İman Ve İbadetle Ruh Arınması kaydında Sığaraya halal dedi! Babamı bahane ettiler hakaret etti bana! Ördek vücudunun yüzmeyeni olmaz. Benim yavrumdan yavruma bu meslekimiz devam eder girer. Ben ağlıyorsam küçük bir ördüğüm, daha küçük bir yavruyum bunun gibi ya! Buyrun! Senin lan bu. Elin deryasında bir yüzelim bakalım. Deyince adamın beni geçti. Ulan acaba bir şey bilecek mi…
Sığaraya halal dedi! Babamı bahane ettiler hakaret etti bana! Ördek vücudunun yüzmeyeni olmaz. Benim yavrumdan yavruma bu meslekimiz devam eder girer. Ben ağlıyorsam küçük bir ördüğüm, daha küçük bir yavruyum bunun gibi ya! Buyrun! Senin lan bu. Elin deryasında bir yüzelim bakalım. Deyince adamın beni geçti. Ulan acaba bir şey bilecek mi diye bakıyor. Bu köye varan. Bütün hocaları rezil, rüsvay etmeyince göndermemiş daha. Köylü hep birden. Allah'ım ya rabbi, şu çocuğu yıkma şunun karşısında. Diye benim için yalvarıyorlarmış. Çünkü üvey maçı canım şu çocuğu karşına alın da. Şu sakalıyla, saçıyla. Haydi sen. Benimle konuşacaksan dersen. Ne yapsın ahnaz! Ne yapsın! Ondan sonra. Demiş ki. Dedim ki. Sizin köye geldiğimde su musluktan satılıyor. Böyle musluğundan satılıyor. Bir tas su kırk para eriyor.
Satın alıyorlar, evlerine bir kırk para, kırk para, kırk para, farocamın dolduruyor götürüyor. Biz de geldik kolunu sığalım, abdest alacağım kırk para suda bana ver. Yok. Sana yüz paraya veririm. Kardeşim onlara aynı tastafı suyu kırk paraya veriyorum. Bana nereye yüz paraya diyorum. Bana kırk para ver de abdestimi al diyorum ben burada. Yalvarıyorum. Yok sana diyor. Yüz paraya veririm anca diyor. Koynumda da bin liram var şimdiki zamanda bin liralık adam tek adam. Bu adamda bin liralık adammış derlerdi! Düşün bir kere! Filan insan bir milyonluk adammış derlerdi! Şimdi bizde bir iki milyon bizde mendil var yalnız. Allah'ın kıymetini imkan mı edeyim şimdi kalkayım da? Öyle olunca. Bende bin lira var. Oradan yüz para vereyim de abdest mi alayım. Orada teyemmüm edeyim de namazı öyle mi kılayım? Niye dunutladın, niye diyemiyorsun hocam dedim.
Yüz para vermek israf olur teyemmüm edip namazını orada kılacaksın diyor fıkıhlar Getir fıkıh kitaplarını sana gözüne göstereyim orayı -Ne diyor? İsraf etmek haramdır! Çocukların rızkını. Oradaki abdest suyuna, neyine. Verip de harcamak haramdır! Abdestte verilen yüz para haram oluyor da. Künde bu sığareye on kuruş ne veriyorsun belki. O haram mı olmuyor mu, zıkkım olmuyor mu? Dumanı yele. Derdi belası sana. Parası yele. Bu haram olmuyor mu? Külli müsrifun haramun. Bir halaldi de göreyim. İlki halaldi mi bu hoca deri? Nasıl halal dedin sen dedim. Çelik gibi sıçrıyor mu? Babamın himmeti var. Allah yarın bir yerden mahzun etmesin sizi deve. -Allah'ım Yarabbim. E onu. Onu Allah mahzun eder mi onun evladını onun karşısında yavrum? Etmez Allah'ın izniyle. Ondan sonra. Ben de dedi bir kitapta gördüm de. Sıra içeride ağzını yıkamaran. Camiye girersen kıldığın namaz kabul değil.
