İşte koruyacak duyguya muhtaçsın. Şimdi yalnız kaldık gibisin. Yalnız kaldığınızda şeytanlayın. Yıldız var, dünya var, kötü niyetli insanlar var. Bunlara karşı diyor Seni koruyacak bir duyguya muhtaçsın. Ayak kaymasını önleyecek tepkinin olmalı. Nasıl ki arabalar için takozdu, zıjeti vesaire olduğu gibi. Hakkın her an seni kontrol ettiğimi içinden sezmelisin gönlünde. Ben bunu da yalnızım ama Allah'ımınız beni görüyor, gidiyor diyeceksin diyor. Bu düşünceler varlığını saymalı. Bütün varlığını Rabbimizin gördüğünü bilmeli. Anlattıklarımıza şiddetle ihtiyacım vardır. Benliğini bu öğütlerle donattıktan sonra nefisle cenge çıkmam lazım. Şimdi sen Allah'ımız beni görüyor dersen diyor, o zaman nefisle cihadın da başarılı olursun. Tüm fırsat bunu mahzun. Halk arasında büyük olarak tanınan kimselere ufak bir hata kabul eder. Böyle gerçekten bir biliyorum efendimizin hayatından mı giriyorum?
Çok ünlü ama burayı ne artırdım ama sıkıntı açmayın bize. Buralar değil. Mesela efendimizin benden sonra mikrofonu dedi manevi alemde ona veriyorlar dedi mesela. Diyor kiraz bir şeyden diyor Allah korusun düşebilir. Sahipleri şehvetle perişan ile çok büyüklerdendir ama diyor şehvetinin esiri olabilir diyor. Bakursun. Ebdalleri yani ırkları maddi varlığın manevi varlığa katmak isteyenlere yersiz düşünce süründürür. Eğer diyor gönlüne Allah'ımıza layık olmayan bir düşünce olursa o diyor süründürür. Allah korusun, sen koru Ya Rabbi. Doğruların yıkılışı bir an işidir. Çünkü bunlar şahın kapısında beklerler, tek tek halkı hakka çağırmaya memur itilmişlerdir. Onlar mahlukata şöyle hitap ederler. Ey kalpler, ey ruhlar, ey insanlar ve dinler, hak yolunu istiyorsanız bana gelin, gelişiniz kalp adımı ile olsun.
Gelişiniz diyor, gönlünüzün Mevla'ya muhabbetiyle olsun, peygamberimize muhabbet olsun sayın Allahü tealanın, öyle ibadet ve taate aşk kılar, onunla yürüyün. Ey kalpler ruhlar, ey insanlar ve cinle, takva caddesinden aşın. Gelin, dünyayı bırakın, ahireti bir yana atın, Mevla'nızdan başkasını düşünmeyin. Bana bu duygularla dolarak gelindir büyüklerimiz. Yani dünyayı da bırakın. Ahirette işte şöyle nimetler olur, onu da hatırlayıp diyorlar. Ey kalpler, ey ruhlar, ey insanlar. İşte biz uyanlar öyle olur bize uyanlar. Gayretleri sayesinde yerle gök arasındaki boşluk dolar. Ey evlat, nefsi bir yana at. Şahsi arzularından geç. Yukarıda azıcık pasiflarını anlattığımız ev kişilerin ayakları altında tozu, toprak ol. Onlar ellerini birbirine vurduğu zaman gözden kaybolacak kadar küçük. Hak hem aziz, hem de yücedir. Ölüyü diriltir, dilediği an, dilleri de öldürür.
İbrahim aleyhisselam, peygamberlerin ana, babası küfürle gitmişti. Peygamber aleyhisselam İbrahim aleyhisselam, peygamberlerin, İbrahim aleyhisselam, ana, babası küfürle gitmiş demiş. O iki ölüden diri çıkardı yani anası da uygun değil babası da ama onun içinden İbrahim peygamberimiz çıktı. Onlardan koca bir İbrahim peygamberdi oldu. İman sahibi diridir. Küfür ehli ölü sayılır. Allah'ı temnih nuruyla bilendiğini müşrik ise ömürdür. Allahutaala geçmişteki peygamberlerine indirdiği bazı kitaplarda şöyle buyurdu. İki defa şeytan güldü. Çünkü bana karşı geldi. Bu yanlış iş onun sonsuz yıkılışına sebep oldu. Artık yaşadığımız zaman son demlerini geçirmektedir. Ortalığı yalan, nifak tohumları kaplıdır. İçi dışına uymayan kimselere yanaşmayın. Yani içi dışına uymayan, iki bir türlü dışı, bir türlü düşünürlere yanaşmayın. Yalancı ve insanları doğru yoldan saptıran kişilerden uzak durun.
