İman ve İhsan Yolunda Kardeşlik ve Dayanışma kaydında Nasıl karakteri, büyümesi diyorlar, onda hep birden bir laf. Yani evin içi bütün Ziya ile dolduracak bir kelime konuştu. Müminin birisi dedi Sevabı Bir TECEK! Doksan Gelmiş, en ağır! Git, annen, baban, akraba, taalluk etme! Yok, abiciğim, hepsini, Arabistan geldim, imkanı bulamadık! Bulamadım Ya Rabbi! Vermiyorlar! Ne Annem veriyor!…
İman ve İhsan Yolunda Kardeşlik ve Dayanışma ne anlatıyor?
İman ve İhsan Yolunda Kardeşlik ve Dayanışma kaydında Nasıl karakteri, büyümesi diyorlar, onda hep birden bir laf. Yani evin içi bütün Ziya ile dolduracak bir kelime konuştu. Müminin birisi dedi Sevabı Bir TECEK! Doksan Gelmiş, en ağır! Git, annen, baban, akraba, taalluk etme! Yok, abiciğim, hepsini, Arabistan geldim, imkanı bulamadık! Bulamadım Ya Rabbi! Vermiyorlar! Ne Annem veriyor!…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 21 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Nasıl karakteri, büyümesi diyorlar, onda hep birden bir laf. Yani evin içi bütün Ziya ile dolduracak bir kelime konuştu. Müminin birisi dedi Sevabı Bir TECEK! Doksan Gelmiş, en ağır! Git, annen, baban, akraba, taalluk etme! Yok, abiciğim, hepsini, Arabistan geldim, imkanı bulamadık! Bulamadım Ya Rabbi! Vermiyorlar! Ne Annem veriyor! Kendimi halim tel olmaz! Babam! Ben askere girince, oyunun büküldü! Yavrum! Böyle bağrına basar mısın? Bir tek sevap yahu! Yavrum, kardeşten karın yakın yavrum! Benim daha haberim dağıtılmadı, benim halim ne olacağını ben bilemiyorum. Hamburger, Enlili, Galim, Akrabam, Bir Milidi Kestim Geldim Ya rabbi, Sen de Buyurursan dedim. Tepenmez buna ağlayarak. Allah için dost da mı yetmen bunu? Allah için hiç kardeşin yok mu?
Istediğim yetmiş üç fırkaya ayrılacak yetmiş ikisi elli nar bir teci yani Sahabe-i Kiram çok korktu lan babam bu hadisi okuduk sana bende çok Hasan korkma oğlum dedi. Bizim cemaat, o biri çok olacak. Bütünkiler, Aliyev'ler, Rafaz'lar, Cebeli'ne, Kadri'l mezhep'ler, beş. Mezhepler onlar çok onlar Ehli Sünnet Velcemaat mezhebinden olanlar kurtulacak. Sahabe yolu dedim bu yolu Muhammed aleyhi vessellem yolundan giren ve sahabesinin yolundan girenler kurtulacak diye yani mahvolacak. Biz çalışıyoruz, Allah taklidimizi takdim etsin. Resulullah yolundan gitmeye, İbrahim yolundan gitmeye çalışıyoruz bak sahabenin birinden bir örnek vereceğim burada Efendimiz yazmış bunu okuyun biz Medine'ye hicret edip geldiğimizde Resulullah benimle Salih bin Rabia arasında kardeşlik tesis etmişti diyor Abdurrahman ibn-i Avf, Allah şakardı.
Bunun üzerine Salih I Rabia Abdurrahman ibn-i Avf ve ben mal cihetiyle Ensar'ın en zenginiyim kardeşim. Sen bana kardeş oldun. Şimdi zengin kardeşler düşünelim de Kardeş demez, Feda olsun demez, bin de bir çıkar!
Tahir Hocamızın huzurunda bu kadar cemaat vardı, cihaz lafı vardı Ben orada bir kardeşimizin lisan mualltimi olup da on üç senedir maaşını kestiklerinden haber verdim öyle kızları pantolonla çıkarmış da, bunun yüzünden sen Burcusun da bacağını niye açmıyorsun bu kızların, kızlar da ifade mi veriyorlar, haya ediyoruz yahu diyor, haya ediyoruz biz, Efendimiz bize muallim demiş değil mi, bir şey ettik, ifadeyi bulamıyorlar, mideden Ankara'ya Ankara'dan Niğde'ye bulamıyorlar, Mahkemede bir şey bulamıyorlar, beka teminine ey yok diyorlar, o üç senedir böyle Örnekler vereceğim İçinden bir tek kardeşimiz iki yüz lira beraber vereceğim, sonra şunu o kardeşe verdiği hepsi zengin yani apartmanını göğe çıkarmış kardeşlerimizin öyle olmaz kurban olalım birbirimize yalnız kurban olsun ki sahabe yolundan gitmiş olalım şeriatça senin malın senin olsun benim malım benim tarikatça benim malım senin olsun senin malım benim tarikatça ne senin ne Ben Allah'ım bir kefin giyen giyen başka bir şey yoksa Onun üzerine Saad İbn-i Rabia Abdurrahmani Bin Affer Ben Mal ciheti ile Ansarın en zenginiyim Malımın Yarısını Sana Ayırıyorum Sınır Dikiyim Ben Gideceğim hurmalıktan Sen Muhacir Geldin Bir de Şöyle İlk Geri Gidelim Şu Yandı Sen Olacak bu yanı.
Sonra bak. Paramın yarısıdır sen. Sonra bak develerimin yarısıdır sen. Sonra bak. İki kadınımdan hangisini dilersen senin hesabına talak vereceğim Senin hesabına boşayacağım Büyük kadınım İş güzel küçük güzel Küçük kadınım güzel Yalnız iş bilmez Bunu hangisini boşayım Boşadıktan sonra Şeriat müsaade ediyor buna Boşayacağım üç ay on gün duracak Hamile çıkmazsa hitdeki bitti mi sana nikah edeceğiz Sende Kalacak Bak böyle Hayır mısın Efendim bunu Okuda hem ağlıyorduk hem ağlıyorduk yani Kardeş ne kadar böyle İleriye girmiş Buna talak vereyim bir dakika geçince Hani Tezevvüs gidersin kardeşim dedi Abdurrahman İbni Avf radıyallahu anh Sa'd ibn-i Rabbil Radiyallahu Anh'a Allah ehlini ve malını sana mübarek etsin! Benim bunlara ihtiyacım yoktur! Var ama kabul etmem ben bu kadar helaya! Senin aileni boşayıp da ben buna vicdanım razı değilim dedim! Olmaz bu!
