Sevgili annelerimiz, Malumu alileri hasta olarak Yahya'dan çıktık. Tam Marmaris'ta bunun tedavisine gidiyoruz. Sonra beraber sevgili Koyunyalılarımız bizden sohbet etse ediyor. Sohbette gençleşmek, neşelenmek Allah'ın inayetiyle sizin lehişinize, anlayışınıza, istek ve arzınıza bağlı. Övülü dinleyebilir. İstekle dinleyebilir. Çeşmelerle bardağın doldurmadan vurursan yün yanında durursa gem durması der kendi tormaz. Pühünler açılacak. Kalde şeyhler saçılacak inşallah. Mevlamızın ayeti celilesini okuyacağız. Şöyle dikkatinizi çekmek isterim. Şu okuyacağım hadisi şerifler Kuran-ı Kerim baştan ayağa altı bin altı yüz altmış altı ayeti celile mucizeyi bahina olarak Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'e indi. O vasıtayla bize yayıldı. Şimdi o mektupları okuyacağım. Fıkıla dinleyeceğiz inşallah.
Müminler, müminler, iman edenler, Allah bir peygamber hak diyenler, altı şeraite iman edenler, müminler Allah-u Teala ve takas Hazretleri müminler ancak gardaştırlar. Gardaşlar onlar. Diyen Allah'ım siz gardaşsınız. Üstatınızdan çok günleri fazla dışarıya çıkacağım bu sırra nazarı buyurmayın. Toprak gardaşimle din kardeşi çok mühimdir efendim. Yani toprağı Kefet mi verilir? Lütfen kefin verirler. Başka hiçbir şey verilmezler. Amma uhrevi zerre kadar imanla ahirete giden Ah diyor iman ve yitsem de Hammetten olsaydım. Kardeşim bunları duymayarak gayemiz imanımızın kayıldığını keserim Allah acındır. Lan. Eyvallah hiç tereddüt etmeden kendimi atarım. Neden imamla öleceksin diyor düşersen içine düşmeleliği belde canım çıkar keyfim der diyor Yani imamla ölüyorum çok şükür ki versin seni bilmeyle ışmayla olmaz. Bu iman ne?
İman köprüsü İmanlara gitmek ahiret kutusu çöplarının ayağının altından kaydı da Nietzsche veliler imansız dönerek gitti. Ne alaka çekmeyeceksin ben? Nasıl düşünmeyeceksin canım? İmansız ki. İman var çünkü bu işte çok şükür. İmanımızın var olduğunu bize bir gündür ama nasıl var mı iyice? Yunus olunca sabaha kadar çıkana kadar dağlar üstüne yükleniyor da gusül etmekten kurtulamıyor mu? Efendim çatlamaya gelirim diye kaç defa uyanırım. Aman cünüp olmuşum daha yıkanamadım diye. Kırklar ana kadar iman dolu. Hiç korkmayacak. Eren böyle korkuyor. Sana vermiyor ki işaretimi. Demek ki birisi çok özür dilesek, çok zengin gelmiyor. Oleyeye geldin mi mevzuların çok zengin veriliyor bana. Neden oluyor bu? İsteyenler çok kıymetli insanlar. İnanmıyorsun. Topbaş anlayacağınız muhterem anlayacağınız efendimiz bizim şöyle Yahya'dan ihvanı böyle görünce bunları hep salih kardeşim. Bundan ayrılmam.
Hep bunlar hep. Siz hep salih. Allah sizlerden bizi ayırmaz. Öyle bildiğiniz gibi değil. Öyle ben kötüyüm güti üzmeyeli kız. Seni sen bilemedin kız. Seni karşındaki bilir. Ben sizi biliyorum. Hep salih kimseler. Allah inşallah ayırmaz bizi kendimizden. Ya. Ya. Salihinle beraber olun diyor. Biz de ta yolculuk yapıyoruz. Konya'nın salihlarıyla bir araya gelelim diye geldi mi vallahi? Erken tak sabahla size saat dört beş kılınır mı sabahla yolculuğa biraz erken varalım da kardeşlerimiz vehdem olalım diye. Konusu, teneffüs yola gideceğiz şimdi biraz sonra. O olsun sizi bulmayı bize bir Allah'ın devlet nasip etti çok şükür. Bu imanda kardeş, bu imanda hürmet etmek muhtemel. Yani iman olarak ölür mühim vallahi göre neyin açıyor gersinden sonra ölüm tefekkürü veriliyor böyle. Satanı yere koyun. İntahatlarce böyle dişine dişine ağlamaya başlıyorsun öyle boy yarıyorsun.
