Nasıl bakalım, senin gelince de biz değiliz de bakalım diyor. Ben ne var oğlum, şöyle, Batman'ın izniyle çok özel bir şey çeviriyor muyum? Miydik? Hiç görebiliyor musun? Aynı, aynı vaziyette. Şuna bak, uzun şöyle, şöyle bükulur, şöyle bükulur, yumruk olur o zaman. Müslümanlar da dünyaya gelir böyle bükılır bir yumruk olunca, kafirlerin kafası da bir yumruk ettin yerin dibine geçer eğer Müslüman diye Burası külülür, bura külülür, bura külülür, kürek gibi olsaydı erirbeşe bir nokta dikabilen vermiş görebiliyoruz, doğru söylüyor. Allah'ımızın gurbetlerine bakın. Şurada bir menteşe var şurada, şuraya da dost olursa, bana dostlar, Utku'nın verdiği kilitle açıldı, dilim açıldı. Ortalığa, sözle saçıldı elhamdülillah'ne, bildiğin gibi der. Benim işte hatırıma geliyor sizin de geldi. Fakat Kemal Merbeni Adem deyince bunlar Adem'den olan yavru dinlerte var, ikrama layık, cennete layık onlar.
Özetiler cehenneme layık, birbirinize iman ayır diyor. Vallahi Peygamberiniz cennete giremez. Şimdi Allah'ım da Sami'lar da nasıl olur da gireceğiz de. İmansız edip semsumura cennete giremezsiniz Buyurun hep birden. Allah'allahi diyor Mümin'i. Vallahi kamil mümin olamazsınız! Mümin kamil olamazsınız! Nasıl olursak bu hal karıca razı olsun Birbirinizi sevip de, kucaklamayın, görüyorsunuz birbirini gelmeyince, kardeş olmayınca, vallahi hiç şeyde, bu kamilimiz olamazsınız. Su, bu salalım ne diyor, o yoktur, cezam yok. Dudağın yüzünü sürdük böyle, arkadaş, ne diyor? E, şimdi ne fark ettiniz? Habiab, Müslüman'ı diyorlar. Bu niye söylüyor? İmanımız sevdiriyor. İmanımız sevdiriyor. Ruh hamiliyetten mükerremsiniz.
Ruhun Hüdası da cihanlarımızın sözleri bunlar Uhuvvet Risalesi'nin baş kısımlarında bunlar yazdı Okudun, okudu iyi bir mesele okudun Mühuzü'l-Hü Teala Evimizden, o bizimimizde şimdiki yeni ev yaptınız yer Oraya gelen evvel kitabın yarısını okudum, ebed Nesar Aşkımın O da giderken o kolunu kır gibi tutarlardı Var ne alaka oraya okurdum kendini vasflarını çizdiği arar. Aşıırım. Aşıırım. Şulür köşen güzel maçlarını küreye, sufraya kurarlar. Elizde, Zübbetü'l Hak'a ait tertip olsa gayet yükle ait Efendimiz'i İnşaat tevvesi'yi olan bu kitap olmuş Nevşehir Raif bu Adliye Ebed risalesi Efendimiz Zübtar'dan çıkınca onları koyardık daha başta daha çıkınca daha iyi anlaşılıyor. Var arada da yarısını oturup bir gündeki tabir'nin kesin. Bu sözler Efendimiz'in daha çok hemen çok değerli. Efendimiz'in hakkını bundan çok. Efendimiz'in manevi cereyanına fişini çok soktum da ondan çok kuzum.
Yoksa kendimize hiç yok, hayvan gibi. Işte yaramam. Şu neye yarar ya şurada cezaevine sokmasam bir şey yapamazdı, fil koymasam bir şey yapamazdı onlarla şu teyit olan şurada keyif verdi, hem radyosu var hem Teype neren birden kimse seviyor? Seyyarda sofradan olamıyorsun Efendimiz'in, geriye satılsın kalbimiz suya oradan, Firdevs'i ilahi de gelsin açık haber veriyoruz şimdi Efendimiz'in deneyimi Nuh'un gurbetleşmesi içinde Allah gibi bir yerdir bize. Kalbin şifa ulu kulu, kalbin şifası zikrullah olur uzun an canlarım, ciğerlerim deyip ederkene ne olur? Zikbullah şifa ulu kulu kalbin şifası olur kalpten tamah girer, hırs girer, kul keder, hadavat girer, kengeler, Humus girer, Riyakeler, Sumagil, Hıfkeler, Kıtaklar, Kıtaklar, kılınır o temizlenir. Bir kısmı zikullah ile temizlenir. Ama bu zikir olmazsa gönül kafası silinmez.