Allah kurban Allah Allah Allah Allah Allah Ankara ile diyor Sa'd ibn-Rabi Bana o pazara delalet ediniz Bana o pazarı göster yeter Pazara gideyim Sa'd ibn-Rabi'de Kan Yuka Kabilesinin çarşısı var dedi. Abdurrahman b. Avf Kan Yuka çarşısına gitti. Satmak üzere Peynir, yağ vesair. Yırtesi günü yine gitti. Çok geçmedi. Abdurrahman Radiyallahu Anh, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i ziyarete gitti. Üzerinde ehli zifafa mahsus, gerdek gecesine girmeye mahsus bir elbise var. Üzerinde böyle bir elbise de vardı. Zaferi, Safran henüz idi. Resulullah Evlendin mi diye sordu. Ya Abdurrahman Evlendin mi? Evet evlendim diye cevap verdi. Ya Resulullah ile evlendim.
Allah Allah muhacirim hiç de paran yoktu buraya geldim bak Allah lütfetmiş de evlendin diye keflendi Peygamberimiz bizim Ekrem'la kim evlenirse çok keflenirim yani Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kimi tecelli ettiğini sordu kime aldınız o da Asardan bir kadınla evlendim Ya Muhammed evlendim Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem keyfinden diyor ki ne kadar da mihir verdiniz Mihri Müaccel Mihri Muaccel Manibumuz ne kadar verdiniz buyurdu Abdullah'da bir şekilde beş dirheme evlendim diyor bir çekirdek beş dirhem ağırlığında altın verdim diye cevap verdi bunun üzerine Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Abdurrahman'a bir oyun kesmek surat ile olsun bir ilme yapmıyor da bir oyun kes de bir bir ilme yap bir cemaati yapayım mı dene Bu kadar ucuz, şuraya bir altmış, efendim şuraya inmiş!
Diyor ki Zamanımızdaki evlenmelerde ne gibi ağır şartların olduğunu ve edebi İslamiyeye ne kadar muhalif bir israf olduğunu teemmül edelim de ibret alalım. Sahabe böyle evleniyordu, böyle kız veriyor, böyle alıyordu. Şu zamanımıza bakalım da ne kadar israf, lüzumsuz lüzumsuz israf, kanaatınız olsun kamyonlar doluyor, oturak istiyor, bilmem ne istiyor, yerde yatmaya kimse tedavi etmiyor, köleler, nereler, niyeler bizim ta oraya geldi şimdi. Ondan sonra buralarda kim bilir Allah bilir daha, kaç yüz bin lira, senin ne haber bin liraysa. Muhacir'in ansarası'nda Akdedilen Muahat Hicret'in ikinci senesinde Akdedilmişti. Bu uzun gidiyor burayı şöyle kapat diyorum Muhammed Mustafa Efendimizin huzuruna geldi.
O kardeşinin malının yarısını almayıp ailesine tinezül etmediğinden, hıh ve bin ahça sırf sadaka vermiş Allah böyle mal vermiş Allah'a yemin ederim ki diyor Abdurrahman ibn Avf şöyle bir avuç un alsam elime altın olurdu, Muhammed Aleyhisselam'ın duası hürmetine ben böyle diyor bereketli bir şeye uğradım. Bu da sırf kardeşime yaptığım güzel muameleden oldu. Onlar bize tek tavuğunu kesti yedirtti.
Biz de onların şeyini tenezzül etmedik sahabe toplanmış Peygamberimizin eline geldiler oturdular Ansan Ya Muhammed Allah Teala Aleyhi Vessellem kan ne olursun muhacir kardeşlıklarımızla bizim aramızda şu mallarımızı taksim ettiler yarasınlarım olsun yarısı da bizim olsun bu ne kardeştir sizi ki yahu bu ne kadar Kardashian Allah'ımız razı olsun sizden dedim ben buna Gayri değilim gelin onlarla bahçanızı görsün gözersin dibini tepsin sulasın meyvesini yarı yarıya gelin yarı, yarın meyvesi sizin olsun, yarın meyvesi onların olsun bahçeniz yine sizde dursun dedi Ya Resulullah, üzülerek hayır diyor ki hani ne olur böyle yani bilişelim, böyle Sahabe-i Kiram böyleydi.
Biz, gardaşız, gardaşız, yani gardaşız bir yerde Allah rızası için diyorum size, belki zenginimiz ne olur haber gönderelim, her memleketin halifesi var, memuru var, gardaşım mıntıkanızla aç bir ilaç kardeşlerimiz var mı, Zekat verme, dediğimiz geldi en yakın akrabana vereceksin, en yakın akrabanı da yıkmam, yıkmam kardeşim, zeketin de olsun onu kaldırmaya çalışalım. Allah rızası için diyorum böyle etrafımı düşünelim. Şu an sohbet için şu kağıdı çıkarmıştır, siz gelmemenin beni. Şunlar da kitapta da iyi, Efendimiz'in mefti vardır. İftar de öyle dolu. Bu kitapta öyle ismi şu kağıttan sabit as kelime konuşayım inşallah Ellerimiz, ellerimizle, ayaklarımız, ayaklarımızla, Semih Asalarımız birbiriyle elde devam et, kalp dediği gün Gözlerimiz tavana dikilip, yavrularımızın koyun, diyor.
Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor, Dünyanızdan, ey Sahabe-i Kiram ve Ümmetim dünyanızdan, bana üç nesne sevdirildi, sevdim de demiyoruz ya, sevdirildi. Ben Allah'tan gayrıyı sevmezdim ama Allah sevdirdi. Dünyamızdan da demiyor, ey dünyaya talip olan, dünyayı benim zannedenler, dünya sizin değil emanettir içinde oturuyoruz ne denir ya Resulallah sizden sorulur kalacak beleşçilere kalacak dünya dediğimiz şu özel dul kız dostudur fakat vefasız! İşte şimdi kırk kadar düşersek birimiz gitti ne gelmiş, ne gelmiş Böyle olacağız kardeşim, hepimiz böyle olacağız! Allah İman-ı Kahnızdan hayırlı olsun! Yalnız, dünyanızdan bana üç nesne sevdirildi. Birincisi Gökçek Kokuyu, gayet güzel kokuyu severim diyor Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Herkesin cebinde gülyaları bulunsun! Efendimiz niye koku sürülüyorsa o bulunsun!
