Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Sevgili dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bu bölümünde sizlere Mahmud Sami Ramazanoğlu, Kadı suresi, Bakara Suresi tefsirinden inşallah yine bir bölüm aktarmaya gayret edeceğim inşallah. Bugün ayet-i kerimesiyle devam edeceğiz. Ve onlar kendilerini merzuk kıldığımız rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler. Buyuruyor Yüce Rabbimiz. RIZIK Lugatta Ata yani vermek demektir. Örfte canlıların faydalandıkları yedikleri şey. Şeriatta ise helal ve haram olarak yenilen, giyilen, istifade edilen şeylerin Kafesidir, tamamıdır.
Ahniya mallarından infak ederler ve ihtiyaç sahiplerinden kıskanmazlar. Abidler nefislerinden infak ederler, hizmet ve vazifelerinde betaat göstermezler, tembellik göstermezler. Arifler kalplerindeki şeylerden infak ederler. Murakabe-i hakikiye ile merzup kılındıkları hikmetleri, müstait olanlara infak ederler. Aşıklar canlarını infak ederler. Maşuk yolunda canlarını bir kazada düşünmezler. Bazıları demişlerdir ki ahniyanın infakı yani zenginlerin infakı cepten nakdi çıkarmak, fukaranın infakı kalpten ahyarı çıkarmaktır. Yani Allah'ın dışındaki tüm varlıkları çıkarmaktır. Bu ayet-i celilede iman, namaz ve infak birbirine bağlı ve arkası arkasına zikrolulmuştur. İman kalp ile namaz ruh ve cesetle infak da can ve mal ile yapılır. Bütün ibadetler bunlarla alakalıdır. İmanda necat, namazda münacat, infakta derecat vardır. Yine imanda beşaret, namazda kefaret, infakta taharet vardır.
Yine imanda izzet, namazda kurbiyet, infakta ziyade vardır. İmanda kurtuluş, namazda yakarış, infakta dereceler vardır. İmanda müjde, namazda af, infakta temizlik vardır. İmanda Bu surenin ikinci ve üçüncü ayetinde dört şey zikrolunmuş ki bunlar kemal dereceleriyle Hulefa-i Raşidin'da zuhur etmiş vasıflardır. Bunlar takva, gayba iman, namazı dosdoğru kılmak ve infak. Sofi'ye göre infakta birinci mertebe seha'dır, cömertliktir. Sonra Cud, sonra İsa gelir. Malının bir kısmını verip bir kısmını bırakana Sahih, malının çoğunu infak edip kendisine az bir şey bırakana Cevvad. Zaruretin bütün sıkıntılarına rağmen gönlüne bir darlık gelmeden, malının tamamını infak eden ve Allah'ın kullarını kendisine tercih edene Sahibi İsar denilir. Hulasa, infakın fezail ve derecatı çoktur fazilet ve dereceleri çoktur.
Ebu Abdullah el-Harisürrazi demiştir ki: Allahu Teala peygamberlerden birine vahyetti ki: ben filan kulun ömrünün yarısını fakr ile, yarısını zenginlikle geçirmesine hükmettim. Hangisini evvel isterse onu vereceğim. Kendisine sor, arzusunu beyan etsin buyurdu. O peygamber bu adamı çağırdı ve gelen vahyi haber verdi. Adam, ailemle istişare ettikten sonra bir cevap veririm, dedi ve istişaresi üzerine hanımı zenginliğin evvel olmasını tercih et, dedi. Adam, Zenginlikten sonra fakirlik çok zordur. Fakirlikten sonra zenginlikse pek tatlıdır, dedi. Kadın, Bu hususta benim dediğime bak, dedi. Adam, o peygambere gidip, Zenginliğin evvel olmasını tercih ediyorum, dedi. Allah ona bütün zenginlik kapılarını açtı. Hanımı dedi ki: Eğer bu nimetin ömrünün sonuna kadar devamını istiyorsan Allah'ın kullarına karşı cömert ol. Kendine bir elbise aldığın zaman, bir fakire de elbise al.