Onların kılığı Deccal kılığıdır. Tiplere, şeytana benzer bu vasfı onların yalnız dış şefelerinde aramayın. İçlerini biraz sezecek olursanız onların fenalığını hemen anlarsınız. Kendi iç bünyende de bulabilirsiniz. Nefsin de şeytan kılığına girip seni azdırabilir. Onun da bahsi caizdir. Onları da ıslaha çalış, kötü arzuların da inmeye gayret edin. Nefsin fenalığını düşünmeden başkasını kötülersen sana yazıklar olsun, dedi. Varlığında her cins kötülük saklı, münafıklık, aldatıcılık, daha birçok fenalık onda varken başkasına sataşman ne gelir? O ayrıca Allah'a şirk de koşuyor. Bunu bildiğin halde neden göz yumuyorsun? Nefsine muhalif ol, onu alime. Onu kuvvetle bağla, çözmek. Onu hapset. Yalnız, hakkı kadar değil, fazla verme. Sonra azar baş gidemezsin. Her zaman onunla mücadele edip ve onu yemeye çabala. Şahsi arzularına bin niye böyle dese? Onlar sana yük olmasınlar.
İşte buna meydan verme. Tabii, hevayı nefsani zevkler kötü arzuları yık. Yeniden yap. Onun aklı yoktur. Küçücük çocuğa vermek. Gözleri de körülüp, gideceği yolu sen göster. Ondan bir şey de öğrenmen mümkün değildir. Kendi bildiklerinden ona belki öğretebilirsin, öğrenmek diye kitaplarımız için istemez ama isten iyiye yanaşabilelim. Şeytana nasıl yakın oluyorsun? O senin düşmanındır. Aranıza bir kan davası girmiştir. Babanı öldürdü. Anneni kandırdı. Adem baba ile Havva, anaya neler etti? Burada şeyi diyor, şeytan Habil'le Gayri'yle olmuyor ya. Yani Habil'yle değil de, anneni kandırdı, diziyle Havva annemiz, şeytanın yalan yemini üzerine o yasaklanan meyveden giden. Bilirsin ama yine ondan ayrı olmuyorsun. Kork. Sana onlara yaptığını sana da yapar. Elindeki silah takva ve tevhid olsun. Aman diyor. O bu şeytana nefse karşı silahınız sizin takva olsun ve tevhid olsun.
La ilahe illallah Muhammedur olsunlar. Yalnız halinde şüpheli hiç tutma. Allah'tan yardım tutma. Allah'tan yardım dile, doğru olmak ve yardım dilemek senin askerlerinsin. İşte silah, işte asker. Komanda ile bilirsin ne ala. Yok sayılan Ersin, Bunlar sana yeter, gayretin. Şeytanı da mescide, kötü duyguları da yenebilirsin. Bu tevhidle ve takva ile. Halktan yardım diledikçe o seninledir. Bu olduktan sonra nasıl başarı elde edilemez ki? Ey evlat, bir eline dünyayı öbür kendine de afaleti al. İkisini yan yana getir. Bir yere yerleştir, aralarından çık, Mevlana güne. Tek olarak kapkara güne. Kalbin çıplak olsun. Ondan ne dünya ne de ahiret bulunsun bulunsun, yani çıplak dili, ne dünya arzusun ne de ahiretteki nimetler bulunsun. Hiçbiri olmamalı. Mevla'ya yöneldiğinde masiva halktan gayri işlerden soyun. Yaratan ile yaratılmışları karıştırma. Halkı bırakıp halk ile boğulma.
Bütün sebeplerden kesilin. Yaratıcılık iddia edenleri yere vur. Bunları yap, sonra dünya ile ahireti bıraktığın yere git. Dünyayı nefsine verin. Ahireti kalbine koy, Mevla'yı da sırrında sakla ey evlat. Nefisle olma, kötü arzuyla, heva ile olma, dünya ile olma, ahireti de bırak, hakkın gayrı bildiğin her şeyden silkin. Bunları yapabildiğin an tükenmez, hazineye girersin. Sonsuz hazine birlikleri budur. Hidayet bu olur, oraya girersen görmek senin için imkansız sayılır. Yani bedenim ölür de ruhun diri kalır. Günahtan görün, boşa adımla efendine git. Tövbe gideceğin zaman dışını ve içini temizle. Tövbe ilk defa kalple olur. Yani kalpten o günahın ayrılıyorsunun atıp nedamet içinde olmaz. Tam ve pürüzsüz dönüşle Mevlana Sarıl, günah libasından, günah elbisesinden için mecazi imanda değil, hakiki imanda Allah'tan insan, bunlar kalp işidir olması için temiz kalbin olması şarttır.
Peygamberin göstermiş olduğu yeni yola girmek gerekir. Kalıbın kendine has işi vardır, şüphedenin. Kalpte has olan bazı işler bulunur. Sebep elbisesinden soyunmak, uvbere dayanmamak, kalbin yapması gereken şeydir. Kalp, tevekkül denizinde yüzer. Allah, ilgisini varlığına sindirir. Onun sonsuz ilim denizine dalar. Sebebi bırakır, sebebin aslı Saimini arar. Bu durumda, vasat halde bulununcaya kadar zahmet çeker. Sonra, içine döner ve şerife de bizi yaratan doğru yolu gösterir. İnşallah da olmaz. Sonra yoluna devam ile yerleri aşar, sahilleri bulaşır. Yolunu aydınlık kaplar. Allah'a hakiki manasıyla inanır, yolunu kesen engeller yok olur. Hakkı arayanın kalbi mesafeleri açar. Her adımda ölüşü ötelere geçer. Yürüdüğü yolda korkulu bir şey gelse, iman kalkanı onu saklar. Ona şecaat duygusu verir. Korku, buharı kalmaz. Ateş kolları yok olur.