Çünkü, diğerse otururken seccadan temiz olacak! Rüyayı ile kokulanacaksın Vaiz ibi Bestami Efendimiz zikre oturdu mu ağzını gül suyuyla yıkarmış Allah'ım ben böyle bir ders ağızından zikretmeyeyim diye özler yumulu, kıbleye karşı oturmuş boynunu Mevla'ya bükmuş başka kimse bilhassa hale yani şaka katmadan evvel olursa, mükeyahhetcik namazı kılınır. Sünneti Müekkere diyor Efendimiz mutlaka gücü yeten yapsın diyor. Karnı, recik az yer, bir de gecen akacak olursa, bir de salih nars sohbetinde olursa, yatayler diye çalışmaya başlar. Bu üç şeyden Letaif duramaz, paklamaya başlar. Salihlar dediği ve Kur'un-u Massaadetin ayetini okunur. Salihinden doğar, bu cihanlar, onun sohbetinde oturmak, rabıtasını yapmak, yaparken, yaparken, cezveyi koydun da nasıl ocakta, yani hava kazında, mangalda duruyor? Durukan, Durukan diyor Efendimiz başlıyor diyor cip, cip, cip, cip atmaya başlar.
Ne cip daha durursan yine? Bülbül, bülbül kaynar. Niye biz kalıyor bizimle tariflerimiz çalışmıyor? Demek ki kenarına koyuyoruz mangalın, rabıta nasıl oluyor, Yoksa hop la dur, Bismillah. Onun için, yani Gökçek Koku, Serveri Kainat Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem mübarek cismi mis gibi kokuyoruz zaten. Bütün kokular ondan oldu zaten. Ceberi Sevir Dağı'na girip çıkalı dört yüz sene kusur oluyor, yeni girmiş çıkmış gibi kokuyor Peygamber. Anatımız olsun o Hayber'ın dolaşıp yoldan geliyorduk Kapı açıldığı zaman Otoposun içine bir koku diye bağırmaya başladılar. Ta Medine'ye gel ki otuz Kilometre vardı. Kendi böyle kokarken gine güzel koku taşıyıyordu Ümmetime sünnet olsun diye öyle olunca sigarana katiyen içmeyelim Tarikat-ı Ali Yere sigara çünkü Şeriatta Muvak tarik tarikatta Haram Hakikatta Günah Kebair Hakikatta Kebair Hayatın Marifette küfür Küfür bu münayekebair ne?
Essetten küfür değil de nasıl küfür münayekebair cennete uymazsa, yani bir kerahatle hal yaparsa tarikat adamı, o da dünya cennetine, lezzetine kavuşamaz. Yine eve gitmiş de bu kafası boşanmış çobandan ayrılmış, dışarıyı yayılmış gelmiş. Kim bilir kimin ekinini yedi kim bilir kimin Bostanını yedi Akşam gelince onun sütünü yemek tarikatlar Haram ötekinde bu bahırı'da bunda Haram Şüpheli, süpede Vag'ı olan Haramda Vag'ı olur Onun için Aman Neyi Dikkat Edelim buna! Telakkımıza mani Olur Dünyanızdan Bana Güç Dersde Birisi Gökçek Koku Gayet Güzel Kokuyu Severim İkincisi Ne Diyor Aişe-i Sıddık'ı Hakk'ın bana kendi sevdirdi Beni Sevmedim Ne diyorsam onu Ezberlerdi Muhaddis oldu Ravi oydu Yani, Buhari Şerif'i açın bakın ne kadar Husül, Abdest, Vesaip Muamelete Ait Hadis varsa bütün Aişe-i Sitriha Badem tarafından rivayet olabilir çok büyük Muhaddis! Allah Şefaatü en nail eylesin ya Rabbi!
Benim gözümün nuru namazda kılındı üçüncüsü, üç şeyi sevdim, yüzlerimin ziyası oldu namaz, namazı biz yapamıyoruz ki kardeşim namazda huzur alabiliyor mu? Ben alamıyorum! Aldın geçirdim diye aldım geriye geçirdim yani ameli manda oldum tüm günahkarınız oldu şimdi Şahin Nakşibendi Kuddise sirrullah Hazretleri Efendimiz'den huzurla namazı nasıl olalım abdestli huzurla Etmeyiniz muhakkak helalden olsun! Zirre kadar haram şüphesi karışmasın! Zirre kadar ama! Haram, tertip etmeyin! Yirkene de huzur yiyeyim! Ağzınıza lök mayalım mı? Allah! Allah! Allah! Allah! Allah! Allah! Allah! Allah! Hatırınızda olsun! Kalp Allah'ı zikrederek olsun! Kalp çarkı dönmeye başladı mı? Allah! Yediğin gibi başlar, büyü olmayan nur! Bizim kardeşlarımızdan ders de tabi soruyoruz, on dört yaşından beri İhvan'ın gerisini sorarız.
Zamanımızdan beri, babamın gününden beri Allah, merak edenler olsun, kardeşlarımızdan birisi geldi. Ekmek yerken, dediğim tarifi tuttu mudur? Lokma Ben giderken nur oluyor böyle nur görünüyor genç gibi nur Taşlaya Gitmekte hacet Olmuyor Nur olursa Taşlaya Gitmek olur mu Kelamı Dirgahı değil de Efendim üstadımızın Eren köyünde Ziya Köşkü Başak Köşkü'nde Hacı Esali Elbili'yi Butisesi Rahabul Hacı Efendimiz'in orda otuz üç tane misafirdir diyor. Günde öyle misafir bulunurdu.
Şahal Efendimiz'e misal, ama Allah açtı Allah kafada demiş başta mesele yok orada diyor misafir et diyor Kayserli kardeşimizin birisi Hacı Mehmet Aksakal bu sene fen oğlum Bir Hafta Durduk Durduk Kaçta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta Kalkta şu karnımızı Boşandıralım diye gittik diyor ŞAHAL Efendimiz oğlu ŞAHAL Efendimiz Hacı Eshadi Elbili Efendimiz bu kol aktabemiş O da Kavsili Ağzam Oğlu Kavsili Ağzam olarak yetişmiş. Bunların hepsinin, Menemen değil, üzdüler. Allah şefaatlerine nailsin, Kuran olduğu anda, onun diyor ifadeden hiç değişmem, sorarlar da Yerine Bekir Kim Olacak diye Hep Sana Bakarlardı Ben Ali Olacak demezdim Ölümümüzün Beraber Olduğunu Allah Bildiriyordu Mualdiyor Bizim Kerbela Devrimimiz var şimdi var. Kerbela Devrimimiz, ifhanen hiç yanlış bilme. Sen de, ben de, bugünlerde Hasan'ın Hüseyin gibi ahirete giriyoruz diyor.
