Onun üstüne şey oldu. Bütününü yapamam Ersus şehrinde şimdi buraya Ersus şehri diyorlar. Kırk, sekiz metre de aşağıba sekiz metrelik yerler dilekler. Gönlü başlı genç tüccarının sırları dedi ki dilunuzu değiştirin. İsa Allah diyor ne kadar geri sizinle mücadelemiz var. Allah'a cahil şimdi dedi. İsa'ya Allah diyor. Haşa Haşa, Allah olmaz. Kendimizi selata duyacak bunu. Birçok üçüncüsü duyacaksınız. Hep Kuran-ı Kerim'de bunlar. Ondan sonra onlar isimlerini söylüyor, sepetlarımı çatlıyorsun, Geller de okursanız hastalıklardan, tehlikelerden de muhafaza alırsınız. Bilimin adı yemliye, yesekarine, isvine, yarnuş, Bütün öğünüzü düşünün, gidin, dinimizi terk edin gelin dedi haşa ve kella. Çıkın da dışarıya. Ne etsin kardeşim? Ne inelim biz dedi. Bu adamın adına habi olalım da kafir mi olalım? Allah.
De gidi bir ehli cehennem mi olalım Yoksa bağların başına gidelim de diyor, dünkü yöreden yaşayalım da günümüze sahip mi olalım? Görüyorsun diyorlar. Saadetmaya karar verdiler. Has geliyorlardı. Bunlar çok vardır elhamdülillah ama kabul etti. Efendimiz de elhamdülillah de eyullah. Bildik, bilmem ne Tamam. Ha, yürü, yürü diyorlar. Çık diyor, Güneş, aşktiler, ikimiz bir gece gelmiş. Hemen işin namaz nasıldı? Teşhisler var mı aralara? Aşın ne oldu? Onlar orada olduğu için bu halde rahip girdiklerinden bizi de rahip etmişler. Ben bunu Ömer Bey'e haber gördüm bile biz de Efendimiz'le beraber girdiniz gibi, Gülenay'ı geçtik de Efendimiz'e otururduk, biz de yanına oturduyduk. Geliyorlar. Çoban dedi ki yürüyün, pancılıkta hakkım helal olsun. Ben gülüyorum diye de. Ulan, vallahi ensesinde sesinden dedim. Ondan sonra gitti ki yine gelmeyen eve köpek yağını içtiğemem, tamam mı?
Köpek yağını da Saf bütün dünyanın toplarını tüfeklerini, makinelerini getirseler bizi birbirimizi sana ayıramazlar. Şu videomuz ayrılır, kalbimiz, berbatimiz ayrılmayacağım ya. Ondan sonra aldı. İşte dört sene geçti, sekiz sene dokuz sene var ne anlama, kulağıma baktı parayı yedi mi, gülerle bıt bıt. Sen, dedim, şey bulmuşsun, define bulmuşsun, dedi. Ya bu ne canım sen? Vallahi billahi diyor onu da maldık ya. Hani siz de diyor, hala Mustafa abilde final bulmuşsunuz siz, dedi. Bilmiyorum, yemin bu şehre yetmiyor çünkü gerçi seni öyle sen veriyor. Salmallık bırak. Bir o fakında dostluk bir hey heyetine. Onu görünce baktılar ki insanların iki büyüklüğün de var. Yani dehşet tamam. Kuran-ı Kerim, sana hoş geldin ne yaşıyorsun, kimsin? İki bin lirevi sen gittin? Hakikaten olan ne bileyim halinden, yahu sizin elinizde tohumlar kimi var? Takıyormuş.
Amcalarım diyor, handa güzel takıyormuş dediler. Biliyor musun? Bunu mu çizdiler? Yani üç gün dokuz sene oymuş. Oraya oraya yatıp da şöyle bayılanı. Allah uyandırmış. O anda da dirilmen mevzu bunca dilime yok. Ona inanmıyorlarmış. O durumda da var diyormuş. Belbati bazen neyf diyormuş. Çekilen laptopın mağarada. Hiç, gençliği alkışlendiriyor. Herkes sürerim diye bu mezarliği oraya gelmişler. Aslında orada dağlar la ediyor. Şimdi, geçtilerler, şimdi tepenin geçenin orta yerinde, Oraya gidelim, yürüyelim onları. Şimdi doktor Allah bizi öldürmeye geldi, zannı derler. Çünkü millet sen paran seni yolladı. Gel o şu götlan ardımıza düşmeyin de. Ben evvel varım diyeyim ki adamım işte ters, Müslüman olmuş. Biz yakalım, üç gün, üç gün dokuz sene olmuş. Allah bizi uyandırmış. Dörtlüğe gelince, saray yerinde benim geçine durdu zannettiler. Dün de böyle oldu mevzu, çaresiz halden güç yıl çıktılar.
