Sevgili virüs gazımız, kardeşlerimizin birbiri ile iyi geçinmeleri için Uhuvvet Risalesi yazdılar ve evvel de bu fıkrüye girdiler. Yazdırdım kardeşlerimize okuyorum. Allah'u Teala ve Tekaddes hazretları, hazretları, hazretları, Hücurat sonrasında müminler ancak kardeştırlar. Onun için herhangi bir anlaşmazlıkta kardeşlarımızın arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki bu hususta rahmete şayan olasınız. Ki bu hususta rahmete şayan olasınız buyuruyor. Yani onları küs bıraktırmadan Allah'tan korkun çünkü bir vasıta olmazsa bayramlar geliyor de yine barışa mayıyor kardeşler da böyle olmaz barıştırmayan Allah'tan korksun. Sonra ebedi hayatı tahakkuk ettiren imandır. Biz de imanda kardeşlik üstazımızda en büyük dağı altın uçsa zerre kadar imanla değişilmez.
Böyle olunca imanda kardeşlik müminlerin haklarını korumak menfaatlerini gözetmekteki din kardeşlığınızı Allah'tan korkarak yapın kardeşlik olan yerde şefkat ve merhamet vardır. Resulü eklam sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz şu Hadis I Şerifinde bunu ne güzel ifade buyurmuşlardır Kitaptan okuduğum için önce acalama ya Allah lütfen dinleyin müminler tek şahıs gibidirler bir azamızlarım olduğu antıp vücudun diğer kısmı da uykusunu kaybedip taşlar içinde onun ızdırabını duyarlar. Yani vücut bütün birbirine eklenmiş, sızlayan altında bir tanecik diş, sabahlara kadar uyumuyor, güven sürüyor yatağın içinde. Ne oldun kardeşim o bir çivi dişin için?
Sen öyle diyorsun ya hırlağımdan defeme kadar ağlıyor Müslümanlar da böyle birbirine eklenmiş kardeşler ve diğer Hadis-i Şerif'te birbirine acımakta, birbirini sevmekte, birbirine şefkat göstermekte müminlerin bir vücut gibi olduğunu görürsün bu vücudun bir azası muzdarip olduğu takdirde diğer kısımlarda uykuyu gaip edip taşların içinde onun ızdırabını duyarlar. Bir kardeşimiz de öyle bir tenkiteye maruz kaldığı başına bir musibet geldiği zaman onun kocası kadını onun çaresine bakmaz soyunur, yatağını eder yatar da buyursak onun imanı yok buyuruyor Peygamberimiz onun kamil imanı yok demek yani bunu da tahlillerini de yapayım kamil iman sahibi olsaydı evinde yiyeceğe içeceği götürür o komşusunu o din kardeşini doyururdu.
Müminler birbirine kenetlenen cüzülerden meydana gelmiş bir bina gibidirler Mümin Allah için sever ve sevilir sevmeyen ve sevilmeyen kimsede hayır yok buyuruyor Peygamberimiz Müminler birbirine kenetlenen yüzlülerden meydana gelmiş tekrar okuyorum meydana gelmiş var, çimonta var kireç var demir var, tahta var, çivi var bunlar bin araya geldin mi o bina yapılıyor. Şuraya yüz araba taştıksan bir araya gelip yapılmazsa anca ayaklara değer bina olmaz. Muhammed'imiz Efendimiz mümin Allah için sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimsede hayır yoktur. Seni kimse sevmeyi yok mu? Sende hayır yok. Sen kimseyi sevmiyor yok mu? Yine sende hayır yok. Mümin kardeşi için çok kendini az düşünür. Mümin kardeşi için çok kendini az düşünen mümin. Nefsimi yedi kudretinde tutan Allah'a yemin ederim ki Peygamberimiz buyuruyor Allah'a yemin ederim ki vallahi ki ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz.
İman etmedikten sonra füzeyle semaya gelin tayyaraları uçurum, trenleri kaçırın, tasılar dökün, tırlar çıkarın, aletledik yapan dinet cennete girmeyeceğim işte şalvarıytık bir insan cennete gireceğim işte eğleniyorlar. Cennete girmenin için buyur Böyle demeyince Allah'a yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe kamil mümin olamazsınız. Bu pek zor işte kardeşlerim. Birbirinizi sevmedikçe kamil mümin olamazsınız. Size bir şey söyleyeyim mi? Buyur Ya Resulullah! Onu yaptığınız takdirde sevişirsiniz. Aranızda selamı yayınız. Rastgele ya? Şunları da söyleyeyim yavrum Peygamberimiz Efendimiz bizleri diğer taraftan Allahü Teala ve tekaddes hasretlarının şu Hadis-i Kudsisi ile müjdeliyor. Size hadisin metinlerini okumıyorum ki bantımız tekçe tükenmesin biraz söz girsin diye. Benim için sevişerlere müjdelehabibim. Benim için ziyaretleşenlere müjdelehabibim.