Emniyet nuru gelir, yakınlık sevgisini benliğinde bulur. Ey evlat, başına bir iş gelecek olursa sabır eliyle karşıla. Şifa buluncaya kadar durma. Bağırma, çağırma. Şifa gelirse şükür eliyle al. O hale geldiğin zaman en güzel şeyi bulmuş olursun diğer cehennem korkusu iman sahiplerinin ciğerlerine parçalar, renklerini değiştirir, kalplerin mahzun olur. Bu duygu sonunda Allah'a rahmet suyu üzerlerine saçılır. Lütuf boşluğuna kavuşurlar. Ahiret kapısı onlar için açık olur. Sevdikleri makamını görür ve sonunda oraya yerleşirler. Bir zaman rahat edip huzur bulduktan sonra bu defa Celal perdesi açılır. Bir korkudan daha büyük bir bir perma hasıl olur. Kalpleri hakka doğru uçmaya başlar. Bu delilden biterse, cemal kapısına yol açılır. Artık bulacaklarını bundan sonra bulurlar. Sakin ve yemin olurlar. Fakat bu emniyet ilk defadan çok üstün ve hoş olur. Dereceler bir bir arka.
Perdeler arka arkaya açılmaya başlar. Duyguları yeni yeni şeyler sezmeye koyulur. Çünkü halkın tam yakını olmuş olurlar Ey evlat, gayretin yemek, içmek, evlenmek olmaz. Bunların tümünü önünden çıkar, gayet bunlar olmasın. Çünkü hepsi nefsin arzularıdır. Tabiatın gereği sayılır. İlahi kuvvet bunlarla seni bulamaz. Bunlara kapılırsan kalbin hakiki isteği nerede kalır? Onlar hakkı ararlar, Sana da iç alemini sana da iç alemi isteği gerek. Bütün gayretin en çok lazım olanı olmalı. O en lüzumlu olan ise Allah'tır gelin dilari. Onu ara. Allah gelin ciler ve onun katında olan sana iter. Her şeyin bir karşılığı olur. Burada çok güzel bir ifade var onda. Her şeyin bir karşılığı olur. Dünya dünya, ahiret. Yaratılmışlara ise yaratan bedeldir. Belki anlaşılmayabilir ama üstünde duracağız. Dünyayı kalbinden atarsan yerini ahirete alır. Halka halk bir yana bırakılırsa onun yerine hak alır.
Şu günün ömrün için son gül olduğunu bil. Mesela sabaha girdik. O sabahın ömrün için son gül olduğunu bil. İşlerini ona göre ayarla. Bu duygu sana yeter. Yani daha yaşarım benim babam yetmişe de vardı, seksende de vardı demedi. Zaten efendimizin hadisi şerifinde var. Sayın Allahü teala. Sabaha girdiğin zaman akşamı bekledin. Akşamla uğraştığın zaman sabahı bekleme ne olacağı verir sizi demek istiyorum. İman sahiplerine dünya pişman ocağıdır. Ahiret onları hazır bekler. Hakkın gayreti onların kapalı perdesini açar. Onlarda istediğini yapabilme sıfatı tecelli eder. Yalancı Allah'ı sevdiğini belirtiyorsun. Nimet halinde Allah de, sonra da kaç. Kaydır bu yakışır mı? Bela geldi mi? Sanki ilahi duyguların sünüyor ve sen çırpınıyorsun. Allah'ı yalnız iyilik içinde mi alacaksın? Bela karşısında dağ gibi olmalısın. Allah sevgisi o zaman ben de olur gelir Dilara. Bu duygudan mahrumsan hiç.
Bu yol içi bozuklukları hemen açığa çıkarıyor. En ufak bir değişik hal iç alemi perişan etmeye yeter. Bir adam efendimize geldi. Seni seviyorum ya Resulallah dedi. Peygamberimiz şöyle buyurdu sana. O halde fakirlik haline razı olun. Bir kişi yine geldi. Ben Allah'ı seviyorum dedi. Efendimiz buna da şunları söyledi sanıyorlar. O halde ben bela günlerini giy. Allah ve peygamber sevgisini fakirlik hali ve bela takip ederek. Bundandır ki birçok iyiler şöyle derler. Bela velilere Allah dostlarına gelir. Ta ki bir iddia peşine koşmuyorlar. Böyle olmasaydı herkes velilik iddiasında olunurdu. Allah, bela anında dimdik durmayı iyilere verdi. Fakirlik ve ihtiyaç hali ise bu sevginin gereğidir. Ya Rabbi bizi ateşten koru, dünyada iyilik, ahirette yine iyilik ve