Dört ayaklı hayvanlar bizim farzımız olacak yahu. Velekat kervan merbeni adem ama Adem, hey toz Adem. Allah annemizle Adem aleyhisselamdan geldi. Bütün insan topluyorsunuz yalan. Maymundan neden olmadık biz? İmam ta iberinden maymunlar insan Elhamdülillah. Peygamberzadeyiz. Ama Velekat kerranna adem'ı tefsir ederken üstadımız da da mükerrem olan bu etle kim değil. Der ki ruhaniyettir. Ruhaniyetin gıdası da ibadettir. Zikri şeritin şurubunu içe içe Adem anca yok oğlum sen öyle. Böyle Adem olunmaz. Buyuruyor Allah. Belki hayvandan ziyade dalalete geçmiş bu insanlar. Hayvandan ziyade dalalete geçmiş. Dedi. Babam bize belletti bunları. Onun kabirde ayaklarına kurban olayım ben. Kabri nur olsun. Geçen biriyle bana selam gönderiyor. Diyor ki Hasan beni büyük meclislerde anılsın, onlar Allah rahmet etsin dedim nurlarda çalkanıyorum böyle demiş. Allah rahmet et ya Rabbi.
Ya anneme babama rahmet et. O kadınların mürşidiydi, o da erkeklerin mürşidiydi. İkisi de o taraftan da hacosmanzade şehit olarak peygamberimizin sülalesinden yetmişinci şehit bulamadık. Yetmişinci, işte ben sırrımı dökeyim de gideyim Develi'ye. Bu ölüm beni ya getirir diye getirmez. Nebi dersen, saat on biri geçti daha uyuyamıyor. On ikiye doğru. Oynayabildim. Bütün dizlerim doğranıyor. İçerim doldu. Kalbim ağrıyor. İki tane hap aldım. Kalbim için yavrularıma şeyim tok almasın içerim diye Ayşe'cazım üzülecek. Ali Ramazan şurada bir odada yatıyor. Bitsin. Ondan sonra Sami de şöyle bir yatakta yatıyor. Aşağı da yakınımda gözümü almış tırnağımdan tepeme yer olmuşsun hep. Kızım, haşa kızım buyur, babam buyur. Geldi bütün sırtını Allah hakkın bin koru ile helal olsun. Makam-ı cennete a'lanın bir tefsiri alası olsun. O gece beni soydu. Bu gece gidemeyeceğim derim.
Fötür müyanimiz gözümün önüne gelip dikiliyor. İlle gel efendim diyorum. Yoruyorum yarabbim. Onu yoğuruyorum. Hastalığımı mı edeyim? Kızım biz çöktüm, anatınız olsun, yalan şu kadar ilave etmem çok şükür. O battaniyeye çalıştım, dizimin üstüne oturdum. İyi yemeyeceğim kızım. İçerimde çok büyük rahatsızlık var. Hemen şöyle yatayım bal şerbetiyle çörekını getir şöyle içeyim. Ondan sonra üstüme de bir mum dökün Samim de kalksın Sami de kalktın bu çöp kuzucazım Allah iki cihana aziz olsun yolcucağızın o gizlerimi evele yiyor o koyuyor üstüme mum döktürüyor derken elhamdülillah gözüme uyku geldi gemilik geldi böyle çok derinden Ondan sonra yattığımıza uyumuşsun kalktım hiç bedenim yok tir tir titreye yok yok. Gitmesek mi ola derim Ayşe'ye gidersek iyi olun inşallah acaba olacak dedi. Aysanın verdiği cesaretla bir izninden böyle fikirli insan olalım. Allah'ımız da bizden böyle istiyor.