Benim için birbirine ikramda bulunanlara müjdelehabibim. Benim için birbirine itimat edip de dost olanlara benim de muhabbetim tahakkuk etmiştir. Ben de o kullarımdan razı oldum buyuruyor. Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz bir Hadis-i Şerifinde de yedi sınıf insan var ki Allahu Teala hazretleri onları hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde arşinin gölgesi ile bulunmadığı günde karşı azamın gölgesinde yedi sınıf gölgelenir birisi de Allah için kardeş olmuş ve kardeşliklarını ölene kadar devam etmişler.
İkinci kitaba geçiyorum yine üstadımız yazıyor, Edep Risalesi'nden size bir hikaye Hikaye olundu ki iki ihvandan birine bir heva arzı oldu diğer ihvanına dedi ki ben illetlendim biz ikimiz bir araya geldik ayağımızı bir araya koyduk bir düğün çaldık ölene kadar birbirimizden ayrılmayalım Allah'ı zikredelim Allah'ı zikredelim namazda cemaate yetişmenin için beraber kopuşalım böyle ahdettiler o biri dedi ki Ben illetlendim gene ben eski dostlarıma gireceğim eğer istersen Allah için olan Uhuvvet ahdini bozalım seninle ahdettik gel kardeşlık ahdini bozalım da filanın arkadaşıydık Kardeşlık ahdini bozalım da filanın arkadaşıydı bak ne hale geldi demesinler Benim yüzümden senin yüzünde karar olmasın gel arkadaşlığı bozalım da arkadaş dedi sana arız olan heva illeti sebebiyle bir hata sebebiyle kardeşlik akdini bozamam çünkü kardeş olanlar arşı Arş-ı Azam'ın gölgesinde gölgelenecek dedi sonra Cenabı Hak İller beyninde bir akit yaptı o dedi ki Canın isterse bozma ben bozdum dedi ben kahveye gireceğim rakı içeceğim fenalık yapacağım senden ayrılıyorum ben dedi.
O da aklı yaptı Allah'a ile kendi arasında Ya rabbi ihvanım bu beladan kurtuluncaya kadar bir şey yemeyeyim suda içmeyeyim dedi kırk gün de insan ölür otuz dokuz gün yemedi içmedi ölüm derecesine geldi ağzına pamukla su veriyorlardı. Allah'u Teala hazretleri o bir kardeşine nedamet verdi ağlayaraktan geldi beni kardeşlikten ayırdın mı? Yok dedi ne oldum böyle gülüm haline gelmişsin otuz dokuz gündür yemey içmeyyum, uyumayyum, Allah'a yalvarıyorum, Allah şu kardeşimi heva illetinden kurtar diye Mevla'ya niyazda bulunuyorum. Ben dedi düzeldim Allah rızası için öyleyse bana gıcık bulamaz çarpın yahut azıcık süt getirin usul usul ağzıma dökün de ayıkayım usul usul ağzına döktüler kalktı oturdu Çok şükür kurtuldun mu? Dedi. Kardeşlık böyle olur. Efendim, bizim kızı oğluna almadı onun için küsüm diyor gelmiş bana. Kızımı benim oğluma vermedi onun için küsüm diyor.
Öyle sebeplerle kardeş kardeşten ayrılır mı? İnsan Allah'tan korkmaz mı? Allah bizi birbirimizden ayırmasın. Giymedi suda içmedi kırk gün tamam oldu her gün Cenabı Hak'tan kardeşinin bu heva illetinden belalardan kurtulması için dua ederdi. Ham ve kederinden ve zaafiyetinden illeti zail oldu. Ondan sonra yemeye ve içmeye başladı vücudu yeniden yerine geldi kardeşlerim böyle kardeş olalım nasıl kardeş böyle kardeş olmazsa nakledildi ki selefte geçen günlerde iki ihvandan biri istikametten rücu yetti o birine diriler ki bu kardeşinden üzülmez misin ki üzülmesin de bırakmıyorsun? Cevaban dedi ki ihvanlık böyle günde belli olur kardeşim ihvanın elini tutmalıyım böyle gülde ben hitap zamanında lütuf yapmalıyım. Ona dua etmek gerekir ki eski haline rücu ile bunun zellesi din hakkındadır. Ezasına katlanıp onu affetmek lazımdır. İşte böyle yapmak uhuvvet hakkında layık ve vaciptir.
