On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak Kalbi Selim'i sunar. Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Kamil müminin işaretleri, peygamberlerimizdeki güzelliklerle haber veriliyor. Başta İbrahim aleyhisselam çok cömert bir peygamberdi. Bir de onlar nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle, salihlerle beraberdirler buyruluyor. Nebilerle beraberdiğimiz ve diğer sıddık sıddıklarda, salihlerde, şehitlerde bulunan güzel hasletlerden birisi cömertliktir. İkinci olarak İshak aleyhisselam da rıza hali varmış, İshak aleyhisselam rıza hali.
Allah'ımızın vermiş olduğu rızka ezelden ne takdir etmişse o, biz ezelden ne takdir etmişse ona razı olursak, tamağı gibi bir başkasının malına göz dikme gibi bir hal olmaz, hasetlik de olmaz. Dersin ki ezelde Rabbim ona böyle takdir etmiş, o da varlık sahibi olmuş, bana da böyle takdir etmiş, Elhamdülillah yetiyor, bitiyor der insan. Rıza gösterir takdirine, musibet ve sıkıntılara katlanır. Tabii sıkıntılara katlanırken, bugün bir Suriye, bir yemen, bir Libya, vesair yerlerdeki sıkıntı, orada haksız yere, mesela Gazze'de, ateşli silahlarla kimyevi silahlarla hücum ederken onlar sapan taşlarıyla. Mesela Suriye'nin durumu belli.
Yaralanan, hastalananlara ambulanslarla, tedavi merkezlerine götürürken ambulansların vurulması, bir kimsenin elinden yedi tane çocuğunun alınması, ekinlerinin yakılması, mallarının mülklerinin talan edilmesi, o gençlerin kafalarına vurulan sert cisimlerle beyinlerinin patlatılması, daha sayılamayacak kadar bizim ağzımıza alamayacağımız namusların hakima edilmesi elbette ki bu bir mümin kimsedir isterse olmasın, isterse mümin olmasın, zulüm hiçbir zaman bizim dinimizde evetlenemez. Kafir de olsa zulmedemezsin. Öyle bir dinimiz var ki, öyle bir dinimiz var ki, ekrimud dayihu velev kene kafir de olsa misafire ikram etsin. Öyle bir din. Bu zulümlerde, bu hakaretlerde bir mümin olarak insanın muzdarip olmaması imanın zayıflığına işarettir. Çünkü Müminleri şefkatte, merhamette, dostlukta, sevgide bir vücut gibi görürsün.
O zaman Afrika'daki, Asya'daki, doğudaki, batıdaki, kuzeydeki, güneydeki, Suriye'deki, Şam'daki, Halep'teki, Hama'daki, Humustaki, Libya'daki, Yemen'deki, Gazze'deki, vesair yerlerdeki müminlerin duymuş olduğu ızdırap, bizim kalbimizde eğer bir keder, bir üzüntü meydana getirmiyorsa kendimize dikkat edeceğiz. Çünkü yüce dinimizde, batıda bir mümin esir olsa doğudaki hareket eder onun kurtulması için. Doğuda bir mümin esir edilecek olsa batıdaki hareket eder. Velhasıl dünyada bir sulh sıkın bunu ister bizim dinimiz. Musibetler ve sıkıntılar artık bu hale geldikten sonra en son noktada demek. En son noktada demek namusların yok edilmesi arz ettiğimiz gibi durumlar. Ama gibi durumlar ama diyeceksiniz ki bir türlü tesir etmiyor, etmemesi yediğimiz, içtiğimizin helal olmamasından.
Biz helal yiyoruz, kazancımızı yiyoruz, kazancımızı yerken içine giriyor, almış olduğumuz yiyecekler, içeceklerin içerisinde katkı maddelerinde mevcut, helal dediğimiz yiyeceklerde bile haram olmayan yiyeceklerin içerisine karışmak suretiyle onlarla aynı kapta hazırlanmak suretiyle içimize giriyor. Yiyecekler, içecekler, nimetler, ikramlar, ihsanlar, belalar, artık makamlar, mertebeler, mallar, mülkler hepsinde Allah'ın verdiğine razı olmak. Mesela şimdi büyük sıkıntılar çıkıyor. Sen neden bu mertebeye geldin, ben niye gelemedim, bu niye böyle oldu, şu niye şöyle oldu deyip kavgalar ve gürültüler tütüyor. Neden? Allah'ımızın takdirine razı olamamakta. Allah'ımız ona, onu lütfetmiş, ihsan etmiş. O zaman bizim yapacağımız biz hangi mertebede isek, diyelim ki bir okul düşünelim, okulda müdür.
