Değerli ne işlerimiz? Yeni bir eksan mektebi programımızda sizlerle birlikteyiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadesallahu Sırrahul Asis'in Bedir Gazvesi ve Enfal Suresi Tefsiri isimli eseriyle birlikteliğimiz devam ediyor inşallah. Enfal suresi on birinci ayet I kerimede kalmışız bir önceki programımızda. İnşallah bu ayet I kerime ile devam ediyoruz. Ey ehli iman zikredin o zamanı ki o zamanda Cenabı Hak'tan emnur rahat olarak nazil olan uykunun sizi ihata ettiğini ve o zaman da sizi tathir etmek sizi temizlemek ve sizden şeytanın vesvesesini gidermek ve kalplerinizi birbirine rabtetmek bağlamak ve ayaklarınız yer tutmak için semadan inzal ettiğini düşünün ki Allah'ın nimetlerini bilerek şükrünü eda edesiniz. Ya Ekreme'r-Rus. Zikret o zamanı ki o zaman da Rabbin Teala meleklere vahyetti ve dedi ki ehli İslam'a yardım da ben sizinle beraberim.
Ben de sizinle beraber yardım edince ey melekler ehli imanı nusratla tebşir etmekle sabit kılın ki muharebeden yüz döndürmesinler ve İslam arasına karışmakla cemaatlerini çoğaltın ki kendilerine fütur gelmesin. Elbette yakında ben kafirlerin kalplerine korku ilka ederim ki onlar münhezzim olurlar. Hal böyle olunca kafirlerin boyunlarının üst tarafından vurun. Eğer boyunlarını sakınmak için ellerini uzatırlarsa onların parmaklarının uçlarını darp edin ki bir daha size uzatacak el bulamasınlar. İşte onların şu azaba istihkaklarının sebebi Cenabı Allah'a ve Resulüne muhalefet ettiklerindendir. Halbuki Allah'a ve Resulüne muhalefet edenler envai cezaya müstahak olurlar. Zira Allahü Teala'nın düşmanlarına azabı şiddetlidir. Ey kafirler ahir halüşşan sizin müstahak olduğunuz azaptır.
Azaba müstahak olunca dünyada katl ü esaret gibi yani öldürülmek ve esir alınmak gibi müstahak olduğunuz azabı tadın. Maahaza bununla birlikte kafirler için ahirette hazırlanmış cehennem azabı vardır ve muhakkaktır. Vacib Teala Bedir Gazasını tasvir ve o gazada ehli imana vaki olan nimetlerinden bazılarını beyan ettiği gibi bundan böyle ilahi mülil kıyam vaki olacak vakayeyn olayların cümlesine şamil ve bilumum harplerde cari olan hükmü külli ile müminlere teklif etmek Ey müminler siz birbirinize sıkışa sıkışa düşmanınız olan kafirlere mülaki olduğunuzda arkanızı dönüp firar etmeyin. Eğer yevmi harpte bir kimse kafirlerden yüz döndürür ve arkasına ricat ederse Allah'tan nazil olacak gazap ve azabıyla döner ve onun yeri cehennemdir ve ne kadar çirkindir onun varacağı cehennem mahalli.
Ancak daha ehhem ve elzem bir taifeyle kıtal için veyahut karşısında olan bir düşman fırkasına hile olmak veyahut başka bir İslam fırkasına inzimam edip kuvvetini tezyed için dönerse zararı yoktur. Zahfen burada usul usul düşmana sezdirmeksizin yürümek manasında kullanılmaktadır sevgili dinleyeceğim. Ey müminler siz kafirleri surette katlettiniz de görünüşte siz öldürdünüz de hakikatte öldürmediniz. Lakin hakikatte Allah Teala öldürdü veya Ekreme'r-Rus düşmana sen toprak ve çakıl atmakla emrolunduğun zaman zahirde atmışsan da hakikatte sen atmadın. Velakin hakikatte Allah Teala attı ve Allah nusrat, zafer ve ayetleri müşahede gibi birtakım nimetleriyle ehli imanı mütenahim kılmak için onların gözlerini toprakla doldurmuştur. Zira Allahutaala kullarının sözlerini işitir ve hallerini bilir.