Kerbela Devrimimiz çok da halifemiz olacak diyor. Allah Şefaatlarına nail et ya Rabbi! Geçen bir yere söyledim ya, Bilal Konya'yı hak etti mi? Babam da hapishanede, Kayseri'da kırk beş gün hapis. Onların ölümünü duyunca, Hazreti Ali Efendi zehirlenmiş. Şu Ali Efendi Hazretleri ilham olmuş. Son devrin, mazlumlarını okursanız ben bile okudum böyle birer birer Recep Taze O kısa Bey'in kitabında Nasıl Hakaret Olmuş Dinimize Ulema'mıza Bir okun da o At, bacağı ineği Şura dayanır mı Hiç dayanacak Vaziyetler Benim de Ölüm diyor O ölüleri duyunca Kulausamız Katibi ve İkinci Haliferi Yan yana Böyle Hamız Kaht derler, Uykulu Bıkmadık Yani Bağırın cayır cayır Yanıyor Kız lazım geldi, halifeler geldi. Niye ağlana kadar? Ben takdirleri öyleyirsin. Buna ağlamıyorum oğlum. Benim de kulağım, burnum vesaire.
Azalarım düzgün olsa bende idam olurdum Kurban Olmaya layık, Değerimi sitemtemeli yetmiyorlar diye ağlıyormuşum odamda otuz yaşında, otuz iki yaşında kılavuz havuz vardı Allah şefaatine nail eylesin. Menemen'e beş kişi gideceğimiz Kirezzade İtam Müdürü Hacabullah Efendi Yahya'lı üç şık, fazla havuz, kılavuz havuz, şık Mustafa gidecek.
Keyfinden diyor böyle menemende idam olacağım otuz yaşında ya Acaba o bahane ile şıkımı bir açıktan görür müyüm ona diyor biz Hacı Hasan Efendi görmüş gibi inandık intisap ettik ama ölürdük biz Şahal efendimizi görür müyüm ola diyor ki Hafız ne oldu sen onun hastalandın mı bir cinnet mi geldi sana altı yüz hapishane varmışmış bu üç mü uçup ölürlenmiş hapishaneye irşad etmişler babamgil oraya melemen'e gidecek para yok deyince toplamışlar vermişler Rahmetlilik Fevzi Paşa Çakmak Paşa Hasyurtları şu an Efendimize intisatlıymışmış okursanız o son devrin mazlumlarını Fevzi domuz diyor derken haberi olmuş dur hıngılaveriyorum diye öyle durdu mesela babamın Dudu tan'a böyle bir karanlık hal geçirdik yani Allah Kimsenin başına vermesin İki tane aile, yedi tane çocuk arkadaşlar! Yedi tane çocuk! Murtlar gibi ağlıyoruz!
Müdür Yücecan'ım, yani bir ters olduğu gibi oldum ya bunlar layık, Kanuna aykırı yere birikiyorlar. ALLAH! ALLAH! ALLAH! Diyorlar! Kanuna aykırı bunlar layık! Bunlar Yusuf! Eb diyor bunlar! Bunlar Allah diyor! Diyor! Böyle devir Geliyorlar Dev Veliyi Bilen Arkadaşlarımız var Hükumet Binasını üç tane makinede kıvranıyor Yaşasın Cumhuriyet Kahrolsun Kara Kul hü! Diyor Babama böyle diyor O Receginin oğlu böyle deyince babam Allah seni kahretsin diyor. O günü Irak içerken çatlamış. Onun Irak'ının başında, gebelik yani Allah Geliyor Diyor ince suyun oraya geldik bilenler onu bilir ince suyun oraya gel yok diyor ikindi Namazımız geziyor yavrum gelin diyor. Şuhere iki jandarma var diyor Ellerimiz bağlı diyor. Oğlum rüya olmasın, dört sene Çanakkale'de böyle çakmak çaldık. Tek namaz geçirmedim diyor. Şimdi namazımız geçirttim ya oğlum. Git hepsini bir hapishanede kılarız diyor.
Allah bizi hapis etmeye, idam etmeye karar verdin, hak ettin, takdir ettinse razıyım. Namazımızın kaçınmeyerek mi takdir ettin ya rabbi demiş ya babam namaz fıs da mı gelsin deyince teker. Ah, dedi bir şey. Süper diyor ya. Diyor Hocam bir gün namazımızı falan Allah belanı vermesin diyor Namazımızı kıldık Namazımızı kıldık diyor Namazımızı kıldık orada vardık Hiçbirisi yetmemiş. Şık Mustafa sen misin? Şık fazlı sen misin? Şık Kılavuz sen misin? Evet evet. Hükümet bütün ayakta Kayseri'ye, Vali'dan ayakta yetiştiren bu canileri yahu! Gittik diyor arkadaş vardık diyor. Hip ise ayaktaymış Esved'den diyor. Sen misin şak Mustafa Sen misin şak boğazdın?
Evet evet öyle şekillerimiz yok bizim Hükümetin pençesinin altına girmeyecek miyim zannettin dişleri gıcır, gıcır, ebesinin diyor Yiyevereceklerini kanaatiniz olsun yiyecekler Şa'lem tutarlar, Ramazan'da tutarlar Önümüzden önce ekmek ak diyor İki hafızdı, boğazından geçmiyor diyor Hafız denen diyor Oğlum ben Ermeni bil kader Emine mine keder kaderine iman eden keder etmez, Fatma'nın ipliği pazarda belli olur! Biz takdirimize razı değil miyiz? Yarın Huzur-u ilahiyeye böyle dikilmeye çıkmayacak! Reis-i Cumhur'dan beraber ne Allah bizi böyle dikmeyecek mi? Dikecek! Sizi kulum nereyi bu kadar rezil ettiler demeyecek mi Allah? Diyecek Ya rabbi biz seni Allah Allah Allah diye zikrederdi de onun için yasaldı Ya rabbi Şu göğü seçiyorsun bak böyle Gölbaşı'nda pencereleri bahçeye diyor Bu düşünce ile Pencereyle Penceresi bahçeye bir tehlikeye maruz olmayalım diyor Neyin için?