Diyor ki o yılan Mustafa Efendi demişti açıktan nefret etmek günah değil. Tövbe tövbe! Efendimiz zaman şikayet etti: Konya Mustafa Efendi böyle demiş ki biz hem hasıf tarikatındayız hem hasıf tarikatındayız Efendim, şurada buyuruyor, misal'a buyuruyor mu dememe? Buyur! Daha bu zikir olmazsa, dumur pası silinmez. Diyor Kuddüsrev. Çok doğru söylemiştir. Allah, Allah, Allah, Allah! Biriyle bu yeri yaptın mı ondan sonra su dünyevi altından geçer olur biter Hayruz Zikrlık mahiyette Zırhri Zikrısı diye zikretmek, yeleklerin de duymalıyız. Melekler de yazamıyor kalbin yükü. Ertesi, senin bütün vücudun gütme, yelekleri de yazmadığı dediklerim hatim olsun diyor. Ulan oldum Allah! Kalbim çıksa! Hareketleri bunda da benziyor. Huzur-u İlahi'ye varınca kardeşlerim yav, şavabın hükmü de harikuluhu, teraziye koyun da dersin, niye getiriyorsunuz?
Bir de hak etlerini koyuyorlar sol gözüne, sevap, çavuş şuruttan bir yere Onu içemeyeceğim! Osman! Muazzını tuttu, Efsun, Hadid-i Mahmud! Buyurun ya. Var mı daha bunun amelinde? Ya Rabbi ben sevabımı yazardım. Hiç dediği gün yüz yüze kadar sevabımdan masaya yazmadan ne var Bunlardan bir şey bulalım. Günah da alınmayalım diyorlar. Cehenneme girer günahı alır. Halık-ı Züliçaral benim cümlemde de kulun bir hazinesi var diyor. Efendim? Dileklerin de yazamadığı bir demir de de bir hasebesi var. Eyvallah Ya Rabbi? Harbiden miniciklerdi. Allah'ın indirdik de duymadı. Ondan koyalım terazımın gözüne, sevap gözüne, gidip koyun cebine hatanı çatıyor. Onun burada semirlerken, elini semerdi Kuran-ı Allah'ın hissetti. Biraderim Abdullah efendimiz verdiği kadar umur olsun askerlikte kalbinin zikdini anlayamamışlar da halk seklesi var deyip bilir hız vermişler.
Eski doktorlar, burada sen Nahsu tarafından ölen misin? Girdilermiş. Şimdi bilmiyor, inanmıyorlar mevki yaptırmaya. Şimdi herhalde koy yanıyorlar. Bundan sonra, altından de ruhuna da sırrına da geçmiş. Bunları sıkkın olmadınız. Oğlum ne yapayım? Çok artık amel etmiş, ırzını zikretmiş. Kardeşim, hanımımıza açık. Efendim, bu iyi dinlerim ne marka döküyorum. Gaysu olmuş, Allah'ın bütün dökülecek diye de oğlum toplayın yarın bir yere kaldırın inşallah. DÖNÜVÖNÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRDÜRD gibidir. Birisi, şeriat'ta hiç ayıp olmaz. Hamd. Benim o cuma diye yazıyor kendini. Kırım'ın üçü kadar Allah haram diyor. Mı diyor? Helal mı diyor? Helal.
Kur, bir, bir, bir, bir, bir, bir, iki, üç, üç, üç, üç, dört, dört, dört, beş, dört, beş, dört, beş, beş, beş, beş, beş, beş, beş, beş, beş, altı, altı, altı, altı, altı, yedi, yedi, yedi, yedi, sekiz, sekiz, sekiz, sekiz, dokuz, dokuz, dokuz, on yedi, Etmem. Siz izlemeyiniz. Bir, iki, Murfine müdahale etmezsen, bir ile iki gibi. Yanlış yok mu? Bir iki başka şeyi yok. Şu çıkar ahlak olmaklarıyla ana mamur olmadan o Hane-i mamur etmen için o kalbin şükür, sümüğü, temiz de her şeyde temiz de bir Allah lazım. Diyormuş O yalan de vay! Gel ortaya koşuyunay! Temiz sırr-ı ilimi, dost gelince kondurmaya! Dostum gelince! O cihanın muhabbeti gelince! Rasulullah'ın muhabbeti gelince, Allah'ın muhabbeti gelince, karşı boş dostum ve girsin içine bu hurdalık tükenle girmez onlar.