Onun için kardeşlerim inan ki yatsıdan çok sonra konuşuyoruz boğazım da soğuktan durmuş habire övülmek boğazımı ayıklamak arada su içmek lazım oluyor kusura kalmayın dinlerken Allah rızası için dinleyin kardeşlik böyle olur devam ediyorum daha. Arifi şahani hukuku İslam kitabında diyor ki İhvanın zellesi için yetmiş kadar mazurat ve ihtimal bulmalı İhvan'ın bir kusur için yetmiş kadar sebep aramalı. Demeli ki şu yüzden böyle oldu bu arkadaş şundan oldu böyle sebepler aramalı İhvanın zellesi için yetmiş kadar macizat ve ihtimal bulmalı eğer kalbi o macauratı kabul etmezse kendi nefsine ey nefis muannit sensin demeli senin şöyle şöyle kusurların yok muydu? İşte onları kimse görmediği için yüzüne vurmuyor. Bunun zellesini affet yetmişlere mazurat ara onu affet. Musannıf üstadımız.
Musa'dı rahmetullah buyurdu ki Allah varıyık rahmet etsin nurlarda çalkansın kabri ravzatın bizu yazıl cennet olsun ruhani himmetleri üzerimizden eksik olmasın ahirette şefaatından Rabbimiz mahrum buyurmasın. Şimdi öyle biz zamanda bulunuyoruz ki diyor üstadımız eğer bizden bir fail yetmiş vech sahih muhtemel ve bir vecih de vechi fasit muhtemel olsa bizden bir zelle sadır oldu yetmiş birlü iyiliği var bir tanecik de kötü olmak ihtimali var. Bilmem başımızdan bir hadise geçti Mustafa'nın ailesini zorla boşalttıklarında adamın biri diyor ki kız sahibine Paravi de diyor Hacı Hasan Efendi'nin sevdiği memleketlere Konya'ya Kayseri'ye Adana'ya Ankara'ya gideyim onun senin kızınla beraber olduğunu diyeyim. Kız sahibi diyor ki Elimi bir böğürüme koyup da can vereceğim. Allah'ın huzurunda ne diyeyim ben diyor. Can isterse harçlık vermezsen ben giderim geliyor her yerlere böyle haber veriyor.
Hepsi de gülüşüyorlar yalansın diyorlar. Rezil geliyor sonra motorun altında kafası kaldı öyle geberdi Hele Hasun bin Goruyla. Öyle ne kadar ihtimal var da bir tecik, vechir, fasidi muhtemel olsa yetmiş sahihi veçhi atarlar da baid olan uzak olan bir veçhi alırlar yani yetmiş türlü bu adamın bu hususta kusuru yok bir teccik ihtimali vari eline alır da vaid vechi alırlar da nefislerini def etmeyi ihvanını takdir etmeyi fırsat ve ganimet bilirler. Bu ise terbiyesi şeytandır. Şeytanın pisliğindendir buysa. Sultan-ı Enbiya Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz buyurdular ki Bir abid, bir ahibillahha muvaffak olursa, Allah için bir ihbahana muvaffak olur da bir insanla kardeşlik kurabilirsen Cenabı Hak o kimseyi cennette bir derece daha halk eder. Yani yetmiş derece cennette var yetmiş dereceye bu kimse de itikaiden ve ulaşır.
Onun için kardeşlerimizi çoğaltalım birbirimizle muhabbetleşelim kardeş olalım Allah bizi kardeşlarımızdan kayırmasın şeytana uydurmasın ayağımızı kaydırmasın. Mı? İbni Mübarek buyurdular ki Mümin olan özür talep eder. Özrünü söyler özür dilerim der münafık olan da kusur arar. Allah'ımız da Kuran-ı Kerim'inde Birbirinizin kusurunu araştırmayın kullarım. Üstünü örtün. Hz. İsa buyurdular ki kavmine dedi ki Bir adam uyurken'a eteğini rüzgar atsa atlayasın, görülse üstü ne yaparsınız? Hemen bar verir üstünü ürperip topuğuna kadar. Siz öyle itme yiyorsunuz, tahırt lahana kadar açıyorsunuz. Biz böyle yapmak ya İsa. Ne diyor bir kardeşiniz anılınca şöyle kusuru var deyince ben de şunu gördüm, ben de şunu gördüm, ben de şunu gördüm diye niye diyorsunuz? Neyin niçin söylüyorsunuz? Yavuz?
