Değerli dinleyicilerimiz, Musahabe serimizin birinci cildine küffar ile dost olmamak başlıklı konuyla devam ediyoruz. İbrahim'de ve onun mahiyetinde bulunanlarda sizin için hakikaten güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine biz sizden ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz nesnelerden katiyen uzağız, sizi inkar ettik, siz Allah'a bir olarak iman edinceye kadar bizimle aranızda ebedi düşmanlık ve buğz belirmiştir demişlerdi. Şu kimselerden yüz çevir. O kimseler zikrimizden yüz çevirdi ve o kimse ancak dünya hayatını murat eder. İşte şu dünyaya şiddetle meyil ve rağbet etmeleri onların ilimden ulaştıkları mertebedir. Bu ayet-i celilede Resulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin kafirlerden yüz çevirmesiyle emir ümmetine dahi emirdir.
Binaenaleyh kemali gaflet ve nisyan ile himmetini dünyevi ve nefsani arzularına hasr ile Zikrullah'tan itiraz eden yüz çeviren fasıklardan ve Kuran'ın ahkamından yüz çeviren fasıklardan ve Kuran'ın ahkamından yüz çeviren kafir ve münkirlerden sulahaayı ümmetin yüz çevirmelerini de emirdir. Ya Ekramerrusül, sen Cenabı Allah'a ve yevm-i ahirete iman eden müminleri Allah'a ve resulullah'a muhalefet eden kimselere muhabbet eder bir kavim olarak bulmazsın. Velev ki o muhalefet edenler müminlerin babaları veya evlatları ve kardeşleri veyahut kavm-u kabileleri olsa da yine muhabbet etmezler. İşte şu Allah'ın düşmanlarına muhabbet etmeyen müminlerin kalplerine iman yazıldı. Allahutaala ehli imanı kendi indinden nuri kalple, Nuri basiretle takviye buyurdu. Allahutaala o müminleri altından nehirler cereyan eden cennetlere dahil eder.
Onlar ebedi cennette kalıcı oldukları halde onlardan razı ve onlar da Allah-u Teala'dan razı olurlar. İşte şu kafirlere muhabbeti terk eden müminler Allah'ın sevgili kulları ve cemaatidir. Agah olun, uyanık bulunun ki ey müminler Allah'ın dostları ve cemaati ancak felah buluculardır ve felah bulmak ancak müminlere mahsustur. Ey müminler eğer babalarınız ve kardeşleriniz küfrü iman üzerine tercih ve ihtiyar ederlerse onları dost edinmeyin. Eğer sizden bir kimse onları dost edinirse işte o dost eden kimseler zalimlerdir. Zira kafirlere yakınlıkla nefislerine zulmetmişlerdir. Çünkü yakin olan kimselere onların küfür ve dalaleti sirayet eder ve bilhassa akrabanın akrabaya tesiri daha ziyade olur. Fahrut-ün Razi ve Hazin'in beyanları vechile bu ayet-i celileden maksat müminleri kafirlerden ve münafıklardan hiçbir fert ile dostluk etmekten nehiydir.
Yani hiçbir mümin hiçbir kafiri ciddiyetle dost ittihaz etmesin. Velev ki o kafir müminin anası, babası ve biraderleri gibi yakın akrabasından olsa bile demektir. Keza Tevbe suresinin diğer ayet-i celilesinde Ya Ekramavrusül, akrabasının firkatine dayanamayarak hicretten çekinen kimselere sen de ki, ey müminler eğer sizin babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz vesair akrabanız, kavm-u kabileniz, kazanmış olduğunuz mallarınız, kesada uğramasından korktuğunuz ticaretiniz ve oturmaktan hoşnut olduğunuz evleriniz eğer size Cenabı Allah'tan ve Resulünden ve Allah yolunda düşmanlarınızla mücadeleden daha muhabbetle daha sevgili geliyorsa hakkınızda emri ilahi gelinceye kadar gözetin ki emri ilahi geldiğinde ne olacağını bilirsiniz. Şunu iyi bilin ki Cenabı Allah fasıklara hidayet etmez.