Çünkü melekler ağzına gelecekler o zaman. Okuduğun için ağzına birikecekler. Kütün oldum mu kaçacaklar. Onun için değil mi olmaz dedi. Kalktın yürüdü. Ellerini sattı yarım saatte ya! Bu konuşana kadar durdu Şuradaki adamlar diyor ki bir sinek, bir kartalı kaldırdı, vurduğu yere Yalan değil, gerçektir, bende gördüm tozunu diyor! Evin adamı durur mu, Yavuz'in sözünü söylüyor İlme rezil oldu! Yavrum, sağır içmen! Sağır içmen! Irak'ı hiç içmem! Allah başımıza başımıza vermesin! Irak'ı şişesi dolar gelir ağzına gelmeden evvel İman aman ben çıkayım da öyle içtir! Kafamdan bir metre yukarı iman çıkar da. Imansız olaraktan içermişsin onu. Kimsenin namusuna kuşak çözme. Zina etme. Daha ona kuşağını çizerkenle beraber. Imanla beraber zina olmaz. Dur ben çıkayım da. Öyle yap. İman dışarıya çıkar da. Kafir olaraktan anca onunla zinayı ver. Allah cümlemizi ıslah etsin ya Rabbi.
İman Ve İbadetle Ruh Arınması kaydında Sığaraya halal dedi! Babamı bahane ettiler hakaret etti bana! Ördek vücudunun yüzmeyeni olmaz. Benim yavrumdan yavruma bu meslekimiz devam eder girer. Ben ağlıyorsam küçük bir ördüğüm, daha küçük bir yavruyum bunun gibi ya! Buyrun! Senin lan bu. Elin deryasında bir yüzelim bakalım. Deyince adamın beni geçti. Ulan acaba bir şey bilecek mi…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Şimdi Ali Ramazan'ımız benden leverdini alıyor. Diyor ki babam hasta, ey altı yedi gün bayram yaptı. Konuşur konuşur hırtakları boğulmaya geldi. Yıkıldı düştü oraya. Misafir tüller dışarıda kaldı. İlkin kadar göklem yıkıldı bayıldı. Tansiyonum düşüyor, şekerim kalkıyor. Şimdi gene ben kovuldum oldum. İyisi mi? Çocuğum okusun, şuradan İslam iğne olduğunu. Ben şu ağzımı yaşa diyeyim bismillah. Bismillahirrahmanirrahim. İman ve İslam ve ehli sünnetin itikatları beyanındadır. Birinci pasıl din beyanındadır. Ey azizim, malum ola ki din Adem Aleyhisselam'dan Hatemün Nebiyyin aleyhimussalatü Vesselam'a gelinceye kadar birdir. O dahi ancak dini İslam'dır. Elhamdülillah. Eşkalimelleaheimnallah, eşkalimn Muhammeden hadtehu ve Resulu. Kurban olduğum Din, Ayet-i Kerime'de Estaikübillah, innetdini indalullahi il İslam buyrulur.
Yani, Allahü Zülcelal indinde makbul ve mümtaz olan din, ancak dini İslam'dır. Din, kul ile Mevla arasında vazife-i ubudiyettir. Din, kulun Hakk'a vesile-i kurbiyetidir. Din, kulun Rabb'ül Alemine karşı edeb-i ilahiyyesidir. Din, Hakk'ın Rububiyetine mukabil kuldan sadır olan ubudiyettir. Din, Allahü Teala'nın talimi ve Cebrail Aleyhisselam'ın Tenzili ve Peygamberimiz Aleyhisselam'ın tebliğ buyurduğu İslam-ı ilahiyedir ki saadet-i dareyne ve selameti aline vesiledir. Din bir cevher-i rabbaniye'dir ikinci fasıl şeriat beyanında verir şeriat diye dini İslam'ın amel cevv ve itikadça ve ahlakça vazifesine denilir Hadis-i Şerif'te -Şeh-i yazmış ya dört kez -Şeriat dört şeye teşbih olunup temsil buyrulmuştur Birinci şeriat. Bir, şeriat Nuh aleyhisselamın gemisi gibi. Gemiye binenler tufandan, beladan, her şeyden kurtuldular, selamete kavuştular.
Allah'ın şeriat gemisine, Kuran gemisine binersen yarın nali cehennemin denizinden kurtulup Karşı Cennet-i Alaya kavuşun kuzum. Birinci buna. İkincisi, ÖTÜ Yüzden. Şeriat gemisine binenler helakten kurtulduğu gibi diyanet. Gemisi de ahirette ateşten, deriyalarda helak olmaktan kurtarır. Ya, ya. İkincisi, şeriat, Hud Aleyhisselam'ın dairesi makamındadır ki Hud Aleyhisselam bir daire çevirir, iman edenleri onun içine davet ederdi. Yani formuna gelin iman edin. İman edenler gittiler. Gitmeyenler yetmedi. Gel iman edin. Helak olursunuz. Yok dedi. İman etmek. Bir daire cızdı, içerisine iman edenleri koydu. Dışarıdaki kalanlara bir sayfa etti Cebrail'in hepsi kırıldılar, geçtiler. O daireye girelim diyor. Değil mi lan o zaman bir de? İman edenleri onun içine davet ederdi. Cenabı Hak'tan sadır olan azap o dairenin içine girmez, selamet bulurdu.