Emru halüşan katlü remm surette sizden sudur etmişse de yani o öldürme ve atma işi görüntüde sizden çıkmış gibi görünüyorsa da hakikati Allah Teala'dan olması Nusret ve zafer ve sizi güzel bir imtihan ile imtihan etmesidir. Ve ey ehli iman şunu bilin ki Allah Teala kafirlerin size karşı hilelerini zayıflatıcıdır. Vacip Teala Bedir Gazasında vaki olan İn'am'dan verdiği nimetlerden diğer bazlarını beyan ve tehekküm tarikiyle kafirlere hitap etmek üzere Fahri Razi ve Kai'nin beyanına göre hitap kafirlere olduğuna nazaran, ey kafirler Bedir'e yürüyeceğinizde Kabe'nin örtüsüne yapışarak Allah'tan fırkaların alası hangisi ise o fırka için Nusret ve fütuhat istemiştiniz? İşte istediğiniz vecih üzere fütuhat geldi ve eğer siz küfrünüzden vazgeçer, Muhammed'le kıtalı terk ederseniz dünyada sizin için hayırlı olur.
Zira katl ü esaretten kurtulursunuz ve ahirette dahi hayırlıdır çünkü azabı ebediden kurtulur ve necat-ı Sermedi'ye nail olursunuz. Şu halde dünyada ve ahirette selamet ancak küfürden vazgeçmek ve Resulullah'a ittiba etmektedir. Eğer siz küfürden vazgeçmez, muharebeye avdet ederseniz, dönerseniz biz de Habibimize Nusret verir, sizi makbul ve münhezzim kılarız. Sizi hakir ve perişan ederiz. Binaenaleyh sizin cemaatinizin çokluğu size fayda vermez ve sizden hiçbir belayı def etmez. Allah'ın avn-ü inayeti müminlerle beraberdir demektir. Beysami'nin beyanı vechile ayette hitabın ehli imana olmak ihtimali de vardır. Buna nazaran ey müminler siz Allah'tan Nusret istediniz. İşte istediğiniz Nusret size geldi. Düşmanınıza galebe ettiniz. Eğer siz kıtalde ve emri resulillah'a imtisalde tekasülü terk ederseniz sizin için dünyada hayırlıdır.
Düşmanınıza galebe verdininizi ilan etmiş ve ahirette de saadeti ebediyeye nail olmuş olursunuz ve eğer siz emri resulillah'a imtisalde tekasüle avdet ederseniz biz de size kafirleri musallat kılmakla avdet ederiz ki mağlup olur ve ahirette de rüsvay olmanıza sebep olur. Velhasıl Şevket-i İslamiyeyi muhafaza kılınçla olacağından düşmana karşı istimalden istinkaf kaçınmak dünyada ve ahirette fezahete mucip olduğu gibi a'daya karşı düşmanlara karşı hüsnü istimal dareyn'de selameti muktezidir ve eğer siz kıt halde tekasül ederseniz askeriniz ne kadar çok olsa da size menfaat vermez ve a'danızın düşmanınızın tasallutunu sizden def edemez. Zira Allah'ın Nusret ve muaveneti yardımı imanda kamil olup emri resulillah'a muhalefet etmeyen mümini kamiller ile beraberdir. Binaenaleyh imanında kemali olmayan fasıklar nusrat-ı ilahiyeye mazhar olamazlar.
Ey müminler Allah Teala'ya ve Resulüne itaat edin. Kelime-i Hakkı ve bilcümle ahkam-ı şer'iyyeyi Resulünden işitir olduğunuz halde Allah'ın ve Resulünün emrinden itiraz etmeyin. Yüz çevirmeyin ki mertebeyi imandan sukut etmeyesiniz, düşmeyesiniz ve şu münafıklar gibi olmayın ki onlar Resulullah'ın muvacehesinde önünde sözünü işittik derler, halbuki itaat eder ve teslim olurcasına işitmezler. Belki hiç duymamış gibi bulunurlar. Siz de onlar gibi olmayın ki zahiriniz ve batınınız muvafık olsun. İnşaAllah hayvanatın en ziyade yerlisi hakkı işitmeyen ve söylemeyenlerdir. Çünkü onlar her ne kadar ukala akıllılar suretinde zuhur etmişlerse de hakikatte ukala zümresinden akıllılar zümresinden madud değillerdir. Eğer Allahutaala onlarda hayır olduğunu bilmiş olsaydı Allahutaala onlara hak sözü işittirirdi. Velakin onlar da hayır olmadığını bildiğinden işittirmedi.