Allah'ı zikredin bunların. Kıyameten. Geldiğiniz yerden Allah'ı zikredin. Hazreti Esaadi Ebbili Hutse sirşahul Aziz efendimiz onu tefsir ederken dinyalilere Allah'ı zikretmek letaiflerin çalışmasıyla olur. Zikri kül oldu mu dinelin yerden Her yerin Allah Allah Allah. Çok rabıta yapmağı yok. Çok rabıta yapmağı yok. Hacı ashabı Erbili efendimiz muhtisesi resuluhu'l aziz buyuruyor ki benim yavrularımın semtinden şeytan geçemez ki vesvese versin. Nereye namazla vesvese geliyor sana ya? Abdestte alırken derviş kısmı hor uyuyor. Üç defa yüz yine uyuyor. Ne yiyorsun oğlum? Kuru kaldı bir yollar içimden. Böyle Türk kardeşimiz var içimizde. Ondan sonra ayağını yürüyor, derisi de sıyıracak şekilde yürüyor. Değirmen altına girmiş de ne diyor öyle diyorum havuza fırla diyorlar benim damat sanayi imamına daha kızımı neyi vermeden efendim yavrum olur benim. Çok severdim çocuğu. Kuru kaldı diyorlar.
Kendi askere gidince böyle dediler. Onu vesvese veren şeytan vesvese değiyor Kuru kaldı diye. Ayşe annemiz abdest alırken niye çok özeniyorsun öyle? Kuru kaldı diyorlar. Aman kuru kaldı diyene bakma. Nefsi emmarayı takdir, nefsinde vuameyi takdir, nefs-i mutmainneyi takdir ettin mi? Temizlerin mi üçünü? Ondan sonra kalbine şüphe alma, oldu o abdest. Oldu inatlaşma. Ondan sonra onu vesvese veriyor şeytan. Necip Fazıl ıslakulet şurada Kayserile konferans verirken Nakşilerde bir adet var diyor. Bizim keyifte gelmiş de abdestim olmadı kuru kaldı. Abdestsiz namaza niyet Allahu ekber demişmiş. Bindihat semtine yaklaşamamış. Bunlar hep üniversite, bunlar hep vesvese yapıyorlar. Ben biliyorum vesveseyi kaldırın ya. O içeri lan bunu şeytan veriyor. Allah razı olsun. Bunu hep belleyin. Hacı babanızın son vasiyeti olsun size. Bir, Hacı Namazda imkanı yok, vesvese bir etmez. Niye veriyorlar bize?
Hakkıyla evlatler, tamam mı? İki iki neyle olur? Birisi Şeriat-ı Karray-i Ahmediyeye Kuran-ı Kerim'e tıpkı tıpkısına uyacaksın. Uyacağız. Ben uyamayayım ben çok şeyi zayi ettim. Evet ki yaptığımı da kaybettim. Hiç dost ettim. Huzurumuza geldim. Bana dua edin. Allah sevapsız demiyorum. Aç bir ilaç bırakmasın demiyorum. Rızasız bırakmasın beni bugünümde. Ama hocam biliyor da evvelden ne yaptıysak hasta olunca yapamadığını Allah yapmış gibi yazdırıyor meleklere. Yazdırıyor. Yazın amelinden evvel camiye mi giderdi? O geceden kal, şapayla camiye giderdim. Gözleriniz ağlaya mu? Ağlayamıyor efendim. İstiğfar içerken ağlasan günahını koyma siler süpürür. Ama ben ağlayamıyorum. Ağlayamıyorsanız diyor teskiletü'l Evliya'da, Kuran-ı Kerim'den onuncu sahibede ayeti celilesi var. Hafızumuz var mı okuyacak? Hafız Mehmet? Ondan sonra bu ayeti Kuran-ı Kerim ile bulun. Onuncu sayfada sünneyle başlar.
Ondan sonra diyor Allah yani o kalbi taş olan kimseler gözü taş olmuş da yaş çıkmayan kimseler. Bak sanki sular taşın anasından çıkıyor. O su değil, o diyor Allah'ımız O diyor başım diyor, böydür yaşı diyor. Zannediyorsunuz ki filan çıktı zannediyorsunuz. O dallardan bazı taşlar yuvarlanıyor, geliyor. Yağmur yağdı, toprağını aldı, ne etti ve ondan zannetmeyin diyor. Allah Kuran'ın da o Allah'tan haşyet gibi korktuğundan, o yuvarlanaraktan aşağıya giden taş Allah korkusundan geliyoruz. Sen baştan da mı daha katı oldun diyor bizim gözlerimize. Oradan yüzlenen camiye gelirken edelim de bunu da gecenin ikisi geçip de birisi kaldığı zaman şafak yakın değil daha namaz kılarken ülke Sübhaneke'yi okuyor, Elham'ı da okuyor. Bu ayeti ilk defa okumalı. İkinci defa eğrildi kalktın mı gine elhamı oku, zammı sure yerine gine sığınma kasıt oluyorum ayetini oku.