Çıkın da bakınca bu görmek çalkalan. Dudakları görelim diye yine de düşünmeyelim geçermiş. Böyle adamlar var mı, kayboldu gitti. Benim için bir adamlar getirdiler diye şobanın bahane gelmedi. Kepeşettayış ismi, hayırca hiç de yabancı gelmedi. Abo, biz bunları istiyorduk diye girelim diye gittiler. Onlar çıktılar, dışarıya baktılar ki kuş, garson ne kadar çok mutlu varsa da gelmiş. Bunlar dedi, şimdi bizi görünler, imrenirler, emir defterler, hürmet ederler, üç beş gün beş gün dünyaya düşünmeye başlarlar, zonuzun uzunluğuna, vasiyeti bize. Biz yine gidelim de kaybolalım haydi dediler. Deye girdiler, köpekle beraber gelin gününe girdiler, bin dua ettiler. Ondan gelmek saygılar. O köpek onlara iş olduğu için yarın cennette fırt şurasında. Amin. O hayvanın onu da fırt şurasında cennetin o çayırlarını yayılacaklar. Gereklerin içine, onu illerin içine girecekler.
Hayvan buldukları halde iyilerle te'içtikleri için. Bakın, peygamberimiz yine sen gelmişken, bahçedir, yemin ediyorum, iki yazı yazılı. Telefon bağlayayım, sözünü yaklaşıyor. Bir de şimdi diyor, yani yıl yıldır arası ibadet etse. Yani ben çıktıktan sonra da şu sohbetten neden çıktıktan sonra da aşıklara karışsa. Aşık insan açıktan söner içene, açıktan rakülene, açıktan binası olana, açıktan huşu söyleyene, açıktan günah edene aşık derlermiş. Onlarla beraber karışsa bütün kamerimi mahvederim diyor, Onlarla cemmeme girer çünkü onlarla değişmiş. Anlaya bilmiyor olur mu kardeşim? Bahsim olduğunu anlayabilirsin diye. Hocam sen amcaya gibi demiyor. Ben anlayamadım. O da çünkü söyleyin söyleyin Allah sana anlattı inşallah. Onun altında dünyası daha var, onun altında da yazdı. Bir adam ne kadar bir günahkar olursa tutsun. Allah'ın rahmetinden de dini kesmesin. İnsan bunu niye ben. Kafa ne olur?
Daha kitapta bir şey görüyorum ben de. Şöyle yapa ahbap, su yapmışsak hiç konuşamıyoruz. Doktor, sen de mı? Tumaya düşiyorlar. Konuşamaz, sünnet ne oluyorlar? E, bütün günahını as gelirim iyilerle gelmesi gerekirim ona diyor. İşte burada bağlayalım. Bizler ne kadar günah karışakta Allah'ın dini kullahından ayrılmayalım yavrumu. Ikimiz de öyle adamlardan var yani, demire söyle bunu bırakmıyoruz. İsrafımız diyor ki, genciliğiniciden çıkarıp da ben bu şusuf-ı sabrını sus diyorum diyene kadar Kuran-ı Kerim getirecekdik, otuz yüzü, otuz hafta gireceğiz buradan bulunur, hatim okuyacağımız, ondan sonra daha demin hatırı şeyler getirdik, Kuran-ı Kerim'ini getirtip hatim duasına okuyacağımız, hiçbir yere ne aptal olamamış, çünkü kuşağımız çok gelmiş, Tayyip annemiz gelmiş, banyoımız gelmiş, ta uzak gönderdim de gelmiş de, niye oğlum ta düz kemiği ona, gelmiş ve Elazığ'dan gelmiş,