Şeriat dahi hakkın daire-i himayesi olup, şeriat dairesinde bulunanların her iki cihanda azaptan, ıkaptan, ukubetten emin olmalarına işarettir. -Serihat dairesine girenler, acayip görmezler. -RUAN Gemisi'ne binenler. -Uğranı ile amel edenler. -Hiçbir tehlikeye uğramadan. Halık-ı Zülcelal onları kurtarır, selamete kavuşturur yavrum. Allah bizi o daireden çıkarmasın. Amin amin. Amin amin. Üçüncüsü şeriat Süleyman Aleyhisselam'a Aleyhisselam'a verilen mühür makamındadır. Anınla ins ve cinne hükmettiği gibi mührü şeriata, mühür şeriata her amelini tatbik ve her fiilini tevfir eyleyen Şeytan-ı Nefis hevaya galip olur Hakkı ve Rıza-yı Mevla'yı talip olmuş olur. Dördüncüsü Şeriat-ı her canibe tevcih eden, dünyevi, uhrevi, muratlarına nail olup, suri manevi düşmanlarını helak edip şerlerinden emin olmuş olur. Firavun aleyhililane Musa aleyhisselamın iki ayağını bir pabuca koydu.
Türk aczatlar itti. Kuran-ı Kerim'i okuyan kardeşlerimiz, havuzlarımız ne bilir? Şura geçmez ki Musa Aleyhisselam'ın hikayesinden bir şey vermesin Allah, Peygamberimizi teselli için öyle ondan haber verir. Habibim sıkışma, Musa ' a da Firavun şu azabı etti, şu azabı etti, şu. Şimdi de Ebu Cahil size böyle azap etmek istiyor. Teselli olun diye, öyle Allah Kuran'la teselli ederdi. Bunlardan kaçalım dedik, gidelim. Biz oradan Hicaz'a giderken geçtik Tur-i Sina'ya yakın yerde. Denize varınca Hz. Musa denize bir asa vurdu, iki asa vurdu, üç, on iki asa vurdu, on iki kabule imiş. Yol açıldı, kuru yoldan karşıya geçiyorlar. Deniz böyle ortada kaldı böyle dur dedim, öyle kaldı. Hikmet, babam derdi bunu da biz nasıl oldu ona derdik. Şimdi Kuran'da görüyor, hadiste görüyor. Nasıl olduğunu kitapta okuyun görüyor.
Böyle Dedi ki, tarafı Firavun'un Musa bizim altınımızı, ımızı, hulliyetimizi aldı götürdü, düğüne geliyoruz diye. Şimdi denizi geçip öte çaya bizim şehrimizden kurtulmanın için geliyor. Atına bindi, bütün milleti zorlattı. Arkasından vidaya ne çıkarmışlar gördük biz. -Ondan sonra bak diyor, ben yeryüzünde Allah'ı olduğumdan diyor. -Deniz diyor, yol açtı bana diyor. İyice biliyor Musa a. S'ın için açtığını ya. Yine o kavmini aldatmanın için böyle diyor kafir! Ondan sonra. Haydi bakayım, haydi yetişin'den kurtar, kurtaralım bunları öldürün suyun içinde. Kendi bildiği acayip büyük geldiğini. Atını tutuyor, aykırı bir at. Cebrail Aleyhisselam talip bir kısrağıyla önünden çekiverdi mi aykırı zapt edemedi Haydi ben de geliyorum dedi. Abdulkadir geliyordu oğlum. Giderken öyle yarı yere varana kadar ötekiler karşı kuru yere geçtiler, dağlara geçtiler.