Müdür, müdürlüğünü en güzel şekilde yapacak ama bunun yanında Hademe de temizliğini ve kendisine düşen görevleri en güzel biçimde yerini getirecek. Bir çaycıysa caiz, diyelim bir fabrikatör o eli altındaki işçilere, kulluküm rain ve kulluküm mesulün anrayyetih esasına dikkat edersek hepiniz çobansınız, geliniz altındakinden mesulsünüz. Hiçbir ayrım yapmadı. Hakk'a ve hukuka riayet edecek olsa hiçbir kavga çıkmaz. Hepsinin hakkını gözetliyor. Bakıyor, ayrım yapmıyor. Şu, şu görüşte, bu, bu görüşte bilmem falan demez de Allah'ımızın kuludur. Eğer yanlış bir yolda ise biz istikamet üzere olalım, o da bu güzelliği görmek suretiyle düzelir demedik olmaz. Velhasıl biz bir mahalle muhtarıysa muhtarlığımızı en güzel şekilde yapacağız elimiz altındakilerden mesulüz haksızlık yapmayacağız.
Bir ilçenin idaresinde bulunuyorsa kaymakamsa o da vazifesini en güzel şekilde yapacak bu bana verilen bir görevdir. İnsanlar hakkın bana bir emanetidir. Bir ilde vali artık bir memleketin yönetimi en üst düzeyde olan kimselerde bunlar benim tebaam durumundadır, hepsine şefkatle bakmam gerekir dediği zaman huzur ve küfrün hasıl olacaktır. Velhasıl Allah'ımızın verdiğine razı olmak, bir bakıyoruz insanlar eğer varlıklı bir kimseyiz ise çok sözü ediliyor. Bütün bir sene boyu böyle geçiyor. Faziletli, ikrama layık hayırlı bir insansa, onun nasıl olur da bir ayağına çelme takar onun için. Eğer biz buna dikkat edersek her şeyin Allah'ın takdiri ile olduğunu ne denir ona bunu takdir etmiş. Bu sayede elhamdülillah birçok insanlarımız istifade ediyor diyerek bir güzellik hasıl olacaktır. Burada İshak Aleyhisselam'ın rıza hali dendiği zaman basit bir mesele değil bu.
Çünkü Allah'ımızın bizim için seçmiş olduğu ezelde ne takdir etmişse, onunla huzur duymak, ona teslim olmak, ona razı olmak her türlü halde ve alameturrıla, nedir razı olmanın işareti nedir? İster iyi olsun, ister kötü olsun, ister kötü olsun, ister nefsimize ağır gelen olsun, isterse hoş, iyi gelen bir durum da olsa kalbin sükun etmesidir, çünkü ilahi takdirdir deyip. Nedir rıza hali, imanın hükümlerindendir, imanın bir şubesidir Rıza hali. La yıslihu'l iman illa bih, iman ancak bununla güç ve kuvvet bulur. Suyutiden bir nakil var Rahimehullah. İnsanların en hayırlısı, men kene batı lüle gazap ve seri vurur da. Hiç gazaplanıyor. Bir sıkıntı olduğu zaman anında feveran etmiyor, anında çığırından çıkmıyor, bekliyor, sükut ediyor. İşte bu bana böyle hareket etti, yanlış muamele etti deyip de bir bıçağı, bir silahı çıkarmıyor, görüyorsunuz işte.
Dinlediğimiz haberleri, izlediğimiz yayınları hepsinde ya vuruyor, yakılıyor, ya yakıyor, ya öldürüyor, hep böyle geçiyor. Dinliyoruz, açıyoruz nereye kaçsak haberlere bakıyoruz, basına bakıyoruz, yayına bakıyoruz haberlerin çoğu böyle geçiyor. Ya vuruyor, ya kırıyor, ya anasına, ya babasına, ya kardeşine, ya komşusuna, ya iş arkadaşına veya amirine, memuruna, işçisine, çiftçisine ne olursa olsun hep hakaret. Bu haberlerle dolu. O zaman bu sözün ne kadar hakiki olduğu ortaya çıkıyor. İnsanların hayırlısı çok geç gazaplanıyor. Bir bekleyelim diyor, lanıyor. Bir bekleyelim diyor, onun belki bir sıkıntısı vardır, bundan yapmıştır. Çünkü Allah'ın resulü ve ahsin men esa ileyh, kötülük edene iyilik edin, ben iyilik yapayım dersek, hiçbirisi olur mu? Elbette olmayacaktır ve seri orada derhal razı oluyor.