Su çıkar padişah konmaz anlamış çok Muhabbet muhabbeti onar mı oraya? Anca ora boşalacak temizlenecek. Ondan sonra abi şahcamse oturacaktır o haneye Üçüncüsü ne efendim? Üçüncüsü gücünün yettiğine zulmeden kimsenin imanı tehlikede Yani gücünün yetiyor mu bir şeye? Ona mürid ettiği için zulüm ederse onun imanı da tehlikeli. Buhari hani şeriflerinden çok okunuyorduk. Şimdi de mütalaayı edemiyordum. Rahatsız, Hatırıma geliyor böyle. Yani Fahri Kainat efendimiz, efendiler efendisi Sultan-ı Enbiya bir gün yatsıdan sonra namaz kılıyordum diyor. Burası Esma annemiz de kaldırdı ve Varmış orada. Aman kızına. Allah. Şöyle ne oluyor böyle? Aman ya Rasulallah ne oldu? Bir kadın bir kediye zulmetmiş. Bir kediye zulmetmiş. Atını yedi diye kiraya bağlamış. Aç döndürmüş. Benim mahrumum olduğundan ona zulmetti.
Cehennemde diyor göçüne keli oturmuş, tırnakları da gözüne atmış, bana böyle gösterildi de onun için diyor dayanamadım. Bir tane kadın köpeğin birisi suya düşecek vaziyette susuz dilini sarmış. Kötü kadın nailiyle ayakkabıyla su döken döken onu doyurmuş. Hu hu diyor. Hu diyor. Allah nedamet derdi iman etti, namına gitti, cenneti alayıyla o öyle boyladı. Allah'ın mahlukuna şevkat edelim kardeşim. İslamiyet iki şey. Birisi Allah'ın emrine farzım birisi mahlukuna Buraları anlaştım. Ben şimdi size de getireyim. Oradan da size bir bu Gürcistan bahçabım da gerçi yüz gün gül biter. Bu Gürcistan'dan haber vermeye birkaç gün Allah şefaatlarına nail etsin. Bir talebenin kafası yüzü gibi tek tutmuyormuş meseleyi yirmi senedir kitap koltuğunda gelir. Onlarla açar, açar bir kelimeyi vahiyde okumaya gücü mezar varlığım. O bildiğin talebeler hep gülerlermiş. Böyle Levent niye gülerler? Geldi mi?
Seninki derlermiş. Eğlenirlermiş. Bir gün gece dışarı çıkmış mıymış köpek, huzurdan haşa köpek kemik yapmış. Konmamış kemik yapmış huzurdan haşa. Çeynini kendini diyor ya Konya mı? O Aysel de çok soğuk yapar. Kıralar yağıyor. Toplamış eteğinin içine doldurmuş. Yani acılığından Allah'ın vahnuna şefkatinden. Çok böyle yani dineyle tükenmez ya. Size birkaç göz göstereyim böyle. Deterjanı de getirmiş, mevreteye koymuş. Anası da tabii çok Allah'ın yüz rahmetinden bir rahmet olduğundan dünyada daha bir hediye verilmiş köpekler yavrularını ve tavuklar giz dilini analar yavrularını bu şefkati bir kedi rahmetini ederiz. Doksan dokuz tanesi cennette bir gelecek. Bütün herkes doyacak diyor mesela. İnşallah. İnşallah. Olur mu ki çalışıyoruz? Ne yaparım? Götürme anası gelmiş. Sıcakça yal sarpalamış bu sıcakça. Yoksa hayvancağızı Kemal'i afiyetle doyurunca köpek fırlamış dışarıya çıkmış. Ben yakışmam.
Neredeyse dedi. Sabaha da diyor babam anlardı da o keşif kulaklarıyla onun merkepleriyle köpeğin gördüğünüz siz görseniz ölürsünüz der. Allah Allah. Sanıyorum. Sonra bildiği gibi devam et var ya. Bildiğiniz gibi gel var ya. Kendi bildiğiniz gibi de el var. İşte içeri var ya Süleyman vardır onun içinde. İşte onun gibi. İçinde başka alem var insanın. Dirülmüş, onurmuş başka alem var. Allah onları bildirmeyi, buldurmayı bize nasip ediyor. Sonra diyor. Ondan sonra okumaya başlayıp bir ibare okuyunca Tek bir ibare okumuş bir hadis-i şerif bir Arapça bir kelime Efendim orayı mefsur okursanız, burayı mefsur okursanız, burayı mazn okursanız bakın daha güzel çıkacak. Okumuşmuş diye şimdi alimler doğuyor. O talebe diyen bir daha okumuş bir beş tane daha. Osuruğunu bulmuş efendim. Şurayı demiş meczur okumayın Mektup okuyun. Şurayı bir de bile göstermiş. Önce söylemeyeyim bakmış. Oğlum.
