Biz mesela zaferler anlatılıyor, Çanakkale anlatılıyor, Kıbrıs zaferi anlatılıyor vesaireler bu Çanakkale'deki muharebede ehli küfür diyor ki biz Allah ile savaştıyorlar. Mesela onu yeri gelince anlatayım olur mu? Allah'ımızı lütfederse bazı hadiseler Allah'ımızın yardımı oluyor da ondan dolayı. Bak biz bu yardıma muhtacız. Allah'ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. Olan hadiseleri düşünelim, Allah'ımızın dinindeki gayretsizliğimiz çok büyük sıkıntılara, müncer kılar bizi, duçar kılar bizi. Hem iç alemimizde hem dışımızda. İbni Mes'ud'un okumasına razı olmadı aleyhissalatu vesselam Efendimiz çok zayıf olduğu için şöyle bir güçlü, kuvvetli kimse olsun diye kimse çıkmıyor. Müşrikler çok azgın. Onların ortasında Rahman suresini okuyacak. Yine İbni Mesud, yine İbni Mesud, Efendimiz gözyaşlarıyla kemerini bağladı.
Ama öyle bir güç verildi ki efendimizdeki gücü anlatamayız. Yalnız bir misal vereyim. Misaleynse, iyi mi? Ali Efendimiz Radiyallahu anh böyle Kabe'nin üzerinde putlar var. Dondurmuşlar o putları. Dondurmuşlar. Onun indirilmesi lazım. Ali Efendimize buyurdu ki ya Ali o musuma bas. Haya ederim dedi. Nasıl basabilirim Ya Rasulallah, nasıl olur dedi. Bu nasıl mümkün? Omuzuma katiyen diyor Ya Rasulallah bu nasıl mümkün olsun? Sonra omzuna, niş ayağını koydu. O diyor putları tuttuğunda eğer yedi kat semayı tutsam indirirdim diyor. Rasulullah'ın öyle bir teveccühü oldu ki diyor, öyle bir teveccüh oldu ki, semayı tutsam indirirdim ben diyor Rasulullah'ın o himmetiyle diyor. Bak ondan himmet alalım. Büyüklerimizden himmet alalım. Okuduğumuz silsileyi, Halıkı arzu semaya eyleriz hamdu sena Ahmed'i muhtarı kıldı tarikat mi verir? İlahiri. Niye böyle okudun dersen gözüme baktı Hacasın Efendimiz.
Senin silsilen ayrı olsun dedi. Ya benim silsem ne hayrı acaba? Ayrı olsun oğlum dedi. Onun üstüne emir, Allah'ın Resulü'nün biricik evladından geliyor. Gayri öğreniverdim, şey yaptım. Aynı yine. Ama niye dedim, bilemem o kendilerine ait. Ondan dolayı böyle okudum. Okuduğumuz silsiledeki meşayih ile alakayı kuracağız. Derslerimizdeki güzellik böyle doğacak. Bak ilk başta okuyorum. Onu böyle bir Allah korusun papağan gibi baştan sonuna inmek değil düşünerek. Çünkü onlar nur olarak iniyorlar. Öyle anlatılıyor. Öyle diyorlar. Okunduğunda isimleri nur olarak geliyorlar. Hatta ağzına bile bal çalıyorlar. Gönül lazım. İnşallah böyle dikkat ederiz. Hazreti böyle ibni Mesud radıyallahu anh çıkınca Ebu Cehil öyle bir tokat attı ki hain, kulakları kanamaya başladı. Efendimiz çok üzgündür. Sonra Cebrail Aleyhisselam gülerek geliyor. Dedi ki ya Cibril benim sahabemin kulağı yaralandı.
Ebu Cehil tokat attı, sen ise şu benim mahzun anında gülüyor. Dedi ya Muhammed ileride göreceksin bu gülüşümün sebebi. Kulak Kulak diyorsun o kulağı baş gidecek. Sonra Ebu Cehil'in başını kesmek İbni Mesud'a nasip oldu. Radiyallahu An. Nasıl efendilerimizin şunlar bizim. Radiyallahu An, Radiyallahu An. İman böyle bir nurdur. Doğduğu zaman Onun yakmadığı, yıkmadığı yer yok. Yeter ki bu iman gönlümüzde olsun başarı bundadır. O Çanakkale'yi dedim, şairleri isterseniz Kıbrıs'tan bir anekdot. Bunu duyuyorum, siz de duyuyorsunuz. Bir askerimiz, o Beşparmak Dağları var, oraya tırmanıyorlar. Tırmanırken bir tank, onu yüksek bir yere tankı koymuş asker tek başına. Yani bir tankı koymak öyle kolay değil. Tabii bunu görmüşler. Muharebe bittikten sonra o genci çağırıyorlar asker kardeşimizi. Diyorlar ki bunu nasıl oraya koydun? Bize diyorlar bunu gösterin. Ben bunu diyor o zaman yaptım.
Allah o anda diyor imanın gücüyle bana bir kuvvet verdi. Ben o anda yaptım. Kore'den de bir şey, müsaade edin de anlatayım. Var mı müsaade? Tahsin Yazıcı. O zaman komutan durumunda buraya Koreli Hacı İbrahim diye Ercişten birisi geliyor efendimiz Yiköy'den. O Koreli olunca Kore'den muharebe edince, Koreli değil orada muharebeler bulunmuş. Efendimiz Kore'yi anlatıyor. Görmüş gibi anlatıyor zaten iş değişik. Orada anlatırken yaşlı bir zat böyle sükut ediyor. Artık iç alemine dönmüş. O sahneyi belki yaşıyor, Yaşıyor. O demiş ki efendim siz orada değil miydiniz? Hacasını benimize diyor. Böyle deyince diyor cemaate bir hıçkırık çöktü. Üstadımız ben oradayım diyemiyor. Bir övünmeye vesile olur diye. Yok da diyemiyor çünkü orada. Orada sarılmış, askerimiz sarılmış. Bu komutanımız diyor ki askerler şu anda iş vahim. Şehadet mi istiyorsunuz? Soruyor. Şehadet mi istiyorsunuz?
Yoksa diyor biz burada dönüp gidelim