İnsanların şerlisi de menkene seriyye allavalab, menkene seriul ualab çuh böyle ani öfkeleniyor ve geç razı oluyor. Gel anlaştıralım mümkün değil. Eğer ahlak değişmezse, ıslah olmazsa rauzayı paki Nebi'de Ashab-ı Sofvede de müdavim olsak devamlı otursak yine geçmiyor. Orada direğin dibinde devamlı oturan bir zat önde de oturan varlıklı bir kimse çokça ikramda bulunuyor aralarında bir sıkıntı geçiyor ve şu önemli bir mesele de bir diğeri uzlaştırmak için uğraşıyor diyor ki şu elini bir uzat şöyle bir uzat, bir bir mesafe ettireyim, şu aranızdaki sıkıntı geçsin, uzat. Halbuki devamlı orada oturuyor. Demek ki ibadet ve taat bizim ahlakımıza itki etmiyor.
Huylarımızı güzelleştirmedikçe ravzai paki nebide ashabı, surfe de de ustan geçmiş mürşid-i kamilimiz anlatırlardı çok müstesna dediğim bir kimse, Ravza ipaki Nebi de kendisine yer verilmeyince arkadaşlarına öyle bir periyad eder ki siz burada bizi kayırmazsanız nerede kayıracaksın hiç diyor ummadığın kürsülerde vazı nasihat eden bir kimse. Huy çok önemli. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz dağın yerinden oynadığına inanın ama ahlakın değişeceğine asla buyuruyor. O zaman ne olacak? Hassini ahlakeküm buyuruyor. Hadisınızı güzelleştirin, ahlakınızı güzelleştirin diyor. Demek ki güzelleştirilebiliyor. Yavaş yavaş yavaş yavaş yavaş güzelleştiriliyor Allah'ın izniyle. Ve kemagal İbn-i Ataullah, İskenderi Hazretleri Rahim ullah, nedir rıza? Allah Allah. En, en güçlü, en kuvvetli bir kapıdır ve cennet-ü dünya, dünyanın da cennetidir.
Beni razı olduğun zaman gönlünde bir huzur Allah'ın ezeli takdirine karşı rıza halini cennette olursun. Ariflerin istirahatıdır. Ariflerin gönlü çok rahat mısın? Hakaret ediyor, zulmediyor. Allah'ımızdandır diyor. O kendi elinden değildir diyor. Eğer Allah'ımız bir kimseye büyüklük lütfetmişse bela ve musibeti de büyüktür. Musa peygamberimiz aleyhisselam bir zata uğrar velilerden. Halıkımızla görüşür, döndüğünde o velinin bir kurt vesilesiyle parçalandığını görür. Kemikleri bile yok olmuş. Allah'ım bu sır nedirdir, Bu veli neden böyle oldu? Ya Musa o benden öyle bir makam istenir ki ona kendi ibadet ve taatiyle ulaşması mümkün değildi ancak bu şekilde ulaşabilirdi. Kim razı olursa Allah'tan gelene, Allah da ondan razı olur. Kim şiddet ve gazap hiddet gösterirse Allah'ın hiddetine ve gazabına uğrar. Demek ki rıza, Çok değişik şekilleri var rızanın mertebeleri var. Ama ne yapalım?
Biraz olsun anlaşılsın diye. Rab olarak Rabbim, Halık'ım, Allah'ın dini olarak İslam, Peygamberimizi de resul olarak kabul ettim der kelime-i şehadeti tasdik ederse, bu elbette ki mümindir. Eğer razı olmaz, kabul etmezse küfre girer. Allah'ın Hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine iman etmektir. Bu iman, onu imanda kemale götürecektir, Hadis-i Şerif'te de geçmektedir, birçok Hadis-i Şerifler burada mevcut. Es sabır, liseyidine Eyyub aleyhisselam, sabırda Eyyub aleyhisselam'dadır. Ve sabır da Eyyub aleyhisselamdadır. Bu imanın alametindendir, sabır. Fakat Allah'ımız nebilerine, resullerine sabr ile emretmiştir. Zaten Kuran-ı Azimüşşan'da peygamberler anlatılırken onların özelliği sabır olarak, ne güzel bir kuldur. Allah'a sabır eden ne güzel bir kuldur. Allah'a sabır eden ne güzel bir kuldur.