Öyle iki rekat namaz kılar da kalbimi gözümüz sana emanet ya rabbi Ne o gözlerimi del de ağlasın. Yedin mi diyor gözlerinden şapır şapır yaş dökülür. Gamın dışarısına çıktım da şöyle yoldan semaya baktın mı da her yıl kız Allah diyor bak tam böyle bütün yıldızlar kudret sahibi böyle elektriklerini semaya takmış güneşin kocaman ayı dünyanın dörtte biri kadar o da öyle dünya güneşin dörtte biri kadar anca alıyor. Öyle bunları döndüren Allah diye hatırına gelince gözümden kendi kendine yaş şakır şakır şakır dökülmeye başladı. Meğerime kusur beldeleymiş. Size de bellediyorum. Bunları bugün belletmeyen çok da taşlı sohbet etmeye değil usul usul işi belletmeye geldim Allah izin verirse. İnşallah inşallah. Demek bunu belledim efendim. Surayı Bakara'nın onun şu sahifesinin ortasında sulmakatı kuluyum. Ana da bak orada bulursun.
Ondan sonra şu üçü dedim ya birisi yılın buçuk kadar da Kuran-ı Kerim'den ayrılmayacaksın. Eğer bir tarikat ehli falan birisi karış yapıyor neyse bilemiyorum. Allah popunu bil ettin inşallah. Amin. Buradaki cemaatin için de istihbarattan da olan varmış bizim evde. İmam hatırımın oraya doğru ağlayaraktan geliyormuş. Beni istihbarata gönderdiler. Hacı Hasan Efendi'yi bir yokla sohbetini yokla da bakalım hükümete ne zarar gelecek bundan. Ne zarar gelecek böyle adamdan. Ben gidişat oldum tövbe olsun diye ağlayıp gidiyorum. Biz kimseye ne farklıcılığı tarif ederek, ne fırkayı tarif ederek, her tarikatın ehline de kardeş gibi muameleyi tarif ederiz. Herkese kardeş olanın cihan bağında ey aşık nedir matlubi insu cin? Ne senden kimse incinsin ve sen bir kimseden incin. Ma'ruf-u Kahhi hiç kimseyi incitmemiş de Yahudi, Nasrağını, Mecusi Müslümanlar cenazesine gelmişler.
O diyor bizden, o diyor bizden, o diyor bizden, o diyor bizden diyor. Herkes dinine göre merasımını yapsın kağıdı çıkarmış oğlu Oğlum ben kimseyi incitmediğinden her kavimden benim cenazeme gelirler. Yalnız cenazamın merasımları tamam oldu mu cenazamı sal ağacımı yerinde koyun, hangi mezara uçar gidersem o mezar benim ben o da ün benim buyurmuşlar. Keşke dün evladı okuyun siz de. Ondan sonra öyle böyle kalktı diyor. Gemi kendine kalktı melekler kaldırıyor. Beraber geliyorlar. Müslümanın mezarinin başına koyuyor. Bak oğlum oğlum özel ahlak böyle geliyor insanı, salacını kendi götürüyor oraya kadar. Adar. E? Dört yüz tane kafir buyurun. Ne arar sende sinir canım? Sihir hastası oldum da onun için. Hastalarında bira birden ertesi göt ediyor. Hep azabından ol. Azap şeytandan geliyor. Şeytan ataçtan oldu. Azaplarının, adamın yüzü pırtt kırmızı geçiyor. Gömmüyor ateş gibi yanıyor.
