Bunu ifade ederken büyüklerimiz öyle güzel manalar vermişler ki, imanı tarif ederken mühim olan imanımızı kurtarabilmektir. Bakın Hacı Hasan efendimiz ne diyor, sayısızca şükür olsun yaradan, esirgesin hıtdet ucb riyadan. Lakin ahiret düştü içime, lakin ahiret derdi düştü içime, tövbe olsun yaptıklarım suçuma. Düşüncem hele imanla ölmek, Halıkın, Halıkı Barinin rızasını bulmak. Bak dua ediyor duasında da Esma-i Hüsna hürmetine rızan erdirdir. İmanla Allah'ım canımızı verdir. Zaten duamız da geçiyor bu. Belki değişik dua şekillerine girdik ama deyip Cenabı Hak'ta yalvarıyoruz. Koskoca kutbu azam, Esad Erbili Hazretleri Hazretlerini biliyorsunuz dememize gerek yok. Çok genç olmasına rağmen beli bükülmüş. Derdi, kamil bildiği bir kimsenin son nefeste kelime-i şehadeti getirememesi. Buyuruyor ki fakirinizin hala imanın aslını ikmale çalışıyorum.
Bu kelime-i tevhidi doğru dürüst söylemeye çalışıyorum. Bunu söyleyen yirmi üç yaşında ta hal hariri hazretlerine intisap etmiş, beş sene sonra da hazıratının makamına geçmiş bir kutb-u azam. Ona göre düşüneceğiz. Çünkü Cenabı hakk'ın dışında bir matlub, süfli lisanıyla bir put kalpte mevcut bulundukça dünya putları, çoluk çocuk putları, altın gümüş putları, daireler, evler, arsalar, mallar, mülkler, cep telefonlarına kadar, binmiş olduğumuz vasıtalar vesairler, evler, evin döşemeleri, bu putlar bulunduğu müddetçe la ilahe illallah demek zor ve manen kabule şayan ve vuslata vesile olacağı şüphelidir diyor. Ve kendisi bir yalvarışında bana dua edin buyuruyor, dua edin. İmanıma dua edin iki aydır diyor bu derdin içerisindeyim diye.