Gelen köyünde üstadımızdan çıkınca Ömer Bey'in yazı hanesinde niyaz-ı bereliler birisi Üstad'ın develliullah Abdullah Efendi'nin hakkında birkaç söz söyleyince bir nadide rica ediyorum. O babamın kardeşi idi benim de hoca mıydı? Hz. İsa YÜRteceğimiz yerde açıyorsunuz deyince her taraftan dediler ki Niyazi Bey tövbeiyet bakasın efendim neler söyledim de bir de bu oyunu söylediğimin adam tövbe etti teşekkür ederim dedi ben bir daha böyle hataya düşmeyeyim dedi. Kardeşim kardeşlerimizin kusurlarını yürütelim inşallah. Daha vardı bizim enflasyonlarda Fazıl İyaz buyurdular ki asıl fütüvvet ihvanın zellesini affetmektedir. Sallallahu Teala Efendimiz bir hadisinde buyurdular ki buyurdular ki Kötü komşudan Allah'a istihaze edin Allah'a sığının. Şeytanın şerrinden Allah'a sığının. Nefsin Allah'a sığının. Kafirlerin şerrinden Allah'a sığının.
Kötü arkadaşların, kötü komşuların şerrinden Allah'a sığının. İsabete ayından Allah'a sığının. Çok kitaptan hatırıma neler geliyor ama baktım yok boğazım koruyor Bismillahirrahmanirrahim bir su içeyim. Fahri Kainat Muhannak Mustafa Efendimiz bir hadisinde buyurdu ki Hadis-i Şerif Kötü komşu dan Allah'a sığının ki hayır görürse setr eder. Hayır görürse gizler kimseye duymasın da bu adama iyi demesinler diye onu gizler şer görürse ifşa eder bütün insana duyurmaya çalışır bundan Allah'a sığının böyle komşular. Allah şerrinden muhafaza etsin. Böyle akrabalar da var. Yani iyilik görür görür hiç kimselere söylemez kötülük gördün mü aleme ifşa eder. Akrabanın akrabaya kimse bilmez net ettiğin. Yalnız akrabanın akrabaya kimse bilmez ne ettiğin? Akrabanı, akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğin. Akrep sokarsa doğru söyleyin dinleyenler akrep soktum mu yedi tane gurbet innesinin yerine geçiyormuş.
Lakin inneli botu var. Bunuverdin de diyordun sardım mı derhal kesiliyor acısı. Veiznillahi Teala hiçbir şey bulamasan da o soktuğuyla dursa dursa yirmi dört saat sonra geçip geliyor bir daha ağrı duyulmuyor ama akrabası sokarsa, komşu sokarsa, ummadığın insan yani hiç ummadığın adam seni sokacak olursa bir sene Efendimiz şöyle buyuruyorlar Hatırıma gelmeni de şöyle düşünüyorum. Her kime iyilik edersen sakın ondan geldin mi? Buyuruyor ya Sılman kata ak seni sılai katiden evine gelmeyen akraba komşuya sen var da barış. Ben böyle yapardım diyor Peygamberimiz Sana zulmedelim sen hak git ve altından haremek Seni mahkum edene sen ver ben öyle yapardım diyor Peygamberimiz Kötülük edenlere iyilik et. Neden ya iyilik ettiğin yerden kötülük gelir?
Dur bakalım bir o adama kötülük ettireyim de Suframda büyüdüm, benim kesemle beslendin, yokluğunda yetiştim diye başına kalkacak mı yoksa yaptığını rızayı had için mi yapmış, ihlasla mı yapmış? Eğer böyle başına kalkacak olursa kırk sene yaptığı iyiliği başına kalktın mı kırk senelik ameli mahvolur gider yani yaptığı iyilik demek ki onun için yapmışsın sen Allah için yapmamışsın yavrum iyice dinle ve ibret Allah aşkına Musannif keşfi tam risalesinde tafsil et vardır bu hususta daha tafsil et görüşüyor. Musannif üstazı alzam Efendimiz Allah şefaatine nail etsin.