Bara gidenler o Sinemaya gidenler, Fahriye gidenler, Kajuneye gidenler Her fena daha gidenler müstesna de biz yasak kardeşim! Biz zikir kabul Elhamdülillah! Şimdi Allah razı bizden inşallah! Bir de defniğime uğrarız diye eğittiniz ise Babam bunları teselli edince Fatma'nın indiği olur Allah'ın takdirine razı değer miyim sizinle? Ağızdan yemeye başladı, elimizde yirmi biraz diyor yatacağız diyor, imkanı yok!
Yatarsa ürper diyor, son orda hepsi EURRA geçiririm diyor Bir yorgan almış fazlaımız, üçümüz diyor kafamızı ona giydik Onun içinde Saletini araya okuyalım Bir Hadi binelim dört bin dört yüz kırk dört defa okunursa bütünmüşken kalp olmuş durumda bunu okuyalım dedim okumaya başladık diyor şafak atmadan bitirdik hatmi diyor uymayın ki yok şafak atmadan gözüm böyle bir gün ıslanınca Muhammed aleyhissalatu vesselam kıraat üzerinde geldi diyor Selametsiniz diyor Selametsiniz diyemeyeceğim, sırrımı saklayacağım olmadı diyor, havuzlar keflesin diye yavrum tebşid ederim Muhammed Aleyhisselam geldi diyor saklam vesselam Diyor ki yani uyumadın mı iyice diyor. Beynen nevmü belli yaksa, uyanığı ile uyku arası hemen yeri gitti, sana anlattık biz dediler. Biz de Resulullah'a gitti ifade verdik. Kırk beş günden sonra böyle koyarlar, sonra da bere dirildiler.
Onlar diyor, hazretleri diyeceğim, bu İslam dininin başından geçenleri, yani bizim başımızdan geçeni anlatsak bak hep ağla yok, dayanacak vaziyeti yok.
Evimizde hapislik kardeşim, Allah bir ziyaretçimiz geliyor da Mevla, kendilerinden razı olsun, Allahsız geçen hayatın cehennemde geçmiş gibi gelir de bir dost ziyaret ederse Allah kendine mükafat veriyor bende hizmet edeyim, gömlüyüm şöyle bir açılır Allah'ım ya bak kanaatimiz olsun yoldan geçmeye haya ettim Hasan kardeşim burada dedi diyor Tahir Hoca şu Yahyalıya uğramadan geçersem ben suyu edeb etmiş olurum oradan ayrıldı diyor bizim dehamet iyi ki göğsünden diyor böyle yaş geliyor sakarlı arasan dökülüyor memlekete teşrif etti bütün millet yiyecekdi, Tahir Hoca'yı yiyecekler, çıkla ben biliyorum halk partısının en uzunmuşundan birisi vaazına böyle ağzını açmış Tahir Hoca'yı böyle yiyecek keyfimden yayarlar evimize teşvik etti, bir lokmamızı yedi, hep evleneceksin iki saat sürmedi, iki saat alacağız bizim evde, kendini kadar uzladım geriye eve döndü mü, hemştanız kızımız, oğlumuz, gelinimiz hepsine vardım ki secdede gördüm böyle bizim evimize bir misafir Allah'a Ulema'dan Tahir Hoca'yı göndermiş dedi ben vardım kapandım, Şükran lillah secde etmek lazım Allah'ın bir dostu gelsin de bu ev sahibi secde etmesin Allah doğru değil diyor bu senin diyor evinde bir salayat değil Allah gönderiyor yahu ne akraba ne amca oğlu ne teyze oğlu ne hala oğlu ne kimse hiç akraba değil kendi evimiz gibi iniyoruz içine!
Allah'a indiğimiz evden de, gelen cemaatten de, bütün yekvanımızdan da razı ol yarabbim! Namaz gözümün ziyası buyurdu Ey namaz Namazı kılmak için huzur mu istiyorduk? Evet Şahin Nakşibendi Efendimiz ekmeğinizi diyor helalden kazana helal ekmeği huzurla inin bir de abdestinizi huzurla ala her ağza ile aldığın abdest ağzasında tevbeyi ettiğiniz günahlara Namazda hazır bulunduğu birinde tekbiri tahrim diyenler ona hiç iyi kendine haram olur o zaman Allah! Şöyle imiş büyüklerin tarifini haber vereyim Elimin dışıyla dünyamı, o dükkanimi, tezgahimi Her şeyimi geriye attım Ya Rabbi huzurumda Allahu ekber Allah'ı görür gibi ibadet edin diyor.
Siz Allah'ı görmüyorsanız Allah sizi görüyor gibi Allah seni görüyor gibi bulun da ayağın üstünde duramazsın yıkılıyor insan Yani Allah seni görüyor gibi huzur an bu namazı böyle kırarsanız huzur gömleği giyer işte Huzeyus Havızı ismi çok geçti rahmetliyim Namazdan zorla boşandırırdı, aldığı zevkten Müminin namazları Miraç olacak Peygamberimiz Miraç gibi Ne bizimki Miraç gibi olmuyor ve lezzetsiz geçiyor ne abdestimiz abdest ne yediğimiz yeme, ne huzurumuz huzur, ne yerken huzurla yiyoruz karnımızı tıka basa dolduruyoruz! Yani biz de şiddetli tarafına gelelim bu tesir yapar insana onun için böyle olursa hem böyle namazdan böyle namaz olur, belki de olmaz diyor Olmaz Allah rızası yok böyle devam edelim inşallah ikincisine geçiyorum. Ilklerinizden tükenenleri düzeldin. Gerçek söyledi. Ben onun sevdiğini tam severdim. Ondan başka üç şeyi de ben seviyorum. Neyi seviyormuş bakalım dinleyelim.
