Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Abdülaziz et-Dibban Hazretleri var. İbniullah'tan. O nasihatlerinde diyor ki sizin en çok kulak vereceğiniz Allah'ın kitabı olmalı. En çok başta Kitabullah'a yöneleceksiniz. İkinci olarak sizin müracaat edeceğiniz kaynak Resulullah'ın Hadis-i Şerifleridir. Ondan sonra da müracaat edeceğiniz yer evliyaullah'ın kelamıdır. Neden evliyaullah diyor, arifi billah diyor da ulema demiyor. Bunu söyleyen olur mu içinizde? Mesela Abdü Hazretleri de bazı hazretleri Evliyaullah'ın kelamına kulak verin diyor. Niye ulema demiyor? Biri bu. Allah'ımızın koymuş olduğu emirlerin hikmetini bilir. Ne için konduğunu sebeplerini çok iyi çıkarıyor. Mesela namaz taatindeki sırları görüyor. Diyor ki biz hayatta kıyam halinde duruyoruz. Dağlar da kıyam halinde.
Meryem Suresi'nin son ayetlerinden birisi kainatın bütün Mevla'ya kul olduğu haber verilir. Hepsi Cenab-ı Hakk'ı iddia ediyor. Bak da size isyan ediyor mu? Siz dağa ağaçlar dikmek istiyorsunuz. Bir orman meydana gezmek diyorsunuz. Böyle deyince da hayır benim üzerime katiyen böyle bir halde bulunamaz demiyor. İtaat ediyor. İtaat ediyor. O itaatiyle kulluğunu gösteriyor. Sus hissediyorum beni içme diyor musun? Yok beni içme. Ben sana gıda olmam demiyorum. Bak itaatim. Bir toprak birçok işlemler bunun üzerinden yapılıyor. Yiyeceğimiz, içeceğimiz hep orada yer diyor mu hayır benim üzerimde böyle bir muamelede bulunamazsın demiyor. Neden dinliyor? Şunun için dinliyor. Esailübillah. Mevlamız buyuruyor. Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız kul olarak rahmana gelecektir. Bak bunların vazifesini yapıyor. Hepsi yapıyor. Vazifesinde kul çünkü. Kul. Vazifesini yapıyor.
Hiçbirisi ben görevimi yapmam demiyor. Bunların görevlerini yapmasının sebebi hilafet makamında bulunan insanın biz bunu anlamıyoruz. Ne hilafet ne? Ne? Hilafet yeryüzünde Allah'ın adına emirlerini hem şahsımızda hem de dışımızda yaşatmaya çalışan kimse demek. Bunun için hizmet ediyor onların hepsi. Mesud olabilmemiz için ne yapacağız? Başta Kuran-ı Kerim Hadis-i şerifler ve evliyaullah'ın sözü. Evliya demek aynı zamanda Alim demek. İlim ehli olmayana Cenabı Hak velayet vermez. Sizin çoban dediğiniz okumamış dediğiniz kimselerin ağzından dökülenler ayet mi hali Hadis-i Şerif'in mi hali Bunlar dökülüyor üstadımızın anneleri okumamış yine ev içerisinde ev ortamında elbette ki elli dört farzı öğrenmişler Taatlerini yapabilecek kadar farzlarını biliyor. Ama derinlemesine bir maluma sahip değil. Fakat hizmet ediyor.
En azgın kadınları bile vermiş olduğu öğütlerle Rabbimizin izniyle hakikate eleştiriyor. Bir kadın bu. Babaları Müdelresin. Kızının sözlerine kulak veriyor bir ara sonra diyor ki kızım ben seni medreselerde okutmadım. Sana ne hadis ne tefsir ne fıkıh ne kelam. Bu ağzından dökülen sözler ayet meal hadis meal. Bunu nereden aldın diyor. Bu bir veli ye. Allah'ımızın veliye kulu. Bak Rabbimiz kendi tarafından ilim lütfu diyor. Bu yolun adına Hacegan deniyor. Hepimizin malumatının olduğunu sizi hüsnü zan ile bu şekilde görerek söylüyorum kendimizi katmıyoruz. Biliyorsunuz malumatımız var. Bunu sistemli bir hale getireceğiz. Abur cubur değil. Burası size ilim üretmez. Burası sizin kafanızı yarın ortasına ilim koymaz. Buradaki yol gösterir. Aman dikkat edelim riayet edelim. Çünkü kalp Salih olursa bütün vücut salih olur. Kalp fesada giderse bütün vücut fesada gider. Ondan kalbi eğitim yaptırır.