Eğer hayır olmadığını bildiği halde onlara hak sözü işittirmiş olsaydı onlar kalpleriyle haktan iraz edici oldukları halde zahirde dahi işitmekten yüz döndürürlerdi. Ey müminler Allah'ın emrine imtisal ve nehrinden içtinab ve ahkamını temessük ve Resulullah'ın sünnetini ihya ve adabı ahlakını kabul etmek suretiyle Allahü Teala'nın ve Resulünün davetlerine icabet edin ve bilhassa Resulullah sizi maddi ve manevi dünyevi ve uhrevi menfaat verecek ve ihya edecek ulum-u diniye ve maarifi ilahiyeye davet ettiğinde hemen vakit fevt etmeksizin icabetiniz vaciptir ve şurasını da iyi bilin ki Allahutaala kulunun kalbiyle kendi arasına hain ve bütün esrara vakıf olur ve ancak Cenab-ı Hakk'ın huzur-u manevisine haşrolunursunuz. Ey müminler o fitneden sakının ki o fitne yalnız sizden zulmedenlere isabetle iktifa etmez. Belki umumunuza birden isabet eder ve şunu bilin ki Allah'ın azabı şiddetlidir.
Fahr-i Razi ve Nisaburri'nin beyanları vechile bu ayette Vacib Teala zaruri ve umumi olan günahlardan sakınmakla emretti ki insanlar yekdiğerine mazarrat verecek cürümde bulunmasınlar. Çünkü zina ve livata gibi günahlar taun ve veba gibi umumi belaya sebep olacağı gibi, ölçek ve terazide noksan vermek ve istihkar etmek yani karaborsacılık yapmakta kahtu galaya, yokluğa ve kıtlığa sebep olur. Haktan sükut ve emri bil maruf ve nehy-i anil münker de müdahale eylemek. Yani gevşeklik yapmak veya iltimas geçmek, yandaşçılık yapmak, asinin isyanına rızayı ve bid'atlerin zuhuru ve kelime-i İslamiyenin dağılmasını ve sözlerin bir araya gelmemesini ve emri cihatta tekasül, tembellik de küffarın galebesini icap edeceğinden bu gibi umumi belaya sebep olacak günahlardan her müminin itiraz etmesi lazım olduğunu vacip Teala tavsiye buyurmuştur.
Ey ehli iman zikredin o zamanı ki o zamanda yeryüzünde siz gayet az kimseler olduğunuzdan herkes sizi zayıf addediyor, gözüne kestiriyordu. Siz nasıl insanların ve bilhassa İranlılar ile Rum ve Kureyş müşriklerinin lokma edip ayakları altında hakir ve zelil olmaklığınızdan korkuyordunuz. Çünkü İslam'ın haricinde olan bilcümle nas size düşmandı. Haliniz böyle olduğu halde Cenabı Hak sizi Medine'de iskan etti ve aleme galip kıldı. Cümle alem sizi tanır ve sayar oldu ve herkese helal kılmadığı emvali ganimetin tathibatından sizi merzuk kıldı ki Allah'ın şu ta'dad olunan nimetlerinin şükrünü eda edesiniz.
Hulasa ibtidai İslam'da İslam'ın kalil ve zayıf ve devamlı suretle nastan korkar oldukları halde sonra Cenabı hakk'ın Medine'yi onlara memen kılmasıyla düşmanlarının şerlerinden bir derece emin olmaları ve Yevmi Bedir'de vesair gazalarda Nusret'e nail olmakla zilletlerinin izzete ve killetlerinin azlıklarının kesrete ve zaaflarının kuvvete ve ümemi saireye haram olan emvali ganimetin onlara helal olmasıyla fakirlarının kınaya tebeddül ettiği ve şiddetten suhulete ve beladan nimete isal etmekten maksat ehli imanın şükretmesi ve taatla meşgul olması lazım olduğu bu ayetten müstefat olan fevaid cümlesindendir. Çıkarılması gereken faydalardan sayılır diyor müellifimiz Mahmud Sami Ramazanoğlu Sevgili dinleyicem. Ey müminler Allahutaala'ya ve Resulüne ve size bir başkası tarafından konmuş olan emanetlere hıyanet etmeyin.
Halbuki siz hıyanet kubhunu bilirsiniz ve siz iyi bilin ki malınız ve sevgili evladınız hakkınızda iptila ve fitnedir ve şunu da bilin ki hıyanet etmeyenlere Allahutaala indinde mahfuz büyük ecir vardır. Fahri Razi Kadı ve Hazinin beyanları vechile Allahutaala'ya ve Resulüne hıyanet, feraizi sünen ve adabı ve kullarını ıslah için vaz etmiş olduğu kavanini, kanunları ve ahkamı terk ve ihlal etmek suretiyle olur sevgili Nevciler. Bir İhsan Mektebi programımızın daha sonuna geldik. İnşallah Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l azizin Bedir Gazvesi ve Enfal suresi isimli eserinden Enfal suresini açıklamaya devam edeceğiz. Bir sonraki bölümümüzse değerli dinleyiciler.