Ya Muhammed Senin yüzüne bakmayı seviyor O zaman otursan, Haclığı neyi olan insan Peygamberimizin yanına geldi oturdu de hastaydı hasta gibi verince kapıya Hatmatacığı Vaademiz ellerini öperler Hoş geldiniz derler biletini allar takarlar çocuklar nerede ne olmuşlar dedi Hastalar biraz baktı çocuklar hastalık yok dedi zannedersem çocuklar aç Doğru söylüyor ya aklıma çocuklar üç gün taam yemediler dün uykusun görmediler hiç yemedi demediler böyle sabırlı bu aklıma var taşlardan bir taş getir Sarayım niye dem üstüne Hiç kimse halim bilmesin Salmanmasın bir Fatıma Hırkan da vardır gık yama, Evim de çok çektin yapar Sana sorarsam Mustafa, gitme şikayet Fatıma! Sen canların cananısın, hanımların sultanısın, Sen bir Muhammed hızısın! Eyyle Şefaat Fatıma Allah şefaatlerine nail etsin. Böyle açık kaldılar. Yeri var, İbrahim, yalnız bir şey var mı hiç?
Katılıma geldi altı Akça var dedi Menakıb'ı Çağrıya dökmemiştim altı Akçağı çıkardı geliyordu bir adam bir adamın saçından tutmuş çarşıda sürüyor kopuştu vardı ben sürüyorum değil mi Altı Akçe borcu var dedi bir ayı geç dedi gününde vermedin götürüyorum mahkemeye sürüyorum dedi Hani oğlum dedi bir ay daha Müsaade Canım feda olsun sana dedi. Böyle ündüş para verene verin. Allah on sekiz sevap verir. Sadaka verene on sevap verir. Çünkü sadaka almaya alışmış el olsa yine ister. Gündüz para isteyen yok da onun için ister! Yirmi olacağı diye, geriye alacağı için on sekiz sevap olur! İstikrar, çok büyük sevap dedi! Gel bir ay daha müsaade et, o kadar sevap! Hayır yani, kalk yiyen, hiç imkanım yok. Ertesi'in yürü. Çocuklar aç çocuklarının o ne farkasını, altı ay ay o boşluğun elinden koydu koydu! Geriye, bir şey getiriyor sevgisine, kopuşarak geldiler Hz. Ali'nin, dedi, boşu boşuna!
Ya hani çocukları çok üstün dedi! Gittim, parayı da böyle boş geldim. Böyle böyle böyle oldu. Bir borçluyu kurtarın. Allah bize yeter, kefil dediler. Rızkı al allah. Öldürmez, sürdürür ya, öldürmez korkma dedi. Bir rızık kapısı açar inşallah dedi. İyi etmişsin sen verdiğinle oraya dedi. Çok müteessir! Ne kadar müteessir olursan ol! Muhammed'i gördüm Musa'i hiç müteessirlik kalmaz! Bir de baktın mı karnım doyar! Ay değil mi bilmem böyle! Çok mucize var yüzünde de çünkü yüzünden Ay Güneş oldu adam! Aişe Annemizin dizinde yatıyordu Ay'a bakıyor Peygamberimiz de bakıyor yeniden Ay'a baktım Ay kalp kara oluyor ağladığı zaman yüzüne dökülüyor ne bu yüzüne dökülen ne ağlıyorsun ya Ayşe Uykudan uyandırdın beni Ya Muhammed Sen Ay'a bakıyorum sana bakıyorum Ay kararıyor Tiyatçı veririm sana Ay'ın Güneşin ziyası Muhammed'in yüzünden alındı. Benim ilk yüzümü görse bütün insan ölür dedi.
Dayanamaz, ters yüzün görünen daha derin! Peygamberim! İyisin! İyisin! Bulunmayan bir Sultan! Allah Ya Rabbi! Burada görünemedim! Zamanında doğamadım! Sahabesi olamadık! Mahşerda beraber et Ya Rabbi! Sancağı Saadet altında beraber et Ya Rabbi. Firdevs-i Ala cennetine çekildiği zaman, çekildiği zaman, buyursunlar, Peygamberimiz de ziyarete gidelim dediğimiz zaman Ya Rabbi, hiçbir ferdi seçme bizden ya. Seçme beraber devatına varalım Asiye annemiz Meryem annemizin düğünleri olacak. Cevat kartlarımız gelsin her cennete gelecek buyurun. Diyor. Ümmet Ashabı buyur ben size aşık adım diyor.
Aşık adım Ümmeti Ümmeti Ümmeti Kızım Batumayı istemem Ya Rabbi diyor Ümmeti isterim Böyle bir Peygamberin Ümmetiye Elhamdülillah Niye ağlanım diyor Maşallah yüzünü göremeyenler olur mu diye ağlanım Göremeyenler olacak Allah'ım zikrimden irazilerse, ayrılırsa namazımdan, emdinden, ibadetten Allah Allah Allah dimeden kim ayrılırsa dünyada çok veririm de gözü dar olur! Tamağı doymaz! Tığının karnı koş, meme karnı koş!
Aynanın ağzı açık olduğu için doymaz hiç doymaz, yani iki şey doymuyormuş Birisi cehennem El-mim mezit sayasıyla çeviriyor Ya Rabbi doymuyorum gavurla rahat daha bir de nefis doymuyormuş içeride tamah ver Ya Rabbi o mağaza bana yetmez bir daha ver bir daha ver yüzünü versek yine doymaz doymaz Kanaat tükenmez bir hazinedir kanaat kap olduğu için olan iki noktası kapın boşluğunu dolduruyor kanaatli olan kimse bir şeyi de olmasa Allah'ım yerine şükür hocam her şeyim var Allah bize kanaat ver yarabbim diyor. Şey göremez, dolanarak diyor ki oradan mahşer ediyorum da. Beni niye kör halk ettin Ya rabbi Allah'a ibadet itaat edenleri gördüğün zaman camiye cemaate girenleri görmesinden gelirdin ya diyor Hiç kaldırmazdın görmedin sen diyor hakikati görmedin Allah. Onlara kalp değerdin ama kalb ile hakkı düşünmezler. Cehenneme dolacaklar var oraya.
İnsandan, cinden çok kimse cehenneme gidecek diyor Allah. Onlara kalp verdim mi? Hakkı düşünmediler ona. İslamide verdiler kalplerini. Efendimiz kalbi ancak zikrullah, ıslahiler zikrullah şifahul kulub. Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Kalbi mutmain olana kadar zikredilecek. Yani Emmarede gidecek, levvamede gidecek, Muhimede gidecek, mutmain ne edecek zikir, çok çok Allah'ım zikrimizi efendiye danışalım. Oranın memuruna, halifesine danışalım danışalım, çoğaltalım. Ben diyor, askerdeyken diyor efendimiz beş bin dilimle zikrederdim diyor. Askerdeyken gelensem üstüme alıyordum diyor. Bizim yıpranlar çok gerinecek diyor. Hacıvıyorum çok geriyor efendim. Allah rızası için çok zikredelim. Rabbimizi çok düşünelim inşallah.