Yani sizin için pek sevgili olarak ayeti celilede sayılan şeyler Allahutaala ve Resulünden daha ziyade sevgiliyse sizin üzerinize azabı icap eden emri ilahi gelinceye kadar akıbeti emre intizar etmek üzerinize vaciptir. Bu ayeti celile din uğrunda görülecek meşakkate ve dünyaca terettüp edecek bilcümle mazarratlara tahammül etmek lazım olduğuna delalet eder ve insan için dini uğrunda her şeyi yani malını canını fedaya hazır olmazsa akıbet vahametten hali olamayacağına dahi bu ayet-i celile de işaret vardır. Çünkü Cenabı Hak bu ayette eğer şu dünya işleri size dinden daha ziyade muhabbetliyse akıbet gelecek belayı gözetin, buyurmuştur. Bu ise umur-i dine riayet olunmadığı surette her türlü tehlike mevcut olduğunu beyan etmektir. Tefsir-i Taberi'nin beyanı vechile bu ayet-i celile babalarına ve kardeşlerine şefkatlerine binaen hicret etmeyenler hakkında nazil olmuştur.
Binaenaleyh bu Ayet-i Celileye imtisalen Memaliki Ecnebiyeden başka yabancı memleketlerden memleketimize hicret eden mümin kardeşlerimize iane ve muavenet eylemek, yardım etmek bizim için İslami bir görevdir. Siz zalimlere meyletmeyin ki vücudunuza ateş yapışmasın. Halbuki Allah'tan gayrı sizin dostunuz yoktur. Binaenaleyh zalimlere meylettikten sonra hiç kimse tarafından yardım olunmazsınız. Fahri Razi, Hazin ve Kazinin beyanlarına göre azıcık meyil ile kalpte muhabbet etmek manasınadır veyahut onların zulümlerine rıza göstermektir. Buna nazaran ayetin manası zalimlere kalbinizle muhabbet eder ve zalimane işlerine rıza gösterirseniz cehennem ateşi sizi yakar. Şu halde onlara muhabbet etmeyin ki ateş sizi yakmasın.
Eğer yakarsa sizi kurtaracak Allah'tan gayrı bir dostunuz olmadığı gibi bir kimseden de yardım görmezsiniz demektir veyahut onlara yağcılık edip de zalimce emirlerine itaat etmeyin demektir. Zulüm bütün dinlerde haramdır. Zira insanların nazarında makbul ve alemin intizamına hadim olan adaletin zıddı zulüm olduğu cihetle alemin harap olmasına, milletlerin çöküşüne de zulüm sebep olduğundan zulmetmek şöyle dursun Cenabı Hak Azze ve Celle Hazretleri zulmedenlere meyletmekten dahi nehy buyurmuşlardır. Konumuzu birkaç hadis-i şerifle nihayete erdiriyoruz. Ebu Davud'un Süneninde Sehl bin Muaz radiyallahu anh'ın rivayetine göre Resulullah şöyle buyurmuştur. Her kim bir mümini bir münafıktan himaye eder korursa kıyamet günü Cenabı Hak bu himaye eden müminin vücudunu cehennem ateşinden korumak için bir melek gönderir.
İbn-i Abbas radıyallahu anhüma'nın Kitabı Tevbeinde rivayetine nazaran Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şu hadis-i kudsiyi beyan buyurmuştur. Cenab-ı Hak Azze ve Celle Hazretleri izzetim ve celalim hakkı için eninde sonunda zalimden mazlumun intikamını alırım diye buyurduğunu rivayet etmiştir. Ramuz hadislerinden. Kim zalimlerle yürürse muhakkak cürüm işlemiş olur. Allahu Zülcelal Hazretleri buyurur ki, Ben nazimüşşan mücrimlerden intikam alıcıyım. Kim ki zalim olduğunu bile bile ona yardım için zalim olan birisiyle yürürse muhakkak İslam'dan çıkmış olur. Değerli dinleyiciler Musahabe serimizin birinci cildinin küffar ile dost olmamak başlıklı konusunu burada bitiriyoruz. Bir sonraki programımızda Hüsn-i Huluk başlıklı konuyla devam edeceğiz inşallah.