Sonra ne oluyor? Sapsarı geçiyor. Sonra gazaplanan adam sapsarı geçiyor. Eğer bir evi ateş tutarsa Allah korusun. Neyine sövülür? Suyuyla. Hemen din ediyorsan oturuver. Oturuyorsan bir tarafa ilahıver. Geçmediyse kak bir abdest al. Yine geçmediyse normal suyla hep kaynar da olmasın hep soğukta belki bedenin dayanmaz onunla bir iki rekatlamazdın. Ya Rabbi benden bu kazabı al dedin mi? Korvarı girer kazak. Ne yapayım neymiş de seni kaldırıp birer vuracak. Azap gelince iman kalır mı? Ne dediğini bilir mi? Üçüne şah etmiyor gazaba gelince. Üç üç daha altı dokuzla. Ondan sonra on altı ile ailelerini boşayanın çok çok duyduğu yoktur gazabının yüzünden. Aile kendinden ayrılamıyor. Kendine aileden ille bir kolayına bakın. Kolayını koymamışsın. Üç defit attığında yetmiş parabının üçü de. Sen altı def'i katmışsın, dokuz def'i katmışsın. On altı def'i katmışsın. Ne nikah kaldı ne bir şey kaldı.
Hiçbir şey yok. Ama yine ben birleştiriyorlar zamanla birleştiriyor. Kendileri de birleşiyor. Daima zina ediyor. Daima zina ediyor. Daima zina ediyor. Azabı bırakın Allah aşkına ya. Ne diyelim efendim de havle vela kuvvete illa billail alil azim diye bir husus yedin de ata suyla söylüyordu. Siz de husun ile söndürün bunu yoksa sizin evinizi, batınızı yıkar o. Yavrularınızın etini koru boynunu büker her yerin. Allah hepimizi korusun kurban olduğummanla. Bak evliyim bile ne oldu? Ve bunun hep vasiyete geldim diyorum size. Kitaplarımda gayrıyorum ben de. İsterseniz inanın isterseniz inanın. Mecbur görürüm söylerim ama niye söyleyeceğim? Allah dilime sizin dinlemenizden lütfetti de bir yerdi dilime. E onu verince ben ne yapayım da kitabla uğraşayım da sizi meşgul edeyim tapanızı. Bazı kardeşlerimiz var da ya üstat demişler Hacı Esad'ın. Yine eski günahları eriyor filan.
Üç şey ile yapamazlar. Birisi şeriat vücudünden hiç ayrılmayacaklar. İkincisi efendisine teslim-i külli ile teslim olacak. Gafil önünde meyyit gibi teslim olacak. Ya bir plan hoca ölüyü uyanına kıpra diyor, uyanına kıpra diyor, karnını sığanıyor, belki bir şey çıkıyor. Hiç sesleniyor mu? Doğru söylem O yönü hiç sesleniyor mu gönderdiği tarafa dönüyor. Sen nereyi gönderiyorsun? Senin niye teslimiyetin yok böyle? Öyle olursan doğru söyle. Vaazın da ameliyat olacaksın. Patlamış olmuş senin. Neye atantısın. Diyor ki yat ameliyat edelim. Kaç defa oldu böyle sancı iki defa. Üçüncü oldun mu patlar. Nehirler öldürür seni. Yatlar. Ben yatamam hemen korkmuyorum ben. Ben teselli reçetesi verirler. Ama on beş on gün daha evvel bir dahaki sancı daha yükselince dediği gibi üçüncüde ölür diye hemen yetiştirirler ki yetişemez çok koca derler ne Adana'da hastaneye yetişmeden öldü.
