hep sevda. İnsanlar uyuyor, geldi bakmış, namaz kılıyor. Kız çocuğunun birisi demiş ki, Allah demiş, zamanımızda bir dilek tipliğiydi, o direği görmüyorum şimdi demiş. Geçen kitapta görmüştüm, o direğe ne oldu?
Oy, oy, anlamıyorum, ne alalım bacım, O direğimiz yıkıldı, o dilek baba mı? Gece sabahları kıyamda dururdu. Yarınki gecede secdede dururdu. Ürünki gecede secdede dururdu. Babam öldü de o pireğimiz yıkıldı, onun için ağlıyor. Böyle ibadetle vardır ya da. Seni böyle horun horun uyuduğun zannetme. Yani, tıkır tıkır kazançlar neler büyük adamlar anılıyor. Bazı yerde şu adam onlar ibadetiyle, taatiyle büyükler. Daha, hayali kadınları hep sevmem. Hayalı kadınları on üçüncü, hayali müstesinin namusunu muhafaza ediyor. Camiye bile gelirken bir örtü atlamış, gemiye elbise giymiş böyle sallanıp geliyor. Camiye gergin de senin için böyle. Yüz daha dilim bunu. Götürüp bastırılacaksın. Yeleklerini kesmiş, bir de yufka yağını atmışlar şimdi.
Şerefsiz yeleklerini göstererek delikanlıları imrendiren kanunlar denir bastır diyor şehitler ve darvaydemi yapan da ondan sonra göçüne altın takmış, birer sırt takmış, bunu erkekler görsün bana imrensin. Yapıyorsa zina günahı. Halen bir kadın koku yağı sürer de diyor erkek duysun diye çıkarsa dışarıya bina içmiş gibi bunaktır. Erkek bu kokuyla duyunca şu gelinden şu sızdan ne güzel koku geliyor ki şehvetini tahrik etmek, o eli bir erkeğiyle göz göze bakarak yüz yüze gülerek konuşmak göz zinası bir zinası diyor peygamberimiz. Diliyle zina ediyor, gözü gider zina ediyor. Böyle kadınlar benim dostum olur, hayali kadınlar da düşmanım olur ya Muhammed. Hacım, kardeşim, söz kardeşim, Allah rızası için bastırırım. Ölföl üzerine bir silgi vermişler, onu böyle bir gözüm dünyayı görsün, yüzünü gösterme.
Halen namazla ayak yüz, yalnız namazda serbest, namazın haricinde onlar bile görünmesi doğru dürüst, lakin o keçelerini ey yırtanlar kah olsun, hayali kadınları da hiç sevmem. İbadete devamlı olan, on dört bak on beşidir, on dördüncü, ibadete devamlı gençleri hiç sevmem. Çünkü peygamberin karşı azamın gölgesinde yanında beraber gölgelenecekler. Herkesin bir mızrak, boyu güneş üstüne indiği zaman gençken ibadete devamlı neş el uyan, ibadetinden lezzet alan gençler bu haksızlığı size develliler ve mideliler yaptı arkadaşlar. Ben bu kadar uzatmazdım. İnekleri boşa gitmesin diye onlardan çıktınız mı hakkınızı isteyin. Niye geldiniz? Bizi bu kadar uzattınız diye. Bidayette ibadete devamlı genç kardeşlerimizi hiç sevmem diyor şeytan.
Benim düşmanım gençken saçını böyle indirse, çirkin ben birini ailesi zannettim, birini de herifi zannettim, şimdi gelirken de dedim kızım ne o huramla başını açmış dedim, merhaba o da herifi, o da herifi. Allah sağ olsun söz olsun, iyi misin? Hiç yakışmıyor bilen yavru, Yani öyle gel, hiç yakışmıyor. Maymun gibi oluyor biz o çocuğa her şeyi sonuçta boynu kötü kirleniyor, kötü oluyor. Ben şu peygamberimiz tıraşı gibi tıraşalım, bir şey değil onlar. Acırım tıraştılar. kelimesiyle cümlemize hüsnü hakimeler tehdit etti. Bu sözler başka memlekete sığmaz amma yahyalı bunu götürür, dindar Yahya. Bozuk göründü, şöyle ettiler, böylesiler, hepimiz yine bize geldik, kalbimiz her bir araya geldi, biz mümini kafir inşallah. Yani öyle zannediyorsun, gene ne diyorsun lan? Yahudi yok, Nahlanı yok, Mecusi yok, Cingel yok, afbal yok, hiçbir şey yok.
Kendi çocuklarımız komünist olmaya, anarşist olmaya havas etti, o ana bir kulan çıktı, komünistler o gruptan çift titriyor, imanlı geç meydana geliyor elhamdülillah. O da inşallah üstü baktırır her imansız cennete girer inşallah. Insanlar. Ne bileyim daha size beşinci beş vakit namaza devamlı olan kimseler, hep sevmediğim kimse, ah, namazını bazı geçirse bunu severim, ben hele geçirmiyor derim diyor, geçirmiyor. Geçirirse nasıl olur da peygamberimiz ruhun bir an tefsirinden neklen bizim kitabada geçmiş, hukuk sene azabiler bir namazın yerine, anlamadım hısp, bura Arapça oluyor, seksen kere seksen bin sene azabilerim, bir namazın yerine. Peygamberimizin hadisi hukuk sene azabiler, tövbe gider, kaza girer. Kaza ettikten sonra da kurtulamaz, o getirdilerin yerine tövbe de girer, tövbesini kabul edersen kurtulur, girer. Onun için kaza namazı kılalım Allah aşkına. Böyle şuralarım hep kaldı.
İnşallah yarın oraları konuşayım. Salli ve salli ve barik. Bir felç vaziyetinde hakim memleket isminde her zaman memlekete gelir bir arkadaşlar o sizden hediye istiyor. Bunu yazmışlar, koymuşlar.