Efendimiz diyor ki Ya Muhammed ben de üç şeyi seviyordum üç şey senin yüzüne bakmayı sana malımı hariç etmeyi sevdim Senin yolunda mal harc etmeyi o külliyeler neler? İman edenleri onları satın alarak, azat eder. İçinde birincisi Bilal-i Habeş öteki geçiyor. Kadınlar ki köle ve cariyelerden iman edenlere azab ediyorlardı biliyorsunuz Bilal-i Habeşi'nin ağası, değirmen taşları gibi taşlar altından Ya Vahi Ya Vahi Dün yahu da kurtarayım yediğim taşı Ondan dönmem canım bu taşın altında çıksın diyor Peygamberimiz oradan geçermiş Ya Muhammed beni öldürüyorlar Sen o Vahid'i bırakma Vahid'i ölürsen ölüyoruz ya oğlum bu hücum yetmez başında silahlı silahlı Azmanti kafirler var. Ağlayaraktan gelmiş tükene. Sıddık ağ zaman tükem. Mübarek gözlerimizden yaş dökerek geldiğiniz bir Hadisem var yaşama O benim sevgilim simsiyah!
Kara kiraz gibi, kara üzüm gibi, tatlı olan Bilal ile Habeşimin taşın altında öldürüyorlar dedi. Kopuştu gitti hemen bana dedi ki arkadaş niye istiyorsunuz bundan ya! Allah dediğin için biz de sizin cinsinizden köle vereyim onu vereyim kırk bin de akçe vereyim şunu vereyim ne olur bana dedi peki dediler dağa kalktı ile altından kurtardı aldı geldi Buyur ya Muhammed sana rivayet ettim dedi ben kölelikte tutmam bu zaten Peygamberimiz bu ezen olsun dedi sesi can meşhur altı saatlik yerde kitap mübalağa yetmiyorsa altı saatlik yerde sesi duyuluyordu. Hoca biz taaccib etmiyor büyük Muhammed Aleyhisselam miraca giderken tasirretil müntehada ayak sesi duyuyordu Bu ney dedi ya Cibril, insan ayak sesi geliyor, Bilal-i Habeşinin ayağının sesi dedi. Sabah eser okumaya geliyor da o geliyor. Ne bu keramet diye bunda dedi. Hiç abdestsiz gezmez, ilk abdest dedi hilkat namaz kılar dedi.
O Sıddık ve Azam'ın da azatlısı olduğu için Allah çok seviyor dedi Onun için ayağını ziksin, ta semavette duyuluyor Allah şefaatine nail gusülü razı olsun. Böyle en büyük tüccar bir hırkanın içinde kaldı Bir hırkanın içinde kaldı Ona da bir cıllak geldi dedi ki Bana bir elbise mi, kurbanım olayım dedi Onu da ona biliyorduk kıl çulla kendini bastırdı, yesik kazdı orada namaz kılıyordu Peygamberimiz iki gömlek olandan birisi sıddıka gömlek verirse cennette refiküm olsun Bütün Medine'ye derdest ettiler iki gömlekte bulunmadı Allah'a şükür edelim Çok şükür Ya Rabbi! Bir din nimetlere çok şükür Ya Rabbi! Bir din nimetlere çok şükür Ya Rabbi! Böyle hayat geçirdiler! Yarı açık, yara tok!
Acdıra, Sabri ile karnını bağlardı Taşlar koyup, öğüne gülmüş idi idi mi Peygamberimizin karnından yedi tane taş çıktı derilerinin altına Dağlar zeheb olu ben Ümmetin arz eyledi, avmadığı anlardan olun ali kılı pimemi dedi ben istemiyorum, istemiyorum, ümmetim istiyorum.
Bu aczlıkla ümmetime şefaat edeceğim niye ben sünnetini tutmadığım anımla gecelerin İhya ederken şeşüp şekva eder kademe mübarek ayağı aşağıdan çeviriyorum yeter ya Muhammed Dayanamadım ya Muhammed diyor ayağa Aişe annemiz acil diyor ya Muhammed ne olursun ya şöyle gelecek istirahat bir yerde yine kalan ayrılamıyorum Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı ya Ayşe Allah kul olmayayım mı Allah'ım yarabbim ya Rabbi bir kul olmayayım mı ben dedim Senin ölün olsun sathı mahvolmuş günahın yok suçun yok hiçbir şey yok bana peygamberlik vermiş ne kadar ümmet vermiş ben bile şu kadar kardeş geldiğinde başıma sevincimden kendimi bak nasıl şaşırıyorum bir şey rahatsızlığımın zamanında hep unutturdu Allah bana şunlarla kardeş etti diye seviniyorum Peygamberin ümmeti lepalep dünyayı, uleması, kutbul ahtapları yirmi dört bin sahabe başında çevrilen yirmi dört bin sahabenin Muhammedi ve insanın cinni Muhammed'i Ahir vakte kadar gelen bütün ümmet Muhammed'in Muhammed'i O nasıl sevilmez, nasıl namaz, onlar böyle boşaldıramazdı Amerika kız Sisi Peygamber bu sözü söylerken dağlar Zeheb olur ben ümmetin arzıyla dedi Altın olan dağları gidelim işletelim Mucizesi onun o dedi Bizim buranın adamı bilmiyor ama Amerika biliyor gittiler şimdi Arabistan'da oraları işletiyorlar Altın çıkıyor Kütle Kütle altın çıkıyor Anladık değil mi Allah'ım şefaatlarını nail etsin Amin Benim diyor malım Muhammed yolunda kurban olsun Ben ona malımı harc etme ile sevinirim bana bu sevdirildi üçüncüsünü de söyleyeyim sana nasıl olan Kuran'ı okumak ve ona uyumayı severim Hem Kuran'ı okumayı severim Ya Muhammed diyor.