Bütün insan sanki bütün insanın phangasıymış O kadar şeylerden biri, nicelerden biri evet. Ayrıca dulların imamı gittiği nehirden biri. Ondan sonra Mithat verdiler alan yetiştiremedi öldü gitti. Şu elini kolunu teslim edip de Habibi harika bağlamazsan ameliyat eder mi yetmez mi soruyorum size. Yetmez çünkü bağlanmayayım. Sen de bağlanmayayım. İyice bağlanıyorsun ıyorsun da ondan tedavi olamıyorsun. Öyle duyuyor o reçete olan dersinden teselli oluyor anca. Halbin zikri nerede kaldı? Ruhun zikri nerede kaldı? Hafi'nin zikri nerede kaldı? Ekvan'ın zikri nerede kaldı? Ondan sonra nefsin zikri nerede kaldı? Zikri kül nerede kaldı? Zikri sultanı nerede kaldı? Ondan sonra nefiy ispat nerede kaldı? O zaman mümini kamil olabiliyor anca. Murakaba nerede kaldı? Nerede kaldı? Nerede kaldı? Niye de kaldı murakadayı muhabbet birisini görmeden? Ben de onlardan böyle sizin olmaz.
Ben adamı birer birer elesem yani bütün alta geçersiniz. Onun için elini kolunu iyi bağla da teslim ol. Kaç sene nefsim böyle sekiz tane karşımda dik durdu. Tahammül ettim. Zencrini boylayamadım. Allah rızası için birisini getirdiler. Siz kavgalardınız. Kazıköyünden selam. On altı sandık eski bu işten yarısını kendine, yarısına da bize elma toplarım. İşte efendim beni gönderdi. Elma istiyor. On altısını da bir nebze bahrolayım On altısında. Böyle adamları cihetler bir heyet geldi. Dedi ki bu kahrolası caiz reddetsin diyor. Reddedemeyeceğim. Yazlık olur ölürken İnşallah iman nasip olur. Yine bize karışır yerim. İmkanı yok. Kıyamadım diyor. Kalbim kıyamaz. Ben bakın kaygılanıyorum. Kedinin bunlamasına kaygılanan bir adam. Bir yavrusunu kaldırır da atar mı dışarı ya? Ölsem atmam anca kendi bağını koparır da giderse uğurlar olsun giderken Bundan sonra bizden rap umman.
Biz sizin her sıkıntınıza katlanmaya söz verdik. Üstaımız karşısında söz verdim. Hiç kimseyi raptiremem. Çünkü reddimiz redtim dedi efendimiz. Tablumuz, tabulum dedi. Allah Allah. Rabbim İslam ettiğin zat. Reddettim derse kutlu da reddedmiyormuş. Allah Allah. Mutlu cihan reddettim işte şu kitapta yazdı. Hutb mi? Resulü kim rüya da reddettim ben onu diyormuş. Resulü kim rüya reddettim mi? Allah'tan kabul derslerimden sildim onu diyormuş. Onun için kardeşim durumundaki insana sahip olun yahu. Eliniz denk gelene. Yapmayın Allah peygamber aşkı da yapmayın. Yeminizi nara yeniden yapmayın. Hepiniz başımın tacizi, yardımin ilacısınız. Hepinizin ayağına ben yavrularıma onlar gibi vazife yapamıyorum diyorum. Onlar iyi vazife yapıyor. Ben amelim manda oldum diyor. Ben amelim manda oldum. Allah sizin duanı sormaine beni imanla öldürsün, rızasını buyursun.
Himmlerinizi imanla öldürsün, rızasını İstersen taksi, mahsus taksi yorulduğu yerde misafirhanelerini hazırlayacağız. İstanbul'da bizim liderimize varacaksın. Ellerini öpeceksin. Bir görüşeceksiniz efendim. Şu çocuk kaçtı, gezdirdik kaçtı. Yemem ben. Yenemem. Elini ayağını öpeyim. Beni affetsin. Yemem. Nereye gelemem? Şekerim değil. İki yüz elli üç yüz. Ondan sonra bazı zaman canımın sıkıldığı sevmediği bir diş olsaydı şimdi şekerin yükselir gelirdi. Hepsini seviyorum bu adam. Ondan da beni seviyor. Ondan sonra rahat kaldım sana diyemeyeceğim üç hastalığım daha var. Bizim de romatizma yedi senedir oturduğum yerden namazdır diyorum. Akşam da akşam kıl.