Yani bir taraftan kadına muhabbet, bir yandan çocuğa muhakkak, bir yandan paraya muhakkak, bir yandan batacağa muhakkak, bir yandan yemeye muhatap, bir yandan içmeye Efendimiz giydiğimiz şeyhü'l alet niyetiyle giyin. Yediğimizi namazıma neye kuvvet yapsın diye, vitaminli olsun vücut giyineyim. Şehavatı nefsaniye ile yemeyin, diyor. Yediğinizi, içtiğimizi, giydiğinizü hep şeyi atılışın için yapın. Aldığında, üç kuruşa değil mi? Halinin sığarının arkasında. İyi ki teslim olacaksın. Vallahi diyor adamın birisi. Şallık hali diye risalesinde gördüm. Ben diyor, Ümmü Tefekkürü yakakana, hocanın kendi bedenini yıkakana duyardım. Hemen rahmet eylesin abi. Bir şeriatalarını, iki bir dersim olacak. Üç devamlı rabıta iyileş. Eylesin. Evet, Ayşen'den kadar geliyor ve nişanları. O da itham edecek tutacaklar efendim. Babam ona yazdı. İşte ağzımız vefat etti. Kime rabıta edeceğiz?
Şaka zannediyoruz babama. Gölünçılığından çıktı daha kestinleşti Daha çıktı var bir gece. Bize ölü de oldu bu sefer Onun için İstanbulcıl, Bursacı, İzmitcı hep kesildi. Çünkü rahatayı bir erse yapıyorlar Evet dedim ben ona baştan çıktı Efendimiz sağ tane bana rahatayı erse sun diyen adama ona erse başka bir şey de Muhsin Efendimiz halifelerinde diyor. Hz. İsa Efendimiz biliyor adeta on bir-on birisinin sonra kendini rahmet akan çektiler diyor Peygamberin yüzünden. Hızlı gelmiş bu diyor. Vay vay. Ne hızlı tutuş işte. Otocuana, Şam-ı Sultan'a hızlı gelmezse senin yanında bir de herife buradan de özlederiz. Bir de Simli'si'ye ismini yatırmış. Vallahi yalan, billahi yalan, vallahi yalan dedi. Ben de yavrum yemin etmem. Hem en büyük veren yakından bizzat dedi ki yalan söylüyor bunlar. Ananızın çamaşırının arasından kağıt çıkmış. Vallahi billahi, vallahi yalan diye Böyle diyorlar.
Yalanla inanmıyor. Helal kullanamamından. Bana başka bir işaret geliyor. Gerçi şu kadar geliyor. Haydi oğlum, bir ranza, Efendimiz ortaklarına Peygamberimizin mihrabında Peygamberimizin okumuşken, Dökülüyor ağzınızdan. Onun suçu duyunca müşküllerimiz hallolsun. Rabıta hava kafası hocam şu çaydanlığı üstüne orada beş dakika atıldı mı, mundareli cin cin, cin, cin, atar diyor Efendimiz. O işte cin, cin, cin, cin, cin, atar yerlerle talipler. Orayı yukarı gelir, ondan ilki köpük köpük yere. Geç tatlının yerine on dört tane sonra havalara havalır bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın bın b mi? Ha! Adet diyor ki yangının kırkından geliyor o. Sen de dedim zan verip de kendini helak etme. Aman Allah'a hamd et. Efendim böyle bir şey oldu mu?
Allah'ın çocukları bir Arap. Çalış, olsun, Allah'ın Resulü bir Arap. Söz şükür sonra bir Arap. Bu halimizi bozan üç şey var, o ne? Bu halimizi bozup da bir sefer yüzü mümkünden gibi edecek gibi bir hale gelir Dersimizden nefes alamıyorum, nefes alırız ne? Bu garip kıyafet nereden geliyor? Hiç şeyden geliyor. Birisi şeriatı tek başına hizmet etti. İkincisi taamımızda şüphe oluyor. Hileyle hiç gözlem, taam şüpheleniyor. Üçüncüsü, münkirle rabıtasız olarak çıkıyor. O münkirlerin rabıtasız görüşmesi halde hasreti verir. Nasıl uyuzlük verir, malları, köyde sürmesiz biriniz? Çevrimiz. Sürliye kapanman için, şunun yarısı uyuz olun gelir bunun yüzünden diyor. Efretin delil oluyor. Hayat Sosy'a çağırmış var. Şeye oraya namaza gitmişler yıkılan varmış. Orada namaz kılmışlar. Beyder diye ilmi dahil de orada mevzu bakınacağımız onun birbirine yazık kalmış. Evrim Her zaman efendi ne hakkın olsun.
Onun gönlündeki sevgililer de başını olmaz. Rahatsız edilmez. Allah suratlarına şeytan giderirken de onda. Efendim