Hem ona ilk inişetine uymayı severim. Hz. Muhammed bize anlat diyor Aişe annemize geliyorlar anlat bize nasıldı dedi? Kuran-ı Kerim'i siz hiç okumadınız mı diyor okuduk manasını anladınız mı? Anladık. Kuran-ı Kerim ne diyorsa Muhammed odur. Kuran-ı Kerim onu bas. Yani ne diyeyim çok şeyimiz mevzumuz Hz. Ömer Radıyallahu Anh, Emve Bekir doğru söylendi diyor. Bana da hiçbir şey sevdirildi acele ediyorum buraları İyilikle emretmeyi seviyorum. Fötülükten nehyetmeyi seviyorum ve eski kaftan giymeyi seviyorum. Birisi ne olsun? Misal vermeden hoşlarım. Mevlana'niz misalcı, bu ledünne ilindir misal. Onun için pek tatlı gelir insana. Valisinin birisi memlekette bir hükümet dairesi yapacağım. Şurayı istimlak edeceğiz demiş. Bir Yahudi'nin evi geliyormuş.
Yahudi ağlamış on bir tane çocuğum var Hayır abi gel bizi çıkarma bu Hadi evden boşanın bir hafta bekleyeceğiz ondan sonra çıkacaksın Ailesi demiş ki Git Omarul Fariye şikayet et. Hazreti Ömer'e O Padişah şimdi demiş. Yani dört köşeye gidi Elvin padişahı ol. Omarul Fare Git O Aşkadı peki demiş ona demiş gitmiş Hanımı deyince gide gide Yahudi varmış Medine'yi bulmuş demiş nerde Umarul Farin dairesi, nerde şelale gitti demişler dairesi ne yoksa ova niye mi gitti padişah gibi sahnelermiş varmış demiş bir tarafı açık bir kerpiç kafasının altında bir kerpiç bir hasır var Eski yedi yerinden keçe ile sahtiyenle yamalı bir adam yatıyor orada. O onu uyandırmış umarım o parayı görmedin mi demiş.
Bu yanına gitmiş ne diyeceksin oğlum Ben filan gerideyim Yahudi'yim demiş Evimi yıkıyorlar demiş O Hazra'da onlara onu şekva edeceğim şurdan bir boyun kürek kemiği getir şu kadar getirmiş üstüne yazmış Ya Abdullah. Hasmın Yahudi'yi ikna ettin ise ittin. İkmedinse gel al gel diyor. Gel al gel osuruma. Sen kumar Faruk mısın? Hadi gemiyi götür, Okuruyor Kağıt yok Gemi üstüne yaza birliktir git götür Hiç Hesaba almamış parça elinden ya balıklı bizim Malini de, beni de demiş olmaz ya bana götürülen dileniyoruz mezarliğin kenarına atmış gemiye sucular gelirmiş kadına nereden gelir demişler böyle böyle bir de kemik verir, yaz daha attı Allah belanı versin Hz.
Ömer'in o yazısını götür yav bir kemik seni yormaz ya işe yaramazsak orta at vurunca bakan bir parçala kendine diyor baba veto diyor sana yine de gömmüş gemini almış iletmiş Gemik gelince Yahudi'nin ailesi aile biliyormuş kendi bilmiyormuş öpüp öpüp yüzüne Yarın git, erkekhane devlet toplanır. Vali başına demiş. Gemiyi, şunu göster. En geriden buyursun böyle demiş. Ne diyecek? Bak sen demiş. Gemiyi götürmüş, böyle gösteriyor. Gözü inişmiş ki o marul farin yazısı var üstünde Fidyenin sahibini getirin bana dövece öldüreceğiz zanneder getirmişler gemi okumuş ki hasmını geldin, gitmedin ise derhal gel diyor. Mübarek sarığını vali çıkarmış, boğazına kendi boğazına takmış.
Beni köpek gibi şuradan ne kadar sürüyorsen sürür, onaru fareyi huzuruna götürme beni Allah aşkına Onun adaleti karşısında beni inatme Allah'a şefaatlerine ne hayret ya rabbi Böyle adil onlar, ha böyle adillerdir yani bir şey söyleyeyim, ancak gidemedim ondan sonra Yahudi Eşhedü enla ilahe illallah Eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resulü ailesine iman etti çocukları da iman etti evlerde yıkılmadı razıyım diye bir mektup yazalım da mektup yazıldı razı etti beni validen bir suç kalmadı kurtuldular böyle neler var bunun gibi Anca sevimize bu isabet etti. Hz. Osman onlar onu fark, doğru söyledi. Ben de üç şeyi, onun sevdiklerini severim ya. Ayrı olaraktan şunları seviyorum dedi.
Acları doyurmayı, acıkanları doyurmayı, susuzları kandırmayı, cıblakları giydirmeyi, Huruyanları giydirmeyi Ben de Bir kimse bir uruyan yetim giydirecek olursa Üstünü örttüm mü Allah'tır yarının huzurunda bunun kusurlarını umumen setr ettim Yani Settar isminde setr ettim diyor Şurada aç doyurmayı deyince büyük misallar geliyor Bir tekiğini diyeyim severim çünkü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin önünde Birisi büğrlurtan geliyor Ansardan birisi dedi niye böyle camiye gidiyor Başın dönüyor da mı duvarı tutuyorum niye tutuyorum yani bir rahatsızım da rahatsız olduğu halde camiye gidiyor. Duvarı tuta tuta Allah'ını seversen doğru söyle. Başın açlıktan mı dönüyor başka şey gelmedi. Allah'ın ismini attım diyemeyeceğim üç gündür bir şey yemedim, bir şey yemedim yok. Rızık yok. Hoppuştu diye evine gitti. Bir misafir getiriyorum, devat etti. Bize gidelim mi akşam? Gidelim.
Bir misafir getiriyorum hanım dedi. Yiyecek var mı? Bir dişi yiyese doyacak kadar yemek var. Başta yok diyor. Yok diyor. Emen Tuşakrinde yazıyor bunu da okumuştum. Ali Ramazan gibiyken okumuştum hatırıma yazmışlar. Hanım dedi. Sen yeme. Ben de yiyeyim. Lambamızın, ilikmenimizin o zaman, yani iliklerin sonra fikrini de içeriye sövsün, alırım ama sen aldırma açıp ona bildirmeyelim, Çocuğumuzuda uyut dedi yalnız bir insan doyacak kadar yemeği oy yesin dedi akşam kolumdan tuttu geldiğinde oturdular
Kaynak: Genel
İman ve İhsan Yolunda Kardeşlik ve Dayanışma | Mihmandar