Bak iman nasip olacak mı, olmayacak mı? Benullahlarımıza geçiyorum. İmanına dua edin buyuruyor. İmanına dua edin. Efendimiz dövdü. Böyle şirin şirin efendimizden anlatılıyor da, bu yön anlatmıyorlar. Çok unutmuşlar, çok unutmuş. İznimizde tutulmuyor, coşku. Çalışkur demiş. Ta o zaman derim ki herkes efendimizle, ona hatırasını yazsın. Aldın mı? Şimdi yok yıllar geçti. Anlatıyorum. Ya, tamam o zaman söyledim. Kim? Kaydı dedim. Sıcağ sıcağına ondan sonra unutulur ki. Beni yutulmazsa unutulmasın. Şeyhimizin biri müridine ceza verilmiş. Demiş ki parayı verelim. Beni hiç anlayacaksın demiş. Ondan sonra devamlı vaaz ve seyahatte de bulunacağız. Efendim demiş, seni unutamam demiş. Ben, size bambaşka seviyorum ben. Ama demiş, vaazu vesayetin. Bir gün bakmış, kimse al demiş. Gaye demiş, küs zeminin, gel demiş. Gelirken, hanım annemizin birisi karşısına çıkmış.
Sen, efendim, ne söz verdiğini öl demiş. Gene devam et demiş. Bir kişi de olsa, iki kişi de olsa, gazipenin yok demiş. Tutulacak bunlar, bak sonra anlaşılıyor. Kök şeylerini böyle dahi bildi, vaktinde yapmadığımız an başta şahsınız. Çünkü bineceğimizi verebiliriz. Burada sefine derken biz imaniyeti yenileyeceğiz. İbadet ve taatimizin devamlı onun bereketini, Allah'ımızın kendisini ölür gibi taat yapmaya gayretin demektir. Bundan sonra Allah'ınızı görür gibi taat yapma ihlas olunur. İhlasa riayet eden kişiye Allah'ımız ihsanını bıktiler. Kendisi, bakan bir kendimize bırak. Bak bu söz bulamayız. Şimdi, ihlasa dikkat edersek ihsan nasip olur. Her şeyi Allah için yapmaya dikkat edersek, rantomuzu görülür gibi daha. Bak bütün son kezin mülasası bu olabilir. Bak bunlar bizim bir aile emzirimiz hususlar. Deniz çok gerindir bunun, halkın böyle öldü mü artık gibi görünmeyen bir denize geliyor.
Hazır uzun buyurun. Tahrimemiz ciddi yapma. Beyinle nal keder basayım. Çünkü Allah'ımız her an görmelidir. Şurada bir şiir yapın, şiir zor olur ama okuyayım bir kendini bakın. İnsanlara tövbe etmek. Tevbe Rabbimize yönelmek. Kime? Bu diyor insanlara parıltılar. Başka nereye çözeceğiz? Başka? Kime bileceğiz? Lakin ne tel pel günü ev cebe. Yalnız diyor, çok güzel bir söz söyledi. Günahı terk etmek bizim üzerimize daha önemli değildir diyor. Günahımızı terk etmek. Bunu Sami efendimizde demişler ya, bir keresinde söyledik herhalde. Efendim demişler, siz hangi ders okursunuz? Ben aynı sizi okuduğumuz dersi okurum. Yalnız periğimize çok dikkat ederim. Yani hatalara gitmemeye günah okumanı onun için iyi yaparım. Yalnız sevaplı bir taati terk etmek bundan daha zordur. Mesela biz tecrübeli şekilde getirelim desek gelinmez, destek. Ne yaptıysa buna gitti.
Ondan sonra içinde hevalik gecesi vardı, o da geçti. Ondan sonra da miras gecesi vardı, o da geçti. Şaban şerif, bunu da kurtarlarını zaten, geldiklerinde. Bela gecesi o da geçti. Bu diyor daha bir zordur diyor, getiremezsiniz. Deyip zaman demek. Şimdi zamanın vaktin değişmesi çok acayiptir. Değişiyor. Bir onun değişiyor. Vaktilerimizin değiştiğini diyoruz. Onun yanında hayat şartları değişti. Mesela bizim ülkelerimizin zamanında doğalgaz yoktu mesela. Değişiyor, diyalogluk değişiyor. Çok şeyler fark ediyorum. Dünya değişiyor. İnsanların gaflete düşmesi daha acayip. Caizdir. Her her gelen yakındır. Mesela ölürüm yakındır. Çünkü biz buna doğru gittiğimiz için yakın. Ölüm ise bize daha yakındır. Yani şayet kimse bunu ifade etmiş. Bir de Esselam Bilgi efendimizin kendisine bir fan var. Oradan da çorabı bir bölüm de olsa ruh hakimiyetlerinin istifade etme bir niyeti olsun.