Elhamdülillah, son iki ay oldu buyuruyor, hayatlarının. Son dönemlerinde, iman korkusu, içeriime girdi, içime iman konularını girdi. İmanına dua edin, buyuruyor. Bir mübarek türünde de gerek yok. İman nedir? Ve tasdik, o tasdiktir. Imanın başı nedir? Dünyaya, gönülden muhabbeti terk etme. Artık malum, Cenabı hak kul korusun, bunun orta şeklinde, ibadetman, yaki kesin inanç demektir, artık bölümle alakalı. Artık bütün halimizde deyince, hayatımızın her safası günümüzün önüne gelir. Bütün hallerimizde Allah'ınızın ikramını gördük. Bir misal arz edilmesi gerekirse çok uzun süre. Mesela bizim mescide gelişimiz, Allah'ımızı hazır ve ihsan. Imanın aslı nedir, dediler. Dilimizin kelime I şehadeti okuması ve kalbin de okuduğunuz kelime I şehadeti tasdik etmesidir. Artık bunun daha bir imanın görüntülerini ifade ederken, farz olan saatleri yerine getirmek. Nedir?
Farklı olan gelecek olursa, Allah için sevgi, Allah için bu. Ve elli dört farz diye kitapların üstüne geçer, böylece ifade buyrulur. Mescidi fidani nedir? Bu neyi ifade eder mesela? Onun fidani diyor. Diyor. Hem imanı büyütmek, geliştirmek, hayatımıza hakim kılmak en önemliyim zaten, husustur. Onun ağacı iyilikle emilmek ve kötülüklerden kaçındığım var. Ve artık onun dalları diyelim. O nedir? Bir ağaç da misal verirmiş. İbrahim suretinde geçer ya, O nedir? Zekat. O ağacın dikildiği mekan, toprak nedir? O da, müminleri hüznülerdir. O ağacın sulanması ne ile temin edilir? Bu da kelamullah, Allah'ımızın kelamı, Kuran-ı Azimüşşan ve Nehru, bunun akan suyu nedir? Asrul Liman imanın aslı, sonra Allah'ımızın kudretini görür. Mesela kendine bakar, eldeki kudreti saymakla bitiremediniz. Kalp taneleri biri bir diğerine benzemiyor.
Böyle kuldelerini bölmek diyor, Cenabı hakk'ın bildiğimiz insanın unvanını artar. Mesela şimdi, sonbaharda, yemyeşil olan ağaçların sararması. Bu ilahi kıbleti düşünen ne yapar artık yaşlılığa işaretleyelim. Şimdi, bir yaprak deyince sararması, ağacın kırk su altı ile o yaprağı en uç noktasındaki damar dahi su alıyor. Bunu kim gösteriyor? Bunun gibi, diyor Allah'ınızı böyle kudretini bölmek insanın imanını alır. Bir de onların tesbihatını duyarsa, onu yatması mümkün değil, uyuması mümkün değil. Ancak onların yatıp uyulması ve ibadet ve taahhüt şeklinde rollarının dinlenmesi bu ayrı bir konu. Kuran-ı Azimüşşan'ı dinlemek, artık bu kendisini bu hale gelince iman da gönle girleşmiş artık bunlar. O zaman okunan Kuran-ı Kerim'de gözyaşını tutamaz ve sanilerin de diyor, sohbetiyle imanı güç ve kuvvet korur. Ashab-ı Güriğinde Abdullah ibn Mesud radiyallahu anhimiz buyurmuşlar.
İman iki kısımdır. Hadi, şeritleri de görürdük sabrunun bir yarısı sabırdır. Böyle geçiştirebilecek miyiz? Mesela, gece teheccüde kalkma ibadetle, taatle sabır. İbadetler olayı da isyandan kaçmak asıl mühim olan da o. Buna bir asabedebilmek. Ve nıskın bir yarısı da şükür. Muhyiddin Arabi hazretleri buyurmuşlar ki, iman iki kısımdır. Bir kısmı nedir? Allah'ımızın vereceği, artık bu yapmış olduğu hareketlerinden dolayı, tavrımızdan dolayı, yaşantımızdan dolayı, azabından korkmaktır. Izah etmek istemiyorum ama, ilmi kanlıyorum. Mesela, yüzünde ilahi nur panlıyorum. Yani görünce böyle caminin içine koyasın geliyor. Böyle tatmin diyor, lezzet diyor. Onu, böyle bizim gibi insanlar bile, böyle en geride bir kimseler dahi seviyor. Ona bir şey diyemem diyor, bambaşka diyor.