Para ver oğlum demiş. Kırak Allah'a dua ile iltica ederken ben de amin gördüm. Gördüm. Yapma bana ya Allah Allah Meşhur bu Herkes bilir Hz. Ali Efendimiz'in Yahya'ye geldiğinde haber verdi. Hüngür hüngür ağlaşmışlar. Benim senin yanında vasiyetim kalmadı. Sana delildi. Mündelet sen otur ben geliyorum demiş. Almış gelmiş. Kardeşim kendin yiyip kendin içmeyle neyle bu iş kovmaz. Bu anca İmamı Gazali kitabını yazıyor da istihareye yazmış. Ya rabbi kitap mı kabul ettin mi demiş. Sineğin hürmetine razı oldum diyor. Az yerde Rabbımızın rahatsız ararsın. Herhangi bir anlaşmazlıkta kardeşlarınızın arasını düzelt, Bütün müminlerin arasını düzelt. Kolayına baksın bu işin. Millet mi? Allah'tan korkun ki rahmete şayan olasınız buyuruyor Allah. Kuran'ın tercüması Velbullah'tan katlanmaz böyle üstadımızın eliyle yazış şekli. Sonra biraz daha izah ediyor.
Sonsuz ebede sonsuz ebedi hayatı tahakkuk ettiren imandır. Bir yerde hayat. Bir yerde cennette kalmayı. Bir yerde imandır. İyi düşünelim. Mübin'in haklarını korumak, menfaatlarını gözetmek ve din kardeşliğinizi Allah'tan korkarak yapın. Kardeşlık olan yerde şefkatlar, merhametlar. Merhameti yok. Şefkatin yoksa kardeş değil misin? Değil mi merhametlar, şefkatlar. Allah bizi şefkatten, merhamettan ayırma lazım. Kardeşinizin birisi edep ihtarine geçiyorum. Kardeşinizin birisi ikisi birbirine kardeş olmuş. Bir gün büyülemişler. Öyle ne kadar yaşayalım? Kardeş olarak yaşayalım. Unutmayalım birbirimizi demiş. Ne için kardeş olarak yaşarsam yedi sınıf arşı ağzagamın gölgesinde gölgelenecek. Birisi de ne zaman tarikata girdi kardeş oldu. Yürüyünceye kadar o kardeşliği muhafaza edecek. O sevgiyi ve muhabbeti taşıyacak çare yok. Yokluğuna yetişecek. Hastalığına yetişecek. Ellerini kaçacak.
Bir kardeşi hasta olmuş fakir zengin hasta oldu mu Taktılar, hastanemin ediransına dolmuş. Plan der kardeşimiz hasta olmuş. Fakirden birisi hasta oldu mu? Yüz yüze bakan yok. Çok ağlayan var böyle idmandan. Böyle idman mı olur diyor. Eskiden de idman olurum hasta oldum. Niye zengine bakan da Kardeşim demiş seninle kardeş olduk. Tarikata girdik ama yeni yettin hevin havasına tabi oldu. Kahveden, gazün eden sizin zikir meclisinizden daha çok hoşlanıyorum. Ben diyor muyuz? Allah bizi öyle etmez. Allah razı olsun. O demek ki beni kardeşlıktan beni kardeşlıktan kaldır. İlan et. Ben bununla arkadaş oldum mu ya şimdi terk ettim diye benim yüzünden senin yüzün kara olmasın. Yani benim kardeş olduğum yüzünden sen yahu filan karası değil mi bu? İyi. Belki senin de yüzünü kara edenler beni Ben gidiyorum dedi. Ölsem seninle o dünümü kesmem çünkü kardeş olduk.