Şu bedenimizdeki muharebeyi sulha eriştirir. Çünkü nefis, yaratılış icabı kötülüğü emreder Sure-i Yusuf'ta haber verildiği üzere. Ruh da Allah'ımızdan bir nefha, bir nefes olduğu için o da devamlı hayrı ister. Şimdi iki zıt kutup biz bunu ne yapacağız? Anlaştıracağız. Onun için büyüklerimiz evrak veriyor, ezkar veriyor. Bunlar da bizim çalışacağımız özel gayretlerimiz de hasıl olacak. Ne olacak? Özel gayretlerimiz derseniz birincisi Kuran Azimüşşan'ı öğrenmemiz için en uygun bir ortam. Efendimizin bir Hadis-i Şerif'i Allah'ımız onların yüzlerini nurlandırsın hayatını bereketlendirsin duyduklarını etrafa anlatırlar. Biraz önce hikmet denildi. Hikmet demek hayır ile şerri birbirinden çok iyi tefrik eden, ayran bir kimse demektir. Kalbimiz nur olursa o nur ile haksız görür. Bunun zamanı değil. Dediğimiz iyi anlaşılsın.
Bu nura erişebilirsek aldığımız evrak ve ezkarine hak ve batılı gülme yeteneğini verir Cenabı Hak. Bizim gayemiz bu değil. Bizim gayemiz gönlümüz nasıl irşad olur, estağfurullah. Azalarımız nasıl mevlamızın yolunda vazifesini görür? Bu Hiç şüphesiz inancımızın gereği iki zümrenin salahı halkın salahıdır. İki zümrenin fesadı halkın fesadıdır. Birisi ulema, ilim meyli insanlar Eğer Resulullah'ın ve ashabının yolunca hareket edecek olursa bize hakikati gösterir. İkincisi ne? Ne meradır idarecilerdir. Bu bizim inancımızdır. Bunu çözmek Allah'ımızın kitabına sımsıkı yapışmaya bağlıdır. Bizim asıl işlerimiz güzel bir program yapıp onu yapsak zaten çok işler halleder gideriz. Kuran Azimüşşan'ı okuyacağız. Bu mevsim biraz daha müsait vakitler okumaya çalışacağız. Bilenler vasıtasıyla hedef bağ, cüzü alacağız. Bir bir talim edeceğiz. Dediler ya dinde utanma yok.
Namaz surelerimizi bir öğrenelim diyeceğiz. Başkasının yanında utanırız yok. Yarın Rabbimizin huzurunda utanmaktansa burada utanmak daha iyi değil mi? Bir gün Bayezid I Bistami kalpte hazretleri zamanın kutbu kimdir diye bir murakabeye dalar. Yetmiş bin evliyanın içerisinde Ebu Hafsi Hattadi hazretlerini görür. Adresini alır huzuruna varır. Bayezid-i Bistami Hazretleri de şekil ve şemail olarak görünüşü itibariyle içindeki nur kendisine saygınlık uyandırır. Nasıl ki bir bardağın içerisinde ne varsa görüntü olur. Eğer portakal sürdüyse portakal sür dersiniz. Yok çilekse çilek dersiniz çıkacak. Çay dersiniz bunun gibi.
İçinde iman olduğu için imanın görüntüsü İslam olduğu için İslam, İhsan olduğu için İhsan'ın görüntüsü kendisinden müşahede edilerek Ebu Hafsa Hatthadeti hazretleri demir işleri ile meşgul onun artık şekillenmesi ile uğraşıyor ayağa kalkar Ona yer gösterir işini bırakır karşılıklı sohbete dalarlar. Fakat ebu hapse haddinden çok değişik haller görülür. Ağlıyor. Sebebi sorulunca üç gündür bende bir gözyaşı kalpte mahzuniyet meydana geldi. Anlar ki üç gün olmuş ona bu kutbiyet sırrı birileri. Neden ağlıyorsun deyince Ümmet-i Muhammed'in hali ne olacak? Bu çocuklar itikaden inanç olarak bozuluyor. İnternet kafelerden kaldırıp mescide getirirler mi? Ne olacak onlar? Bunların diyor derdiyle dertleniyor. Onlardan sana ne deyince ben diyor merhametle hamuru yoğrulan Resulullah'ın ümmetiyim. Sallallahu aleyhi ve sellem. Bu şefkatle acıyorum.
Size kutbunyet ihsan edildi deyince Allah Allah benim gibi bir demirciye mi? O zaman namaz surelerimi okuyayım der. Fil suresinden başlar hata görünmez. Varsa da düzeltir. En azından namaz surelerimizi yanlış olmamasına dikkat eder öğreniriz. İlmihal kitapları evinde ilmihal kitabı olmayan hiçbir kimse yoktur. Adeti belirsiz. Onlardan talim ederiz. Bunun yanında birçok hadis-i şerifler vesair ayda bir çıkan yazılarda bir aylık ilgi de bizim için mevcut. Bunlarla hayırlı insanlarla oturup kalkarak, insanlığın derdi ile de hem dert olup dinin Allah için tazim din mahlukata şefkat olduğunu bilerek tazimimiz kulluk vazifemiz. Şefkatimiz küfür içerisinde olan nasıl küfürden unutulur, iman edenler nasıl İslam olur, dinin emirlerini yerine getirir yüce dinimizin. Bu emirleri yaparken nasıl olur da Rabbimizi görür gibi vazife yaparız bunun çalışmasını hepimiz Peki.
Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.