Bunlar tam ortaya gelince kavuş dedi Allah, suya kavuştu. Firavun dedi ki. Ben Musa'nın Rabb'ına iman ettim dedi. Musa'nın Rabb'ına dedi. Cebrail Aleyhisselam denizin dibinden bir avuç kum topladı, ağzının içine bastı. Şimdi mi gördüm iman etmeyi azap gelince diye mi? Basmasan da zaten imanını kabul etmem. İmani yeis kabul olmaz. Anlat bakayım! İmani yeis hayatımdan ümit kestikten sonra gavurlar, iman ettim derse kabul etmem diyor. Hayattayken iman ettim derse kabul ederim. Ne olsa kabul etmem diyor. İmanını kabul etmem. Bir de bize gelelim. Biz de çok günah ettik. Tövbe edemedik edemedik, bugüne kaldık. Öleceğim iş yatağına yatmış, gözleri göğe dikiliyor kadar. Soluk koca gelmiş, okuyor, hüpüyor. O tövbesini en son noktasına kadar kabul ederim diyor. Onun için tövbeye devam edelim inşallah. Ondan sonra Deyite de okur. Hidayet burcudur nur-u şeriat, saadet silkidir nur-u şeriat.
Şeriatla olan Allah'ına kul, kulu makbul eder, kavli makbul eder sırrı şeriat. Kul, kulu. Kulu makbul eder sırrı şeriat. Şeriat cana bir ab-ı hayattır. Eder ihya dili, hazır-ı şeriat. Şeriattır eden insanı insan. Şeriat Nur-u Peygamber şeriat. Açar hep masivanın zulmetini. Baba, mizah. Zale irdir, Bedri şeriat. Şeriattır nizam-ı herdu alem, hayat du cihan, bahri şeriat. Şeriatsız kişinin hali hüsran, kemale irdirir, mührü şeriat. Şeriatla amel et şeyh sami. Selamet semtine minderi şeriat. Üçüncü fasıl ibadet beyanında. Ahlaz gel buraya. Şurayı ortayı açın. Açın, açın, açın, açın, açın, açın şuraya, Nasıl abdest alın seninle böyle yatıyordum diyor gece diyor böyle diyor. Uyuyordur. Allah korkusu diye içenin böyle. Allah'tan mezarı varınca, mezarı sıkarsa korkarım. Bir Saat birmiş daha diyor, kokuyla uyandım mı diyor.
Yıldızlar diyor ürker neşöre çıkmış kalan diyor, vahalar zikredemedim ben ne vurayım Allah'ım diyor. Dört tane benim üç tane dört tane arazım var. Hep keramet ehli kanaatimiz olsun. Bir de size getirdi. Geçen biri ölmüş diyor ki Zikrullah'tan bardakların diyor, kavak gibi kalınlaşırdır feyiz, murakaba hali. Öyle kulağın duymayla, dilin söylemeyle adam olmaz insan. Kalbin söylemeli, kalbin zikretmeli. Bak çocuğa ne etmiş. Ondan sonra çok küçük ulan aşağıya indim diyor, orada su akıyor diyor. Hadi su geliyor böyle. Allah'ım. Böyle buralara cehennemde azap edecekler. Kardeşim biri görmüş de bana haber verdik. Parmaklarımın arasını rüyamda yaktılar, bağır var bağırdım, mermi elimi şöyle etmezmişsin girdiler diyor bana abdest alırken. Dürüst abdest alalım. Ahraza bakın da öyle abdest alalım inşallah. Sağ taraf değil diyor.
Peygamberimiz sağ sünnet, sağ tarafa tükürmüyorum diyor, sol tarafa tükürüyorum diyor. Sağ elinle ekmek yiyorum çünkü. Helal. Abdest bir sünnet işte bu elini böyle yukarısına suyu yürütmek. Efendimiz böyle abdestlıdır. Vallahi mersilatmasın. Bu da onun gibi yapmaya çalışıyor. Ya. Yani zemzeminle farkı yok mu istiyorsun? Bir ayakla içinde sebze, bir de bursu. İkisinde de büyük şifa var. Aynı zemzem içmiş gibi abdestin sonunda. Bir insan abdestin sonunda su içecek olursa o karın ameliyat olduğuna dikkatiyyen ameliyat olmaz diyor. Hiçbir dert koymaz Allah. Böyle ille böyle üç defa iki defa bir defa ne içersen. Şurada şöyle diyor, bir sıçramdın ne görürsen orada bir su, ha elimi silktim de ondan olmuş, ben su yoluna oturunca olmamış. O kalbim diyor mutfağa innostun diye, şöyle şöyle şöyle. Bitti. Evimize gidelim yukarıya dağ dayığı var zavallının, kendi eliyle yaptı oraları.
Nafile namaz kılıyor daha zikretmeni için. Dili söylemez. Böyle, böyle olduğu anda yüz on bir defa diyor estağfurullah çekelim diyor. İnsan değiliz biz ya.