Dünen Arap senin hikmetini çekeceğim ben. Ondan sonra demiş arşı azamın gölgesini bulacağım. Nasıl olur kardeş? Yetmiyor. Ben seni istemiyorum. O gitmiş çıkmış bu ağlamaya başlamış. Bak samimi kardeşlığa atarsın. Yani efendimiz diyor bunu parmaklarıyla. Bak diyor ki Bu kardeşim bu illetten kurtuluncaya kadar bu heva illetinden uyurumcaya kadar inmeyeceğim, gitmeyeceğim, uyumayacağım demiş Allah'a nezlediyorum Söylediklerim hep sahih. Hep kitaptan alıp söylediğim şeyler. Peki demiş ki o geçmiş dergi kalmış. Çok fazla söylemiş şükür otuz dokuz gün olunca ağlayaraktan gelmiş. Kardeşim otuz dokuz gün aç kaldıktan sonra Kafamıza bir vurun. Biz kardeşlerimizin ayağını kaydırmanız için birbirimizin aleyhinde konuşan insanlarız. Onlar birbirinizi kurtaracağım diye ağlayan arkadaşlar. Yani Hasan sen sende değilsin diyor efendimiz. Derse her annenle konuşuyor ama o bende diyor.
Senin çözüleceğin şeyler var. Sen lisanınla onlara duyuruyorum. Bana kusura kalma Allah'ım Ben seni bir insan hiç dokunmayı istemem. Ama delir diyorlar, zorla delir diyorlar. Kusura kalmayın. O benim hazır Gelmiş Yani asil ahirete gelince alakayı kesmez. Bizim yavrularını bütün kardeşlerimiz dirilttiler. Zavallı büyük bir oranın kardeşinin en değerli bir şeyiyle dağlarını teperler, dağlarını tutarlar Yardım edenler İşte buralar dost sahabenin dehralı yazdı. Okuyamayacağın için bilim ile söyleyen istersen efendimizin yazdığını. Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Sahadeyi muhaciriyle Ebu'l Ravham'ın kardeşısın. Götürüyor kargaşlarını diyor. Ailesini de götürüyor. Evinin şuradan şuraya perde çekmişler. Bu yüzden Ansaf Şeyhülislam muhaciri. Evin yüksek tarafını onlara verdiler diyor efendimiz.
Zengin kırasını geldiler aldılar karanlık yeri Bir tavuk da sarkmışlar, demuna koymuşlar. Buyurun benim kardeşim. İki pişirdiniz bir mi? Bir pişirdik. E size niye görmediniz bunun içinde? Tüm peygamberimiz muhacirlere ikram verin dedi. Sizden artarsa biz yeriz sizi karnınızı doyurun afiyet olsun dediler. Ne arkadaşlı gittiler ya? Kız bağışlalardı. Onlara nimet verirler. Verirlerdi. Abdullah bin Avf, Abdullah bin Avf, Abdullah bin Avf Radiyalantan şöyle dedi ki rivayet etmişten Medine'ye hayret edip geldiğinizde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in benimle Sa'd Bin Rabi arasında kardeşlik tesir etmişti. Onun yanında beni kardeş etti. Bunun üzerine Sa'd Bin Rabi Abdurrahman İbni Avf'ın elinden tuttu, evine götürüsü. Okumayın da ezberime deyin. Daha yeni bir şeydir. Kardeşim dedi Abdurrahmani beni harf kardeşim senin dedi bir boyun var elli ailem var.
İki ailem var ise Birisi genç birisini elden almıştır. Evlenmek çok becerikli dünya işi görür. Birisi de güzel anlar Tek orada iş göremez. Birini boşayacağım senin hesabına. Birine tatlık vereceğim. Üç ay on gün halata devam olunca sana nikah ettirmeye gönlünü gideceğim. Senin ailen yok geleceğim. Hadi yürü. Efendim diyor ki bağdaşlığı tam buraya götürdüler. Niye ki Abdurrahman İbni Avf? Vallahi vallahi ey kat ibni Rabia ne aileni, ne malını, ne hurmanı hiçbir şeyim istemiyorum dedim. Hiçbir şeyim istemiyorum. Yalnız bana biraz harçlık verirsen önlük bana da pazara delaleti edersen hurma pazarına, peynir pazarına gideyim peynir, keder yağ katma sonrasında ben böyle rızkını temin ederim. Bu kanaatının yüzünde az oluyorsun diyor. Bana hatırımın yüzünden diyor. Böyle kardeş oldular onlar. Anladın mı? Şimdi efendim kardeş olun, kardeş olun. Bakıyorum o taraf onu istemiyor.
O taraf onu istemiyor. E çocuk kardeşliği Kardeşimiz mes suyunu almış. Bu sağdan üzgün duymuş. Süleyman arasına gideceğiz buraya ya.