Sultanü'l arif'in Merhum Bahmut Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu sırahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebe. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. Sevgili dinleyicilerimiz, Mahmut Sami Ramazanoğlu GaddeSallallahu Sirahul Asins'in Bakara Suresi tefsirine devam ediyoruz İhsan Mektebi Programmışsın bu yeni bölümünde. Bugün inşallah sizlere iki yüz on yedinci ayet I kerimeden itibaren aktarmaya çalışan süremizin elverdiği müddetçe ve haram aylardan söz eden ayet-i kerimelerle inşallah birlikteliğimiz devam edecek. Sana haram olan ayı ondaki muharebenin hükmünü sorarlar. De ki o ayda muharebe etmek büyük mesuliyettir.
İnsanları Allah yolundan çevirmek, onu inkar etmek, ziyaretçilerin Mescid-i Haram'a girmelerine mani olmak, ora halkını oradan çıkarmaksa Allah katında daha büyük bir cürümdür. Fitne katilden de büyük bir tehlikedir. Kafirler güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmakta devam edecekler. İçinizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse yaptığı işler dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar ateşin arkadaşlarıdır ve onlar orada ebedi kılıcıdırlar. Muhakkak ki iman edenler bir de Allah yolunda yurtlarından hicret edip de savaşanlar yok mu? İşte onlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah müminleri hakkıyla mağfiret edici, onları rahmeti içine alıcıdır. İman, hicret ve cihad. Sevgili dinleciler. Bu üç büyük haslet birbirine bağlı olarak birbirinden sonra gelir. Hicret imandan sonradır, cihat da hicretten sonra. Ayet-i celilede bu üçü bu sırayla zikrolunmuştur.
İman etmedikten sonra hicrete mahal de yoktur, sebep de yoktur. Eva ve hevesle cihat ancak şehvetleri terkle ve terk ettikten sonra başlar. Bundan sonra Rab Teala'nın rahmeti umulur. Hicret iki kısımdır. Birincisi suri hicret ki zahirde görünüşte bir beldeyi terk edip diğer bir beldeye göçmektir. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in asrı saadetlerinde hicret Mekke'nin fethinden sonra bitmiştir. Hadisi şerifte fetihten sonra hicret yoktur buyurulmuştur. İkincisi manevi hicret ki insanın içinde tahakkuk eder. Bu da nefsin yurdundan, yuvasından kurtulup kalp Kabe'sini fethedip oradan şirk ve dalalet putlarını temizlemek için Allah'a yönelmektir ki hükmü kıyamete kadar baki olup her bir mümine farz-ı ayndır. Nebiye Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ameller niyetlere göredir. Her bir kimse için ancak niyet ettiği vardır.
Kimin hicreti Allah ve Resulüne ise hicreti Allah ve resulünedir. Kimin hicreti de elde etmek istediği bir dünyaya yahut evlenmek istediği bir kadına ise hicreti hicret ettiği şeyedir buyurmuşlardır. Aynı şekilde cihat da iki kısma ayrılır. Küçük cihat küffar ile yapılan mücahede ve muharebedir. Büyük cihat nefisle cihat etmektir ki batını ıslah demektir. Muharebe zahiri ıslahtır. Batını ıslah ise zahiri ıslahtan daha zor ve uzundur. Küçük cihadın gayesi cennet ve rahmete nail olmak, büyük cihadın gayesi ise Hak Teala'yı ve cemal-i ilahiyi müşahedeye vasıl olmaktır. Küçük cihadın gayesi şehadet, büyük cihadın gayesi sıddıkıyettir. Sıddıkların derecesi ise şehitlerin derecesinden üstündür. Hikaye olunur ki bir salik büyüklerden birine senelerce hizmet ettikten sonra efendim bana ismi azam'ı öğretmenizi istiyorum der. O büyük zat buna ehliyetiniz var mıdır deyince evet diye cevap verir.