Sevgili dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz bugün de. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddisallahu Sirrahü'l-Aziz'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildi ile inşallah devam ediyoruz bugünkü programımıza. Ahlaka dair derlenmiş Hadis-i Şerifleri inşallah sunmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam şöyle buyuruyorlar: Birbirinizi sevinceye kadar asla iman etmiş olmazsınız. Hangi şeyler birbirinizi seveceğinizi size göstereyim mi? Aranızda selamı yayın, birbirinizi selamlayın. Ruhum elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki birbirinize merhamet ve şefkat edinceye kadar. Yani şefkat ve merhamet etmedikçe cennete giremezsiniz. Ashab dediler ki: Ya Rasulallah biz hepimiz merhametliyiz. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: Benim dediğim o merhamet herhangi birinizin hususi merhameti değildir.
Fakat tüm insanlara olan merhamettir yani sosyal yardımlaşmadır buyurdular. Hiçbirinizin heva ve hevesi nefsani temayülü, benim getirdiğim, tebliğ ettiğim şeylere, Kuran ve sünnete tabi oluncaya kadar hakiki bir imanla iman etmiş olmaz. Gerçek mücahit kendi nefsinin kötü temayülleri ile mücadele eden, mücahede eden adamdır. Hicretin en faziletlisi Allah'ın sevmediği şeyleri terk etmendir. Münafığın alameti üçtür. Söylediği zaman yalan söyler, vaat edince onu yerine getirmez, kendisine bir şey emanet edildiği vakitte hainlik eder. İki yüzlü, iki dilli yani riyakar münafık ve dalkavuk olan kimse ateştedir, cehennemdedir. Birisinden artık dünyada adam kalmadı, hepsi helak oldu diye işittiniz mi, biliniz ki o adam insanların en bozguncusudur. Onlara bir yüzüyle, şunlara diğer yüzüyle gelen iki yüzlü adam muhakkak ki insanların en şer cinsindendir.
Mümin olan hem başkalarıyla hoş geçinir, hem kendisiyle hoş geçinilir. Hoş geçinmeyen, hoş geçinilmeyen kimsede hayır yoktur. Müslüman, dilinden ve elinden, Müslümanların selamette kaldığı kimsedir. Mümin de kanlarına, hayatlarına ve mallarına karşı insanların kendinden emin olduğu adamdır. Her Müslümanın malı, ırzı, şerefi ve namusu, kanı diğer Müslümanın üzerine haramdır. Bir kimsenin din kardeşine hakaret etmesi, şer namına onun kötü adam olduğuna hükmedilmesine yeter. Birbirinize buğz etmeyin. Münasebetlerinizi kesmeyin. Birbirinize arka dönmeyin, hasetleşmeyin. Aranızda eşya fiyatlarında suni artışlar, hilekarlıklar yapmayın. Ey Allah'ın kulları, Allah'ın size emrettiği gibi kardeş olun. Bir Müslümanın din kardeşine üç günden fazla dargın durması helal olmaz.
Bazılarına göre birbirinize buğz etmeyin demekten maksat doğru yola aykırı heva ve bid'atlere sapık da ihtilafa düşmeyin, aranızda birliği bozmayın demektir. Allah'ın size emrettiği gibi beyanıyla mealen şu ayetlere işaret buyrulmuştur. Hepiniz toptan sımsıkı Allah'ın ipine sarılın, Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerindeki bunca nimetini düşünün. Hani siz birbirinizin düşmanlarıydınız da o kalplerinizi İslam'a ısındırıp birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde din kardeşleri olmuştunuz ve yine siz bir ateş çukurunun tam kenarındayken oradan da sizi o kurtarmıştı. İşte o Allah size ayetlerini böylece apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. Eğer sana hilekarlık yapacaklar tutarsa, bunu dilerlerse muhakkak ki Allah sana yetişir. Seni yardımıyla ve müminlerle destekleyen ve onların gönüllerine sevgi verip birleştiren odur.