Rabbimiz celle celalü, rabbüke sabret, sen Allah'tan bir sabırla Allah'tan gelen bir lütufla sabrın bu dinmek isteniyor. Allah sana yardım ediyor, güç ve kuvvet veriyor da sen bununla sabrediyorsun. Ve le tahzen aleyhim onların sözleriiydi, onların hareketleriydi, yanlış tavırlarıydı ondan dolayı üzülme hiç şüphesiz Cenabı hak sabreden ve ihsan erbabı ile beraberdir buyuruyor. Essabu ala taat, ibadet ve taat de sabır elbette ki nefsimize ağır gelecek. Bir gece kalkmak zaten gece kısa diyor ama aşk muhabbet olursa gecenin kısalığı diye bir şey yok. Kalkar Çünkü o anda dinse ki saat tam ikide, iki buçukta üçte, şurada büyük bir hazine var. Bir sanduka içerisinde onu eğer iki buçukta kalkarsan alırsın deseler saatleri kurarız, her şeyi hazırlarız, etrafımızda tembih eder kalkar ve onu alırız. Bunlar yok olacak değerler ama iki rekat kılacağımız namaz.
İbadet ve taatler bunlar ölçülemez, onunla katiyen ölçülemez. İbadet ve taatte buradan Katiyen onları terk etmez, edebi ilahi ile edeplenir, Allah'ımızın emrettiğine uyar, Resulü'nün sünnetini icra eder, yerine getirir. Çünkü buyruluyor, cennet hoşa gitmeyenlerle çepeçevre kuşatılmıştır, ateş ise nefsin arzu ettikleri ile, şimdi bir internete girse, o Facebook'larda neden yapılan çılgınlıkları anlata anlata bizde hayır kalmaz. O buluşmalar, bu gayri meşru hareketler neler hep bunlar nefse hoş gelir. Açtığı zaman çok haya ediyorum şununla ne kadar, bununla ne kadar, şunun insafı bu, bunun görüntüsü bu, şu şekilde bu biçimde bütün ölçülerini vererek serbest. İşte bu nefsin arzu gittiği işlerdir. Nefsimizde mutmainne olmayınca tam huzura ermeyince gönül kayıyor. Sabredersek Allah'ımızın nimeti var tabii. Allah'ımızın men ettiklerine katiyen yönelmemek.
İnsanlardan gelenlere katlanmak ve insanların arasına karışmak suretiyle gelenlere de katlanmaktır diyor. Nerede olursan ol Efendimiz aleyhissalatu vesselam Allah'tan kork ve Halık'ın nasebbi hulukin hasenin insanlarla en güzel biçimde geçinin. En güzel şekilde geçinin. Eğer bir hata işleyecek olursanız, ondan sonra derhal tövbe edin ki Allah'ım o günahı silsin, af ve mağfiret buyursun ve Ayet-i Celileler çokça ifade buyurmuş, buyurmuş, essamru ala kada illai teala, Allah'tan gelen musibet ve sıkıntılara ölünceye kadar yanmadır, boğulmadır vesair sıkıntılardır hepsine katlanmak. Essabrual el facr yokluğa katlanmak bunun da bir imtihan olduğunu bilmek çünkü Rabbimiz beni deniyor. Sabreden fakir, şükreden, zenginden hayırlıdır, Sabreden ve şükreden fakir, hayrun minuma bu ikisinden de hayırlıdır. Marifeti ve ilmi talepte sabır, bunun için belli bir müddet devam edip ayrılmamak.
Mesela Kuran-ı Azimüşşan'dan sekiz diyor sahife, ben gidiyordum ezberliyordum, şimdi artık yoruldum diyor. İnsan üzülüyor, on dokuz sayfada terk edenler oldu. Halbuki bir sahife kazıyordu Kuran'ı bitirmesini. Gel Azmet gayret et çünkü ümmetin en hayırlısı olacaksın eşrafu ümmeti hameletül Kuran ve ashabul leyir ümmetimin en şereflisi geceyi ibadet ve taatle Evveli acı olacak ama sonunda bal olacaktır. El-İşare, vehiel-i seyyidina Zekeriya aleyhisselam. Bu da Zekeriya aleyhisselam'daki bir sıfattır. Nedir bu işaret? İnsanları Allah'ın yoluna kılavuzlamak ve davet etmektir. En büyük mükafatlardan birisidir. Bu Zekeriya Aleyhisselam'ın vasfıdır. Bu vasıf ile de vasıflanmamız icap eder. İyilikle emredip usulüne uygun bir şekilde. Dediler ya tepeden bir çalı denir onu, sürdürür getirir gibi değil.
Yavaş yavaş, rahat rahat, kendimiz örnek olarak anlarsa anlar, anlamazsa efendimizin devrini, ashabın devrini, taa Adem aleyhisselamdan ahir aleyhisselamdan ahir zaman nebisine kadar gelen peygamberlerin çekmiş olduklarını düşüneceğiz. On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak Kalbi Selim'i sundu.